Ama!
Bugün olaylardan çok prensipler ve tavırlar üzerine bir minik değerlendirme yapmak istiyorum. Elbette bazı olayları referans vereceğim kuşkusuz ancak konu aslında daha derin..
•
Faşist Gezi Kalkışmasını hatırlayalım evvela.. Medya bu olayda karpuz gibi ikiye yarılmadı mı?.. Kendini ‘Penguen Belgeseli’ arkasına gizlese de Doğan Grubu cepheden Gezi’nin yanında durmadı mı?.. Her fırsatta ve her anlamda.. Bila istisna bütün yazar ve tv program yapımcıları. Bir tanesi de o dönem çıkıp da; ‘ya hu evet de bu bildiğin şehir terörüdür kardeşim. Polis arabası da yakılıp üstünde zafer işareti yapılmaz ki’ dedi mi?.. Benim hafızamda yok.. Hatta ben Cnn Turk’te bir programa katıldım. Analizimi yaparken ‘Gezi Kalkışması’ dedikçe ısrarla ekrana; “Dede: Gezi Direnişi bla bla..” yazdılar.. Ben sizce herhangi bir yerde ve herhangi bir nedenle ‘Gezi Direnişi’ demiş olabilir miyim?.. Tek bir kırılma bile yaşamadılar..
•
Kobané Provokasyonu sırasında Altan Tan’ın yaptığı özeleştiriyi parti içinden gelmiş bir laf sayarak kenarda bırakıyorum. Ama Medya içindeki PKK Lobisi, tek kelime yapılanların yanlış olduğuna dair bir haber, yorum, yazı vesaire yazdı mı?.. Israrla hep olayların arkasında başka güçler aramaya devam ettiler. Buz gibi bir KCK kararının HDP Parti Meclisi’nde benimsenmesi sonucu başlayan olaylardı. Ama medyadaki PKK’lılar gram kımıldamadılar oldukları yerden…
•
Peki ‘Paralel Medya’ya bakalım.. Zaman’da, Taraf’ta, Bugün’de, S Haber’de ve bilumum paralel tezlerle konuşan CHP medyasında, bütün bu yaşanan garabetin tamamını düşünerek soruyorum, bir parça eleştiri çıktı mı?.. ‘Ya hu sınav soruları da çalınmazdı arkadaş’ diyen bir Zaman Gazetesi yazarı (tasfiye olanları dışarıda tutuyorum elbette) yahut ‘7 Şubat sahiden de Erdoğan’ı hedefliyor olabilir mi?’ diye soran bir S Haber yorumcusu çıktı mı? Yargıda bulunmasın sadece sorsun.. Oldu mu?.. Hafızamda yok..
•
Ya medyadaki İsrail Lobisi… Gazze ateş altında, Filistinli çocuklar ölüyor, Müslümanların ilk kıblegâhına pis postallarla girilmiş, Kur’an-ı Kerim sayfaları yerlerde… İsrail Lobisi’nin elemanları yönettikleri gazete ve televizyonların hangisinde ‘biraz da Müslümanlar açısından olaylara bakmak lazım’ demiş sizce?..
•
Hele CHP Medyası… Bakın hâlâ bugün bile, ‘kaçak sigara satarak kazandığın para ananın ak sütü kadar helâldir’ garip önermesini ‘doğru’ gösterme gayretinde.. Bir tanesi de, ‘bu ne acayip bir yaklaşım’ dememiş.. PKK, Paralel, İsrail, CHP.. Hepsinin ortak özelliği bu.. Medyalarındaki yapılanmaya baktığımız vakit tek bir kırılma bile göremiyoruz. Hükümete, Cumhurbaşkanı’na, inançlı kesime daha sonra kullanmak üzere malzeme verecek her türlü ‘ama’dan ısrarla uzak duruyorlar..
•
Bana inanmıyorsanız kendiniz bakın. Kendilerince ‘adaletsiz’ gördükleri bir konu hakkında aksini yazmak zorunda hissettiklerinde tamamen başka konularda yazılar koyuyorlar o gün.. Tesadüf değil bu. Ortalık yangın yeriyken Ertuğrul Özkök’ün ‘şarap tadımı’ yazmasının sebebi ne olabilir başka?.. O bilmiyor mu ‘şarap’ ya da ‘Madonna’nın son kaseti’ lezzetinde yazılar yazdığı gün memleketin gündeminin bambaşka olduğunu?..
•
Peki ya biz?.. ‘Demokrat’ desinler diye mi?.. ‘Vicdanlı’ desinler diye mi?.. Doğan Grubu gazetelerine göz kırptığımız için mi?.. ‘Gelecek kaygısıyla Paralel yapıyla ilişkiyi dengede tutalım’ diye mi? Neden Akit Gazetesi Muhabiri Mehmet Özmen’in başına gelenleri analiz ederken ‘ama’ diyoruz, anlamıyorum. Zaman Gazetesi’nde bir tek satır; ‘ama sırf soru diye dayak atılmasaydı o muhabire iyiydi’ yazısı okudun mu? Kalın sağlıcakla.

