--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Başkanlık Kaçınılmaz

Ersoy Dede
Ersoy Dede

Son günlerde yaşanan ve aralarında Arınç ile Gökçek’in söz düellosunun da olduğu kafa karışıklığının en önemli çıkış noktası ‘Başkanlık’ tartışmasıydı.. Biz de bu sütunda defalarca yazdık. Hükümet’in ‘başkanlık’ konusunda belirgin bir politika üretememesinin, seçime doğru çeşitli tartışmaları beraberinde getireceğini ifade ettik.. Nihayetinde Başbakan Ahmet Davutoğlu partisinin seçim beyannamesinde ‘başkanlık’ hususunun geniş bir şekilde yer alacağını ilan etti dün...  Benim edindiğim bilgiye göre öyle ‘Yeni Anayasa’ bloku içinde geçiştirilmiş bir kaç madde gibi de değil.. Toplam 4 sayfalık bir sunuştan söz ediyoruz. Noktasına virgülüne kadar da bizzat Davutoğlu’nun kaleminden çıkmış.. Dolayısıyla artık dün itibariyle AK Parti’nin seçim gündemiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündemi eşleşmiş oldu.. 

•

Davutoğlu’nun bu son yaşanan hadiseler karşısında takındığı tavrı çok önemsiyorum. Defalarca yazdık, hiç bir şey olmamış gibi, yokmuş gibi davranamayız. Somut ve belirgin bir biçimde problem vardı. Bir hükümet üyesi, kameralar önünde, kendi partisinin en güçlü belediye başkanlarından birine; “Cemaat’in kucağına oturdun, o yapıya Ankara’yı parsel parsel sattın” dedi.. Hal böyle iken, hiç bir şey olmuyormuş da aslında birileri ‘fitne’ peşinde koşuyormuş gibi yapanların, AK Parti’ye fayda getirdiğini mi düşünüyorsunuz?.. O kameralar önünde edilen büyük büyük laflar, o twitter’dan yapılan ağır bombardımanlar değil de, bunların bir problem olarak ortada durduğunu söylemek midir fitne?.. Bir sorun vardı ve bu sorun da halledilmek zorundaydı.. Ekonomiye bakışta, çözüm sürecine bakışta, milletvekili aday listelerinde, başkanlık meselesinde...  Ve görüldüğü gibi sihirli dokunuşlarla nasıl da çözülüyor.. 

•

Muhalefet ısrarla hükümeti, başkanlık ile ilgili olarak manüple etmeye çalıştı biliyorsunuz. “Eğer Davutoğlu çıkar da meydanlarda ‘Başkanlık’ için oy isterse kendi varlığına ters düşer” kampanyası yaptılar. Oysa öyle değil. Hoca net bir dille açıkladı.. Bugünkü sistem artık yürüyemez, çalışamaz, iş yapılamaz hale gelmiş bir sistemdir. Bu sistemin değişmesi kaçınılmazdır.. Davutoğlu bugünün Başbakanı olabilir. Ancak sistem değiştiğinde de görevine ‘Devlet Başkanı’ olarak devam edecektir..  Sanki parlamenter sistemden vazgeçildiği vakit o sistemde hizmet eden herkes tarihe karışacak. Hatırlatalım Sayın Ahmet Davutoğlu, partisinin başında ilk kez seçimlere giriyor. Grubunun başında seçilmiş Başbakan olarak vereceği ilk sınav da kuşkusuz 7 Haziran sonrası için Anayasa sınavı olacak. Dolayısıyla eğer bu seçilecek olan Yeni Meclis’le, reform sayılabilecek bu adımı atarsa,  kendi politik tarihinin en önemli adımı olacak. Siyaset bilimi, Erdoğan ile birlikte Davutoğlu’nun da adını anacak yıllar sonra.. Ve Davutoğlu biliyor ki, siyasette eğer şartlar olgunlaşmışsa, siz bir şey yapsanız da yapmasanız da su akıp yatağına yerleşiyor. Eğer böyle bir vakitte siz yaparsanız işin mimarı oluyorsunuz. Yapmazsınız iş size rağmen kendi kendine zaten oluyor. Bu sistemin artık kimseyi memnun etmediği, tatmin etmediği bu kadar açık olduğuna göre, bu elbise bu bedene dar geldiğine göre, elbet biri değiştirecek.. Kalın sağlıcakla.

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle