--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyaset-i Nebevi, İktisad-ı Nebevi

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
48

Geleneksel tıp, tamamlayıcı tıp, alternatif tıp, ne derseniz deyin bu çerçevede bir de “Tıbbı Nebevi” konuşuluyor. Tıbbı Nebevi de aslolan hastalığın tedavisi değil, hasta olmamaktır. Bir gün yiyip bir gün oruç tutacaksın. Yediğin zamanda 2 öğün yiyeceksin. İki hayvansal gıdayı birlikte yemeyeceksin. Abur-cubur yok. Helal, temiz, fıtratı bozulmamış şeyler yiyeceksin. Erken yiyip, erken kalkacaksın. Sofradan doymadan kalkacaksın, bol su içeceksin. Sağ elle yiyeceksin. Buyurun, afiyet olsun!

Peki “Siyaset-i Nebevi”yeyi ne yapacağız. “Siyaset-i Nebevi” “İktisad-ı Nebevi”den önce gelir. Çünki iktisadı yöneten idare ve en başta para üretme yetkisini elinde bulunduran irade siyasi iradedir. Riba (Yani piyasada faiz diye bilinen şeyin aslı) en son haramlardandı. “İçtimaiyatı Nebevi”yi ne yapacağız, “Maarif-i Nebevi”yi ne yapacağız. “Montessori” ile idare mi edeceğiz! İstanbul sözleşmesi, mesela ne kadar “Aile-i Nebevi”ye uyuyor! “Nebevi” tasarruflar, nübüvvet sıfatı ile yaptığı işlerdir ve çoğu farz olan tasarruflarla ilgilidir. 

Mal, can, namus, akıl, inanç, nesil emniyeti en öncelikli konulardır. Çalan adam malın, paranın bir kısmını değil, tamamını alıyor. Kimi makam çalıyor, kimi mal ya da para çalıyor. Kimi de soru çalıyordur. Rüşvet almak ve/veya vermek çok daha büyük bir günah! Bir hırsız bir bağdan bir bostan çalar, riba işi yapan bir bostan verir, 1,5 bostan ister, rüşvet alan bir kişi bir bostan karşılığında bir bağı satar!

Adalet hepsinden önce gelir aslında. Zira “Adalet mülkün temelidir”.

Adalet yoksa barış olmaz. Adalet yoksa ve “barış var” diyorlarsa o “Barış” dedikleri şey, “teslimiyet”tir. Adalet ve barış yoksa o ülkede hiçbir hürriyet güvende değildir demektir.

Biz Nebevi tasarrufu sünnetle sınırlandırdık, “sünnet” deyince de ilk akla gelen çocukları sünnet ettirmek! Babalar çocuklarını sünnet ettirince sünnetle ilgili görevlerinin tamamını yerine getirdiklerini mi sanıyorlar bilmiyorum.

Asıl ve öncelikle konu şu: Nebevi geleneğin yaşandığı ortam “ehli beyt” ortamı. Sahi bizim aile fertlerimiz ehli beyt geleneğine ne kadar uygun karakterler. Oğullarımız, kızlarımız, hanımlarımız ve erkeklerimiz bu yapıya uyuyor mu? Erkekler ne kadar Hz. Yusuf’a benziyor, Eyyub sabrı var mı onlarda! Ya da ne kadar Hz. Ömer’e, Hz. Ali’ye benziyorlar. Hanımlarımız, kızlarımız Hz. Haacer’e, Hz. Meryem’e, Hz. Asiye’ye ya da Hz. Fatıma’ya, Hz. Ayşe’ye ne kadar benziyorlar.

Acelem yok. Geç de kalmayalım. Her şeyin bir zamanı var. O zaman gelince olacak olan olur. Namazın, orucun, iftarın, sahurun zamanı vardır. Zamanı geçince bir şeyin değeri de olmaz. Mesela “geciken adalet, adalet değildir”. Oyalanmak, geciktirmek, ertelemek için 40 bahanemiz var. Oysa bizim sözü dinleyip doğrusuna tabi olmamız gerek.

Toplum ilişkilerinde adalete riayet etmiyorsa, siyaseti ve bürokrasiyi ifsad eder. Aynı şekilde siyaset ve bürokrasi dürüst değilse onlar da toplumu ifsad ederler. Nefsini Şeytana satan yöneticiler ifsad ederken “biz ıslah edicileriz” derler. Oysa onlar bozguncuların ta kendileridirler.. Yöneticiler yönettikleri halkın siyaseten, iktisaden, içtimai olarak başlarına gelenlerden mes’uldürler. 5 temel emniyetin muhafazası için oraya geldiler.

Ama öte yandan her topluluk layık olduğu gibi idare olunacaktır. Tencere yuvarlanır kapağını bulur. İktidar toplumun aynadaki görüntüsüdür. Toplumun mücessem halidir. Bir farklılık sözkonusu ise bu durum uzun süre sürdürülemez.

Kişisel olarak bedeni sağlığımız için gösterdiğimiz ilgi, ihtimam ve gayreti siyasetimiz, iktisadiyatımız, içtimai hayatımız ve aile için göstermez ise aynı şekilde bu bünyeler de hastalanır ve yatağa düşer. Bu işler durduk yerde olmuyor.

Gerçekler gizlenir ve zamanında tedbir alınmazsa bu işlerin varacağı yeri kestirmek zor değil. Kol kırılır yen içinde kalırsa, kolunuz ya kangren olur kesilir ya da çolak kalırsınız.

Hani derler ya kanserden korkma geç kalmaktan kork. Bana göre hayatın birçok alanında bir kanserleşme söz konusu ve bunların birçoğunda da sanki geç kalıyoruz gibi geliyor bana. Yarın son çıkışı da kaçırırsak, son pişmanlık fayda vermez. Cahil ve zalim kişi ve topluluklara yardım etmez. Onlara verilen süre, kurtuluş için olduğu kadar aslında Allah’ın gazabının büyüklüğüne işaret eder.

Keşke başkalarının bizi dinlemelerinden korktuğumuz kadar Allah’ın bizim hayatımıza dair her şeyi bildiğine ve hesap soracağına dair bir endişemiz olsa.. “İman ettik” demekle yakamızın bırakılıvermeyeceğini bilmemiz gerek. “Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir.” Şeytan bizi iyi niyetlerimizle de aldatır.

Hani “Allah’ın emri, Peygamberin gavli” üzerine aile kuruyoruz ya, ailenin yönetimi konusunda Allah’ın emrini, Peygamberimizin açıklamalarını biliyor muyuz. Daha da önemlisi bunları tatbik ediyor muyuz! Yoksa siz, güzel sesli hafızların okudukları ayetler ve yine okunan duaların kurtuluş için yeterli olduğunu düşünenlerden misiniz! Eğer öyle düşünenlerdenseniz yanılıyorsunuz.

Bakın, bu dünyada yaptığımız ve yapmamız gerekirken yapmadığımız her şeyden, söylediğimiz ve söylememiz gerekirken söylemediğimiz her sözden hesaba çekileceğiz. Önce de kamu sorumluluğu üstlenenler olmak üzere. Buna ne kadar hazırız!

İhtirasla istediğimiz her şey imtihanımız olur. Fitneye dönüşür. Aşk ve öfke sarmalı aklı zail eden girdaplardır. Kibriti gözünüze çok yaklaştırırsanız, arkasında bir ormanı kaybedersiniz. Bakın kedi aç kalır ve yavrusunu yemeye karar verirse onu fareye benzetirmiş. İnsanoğlu bir şeyi kafaya koydu mu, dini ve ahlakını da eğip bükmeye başlayabiliyor. İnandığı gibi yaşamayı bırakıp yaşadığı gibi inanmaya başlayabiliyor.

Bu iktisadi ve sosyal çevre, bu aile ve bu eğitim kurumlarından sağlıklı ferdler ve toplum damıtmak mümkün değil. Allah’ın dini, yeri-göğü, ölümü ve hayatı açıklar, bizim yaşadığımız din karı ile koca, gelinle kaynana arasındaki ihtilafı bile çözemez. Bu terörist, cinayet işleyen çocuklar, bu rüşvetçiler ve torpilciler bu ailelerden, bu mekteplerden geliyor. Onun için yeniden iman etmemiz gerekiyor. İktisadi, siyasi ve içtimai hayatımızı yeniden gözden geçirmemiz gerek. Din dahil, her şeyi “meta” haline getiren bu “piyasa” bu sonucu doğuruyor. Mescidinden maarifine herkesin değişim için seferber olması gerekiyor. Bu halin bizi getireceği yer burası idi. Şimdi yeni bir başlangıca ihtiyacımız var ve yeniden imana, Allah’ın kitabında buyurduğu gibi! Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(48)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sertap

5 Eylül 2019 22:45

CHP İstanbul Büyükşehir Grup Başkanvekili Doğan Subaşı  CHP'nin İstanbul Büyükşehir'de İmamoğlu'ndan sonra gelen ikinci adamı partinin gizli toplantısında bakın neler anlatıyor… ● 3 ay içinde tüm kadrolar değişecek hiçbir AKP'li kalmayacak. ● Belediye 4 parçaysa 2'si CHP'nin, 1'i İyi Parti'nin, 1'i HDP'nin yönetiminde olacak. ● HDP'lilere verdiğimiz sözleri tutmak zorundayız. İyi Partili arkadaşlarımızın buna karşı çıktığını görüyoruz ama şunu bilmeliler ki, İstanbul'u HDP'lilerin oyları ile kazandık. Onlar olmasa kazanma ihtimalimiz yoktu. ● AKP'lilerin işten çıkarılması tepkilere neden olabilir. Bunun için profesyonel iletişim desteği alacağız. İşten çıkarmaların tamamında toplumun tepkisinin azaltılacağı haber ve belgeler servis edeceğiz. ● Medyayı güçlendirme kararı aldık. Türkiye'deki alternatif yabancı kaynaklı medyayı destekleyeceğiz. AKP'liler İstanbul'da tasfiye edilirken çok farklı konularda ülke gündemi meşgul edilecek. ● Tek bir zarfı (ihaleleri kast ediyor) AKP'liler almayacak. Bölüşümleri il başkanları belirleyecek. Gerekirse İzmir, Eskişehir veya Güneydoğu'dan hak edişi olan şirketlere zarflar verilecek. ● İBB'nin güvenlik personellerini çok hızlı değiştireceğiz. Biliyorsunuz belediyenin güvenliği otomatik silah taşıyabiliyor. Bu birim partinin güvenliği için önemli. ● Vakıflar üzerinden tartışmaları büyütmemiz lazım. Bir sonraki seçimde kendi tabanımızı mutlu edemezsek kazanamayız. Bunun için onların vakıflarını itibarsızlaştırıp yerlerine kendi vakıf ve derneklerimizi koyacağız. ● HDP'lileri kaybetmezsek hiçbir sorun yaşamayız. İstanbul'da bizim için kilit parti HDP. AKP'ye karşı kazanmak için HDP'yi hoş göreceğiz. ● Ekrem Bey ortalık sakinleşince Demirtaş'a teşekkür ziyaretinde bulunacak. Avrupa'daki dostlarımız da Demirtaş'ın sürekli gündemde tutulmasını istiyor. Bu ziyaret bunun için çok önemli. ● Klasik medya haber siteleri artık yeterli değil. Sosyal medyanın gücü tartışılmaz. Kriz anlarında sosyal medyadan bir taş atıyorsunuz 40 akıllı çıkarmaya çalışıyor. Gerçek ortaya çıkana kadar herkes algıya zaten inanıyor. Artık önemli olan algı. Bu seçimlerde Ekrem Bey bunu ispatladı. İşte böyle… İmamoğlu ve ekibinin 3 ay içinde yaptıklarına bir bakın… Eylem planlarını milim sapma göstermeden uyguladıklarını göreceksiniz… Geçmiş olsun İstanbul….

şenay doğan

5 Eylül 2019 22:14

peygamberin zulme uğradığında Allahtan başka yar ve yardımcı bulamamak kötü mü dür insanın yüreği sızlıyor elbette ama tövbe 40 var siz yardım etmezseniz allah yardım eder ve kafirlerin sözünü alçaltır her esirgeyen allahın nusretine istem dışı da olsa yardım eder allaha emanet olun

ALİ KAYA

5 Eylül 2019 22:06

"HANİ ONLARA CUMARTESİ GÜNÜ BALIK AVLAMA YASAĞI GETİRMİŞTİKTE CUMARTESİ GÜNÜ BALIKLARI SÜRÜKLER HALİNDE KIYIYA YAKLAŞTIRIYORDUK" . BAZILARI DİN ALİMLERİNE GİDEREK YASAĞI DELMEK İÇİN FETVA İSTEDİLER. Bazı alimler AYETE KARŞI HİLE YOLUNU DOĞRU YOL GİBİ GÖSTERDİLER. CUMA AKŞAMI AĞLARINIZI ATIN . PAZAR SABAHI ÇEKİN DEDİLEER. BAZILARI DAHA İLERİ GİTTİ VE AYETİ BİLE BİLE YANLİŞ YORUMLADICUMARTESİ ALLAH BALIK YEMEYİ YA AKLADI TUTMAYI DEĞİL DEDİLER.. BAZI DOSDOĞRU OLANLARDA ALLAHIN SÖZLERİNİN NET AÇIK ANLAŞILIR KATİ EMİR OLDUĞUNU CUMARTESİ DENİZDE AĞ DAHİ OLAMAYACAĞINI VE GERÇİ SİZ BİZİM DEDİĞİMİZİ TUTMAYACAKSINIZ AMA ALLAH ŞAHİDİMİZ OLSUN DŞYE SÖYLÜYORUZ DEDİLER.. BU SON DOSDOĞRU SÖYLEYEN VLER HARİCİNDE DİĞERLERİNİ "AŞAĞILIK MAYMUNLAR ÇEVİRDİK SONRADA HELAK ETTİK" DİYOR HZ ALLAH... HZ ALLAH GEÇMİŞTEN HİKAYE OLSUN DİYW BİR ŞEY ANLATMAYA AĞINA KURANIN TÜM ÇAĞLARA İŞIK TUTAN HADİSELERİ ÖRNAKLERİ SEBEP VE SONUÇLARIYLA İHTAREN ANLATTIĞINA GÖRE SEVGİLİ ABDURRAHMAN HOCAM SİZİN YÖNETİCİLER VE HALK UYMASALARDA DOSDOĞRU UYARMAYA DEVAM ETMENİZ BOŞA GİTMEYECEK İNŞAALLAH.. ARAMIZDA NASİHAT ALANLAR OLACAK. HİÇ BİR HELAK İHTARSIZ KİTAPTA VE HAYATIN İÇİNDEN UYARICILAR OLMADAN TOPLUMLARIN DEVLETLERİN ŞEHİRLERİN BAŞINA DURUP DURURKEN GELMEDİĞİ AÇIK VE NET OLARAK ANLAŞILIYOR.. SİZİN SÖZÜNÜZ İLE SELAM VE DUA İLE. HZ HAFIZ ALLAHA EMANET OLUN. ... ALİ KAYA ORM. GEN. MÜD. MÜHENDİS Müfttş.

şenay doğan

5 Eylül 2019 22:05

ferhat herkes yahudi ise bu konuda bilgi sahibi değilim ama nasılsanız öyle yönetilirsiniz hükmünü nereye koyacağız bir hoca davutoğlunu peygamber efendimiz destekledi dedi hakkında olumsuz düşünmüyorum olayın bir yanlış anlama olduğuna inanıyorum geçen mesaj attım peygamber efendimiz davutoğlunu desteklememiş olay hocanın yanlış anlaması dedim yahudi olmadığından emin olduğum akit mesajı yayınlamadı geçen bir siyasi konuyu gündeme getirdi içim sızladı olay peygambere atılmış bir iftira olarak kaldı ve ben Allahtan başka yar ve yardımcı bulamadım türkiyeyi rotschild yönetiyorsa emin ol bunu haketmiştir allaha emanet olun

Serdar

5 Eylül 2019 22:05

SAYIN DİLİPAK HEP LAFLARI DÖNDÜRÜP DOLAŞTIRIYORSUNUZ AÇIK YÜREKLİ OLUN BU ŞEKİLDE RABBİM BEN UYARDIM DEYİP KURTULAMAZSIN. CARGİLL FİRMASININ ÇOCUKLARIMIZI ZEHİRLEMESİ İÇİN ŞEKER FABRİKALARIMIZ SATILDI DİYE YAZABİLİRMİSİN

ALİ KAYA

5 Eylül 2019 21:50

"Onların içlerinde BULUNAN DİN ALİMİ BİLGİLİ İŞİM VERİLMİŞ OLAN kişilerin onları uyarması gerekmezmiydi" MEALİNDE Kİ ayeti kerimeyi yerine getirdiğine dair SEVGİLİ ABDURRAHMAN DİLİPAK HOCAMIZIN UYARDIĞI HAKKINDA BİZ ŞAHİTLİK EDERİZ..

Ali ile Ayşe

5 Eylül 2019 21:33

Sayın Dilipak umarım Yenikapıdaki araçlara deginirsiniz ...

TAVSİYECİ

5 Eylül 2019 21:13

Vay be! Demek ki kıyamet böyle kopacak. İnsanlar tembelleşecek ve çalışmayı bırakacak. Üretim gitgide azalacak ve herkes yiyecek ekmeğe bile muhtaç duruma düşecek. İnsanlar karnını doyurabilmek için birbirini öldürecek. Savaşlar, kıtlıklar, felâketler ve en sonunda kıyamet. Ne kadar acıklı değil mi? Ama ne yazık ki, bu son kaçınılmaz. Sonu kötü biten güzel bir film gibi. Evet kardeşlerim dünyanın sonu yaklaşıyor ve kıyamet bir girdap gibi bizi kendine doğru çekiyor. Bu kaçınılmaz sona doğru gidiyoruz. Onun için, yarın çok geç olmadan silkinip kendimize gelelim. Güneş batıdan doğduğu zaman iman etmek bile insanı kurtaramayacak. Aynen Firavun'un secdesi gibi. Onun için, bir an önce kendimize gelelim ve İslamı en güzel şekilde yaşamaya bakalım. Yoksa yarın çok geç olabilir. Son pişmanlık fayda etmez. (Allah'a emanet olun).

Üzeyir Akar

5 Eylül 2019 21:02

Çöp evde yaşayıp belediyenin temizlik hizmetlerinden şikayet edemezsiniz. Yönetim biçiminiz şeriat olsa ne değişecek. Polyester kumaştan ipek gömlek dikilmiyor. Ömer müşriklerin safında iken de şerefli bir insan idi. İslam onun var olan şerefine şeref kattı.Hiç düşündünüz mü? Japonya, İngiltere, Almanya ve saire vs. şeriatla yönetilmediği yöneticilerinin çoğunun islamla da alakası olmadığı halde sırf sömürü yüzünden mi refah içindeler. Yoksa bizim islam ahlakı ile bile yakalayamadığımız ahlakı,saygıyı, hukuku, çalışkanlığı ve huzuru yakalayabildiklerinden midir. Kendimizi terbiye edemediğimiz sürece ne çocuklarımızı ne de gelecek nesilleri terbiye edebileceğiz..

Ali

5 Eylül 2019 21:00

Kadınlar mı hep şiddet görüyor zülm görüyor. Dostuyla birlik olup kac koca öldürüldü emniyet sayısı kac. Başkasından COÇUK peydahlayıp kocasına büyüttüren kac kadın emniyet kayıtlarında var. Kocasına iftira eden kac kadın var. Erkek aldatıyor da kiminle aldatıyor bir kadınla erkek suclu ya kadın.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle