--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Beşiktaş’ta Güneş’in batışı...

Emrah Savcı
Emrah Savcı

Zirve yarışında gözlerin çevrildiği Medipol Başakşehir-Beşiktaş maçında herhalde tüm futbolseverler ilk 18 dakikada tabeladaki skora ‘Şaka mı bu’ demişlerdir kuşkusuz...

Elbette bunu derken Başakşehir’in oynadığı olağanüstü futbolu küçümsemek haddimize değil.. Ama karşınızda bu ülkenin lokomotif takımı olan Beşiktaş varsa bunu irdelememek elde değil...

Şunu söyleyebilirim, kafada mağlup olarak maça çıkan ve Başakşehir’e karşı deplasmanda kazanamama alışkanlığını aklından çıkaramayan bir Beşiktaş gördük ve yine bence kariyerinin en kötü maçına çıkan bir Şenol Güneş izledik.. Şenol Hoca, bu takımı zirveye taşıyan önemli bir isim elbette ama, Medipol Başakşehir maçında kendisinden bir çılgınlık beklemek herhalde kendisinin ne denli başarılı bir hoca olduğunun işareti olmalıydı..

Dakika 18 ve skorbordta 3-0’lık bir skorla karşı karşıya kalan Şenol Güneş, oyunu adeta izledi, yapılması gereken o kadar çok şey varken.. Neydi bunlar, en önemlisi mutlaka Babel’in oyundan çıkması, Cenk Tosun’a bu denli katlanılmaması, Demba Ba’ya ısrarla gereken saygının gösterilmemesi ve yine Şenol Hoca’nın gözden çıkardığını düşündüğüm Tolgay Arslan’ı bu maçta daha erken oyuna sokması gerekirdi... Elbette Beşiktaş için alınan bu skor futbolcuları ayağa kaldıracak tokat anlamında da olabilir; onu pazar günkü Fenerbahçe derbisi sonrası konuşacağız.. Ama gelin görün ki; Beşiktaş’ta oynanmayan bir futbol vardı... Beşiktaş’ın İstanbul’da oynanan Lyon maçındaki o rakibi sersemleten futbolundan eser yoktu sahada.. Bir sözüm de bu takımın kaptanı olan Oğuzhan’a.. Malumunuz Oğuzhan’la 5 yıllık bir sözleşme yapılması gündemde.. Beşiktaş camiasının Oğuzhan Özyakup’a güveninin işaretini görüyoruz.. Ben sadece Kaptana şunu söylemek isterim.. Sevgili Oğuzhan, geminin kurtarıcısı daima kaptan olur.. Sen ise Başakşehir karşısında adeta kaçak güreştin... Orta sahada pas trafiğini yönetemedin.. Kaptan dediğin isim bu tür kritik müsabakalarda bir adım öne çıkıp mücadele etmeli.. Elbette tüm yük senin üstünde olacak demiyorum ama en azından sahada bu denli yokları oynama hakkının olmadığını söylemem lazım... Başakşehir’e bakınca ise, ilk 18 dakikalık bölümde skoru ve maçı bitiren İstanbul ekibi yarışta ‘ben de varım’ dedi.. Beşiktaş karşısında önde basarak tamamen rakibi bozarak oynayan Başakşehir, özellikle Cengiz ve takımın maestrosu Emre’nin yükselen performansıyla skoru çok kolay yakaladı... Beşiktaş’ın aksayan yönlerinde ise; tam zıttıyla karşılık veren Medipol Başakşehir müsabakayı diri tutarak skoru yakalaması elbette Abdullah Avcı’nın büyük eseri... 

İstanbul ekibiyle ilk yola çıktığında da özellikle üstünde durduğu “sistem takımı” olma yolundaki gayretleri takdire şayan.. Şampiyonluk yolunda son 5 haftaya girdiğimizde 64’e 60 önde olan Beşiktaş’ın rehavet problemini atlatamaması ve yine Başakşehir maçından gerekli derslerin alınamaması siyah-beyazlılar için bir yıkım olabilir.. Maç sonrası Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’te kendi hatasını kabul edip bütün suçun kendinde olduğunu söylemesi bu yazdıklarımızın doğruluğunu da bize göstermekte.. Haftalar önce şampiyon ilan edilen Beşiktaş’ın da bu şoktan çıkması için ‘beyin yıkama’ seanslarına başlaması gerekecek... Şunu şimdiden söyleyebiliriz ki 30. haftada Antalya-Başakşehir ve Beşiktaş-Fenerbahçe maçı artık ligin renginin tamamen açığa çıkışının göstergeleri olacaktır...

 

Emrah Savcı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle