Kartal, Stockholm’da neden olmasın?
Dev derbiyi geride bıraktık.. Hakikaten futbol anlamında doyduğumuz ve Türk futbolu açısından tekrar tekrar izleyebileceğimiz bir müsabaka artık arşivlerimizde yerini aldı...
Tabii bu maçın özellikle Şenol Güneş ve Beşiktaş’tan ara transfer döneminde koparak Trabzon’da ‘olmazsa olmazlardan’ olan Olcay Şahan için ayrı bir önemi vardı... Bir yanının Siyah, bir yanının Bordo olduğunu maç sonu açıklamalarından anladığımız Şenol Güneş’in, bir Trabzonlu olarak, Beşiktaş’ın başında Trabzon’a ilk yenilgisini tattırması anlamlıydı.. Ve yine Beşiktaşlı taraftarların en çok sevdiği futbolculardan olan TrabzonsporluOlcay da terlettiği formanın hakkını verenler arasındaydı..
Evet, Medical Park Arena bence bu sezonun en kaliteli ve seyir zevki yüksek müsabakasını biz futbolseverlere izlettirdi... Trabzon’da Ersun Yanal’ın 4-2-3-1 sistemine karşılık, Şenol Hoca da aynı sistem üzerinde rakibini karşıladı...
Elbette, Trabzon’un yaklaşık 35.000 taraftarı önündeki coşkusu sahaya yansıdı.. Özellikle Trabzon’un önemli virtüözlerinden olacak olan Yusuf Yazıcı’nın parladığını gördük.. Ve ona, Akhisar’dan da Beşiktaş’ın belalısı olan Kolombiyalı golcü Rodallega’nın da etkisini söyleyebiliriz..
Beşiktaş’ın böylesi tansiyonu yüksek maçlarda büyük bir artısı ortaya çıkıyor.. O da, Beşiktaş bu ligin fiziksel barametresi en yüksek olan ekibi.. Takım anlamında durmak bilmeyen bir enerji ve yine kulübesinden gelen her futbolcunun skora katkı gücü...
Siyah Beyazlıların ligde şampiyonluk yolunda artık yüzde değerinin giderek fazlalaştığını inkâr edemeyiz.. Çünkü ortada korkusuzca ve sonuna kadar oynanan bir futbol söz konusu.. Böylesi güzel geçen bir sezonda Beşiktaş’ın Stockholm’a da bir bilet alması hiç de zor değil..
İddialı düşünülebilir, ama Beşiktaş’ın oynadığı kompakt futbol ve Fransız rakibi Lyon’un ligde Lorient’e karşı aldığı 4-1’lik ağır mağlubiyet akıllara ‘acaba’ sorusunu haliyle getiriyor...
Perşembe günü Fransa’da oynanacak müsabaka öncesinde Beşiktaş’ın elde oluşan veriler sonrasında bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz...
Fransız hoca Bruno Genesio’nun çalıştırdığı Lyon, şu anda Fransız liginde 4. sırada ve sadece Avrupa Kupası mücadelesi sürdürmekte.. Ve yine takip ettiğimiz açıklamalarda görüyoruz ki; Lyon için sadece hedef UEFA.. Lorient karşısında Genesio’nun tamamen yedek ağırlıklı takımını sahaya sürmesi ve Lyon’un yıldızları Lacazette ve Valbuena ikilisini dinlendirmesi de kupaya verilen önemin işaretleri olarak gözüküyor..
24 Mayıs’ta İsveç’in başkenti Stockholm’da oynanacak final maçı için Beşiktaş’ın Lyon engelini aşması durumunda önünün açık olduğunu söylemek lazım...
Beşiktaş’ın oyun disiplininden kopmayarak tıpkı Napoli, tıpkı Benfica örneğinde olduğu gibi, avantajı kapıp 20 Nisan’da İstanbul’da Fransızların biletini kesmesi Türk futbolu açısından dönüm noktası niteliğinde olacaktır.
Şunu da eklemek lazım, Fransız futbolunun dinamolarından olan Lyon’un eski gücünde olmadığı ve yine tamamen golcü Alexandre Lacazette’nin üzerine şablonlaşmış bir takım karşımızda olacak..
Son olarak; bir yanda Türkiye Süper Ligi’ni tamamen domine eden bir Beşiktaş, karşısında ise Fransa Ligue 1’de duraklama dönemine giren bir Olympique Lyon...
Kararı size bırakıyorum!...







