‘Sonuç ne olursa olsun Tudor ile devam edeceğiz’
Geçtiğimiz hafta yayıncı kuruluş beIN Sports’a açıklamalarda bulunan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, başlıkta yazdığım cümleyi gönül rahatlığıyla söylemesi spor dünyasında bomba etkisi yaptı..
Galatasaray’da Riekerink dönemi sonrası büyük bir patlama beklemiştik ama öyle bir süreç yaşandı ki, Riekerink dönemi bile mumla aranmaya başlandı..
Elbette Başkan Özbek’in birçok açıklamaları vardı.. Ama dediğim gibi bence manşete çıkacak sözü kuşkusuz Tudor’la sonucu ne olursa olsun devam kararı... Bu kararın arkasında aslında yoğun baskılar yaşayan Dursun Özbek başkanlığındaki yönetimin de koltuğunun sallantıda olduğunu biliyoruz..
Galatasaray’ın eski yöneticilerinden Adnan Öztürk’ün yanına efsane yöneticilerden Abdürrahim Albayrak’ı da alarak Özbek yönetimini topa tuttuğunu ve 2018’deki başkanlık seçimlerine aday olduğunu öğrendik..
Ve yine dün toplanan Galatasaray’ın Divan Kurulu toplantısında üyelerden bazılarının ‘Başkan artık bırak ve seçime gidilsin’ eleştirilerinin salonda yoğun bir alkış alması da Özbek yönetimi için yolun sonunun işaretleri aslında...
Şöyle bir yönetimin icraatlarına kısa bir tur yaparsak, en önemli icraatının kulübün borç yükünü hafifletmesini beklediğim Riva ve Florya projelerinin satışı için çıkan onayı görebiliriz..
Bu satışa da nasıl baktığımıza bağlı olarak olumlu ya da olumsuz bir gelişme olarak algılayabiliriz aslında..
Yönetimin sportif anlamdaki başarısızlıklarla dolu sezonunda en son 2 milyar 391 milyonluk borç yükünün olduğunu da unutmamak gerekir..
FETÖ terör örgütünün elemanları olan Hakan Şükür ve Arif Erdem’in ihraç tiyatrosunu ise maalesef ki unutmamız mümkün değil..
Dursun Özbek yönetiminin böylesi kritik kararlar arefesinde Tudor’un arkasında durması hakikaten bende ‘soğuk duş’ etkisi yaptı..
HIRVAT IGOR TUDOR’LA
NEREYE KADAR?
Hırvat çalıştırıcı Tudor’la çıktığı 10 resmi maçın yarısını kaybederken, ligin büyükleri olan Beşiktaş, Başakşehir, Trabzonspor, Fenerbahçe karşısında puan alamayarak adeta dibe vurdu.. Takımda ayyuka çıkan Hollandalı Sneijder ve Bruma krizleri ise Tudor’un teknik adamlığına tuz-biber oldu adeta...
Tabii ki, tüm bu söylediklerimiz alınan Gaziantep galibiyetiyle yok olmadı, olmayacak da..
Tudor için bu sezonun tamamen fiyasko olduğunu ben değil bütün spor camiası kabullenmiş vaziyette...
Burada Tudor düşmanlığı yapmıyorum esasında, sadece Tudor’un Galatasaray gibi köklü bir camiaya yakışmadığını savunuyorum.. Çünkü ortada teknik direktörlük konusunda kötü bir istatistik söz konusu iken!..
Her gün futbolcularına kendini ispatlamak için mücadele veren Tudor’un Gaziantep maçında da Podolski ile yaşadıklarını görünce savunduğumuz tezlerin doğruluğunu görebiliyorum..
Galatasaray’da, Tudor’un ‘kriz yönetememe beceriksizliği’ olduğu müddetçe başarıyı yakalaması da sadece ‘sloganlarda kalacak’ gibi gözüküyor...







