Kaşarlanmış yorumcu tayfasına gelsin...
Euro 2024 maceramızda sürpriz bir beraberlik aldık ve Ermenistan’a iki puan kaptırdık.. Elbette hiç planlandığı gibi olmayan bir gelişme olarak bunu kabul ediyorum.. Ama benim itirazım, A Milli Futbol Takımında yepyeni bir yapılanma, yepyeni bir dönemin işaret fişeğini bize yaktıran Stefan Kuntz üzerinden yapılan A Milli Futbol takımı itibarsızlaştırma operasyonuna...
Efendim malumunuz Ermenistan’a karşı kötü bir futbol oynadık.. Bu kötü futbolda Kuntz’un da taktiksel hataları ve tercihleri kesinlikle var...
Öncelikle Kerem ve Cengiz konusundaki ısrarı ve elinizde ne olursa olsun forvet apoletiyle oynayan Halil ve Bertuğ varken Barış Alper sevdası ve yine orta alanda maç boyunca bir iki defa ismini duyduğumuz Orkun Kökçü inadı ve savunma hattındaki beklerimiz konusundaki tercihleri.. Buraya kadar farkındaysanız eleştirimizi belli bir kalıplar içerisinde yaparak ilerliyoruz...
Ama bugüne kadar hiçbir kişinin ve hiçbir basın toplantısında ikinci ve üçüncü soru olarak soramadığı, “Hocam istifayı düşünüyor musunuz” sorusunu ve daha da ötesi, ekranlarda boy boy ortaya çıkan o malum kaşarlanmış yorumcu tayfasına da şunu sormak lazım.. Bu tür soruları sayın eski Türkiye Futbol Direktörümüz Fatih Terim’e sorabildiniz mi ve yine ekranlarda boşta olan Abdullah Avcı güzellemesi yapıp tüm kanallarda ve internet sitelerinde bunu pofpoflayan bu yorumcu tayfasının isteği nedir? Neden buralardan ekmek çıkarma arzusundalar.. Evet ben geçtiğimiz dönemde de şunu yazmıştım... Eğer Alman bir teknik adam olarak Euro 2024’ye gidemeyen bir takım ortaya çıkaran Stefan Kuntz’un zaten şapkasını önüne koymasını ve görevini bırakmasını bekliyorum açıkçası...
Ama bunu bir edeple, bunu A Milli Futbol Takımını, Tanzanya milli futbol takımına benzeterek yapamazsınız.. Her şeyin bir adabı ve o kurumun koltuğunda oturan teknik adama saygı çerçevesinde yapılması lazımdır.. Buradan şu kesinlikle çıkmamalıdır; Stefan Kuntz başarısız ama o koltukta otursun değil, her şeyi kitabına uydurarak hareket edersek daha iyi olacaktır kanısındayım. Yoksa Euro 2024 yolunda ekim ayında oynayacağımız Hırvatistan deplasmanı ve içerde Letonya maçı ve kasım ayındaki Galler deplasmanımızla aslında A Millilerimiz için daha hiçbir şeyin bitmediğini de hatırlatmakta yarar var..
Dedim ya, benim tek derdim birilerinin ağzıyla ekranlarda çıkıp ahkam kesen o malum kaşarlanmış yorumcu tayfasının ahlaksız tavırlarına... Umarım düzelirler diyeceğim ama nerede o günler....







