Aman dikkat Moldova, Andorra değil!..

10 Eylül 2019 Salı

Elbette Andorra karşısında ve 5 yıl sonra İstanbul'a dönen Milli Takımımızın galibiyeti bekleniyordu beklenmesine de böylesi bir duvarı delmek için 89'da gelen gol bizleri çok şaşırttı!..

Karşımızda 19 yıldır oynadığı resmi maçlarda sadece 2 kez galip gelebilen ve Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri'nde oynadığı 54 maçı da kaybeden ve sertliğiyle en çok kart gören bir ekip vardı.. Ama bu ekibin futbol oynamak için değil de oynatmamak için sahada olduğunu söyleyebiliriz.. Ama bu istatistiki bilgiler Milli Takımımızın istenilen düzeyde olmadığının gizlenmesi anlamı taşımamalı!..

Grubumuzda 12 puanla ikinciyiz ve rakiplerimiz de Fransa ve İzlanda.. Fransa deplasmanımız ve kasım ayında konuk edeceğimiz İzlanda maçları takvimimizde.. Bu maçlar dışında hata yapma lüksümüzün olmadığı gerçeği de Milli Takımın beynine kazınmalı!

Başlıkta dikkat çekmek istediğim şu, Moldova'nın tam anlamıyla üst düzey bir takım olduğu değil, Andorra'dan birkaç gömlek üstün olduğu aşikar...

En azından Milli Takımımızı 4'e 2 yakaladığında kalecimiz Mert'in ceza yayı önünde olduğunu görüp, Andorralılar gibi uzaktan şut atacak kadar cesaretsiz bir takım değil Moldova... 

Moldova ile geride kalan 3 maçın 2'si berabere sonuçlanırken, 1 maçı sadece kazandık. Ve en önemlisi de Kişinev'de oynadığımız iki maçta berabere kaldık.

Milli Takımımızın bir an önce toparlanmasında yarar var, bu maç bizim için tam bir ders konusu... Şenol Hoca'nın 4-2-3-1 sistemiyle sahaya sürdüğü ve Vodafone Park'ta muhteşem seyircimizle tamamen tek kale oynadığımız ve bir türlü goller bulamadığımız maç aslında eksikliklerimizin temeline inmek için önemli bir işaret fişeği... Milli Takımımızın en büyük problemi kuşkusuz Andorra ve bugünkü Moldova ekipleri gibi kapalı savunmalara karşı etkisiz kalmamız..Özellikle kanatlara inememek ve yine adam eksilten ve şutör futbolcularımızın olmadığı için de, koca 90 dakika havanda su dövüp durduk...

Kapalı savunma sistemiyle karşımızda duran ekipler için kilidi açmanın bu denli gecikmesi takımın stresini de oldukça yükseltti ve neticede Şenol Hoca'nın da dediği gibi oyundan memnun değiliz ama üç puan önemliydi açıklamasını bizlere gösterdi... Tabii ki her zaman söylediğim gibi forma adaletini en iyi şekilde tesis etmek de Şenol Hoca'nın en büyük görevi.. Umarım, Şenol Güneş, duygusal bir kadrodan ziyade (!) ligimizde ve Avrupa'da kora kor mücadele içine giren ve formunun zirvesinde olan isimleri sahaya sürer!.. Bunlara en tabii örnek ise kulübeye hapsolan Cenk Tosun yerine Enes Ünal ve yine kanatlara inerek kapalı savunmaları alabora edecek Emre Kılınçlar, Efecan Karacaları da oyun kurgusuna monte eder.. 

Ezcümle, Andorra maçını kazandık kazanmasına ama, Moldova maçına da daha motivasyonel bir şekilde hazırlanarak kayıpsız geçerek ekim ayında evimizde Arnavutluk ve Fransa deplasmanlarına daha moralli ve kafamız rahat bir şekilde girmek en büyük temennimiz.. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ali BULUT Ali BULUT 5 gün önce
    Andorra takımı defans yapmasını dahi bilmeyen bir takımdı zar zor 1 golle kazandık. Futbolcu yetiştirme sistemi olmayan, cogunlukla torpille futbolcu olunan, tff sinin derdi sadece her sene farklı takım ligde şampiyon olsunda heyecan! olsun olan, Var sistemine rağmen taraflı kararlar veren hakemlere sahip olan, tff yöneticileri maaşını alıp yan gelip yatan bir ülkeden ne bekleyelim? Tabiiki rezillik bekleriz

Günün Özeti