--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

2014’te tüm pislikler ortaya saçılacak

Ersoy Dede
Ersoy Dede

Türkiye’de bir paralel devlet gerçeği var ve bu gerçek üzerine başlatılan çalışmada önemli bulgulara ulaşılmış durumda.. Devlete paralel başka bir yapının varlığının ispatlanması halinde bu Ergenekon ya da Balyoz soruşturmalarından daha geniş ve daha sert bir sürecin bizi beklediği anlamına gelir.. Örneğin bir takım delillerin kontrol dışı başka merkezlerde üretildiği, yerleşik hiyerarşik mekanizma dışında istihbarat faaliyetlerinin yürütüldüğü, başka yerlerde iddianameler tanzim edilip uygun hakimin günü kollanarak dava açıldığı vesaire olduğu, uygun polislerle gözaltılar yapıldığı resmen saptandığında, büyük fırtına kopacak.. Bugünlerde yaşadıklarımız ne ki?.. Önümde öyle bilgiler var ki okurken gördüklerime, dinlerken duyduklarıma inanmak çok güç.. 2014 yılına damga vuracağını düşündüğüm Başbakanlık Teftiş Kurulu raporları, kanıtlarıyla bu paralel rezaleti ortaya serecek.. Bunu bir yere not edin...

SİYASETİ DİZAYN FAALİYETİ

Şaka değil. İçinden geçtiğimiz bu süreç bir arınma süreci.. Ve bize bugüne kadar yapılmış her melanetin yanıtını verecek olan gerçekleri ortaya çıkaracak süreç.. Örneğin siyasi tarih kalın kalemle Erdoğan Bayraktar’ın canlı yayında okuduğu metni yazacak.. Bunca yıllık bürokrasi ve siyaset deneyimi olan bir ismin neden irticalen konuşmadığı ve kağıttan metin okuduğunu soracağız.. Ve Erdoğan Bayraktar’ın nasıl olup da, Başbakan’ı istifaya davet ettiğini soracak elbette bugünün tarihini yazanlar.. Hem paralel devletin gayr-ı meşru yollarla insanlara istikamet verdiği iddiaları yükselecek ortalarda hem de böyle sürpriz çıkışlarla siyaset dizayn edilecek.. Bakanlıktan alındıktan kaç zaman geçmiş olmasına rağmen İdris Naim Şahin’in istifasını aynı güne denk getirmesini.. Yazacak elbette tarih.. İdris Naim Şahin ve Erdoğan Bayraktar ile ilgili bizim bilmediğimiz ancak başkalarının bildiği bir şey mi var?. Bu kadarını sormak hakkımız.. Erdoğan Bayraktar kadar sadık bir ismin, böyle talihsiz bir vedayla Erdoğan’ın yanından ayrılması akıllara “MHP’ye ya da CHP’ye yapılana benzer bir komplo mu var?” Sorusunu getiriyor hiç kuşkusuz.. Üstelik de benim tanıdığım Erdoğan Bayraktar, kendisine yönelik bir komplo olsa, bunu hiçe sayar dava arkadaşının her ne pahasına olursa olsun yanında olurdu.. Nasıl bir şey Tayyip Erdoğan gibi bir yol arkadaşını yarı yolda bırakmaya değer ki?.. 

KASETLERİ KİM YAPIYOR?

Bu cunta yapısı değerli okurlar lütfen dikkat edin, çok tehlikeli işlerin içine gırtlağına kadar batmış durumda.. Ya dinleme izleme yapıyorlar yasadışı, ailenizle veyahut arkadaşlarınızla ilgili, ya bizzat sizi tuzağa düşürüp parayla ya da kadınla kandırıp tutsak ediyorlar.. Hiç bir şey yapamıyorlarsa Numan Kurtulmuş’a yaptıkları gibi bizzat porno prodüksiyonu yapabiliyorlar.. Şu kişi yapmıştır, şu yapı vardır arkasında demek güç. Ama birileri bundan bir menfaat temin etmeye çalışmış besbelli.. Ve bu korkunç mekanizma artık yolun sonuna geldi. BTK raporları açıklandığında sadece emniyet ve yargı içinde cunta çökmüş olmayacak. Onlarla birlikte hareket eden, onların değirmenine su taşıyan kim varsa hepsi için deniz tükenmiş olacak.. 

KİM BU SAVCI?

Bakın Başbakan ne dedi? Fatih Belediye Başkanı ile ilgili bir savcının bizzat iş takip ettiğini, Başkan’ın buna müsaade etmediği için hedefe konulduğunu söyledi.. Bugün bu savcının adını ilan etmek vazifedir. Kim bu iş takip eden savcı?.. Yoksa Başsavcının haberi olmadan bir takım dosyalar açılıyor kapanıyor mu? Yoksa bazı savcılar, etkili konumdaki yetkili yerlere bu dosyaların fotokopileriyle mi gidiliyor?.. Kim o savcı? Bu ülkede, bir Belediye Başkanı ile pazarlığa oturan bir savcı varsa onun isminin açıklanması lazım. Yoksa gün yüzü göremeyiz, söylemedi demeyin.. Kalın sağlıcakla.

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle