Başkanlık Hakkında Bir Şey Söyleyin
7 Haziran seçimleri kamuoyu bakımından pek çok açıdan önem taşıyor. Onlarca alt başlık sıralayabiliriz bir çırpıda. Neden ve ne bakımdan önemli olduğuna dair pek çok şey söylenebilir. Özellikle de çıkması muhtemel sonuçların siyasi okuması bakımından.. Ama belki de pek çoklarının henüz ciddiyetle farkına varamadığı bambaşka bir önemi var 7 Haziran’ın.. Çok açık söylüyorum AK Parti’nin de CHP’nin de karar vericilerinin daha ciddiyetle farkına varamadıkları bir gündemi var bu seçimlerin. Başkanlık. 7 Haziran’da sandık başına gidecek olan seçmen sadece HDP, CHP, AK Parti ya da MHP’ye veya diğer partilere oy vermeyecek, onların yükselttikleri siyasi tezlere de basacak mühürlerini. Çözüm süreci konusunda, Paralel Yapı ile mücadelede, mülteci politikasında, sağlık ve eğitim politikalarında nasıl ki kimin ne düşündüğüne bakacak seçmen, kuşkusuz ‘Başkanlık’ konusunda da kimin ne söylediğine bakacaktır. Bütün parti yöneticilerine hatırlatmış olalım. Sizin ajandanızda var mı yok mu bilmiyorum ama seçmen kendi arasında hararetle ‘başkanlık’ tartışıyor.. ‘Erdoğan diktatör olacak’ diyen de var, ‘artık muhalefet partileri de yürütmeyi denetleyebilecek’ diyen de.. ‘Osmanlı’da da başkanlık vardı’ diyen de var ‘başkanlık sistemi getirerek ülkeyi parçalamayı hedefliyorlar’ diyen de...
•
Kendi aranızda ne konuşuyorsunuz bilmiyorum ama seçmenlerin gündeminde öncelikli konu bu.. Yokmuş gibi davranmayı artık yavaş yavaş bir kenara bırakırsanız belki hedef kitlenizi yakalayabilirsiniz. Kesin listeler ilan edildiği günden itibaren ev toplantılarında kahvehane buluşmalarında televizyon mülakatlarında bu konu hep karşınıza çıkacak. Her fırsatta ‘başkanlık ile ilgili ne düşünüyorsunuz?’ diye soracaklar. Kılıçdaroğlu, Davutoğlu, Demirtaş, Bahçeli başta olmak üzere bütün parti başkan ve yöneticilerinin bir an evvel bu konuyla ilgili bir strateji belirlemesi lazım. Hatta belki de bir fikir birliği oluşması bakımından merkezden teşkilatlara bilgilendirme notları yollanması bile gerekebilir. Ha ama derseniz ki biz biraz demokratik bir partiyiz, hiç bir üyemizi hiç bir başlıkla bağlamayız, o vakit ‘lider’ olarak sizin bir politika beyanında bulunmanız kaçınılmaz olacaktır. Belki sizi takip etmek isteyen bir partiliniz çıkabilir..
•
Bir kez daha altını kalın kalemle çizerek ifade etmek lazım ki, başkanlık tartışması diye bir tartışma var.. Ve siz yokmuş gibi davranamazsınız. Bugün itibariyle oluşan algı aşağı-yukarı AK Parti ve HDP seçmeninin bu tartışmanın bir tarafında CHP ve MHP seçmeninin ise diğer tarafında durduğu yönünde. O yüzden dedim 7 Haziran aynı zamanda bir ‘Başkanlık Referandumu’ olacaktır diye.. Öyle ki sonuçları, hareketin idarecilerinin omuzlarına bu anlamda bir de sorumluluk yüklüyor demektir. Yani HDP ve AK Parti’nin parlamentoya girdikten sonra başkanlık konusunda adım atmaması halinde seçim vaadi kof çıkan eski Türkiye’nin Ankara politikacılarından ne farkı kalır. Pek çok başka nedenle size oy veriyor olabilir seçmen ama oy verme nedenlerinden birinin de ‘başkanlık’ olduğunu unutmadan bir strateji geliştirmek zorundasınız.. CHP ve MHP için de aynısı söz konusu. Bir vaatle madem giriyorsunuz seçimlere, o vaadin çerçevesini belirgin hale getirmeniz lazım. Ben bir türlü anlayamıyorum siyasi partilerdeki bu başkanlık-parlamenter sistem suskunluğunu.. Eğer danışmanlarınız bu konuda çalışmadılarsa bence bir an evvel verin talimatınızı ve çalıştırın. Zira bu konu sizi köşeye sıkıştıracak. Kalın sağlıcakla.

