--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hafız adamlar, başörtü yasakçısı CHP’yi destekliyor!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
95

Hafız adamlar, başörtü yasakçısı CHP’yi destekliyor!

ALİ KARAHASANOĞLU

Ben atlamışım..

Atladığım yazıyı Ertuğrul Özkök görmüş, kendi lehine şeytanca yorumlamış.

Sonra da Ahmet Taşgetiren aynı yazıyı alıp, tekrar Karar’da konu etmiş..

Olay ne?

Cübbeli Ahmet’in iki yıl önce yeşillik olsun diye dillendirdiği “İmam Hatip’den deist çıkıyor” mavalının, bir başka versiyonu...


Hafız olduğu ileri sürülen, AK Parti’de milletvekili de olan Mehmet Ocaktan yazmış ki:

“Her mahalleye bir İmam-Hatip açmakla dindar nesiller yetiştirmek mümkün olmuyormuş…”

Bunu neye dayanarak söylemiş, Ocaktan:

“Bundan 4-5 yıl önce bir dostum,”

Buraya bir ara verelim.

4-5 yıl önce anlatılan bir şey var ise..

Hemen haftanın üç-beş günü köşende isminle yazın çıktığı halde..


Bugüne kadar bunu niye yazmamıştın Mehmet bey?

Yoksa?

“Yoksa”yı biraz sonra açıklayacağım..

Devam ediyoruz Ocaktan’ı okumaya:

“İstanbul’daki bir kız Anadolu İmam Hatip lisesinde, tanıdığı bir okul müdürünün”,

Burada da bir ara verelim..

4-5 yıl önce..

Ocaktan’ın bir dostu.

Kendisi değil de, onun da tanıdığı bir müdür..


Devam edelim yazıyı aktarmaya:

“Her hafta iki-üç kız öğrenciyi kendi arabasıyla uyuşturucu tedavisine götürdüğünü anlattığında dehşete kapılmıştım.”

Niye dehşete kapıldın ki Mehmet bey..

2 milyona varan İmam Hatip liselerinde, 4 kişi, 5 kişi yanlış yapıyor diye, o okul sistemini kötülemek, ancak size yakışır.

İnsaflı birisi olsan. İyiniyetli olsan.

İmam hatip lisesi yerine çocukların gidebileceği diğer liseleri önüne alırdın.

Meslek liselerini alırdın. Diğer Anadolu liselerini alırdın. Hatta Fen liselerini alırdın.


Sonra söylerdin, “dehşete kapıldım”

Hem aynı gazetede yazan Ahmet Taşgetiren ağabeyin iki gün önce yazmıştı:

“Uyuşturucu 11 yaşına indi” diye..

Ağabeyin doğru yazıyor ise..

Dehşete kapılacak bir şey yok demektir..

4-5 yıl önce anlatılmış.

Eğer devam ediyor olsa idi. 

Yoğunluk olan bir durum sözkonusu olsa idi..

O dostun, şimdi de gelip, sana anlatacaktı..


4-5 yıl öncesi ile yetindiğine göre..

Demek ki lokal bir durum. İstisnai bir durum.

O da, uydurmadı isen, gerçekten doğru ise..

Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim..

Ben iddia ediyorum, uyuşturucu ve diğer kötü alışkanlıklar, İmam Hatiplerde en az sayıdadır..

Önemli olan da budur..

Ama “Bu iş İmam Hatip’e kadar indi mi” diyerek.

Cübbeli Ahmet’i taklit ederseniz.


Ben de sizin üzerinizden bir örnek vermek zorunda kalırım..

“4-5 yıl öncesi bir dostum anlatmıştı.. Hayretler içinde kaldığını söylemişti. Dindarlık iddiasında, hatta bir rivayete göre hafız da olan bir gazeteci, başörtüyü yasaklayan CHP’ye oy verilmesi için çabalıyormuş.. Buraya mı geldik dostlar. Buraya mı düştük biz.”

Efendim, Mehmet bey?

Ne dediniz?

Ne buyurdunuz?

Yoksa siz misiniz o kişi?

Bakın ben somut isim vererek de aktarıyorum..


Bir dostumun hayretini ifşa ediyorum.

Ama sana sorsak, “Dostun kim? Dostunun tanıdığı müdür kim? Tedaviye götürülen iki-üç kız öğrenci kim” diye..

Tahminen cevapları aktarayım:

“Üzerinden 4-5 yıl geçti. Hangi dostum söyledi, tam hatırlayamıyorum..”

Dost hatırlansa..

O dostun cevabını söyleyeyim:

“Ben mi anlatmışım, hatırlamıyorum. Anlattığımı da hatırlamıyorum. O okul müdürü kimdi, onu da hatırlamıyorum..”


Haydi diyelim, biraz konunun üzerine gidildi, sonuçta o “dost” bulundu, ardından da o “okul müdürü” bulundu.

Alınacak cevap: “Ben mi kız öğrencileri arabamla tedaviye götürüyormuşum. Allah iftiradan saklasın. Benim ne arabam var. Ne de kız öğrenciyi kendi başıma, ailesinin bilgisi dışında tedaviye götürecek kadar aptallığım sözkonusu..”

Sonra ne mi olacak?

Mehmet Ocaktan görevini ateist Birgün gazetesine devredecek..

“Okul müdürüne baskı var. Susturuldu.” başlıkları ile haberler yaptırılacak.

İşte böyle..

Her şeyden bir senaryo çıkarır AK Parti eskisi vekil:


“Beni niye yeniden milletvekili adayı yapmadınız. Ben de size böyle düşman olurum işte” 

Ama biz yine de, Milli Eğitim Bakanlığı’nı göreve davet edelim..

Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki müfettişlerin hantal yürüyen soruşturmalarını aşacağı için..

Biz savcılıkları da göreve davet edelim..

Bir okul müdürü, aileden habersiz, öğrencileri uyuşturucu tedavisine götürüyor ise..

Okul içinde öğrencinin uyuşturucu kullandığından haberdar olduğu halde, disiplin soruşturması açmıyor ise..

Savcılığın bu konuya el atması gerekir..

Çağırınız Mehmet Ocaktan’ı savcılığa..


Anlatsın, görelim “dost” kim imiş?

Varmış mı böyle bir dost?

Yoksa uydurma mıymış..

Ve sonra dedikodu şeklinde değil.

Birebir savcılık ifadeleri ile konuşalım, yazalım:

“Bir dönem milletvekilliği de yapan, hafız olduğu ileri sürülen kişiler, maalesef öyle CHP payandası oldular ki, dindar insanlara iftira atacak noktalara geldiler.. Maalesef çürüme, bu noktalara ulaştı. Maalesef insanlar makam ve mevki hırsı ile. ‘O oldu, ben olamadım. O iki defa oldu, ben bir defa oldum’ hırsı ile, kendilerini kaybetmeye başladılar.”

Dedim ya, Mehmet Ocaktan’ın yazısını atlamışım. 


İnternet sitesinden girip, okuduğum için, reklamlar da karşıma çıktı..

Hafız adamın yazdığı, Ahmet Taşgetiren’in köşe sahibi olduğu, uzun yıllar imamlık yapan bir büyüğümüzün oğlunun bulunduğu, ilahiyat profesörünün mahdumunun yazarlık yaptığı karar gazetesinde, köşe yazısının dörtbir etrafında sütyenli kadın görselleri..

Mehmet Ocaktan çürüme diyordu ya..

Çürüme işte bu olsa gerek..

İmam Hatip’deki iki milyon öğrenciden bir-iki tane yanlış yapanı bulabilirsiniz de..

Yaşını başını almış insanların, üç aylara girdiğimiz bir süreçte, yarım sayfa Ramazan yazıları yayınlamanın hazırlığında iken, iç çamaşırı ile kadın görsellerini niye yayınlarlar, anlamak mümkün değil.

İmam hatipteki o çocukları, var olsalar dahi, yazana kadar, kendinizi yazsanız, Mehmet bey..


“Biz böyle bir yanlışa nasıl düşeriz. Biz bu yanlışa düşersek, küçücük çocuklar hangi yanlışlara düşmez ki..” desenize..

İHL’li öğrencilerin yanlışlarını görmezden gelelim demiyorum..

Tam aksine, Beyaz gömlek, beyaz kalmalı diyorum..

Ama bize beyaz gömlek güzellemesi yapılırken, birileri çamur ve pislik içinde yüzüyorlar ise.

Kusura bakmasınlar.


Onların bu istismarına eyvallah edecek değiliz..

Onları ifşa edeceğiz..

Yalanlarını yüzlerine vuracağız.

İstismarlarını ifşa edeceğiz.

Yorumlar

(95)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mevlüt ATALAY

30 Ocak 2026 19:52

İyi akşamlar abiciğim yıllardır Sizi takip ediyorum inanın tespitlerinize hayranım Allah sizden razı olsun

ahrar

8 Ocak 2026 14:12

bravooo harikasın ali bey zannımca m. ocaktan da fotocudur. O yüzden rahat durmuyor.

cem

6 Ocak 2026 11:07

abim ellerin dert görmesin . hakadene hakettiği cevabı verdin . teşekkür ederiz

Ercan

6 Ocak 2026 10:00

Allah cc kimseyi Mehmet ocaktan ve Ahmet taşgetiren in durumuna düşürmesin.İnsanın nasıl 180 derece savrulabileceğine en güzel örnekler.Allah cc ahir ve akıbetimizi hayreylesin.

HaB

5 Ocak 2026 18:27

Yıllardır aradığım haber platformu akit miş meğerse bu saatten sonra başka haber safyası takip edersem ne olayım... Yazı harika tebrikler ve teşekkürler...

Halil

5 Ocak 2026 01:00

Kalemine sağlık Ali bey

maraşlı

4 Ocak 2026 13:32

ali ihsan abi candır can

İsmail

4 Ocak 2026 11:06

Cübbeli Ahmet ne demek ya? Yanına hoca yazamadın mı beyefendi? 

Sizden biri

4 Ocak 2026 01:24

Şu muhafazakâr gazetecilere hiç anlamiyorum...şeytana, sen seytanlik yapiyorsun diyorlar... Ya ne yapacaklardi... Bunu duyan şeytan daha motive oluyor. bunlarda şeytanın ekmeğine yağ surdugunun farkında bile değiller. Halbuki bu şeytanların vatanhayinlerin chpli bile olsa secmedigini herkese zarar verdiğini yahudileri bile secmedigini tek amacın siyonizme ulaşmak olduğunu anlatacak bir vaiz lazım... Kendi rehinelerini öldüren netenyehu neden chp liyi secsin deyip chp li zombileri uyandıracak vaiz (gazeteci) lazım vesselam...

Sandık yakında

4 Ocak 2026 00:57

Az kaldı

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle