--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bugün Sıcak Bir Kış Günü

Ersoy Dede
Ersoy Dede
Sözü dolaştırmadan söyleyeceğim.. Paralel devlet yapılanması ve emniyet-yargı cuntası konusunda devlet elbette bilgi sahibiydi ve buna yönelik de ciddi hazırlığı vardı.. Deniyor ki “bu son operasyon faş olduğu için erkene çekildi”.. Acaba öyle mi gerçekten?.. Yoksa yapılacak başka bir operasyona dair istihbarat oluştu da öne almak için mi erkene aldılar? Bunu bilemiyoruz.. Ama bugünlerde devlet, kendini emniyete almak, cuntalara-çetelere teslim etmemek için gerekeni yapacaktır. Ve de yapmak için bence çok da geç kalmıştır.. 

GEZİ’DE YAPILMASI GEREKİYORDU

Önceki gün başlayan polis rotasyonlarının belki de Gezi Kalkışması sırasında yapılmış olması gerekiyordu.. Hâlâ daha açıklanamayan, izah edilemeyen bir 31 Mayıs sabahı baskını var. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor o sabah yaşananlar. Ama her hâl ve şartta Türkiye üzerine oynanan büyük ve çok aktörlü oyunu gördüğü için Başbakan, bütün yönleriyle işin siyasi sorumluluğunu üzerine aldı.. Ve dedi ki; “Polisimiz destan yazdı”.. Çünkü birileri farklı bir algı oluşturmak için yoğun çaba sarf etse de Devlet Adamı sorumluluğuyla Recep Tayyip Erdoğan, hatasıyla-sevabıyla polisin operasyonlarına arka çıktı.. Sanıyorum ki, tüm iddialara rağmen Erdoğan emniyet ve yargı bürokratına güvenmekten hiç vazgeçmedi.. 

ÇAPKIN NEDEN ALINDI?

Bence doğru soru; “Çapkın için bu kadar neden beklendi?” olmalıydı.. Gezi ile ilgili bir yüzleşme yapılmış olsaydı bihakkın yerel yöneticiler, yargı, polis ve sürecin bir tarafında pozisyon alan herkese bunun hesabı sorulurdu.. 7 Şubat Darbe Girişimi’nden sonra bir düzenleme yapıldığı bilgisi verildi Erdoğan’a.. Pat, Gezi Darbe Girişimi ile karşı karşıya kalındı.. Ondan sonra bir girişim yapıldı mı yapılmadı mı bilemiyorum. Peşinden Ergenekon davasının duruşması sırasında Mustafa Balbay; “Sıcak bir sonbahar geliyor” dedi.. Bazı yazarların köşelerine taşıyamadıkları ama sosyal medya üzerinden pazarladıkları şantaj ve tehdit kokan mesajlar izledi bu istihbaratı.. Şimdilerde ortaya çıkan dava ile görüyoruz ki, o sosyal medyadaki mesajlar meğer gelmekte olan bir operasyonun birileri tarafından yönlendirildiğinin apaçık kanıtıymış.. Bununla ilgili bir şey yapıldı mı? Bu da belli değil.. Peki Şube müdürleri ve hatta ve hatta emniyet müdürü by-pass edilerek bazı polislerle yürütülen bir gözaltı organizasyonu sonunda, emrindeki ekipten haberi olmayan bazı müdürlerin rotasyona tâbi tutulmasından daha tabî ne olabilir?. 

İKİLİ YAPI ALGISI GİDERİLMELİDİR 

Bugün diyorlar ki; “İçişleri Bakanı’na haber verseydik, operasyon yapılana kadar deliller karartılırdı” ya da buna benzer şeyler.. Peki başkalarına yönelik bir operasyon yapılacağı vakit nasıl ve ne şekilde haber veriliyor?.. Örneğin “emniyet-yargı cunta yapılanması” varsa eğer bu yapının komuta kontrol merkezinin ortaya çıkarılması nasıl sağlanacak? Bunun için soruşturma başlatmak istese devlet, ne yapacak? Nasıl gizleyecek bu yapının mensuplarından? “Askeri liselerde ya da polis okullarında okuyan bazı gençlerin kendi düzenli hiyerarşik yapısının dışında bir düzene bağlı oldukları iddiası doğruysa, bu biat ettikleri düzenin ana üssü neresidir?” deyip yola çıkarsa bir savcı, hangi polislerle gidecek şüphelendikleri evlere?.. Anladığım kadarıyla bu ikili yapıya daha doğrusu ikili yapı algısına son vermek için bir dizi tedbir alınması ve yapılmak istenen darbenin önlenmesi, bugün atılacak en doğru adımdır.. Kalın sağlıcakla..

(Yazı kaleme alındığı saatlerde henüz bakanların istifasına dair somut bir gelişme yaşanmamıştı..)

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle