--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yine Evanjelizm!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
45

Amerika’da üç kişiden biri, Protestanların yarıya yakını bu kafada. Buna bir de Yahudileri eklerseniz, ABD’de seçimin sonucunu belirleyecek olanlar bunlar. İsrail’deki Yahudiler de geleceklerini bu adamlara bağlamış durumda.

Hz. İsa gelecek ve bir rivayete göre. 150.000 kişiyi uzayda bir yere taşıyacak.  Kimilerine göre, Mesih bu yeni dünya ile eski dünya arasında sürekli bir tur düzenleyerek insanları dünya cehenneminden kurtaracak. Kimine göre, dünya yeniden ıslah edilecek ama o zamana kadar bütün şehirler harap olacak, insanların çok büyük bir kısmı helak olacak, geriye bir avuç insan kalacak.

Kurtuluş dedikleri bu! Sonra her şey yeniden başlayacak kimine göre. Nuh tufanı gibi bir olay yaşanacak yani. 8 milyar insan yok olacak sonuçta.

Film, Media sektörü, bilim kurgu romanları, çizgi filmler, belgeseller ve bilgisayar oyunu  alanlarında liderlik bunlarda. Subliminal mesajlarla dünyayı zihnen böyle bir geleceğe hazırlıyorlar.

Gallup 1976 yılındaki bir anketindeki sonuçlara göre, ABD halkının % 34’ü “born again / yeniden doğuş” inancını kabul ediyor. Bu arada Protestanların % 48’i kendilerini “Evanjelik” olarak tanımlıyor. O yıl Amerika’da “Evanjelik yılı” olarak ilan edildi.

Bugün dünyada tarihin sonuna endeksli 4 ülke var. Vatikan, ABD, İsrail ve İran! Japon imparatoru da ‘Güneşin oğlu” ama onların din anlamında bir egemenlik iddiaları yok. Ya da bazı Budist ve Hindu devletler gibi! Irak savaşında İran kendi ordusuna “Mehdi’nin ordusu” adını verirken, Amerikan askerleri kendilerine “Mesih’in ordusu” adını vermişti.

Bugün bu “cemaat” hem Demokratlar, hem de Cumhuriyetçiler arasında örgütlü. Beyaz Sarayda, Pentagon’da, FED’de, Kongrede, Temsilciler Meclisinde FBI’da, CIA’da bu yapının izlerini görmek mümkün. Dahası bu hareket sadece ABD sınırları içine hapsolmuş da değil. Dünyanın birçok ülkesinde etkililer..

Bu Evanjelikler bir garip topluluk. Aralarında Baptistler de var, Methodistler de. Hatta Scientologystler de. İlginçtir bu mezhep, Amerikalı bilim kurgu yazarı L. Ron Hubbard tarafından kurulmuş. İlk başlangıçta Hubbard tarafından “kişisel gelişim” için kurgulanan bir düşünce ve eğitim programı iken daha sonra zaman içinde bir dinî akıma dönüşüyor. İnanç sistemlerinin bir başlangıç, tarih, bugün ve bir de gelecek algısı vardır. Evanjelikler daha çok kıyametle ilgililer ve bugün ona göre şekillendirilmesi gereken bir zaman. Bu konuda çok acımasızlar. Hristiyan ve Yahudiler dışında kimseyi insan yerine koymuyorlar ve bu gayeye yönelik olarak yalan söyleyebilir, cinayet işleyebilirler. Sonunda bu tanrısal bir misyonun gereğidir ve affedilecektir.

Bu anlamda Evanjelizm, Amerika’daki Hristiyanlar içinde en muhafazakar ve radikal kanadını oluşturur.. Aslında bugün bu akıma “kapitalizmin gizli dini” de denebilir.  Bu anlamda derin örgütler, istihbarat örgütleri, askeri kurumlar, ezoterik ve masonik yapılar bu şeytani inanç sisteminin uzantısı konumundadır. Bu yapı, adına “Philosemitizm” de denilen  Yahudi aşkı” ile temellendirilen kökü 1700’lere kadar uzanan, dini görünümlü politik bir harekettir. Hristiyan Siyonizminin tarihi 1897 yılında Basel’de toplanan ilk Siyonist Kongresi ile başlar.. “Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasının, Mesih’in gelişinin alametlerinden biri olacağı” yönündeki fikirler 17. YY’da Oliver Cromwell ve Paul Felgenhauever gibi liderler ve teologların gündeme getirdikleri bir konudur. Bu konuda Kahinlerin geleceğe ilişkin ezoterik yorumları yaygındır.

1985’de Basel’de ilki ile aynı yerde yeni bir Siyonist kongresi daha yapıldı. Bu kongrenin adı “1. Hristiyan Siyonist Kongresi” idi.. Bu kongrede “Tüm dünya Yahudilerinin İsrail’e göç etmeye çağrılması” ve “İsrail›in 1967›de işgal ettiği Batı Yaka’yı ilhak etmesi” çağrısı da yer alıyordu. Bu çağrıya bazı Yahudiler karşı çıksa da Yahudilerden daha Yahudi Evenjelikler, “İsraillilerin bu konuda ne düşündüğü umurumuzda değil. Biz Tanrı›nın sözüne bakarız ve Tanrı, o toprakların Yahudi malı olduğunu söylüyor.” Evanjelistlerin referans aldığı İncil “Scofield İncili” olarak bilinen farklı bir İncil. Yahudiler, Hz. İsa’yı Mesih olarak kabul etmiyor. Ama bunlara göre Mesih’in yeniden dönüşünde iman edecekler ve Armagedon savaşında kurtuluş için Hz. İsa’nın koruması altına sığınacaklar.

Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” ya da Huntington’un “Medeniyetlerarası Çatışma”sı bu konuyla ilgili olabilir mi? 11 Eylül, DAEŞ, PKK, FETÖ, Arap Baharı, Arap NATO’su, BOP, NATO, 15 Temmuz, “Tehlikenin rengi’nin Kırmızdan Yeşil’e dönmesi” bu büyük komplo ile ilgili olabilir mi? Öyle görünüyor ki, Siyonizm başlangıçta Anglikanların himayesinde gelişirken, bugün Siyonistlerin hamisi Evenjelikler olmuştur ve ABD bunu hem dünya hem de dünya dışı geleceğinin bir çıkış kapısı olarak görmektedir. Bugünkü İsrail seküler İngilizler için de seküler Amerikalılar içinde bir Truva atı’ndan başka bir şey değildir..

Erdoğan, ABD ile “Fırat’ın doğusu”nda ortak girişim konusunda “oyalandıklarını gördüklerinde B Planlarının hazır olduğunu” söyledi.. ABD’nin Türkiye’ye karşı bugüne kadarki dostluk, müttefiklik ve söz verdiği konularda sözüne sadakat konusunda sabıkası kalabalık. 15 Temmuz’da ABD’nin bu işin içinde olduğunu biliyoruz. PKK’yı donatan da, eğiten de ABD, FETÖ’ye yardım ve yataklık eden de. İncirlik’in 15 Temmuz’da nasıl kullandığını da bilmeyen yok. Aslında sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemesi gerekir. Konjonktür ve “reel politik” denen mecburiyetler sebebi ile Doğu Fırat konusunda sonucu belli bir dostluk testini bir kez daha kabul ediyoruz. Aslında kriz çıkmasın diye ötelenen her kriz, sözkonusu krizi daha da derinleştirmekten başka işe yaramıyor. 

Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. İnşallah korkulan olmaz. Bu kanlı, karanlık komplo bölgemizi cehenneme çevirmez..

Aman dikkat! “Fıratın doğu”suna da, “El Bab”a da “destur”suz girilmez. Orası sadece tarihin nabzının attığı yer değil, geleceğin tarihinin yazılacağı yerdir. Orası, teolojik ve esoterik beklentilerde sözü edilen “gökten inecek olan” ve “yerden yükselecek olan”ın, çöküşün yaşanacağı, ateş ve dumanın yükseleceği, Lut kavminin yerine battığı, onların başına taşların yağdığı, müfsit varlıkların her şeyi talan edeceği yerdir. Sözünü ettiğimiz yerin kalbinde vahyin coğrafyası var. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa var, Turi Sina var, Mukaddes Tuva var, ilk kanın döküldüğü Şam var, Kerbela’nın yaşandığı coğrafya var. Destur isteyin! Talud da, Calud da asker topluyor. Kim kimin ordusuna asker yazılıyor bakalım..

Yani demem o ki, zor bir coğrafyadayız ve zor bir görevle karşı karşıyayız. Aman dikkat! Yüzümüzü Hakk’a dönelim. Eğer Allah’ın yardımının bize ulaşmasını engelleyen kişi, söz ve işlerden arınmaz isek halimiz yaman! ABD’nin bölgedeki varlığı, adalet, barış, özgürlük, insan hakları ve hukuk devleti için değil.. Trump, Evanjelik uzmanlarının okumalarına göre, bölgede yeryüzünde bir cehennem oluşturarak onu tutuşturmak istiyor.

Selâm ve dua ile..

 

Yorumlar

(45)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Obama ve islam

4 Eylül 2019 14:31

Obama baskanliginin son zamaninda muslumanlara yonelik bir konusma yapmisti veda hutbesiydi sanki anlayana. Soyle dedi : ey muslumanlar ! haliniz ortada tüm muslumanlar islam cografyasi perişanlik, zellillik icinde. Evet bati sizi sömürüyor, öldürüyor, birbirinizi öldurtuyor doğru, haklisin şikayet ediyorsun da sen bu duzeni yikmak icin ne yaptin? Bir dön bir kendine bak sosyo-kulturel, ekonomik, bilim, teknoloji, ahlaki degerler, baris adina ne urettin , bu alanlarda dünyaya, insanliga ne kattın? madem dininin en mukemnel hak din oldugunu iddia ediyorsun, bir ispat et , bir göster " demisti.

Düşünenler

4 Eylül 2019 09:56

Devlet kadrolarına nitelikli insan yetiştirmek birinci önceliğimiz olmalıdır.Fakat bunu topraklarımızda yaşayan siyonistler, evangelistler ve onların uzantılarından arındırarak yapacak kararlılık ve güçde olacağız ki bu gün yaşadığımız tüm olumsuzluklardan sıyrılabilelim.Şayet ülkemizdeki güçler Allah yolunda Allah için savaşıyorlarsa Rabbimiz"İnkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun.Nihayet onları perişan edince de bağı sıkı bağlayın...."(Muhammed suresi 4 ayet) der onlara yönetim hakkı ve söz hakkı verin demez.Bunu böyle kabul edip hayata geçirilmediği sürece yaşananlar ahmaklığın faturası olarak ödenir.

mevhibe inal

3 Eylül 2019 23:17

Bu Siyonist/Haçlıların en büyük düşmanlığı İslam. İslam'ı bozmak için de Peygamberimiz Hz. Muhammed ve namazı itibarsızlaştırmak, sulandırmak, yok etmek için her türlü fitneyi yapıyorlar. Yine azdılar, nereden cesaret buldularsa...

Fikret akın

3 Eylül 2019 22:43

Şu batı dünyası yaşamları dinleri konusunu incelediğin kadar KURANda ALLAHın emirleri ve gönderilen dini inceleyip bu gün yaşanan emevi destekli yaşam arasındaki farkı görebilseydin inanıyorum ki yazıların çok farklı olurdu....

Ferhat'dan Tavsiyeci'ye

3 Eylül 2019 22:01

Tavsiyeci elbette firatın doğusuna girecigimiz günlerde olacaktır, fakat önce ayaklarımızı dinimizin üzerinde sabit kılmamız ve kendi anayasamız Kur'an ile hükm etmemiz gerek, aksi takdirde rabbimizin bizi muzaffer kilacağını zannetmiyorum. Zira kabbala mezhebine ait siyonistlerin yazdığı mevcut ademi merkeziyetcilige ve laikliğe dayanan anayasa faizi, zinayi, fuhuşu, lgbt yi, feminizmi adem oğullarina emr ediyor. Bizim anayasamız olan Kur'an ise bize iyiliği emr ediyor ve hertürlü azgınlığı ve bozgunculuğu yasakliyor. Önce peygamber ocağındaki yiğitlerimizi göreve başlatir iken kendi anayasamiza and içtirip göreve başlatmalıyızki rabbimizin bize vad ettigi zafer gerçekleşsin. Aksi takdirde sapkin anayasaya and içerek sefere çıktığımız takdirde ne olacağıni siz bile tahmin edemezsiniz.

Ferhat

3 Eylül 2019 21:40

Mesih inancı ne kadar müslümanlar açısından şaibeli ise, bugünkü menzilini şaşırmış menzilci gibi ve züppeli gibi tarikat, şeyh ve cemaatlerde o kadar şaibelidirler. Bunlar şu an dünyada, bilhassa ülkemizde onaylanarak uygulamaya konulan İstanbul sözleşmesi gibi, etcep gibi, LGBT gibi ve KADEM gibi fitrata aykırı ve sapkınn AB yasalarına dayanan sapkın projeker karşısinda sus pus olmuşlar. Bırakın tepki göstermeyi aksine milletin narkozlanmasi için fetva üstüne fetva yapmaktalar. Hatta bazi tarikatla ve cemaatler o rabbimizin münezzih dinini karalamak icin cinsel tacizcilik vakalari ile gündeme gelerek ahlakımızın, izzetimizin ve onurumuzun yegane teminati olan güzel di imizi bu sapkin seyh ve tarikatlar ile karalamaxa çalışıyorlar. Bunlar apaçık Mesihin nuzulünü beklemeye proglamlanmışlar. Zira onların fonlayan derin güç ve bu gücün vesayetindeki yerli misyonerler onlara hangi fetvaları okumaları gerektiğine dahil talimatlar yazmakta. Nitekim bunlarda olan bütün bu ahlaksizliklara karşı üç maymuncuğu oynayarak millete adeta islamsiz bir islam, yani kısacası deccaliyet sistemin tekelinde bir din algısı olusturmakta görevlendirilmişler. Rabbimizin dinin ögrenebilmek için bizim sahte fetvacı menzilsizlere yada züppelilere ihtiyaci yok müminlerin. Bizim tek dayanagimiz rabbimiz ve onun yasayan zikri kerim kitabimiz Kur'an.

tavsiyeci

3 Eylül 2019 21:18

sahi seninkilerde evangelist mi acaba işaretleri var urfaya amerikalıları kim doldurdu suriyede pkk lıları silaha malzemeye doyuran amerikalılar degilmi hadi fıradin doğuşuna birinde görelim kandiriliyoruzzzzz

adem kıral

3 Eylül 2019 21:11

tavsiyeci yorumcu talud evangelist amerikalıları urfaya doldurmaz bop un eş başkanı olmaz suriye sınırı mayınlardan temizlendi ihaleyi yahudiler aldı temizlendi suriye olayları çıkarıldı 5 milyon suriyeli ülkemize dolduruldu hiç biri camiye gitmez ey ensarcilik oynayanlar böyle muhacir olurmu turkiyedeki sahilerde kadınları kızları rahatsız etmekteler gerçi aynı siniz fakat bunların çoğu ermeni belki sizdede vardır allahi hatırlatayım haram yiyenlerden talud olmaz senin gibiler iç in devletin hazinesi yagmalanmalidir hırsızlık yolsuzluk değilmiş haram helal önemli değil din ahlaktır obur dünyadır siz için çok da önemli değil son geliyor ahhhh lar yakacak mal varlıkları yargı bakalım cenabı allahın adaleti bekliyor

adem kıral

3 Eylül 2019 20:04

tavsiyeci rumuzlu yorumcu mehdiye ortam hazırlıyor dediğin ülkenin bütün varlıklarını bir avı insana vermez kendi 75 milyon alıpta bizede yüzde 4 mahkum etmez bahçeli ile maocu kominist perinçek i yanına almaz ankarada 1100 odalı sarayda oturmaz ahlata marmarise saraylar yaptırmaz çevresindekilerin hepsinin üçer beşer maaşı olmaz siz galiba kula mi yapıyorsunuz yoksa afyon veya eski hasan sabbahin adamlarının ictiginimi içtiniz doğalgaza yüzde 15 daha zam geldi burhan kuzu hükümet değil botaş yaptı diyor dinimiz derki bizi kandıran bizden değildir yoksa sende mi bir kaç maaş alanlar dansınız

Ferhat 'dan Tavsiyeci' ye

3 Eylül 2019 19:50

Mesih inancı geçmişte çoğu islam alimleri tarafindan kabul görmüş ve çoğu alim hz. İsanin nuzul edeceği ve hz. Mehdiyi de yeryüzünde kendine halif olarak tayin edeceğine yazmış oldukları hadislerde bu olayı melhemei kübra olarak nitelendirmişlerdir. Fakat Mesih in nuzulu Kerim kutabimiz Kur'an da sabitlenmiş bir hükm olarak zikr edilmemektedir. Kabbalizm mezhebine ait Siyonist bir topluluğun Mesih in nuzulüne inanmiş olması ve Mesihin nuzul etmesi için yüzyillardir dünyada ve özellikle coğrafyamizda planli ve projeli bir sekilde fasadi yayarak kargaşa ortamı yaratması bence hiçde tesadüf denilemiyecek kadar ciddiye alinmasi gereken bir konu. Malesef israiliyatın müslümanların arasinda yayılmasına vesile olan peygamberimizin hicretinden sonra müslüman olan israiloğullarindan kaynaklanmaktadir. Mesela bunlardan birtanesi Vehb b. Münebbihtir hicretin 34. yılında müüman olmuştur. Bu zaatin yazmış olduklari coğu hiristiyan ve yahudiliğe dayanan rivayet ve hadislerde israiliyat hayranı olduguna dair delildir. Bunlardan bir taneside Abdullah bin Selamdır, kendisi Mekke yahudilerindendir ve peygamberizin hicretinden sonra müslüman olmuştur. Bu zaat peygamber efendimize sorduğu soruların yanıtını alarak bir hadis yazdığını iddia etmekte. Dolayısıyla kerim kitabimizda apaçık israiloğullarinin sapkınliğa meğl ettiklerini ve bundan dolayıda tevratı ve incili kendi seytani çıkarları için tahrif ettikleri zikr edilmektefir. Israiloğullarinin Kabalizm inancı hz. Süleyman dönemine kadar dayanmaktadır. Zira o dönem kabbala inancina mensup hahamların insi ve cinsi seytanlar ile isbirligi yaparak varlığınbüyü ile ve hatta insi ve cinni şeytanların yardımları ile hz. Süleyman a.s. ile savaşarak şehirleri huzur ettiklerine dahil rivayetler mevcuttur. Kısacası demek istediğim kabbala inanci tevrattan öncede var idi ve bunlar bur nevi iblisin yeryüzündeki varisleri olarak hem hilekar tavurlarda bulunuyor hemde Allahın dinini ve elçilerinin sünnetlerimi yeryüzünden yok etme gayesi tasiyorlar idi. Nitekim bunuda rabbimizin iradesi dışında yapıyorlardı, nutekim rabbimuz onlara kiyamet gününe kadar belirli bir süre mühlet vermiştir. Dolayisiyla bazi hadislerun ne kadar Sahih olduğu tartısmalidir, zira israiliyat rivayetlerinde bir çok rivayet malesef islam litaratürüne karıştırılmıstır. Gercek olan şu durki rabbimiz bizim oturduğumuz yerden mehdi yi neklememizden dolayı razi değildir muhakkak, zira rabimiz bize apaçık kitabinda zafer vaad ediyor, eger rabbimjzin bize farz kıldığı cihad emrini yetine getirir ve dünya hayatı ve onun aldatıcı süsüne kapilmaz isek. Bunun bir örneği bedir savasidir, rabbimiz isterse yaprak dahi dalindan düsmez. Sadece rabbimiz bizi şeytan ve onun dostları ile imtihan eyluyor. O yüzden iblisin hilelerinden rabbimize sığınarak onun farz kıldığı emrini yerine getirmek için tek saf tutmamiz gerek.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle