--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Osman Gazi’nin rüyası Çocuklarınıza rüya görmeyi öğretin

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
0

SÖĞÜT’TE YEŞEREN ÇINAR OSMAN GAZİ’NİN RÜYASI isimli bir roman yazdım, yakında Gülhane yayınları arasında yayınlanacak, inşallah. 

Osman Gazi’nin hayatıyla ilgili araştırma yaparken dikkatimi çeken en önemli husus, Ertuğrul Gazi ve Osman Gazi’nin büyük devlet kurma rüyası görmeleri. 

İnsanın hayatına anlam katacak büyük bir davası ve gayesi olmalı. Onunla yatıp onunla kalkmalı. Önem verdiği şeyler insanın rüyasına girer. 

Büyük davası olmayanlar basit hevesler uğruna hayatlarını harcarlar. 

Gençlerimiz büyük davalara sevdalanmalı, Büyük Türkiye Rüyası görmeli, Allah rızası için yaşama hayali kurmalılar. 

İnsanı davası, gayesi ve hedefleri kanatlandırır.

Hedefi olmayan insan çalışmaz, eser bırakmak için gayret etmez. 

18 milyon öğrenci okula gidiyor, bunların kahir ekseriyeti geleceği fethetmek için hazırlanıyorlar. 

Hedefi olmayan, rüzgârın önündeki yaprak gibi savrulan, şeytanın gösterdiği yolda kötülük kılıcı sallayanlar da çıkabiliyor. 

Üç beş kötünün işlediği cinayet, eğitimcilerin hayallerini örseliyor. Yapılan onca olumlu çabayı, teknofest etkinliklerini, PISA başarılarını gölgeliyor.

Elbette def-i şer, celb-i nefa racihtir. İyiyi elde etmeden önce kötülükten korunmalıdır.

Çocuklarımızı sevmeli, onlara değer vermeli, değerli olduklarını hissettirmeli, onları geleceğe hazırlamalı; hayatın gayesini anlatmalı, ölmez hakikatleri zihinlerine nakşetmeliyiz: 

“Hayat oyun ve eğlenceden ibaret değildir, imtihandır. Kazananlar cennete, kaybedenler cehennem gidecektir. İyilik insanı cennete, kötülük cehenneme götürür.”  

Yavrularımıza büyük insanları, iyilikte yarışanları, güzel eserler veren öncüleri anlatmalı ve sevdirmeliyiz. Güzel örnekler anlatılmazsa kötüler örnek gibi görülmeye başlar. 

Seri katiller, caniler, soyguncular, borsa dolandırıcıları, yalancı ve üç kâğıtçı siyasetçiler, uyuşturucu bağımlısı sözde ünlüler, her gün medyada arz-ı endam ediyor. Gençlerimiz maalesef böylelerini modelleyebiliyor. 

Gençlerimizin kötüleri örnek almaması için iyi örneklere dikkat çekmeli ve onlara özenmelerini sağlamalıyız. 

Fevkalade güzel örneklerle dolu muhteşem bir tarihimiz var. 

Söğüt’te Osmanlı Devleti’nin temellerini atan Osman Gazi anlamlı bir rüya görür.

Bir akşam av dönüşü köyün imamına misafir olur. Akşam bereketli sohbetler ederler, yatma vakti geldiğinde ev sahibi der ki:

-Beyim oturduğunuz sedirin arkasındaki pencereye bir şey konmuş. Küstahlık olmasın, kereminden eğil de ardında duran nesneyi alayım. 

-Ardımda ne var?

-Ahir zaman peygamberi Muhammed aleyhisselama indirilen Kelamullah.

Osman Gazi önemsizmiş gibi davranır, kitabın orada kalması için eğilmez. Ev sahibi üstelemez, misafirine hayırlı geceler diler, odadan çıkar.

Kayı beyi kalkar, gusül abdesti alır, yönünü Mushaf’a döner, gece boyu saygıda bulunur, kitabı okur; huşu ve huzurla bildiği sure ve duaları tekrarlar, sabaha kadar el kavuşturup saygıda bulunur. Şafak vakti bu hâli ev sahibi bilmesin diye yönü Mushaf’a dönük olarak uzanır. Bir aralık uyku bastırır. Rüya âleminde kendisine şöyle denir:

“Ey Osman, sen benim kelamıma hürmet gösterdin, izzet ve ikramda bulundun. Ben de seni, senin evladını ve sana tabi olanları âlemde ebedî, şerefli, izzetli ve hürmete layık kıldım.”

Rüyadan sonra Osman Gazi’nin içi içine sığmaz olur. Daha önce babası Ertuğrul Gazi de benzer bir rüya görür, ona cihan durdukça yaşayacak ulu bir devlet verileceği ve soyundan geleceklere şeref ve izzet müjdesi verilir. 

Osman Gazi, bütün ömrünce bu rüyanın gerçekleşmesi için çalışır. Türk tarihinin en muhteşem devleti bu dava ve gayretin neticesi gerçekleşir.  (Müneccimbaşı Tarihi, s.44-45; Neşri Tarihi, 1/75)

Peygamber Efendimiz (sav), sefer hazırlığından önce Mekke’yi fethettiğini rüyasında görür.

Fatih Sultan Mehmet, çocukken İstanbul’u fethetmeyi düşler, kâğıttan gemiler yapıp suda yüzdürür. Tahta geçer geçmez fetih planlarını hayata geçirir.

Herkes devlet adamı, milletvekili, bakan olmaz, biliyoruz.

Çocuklarımızı iyi takip etmeli, yeteneklerini keşfetmeli, gerçekleştirebilecekleri hedefler göstermeliyiz. Mesleğini seven, idealist bir öğretmen; sanayide işini mükemmel yapan bir usta, mahallede sevilen bir berber, camide örnek bir imam, köyde hünerli bir çitçi ve besici, savunma sanayiinde iyi bir uçak tasarımcısı, hünerli bir yazılım mühendisi, hastalarına şifa sunan bir doktor… 

Hepsine ihtiyacımız var. Yeteneksiz çocuk yoktur, bizim çocuğumuz da sevdiği işi en iyi yapabilir. 

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle