--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Her şeyi yeniden düşünmek

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
66

Her şeyi yeniden düşünmemiz gerek. Mesela “yeniden iman” etmeliyiz. “Atalarımızın dini”nden “Allah’ın dini”ne dönmeliyiz. Önce iman, sonra karşılığını muamelelerimizde gördüğümüz bir ibadet, dünyevi taleplerimizi dile getirdiğimiz değil, kulluğumuzu hatırlayıp, ilahi rızaya ulaşmak için dua!

Dua ile belasını istiyor bazı insanlar. “İnsanlardan öyleleri vardır ki, ‘Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada ver’ diye dua ederler. Böyle bir kimsenin âhiretten hiç nasibi yoktur. İnsanlardan öyleleri de vardır ki, ‘Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, öteki dünyada da iyilik ver; bizi cehennem azabından koru’ derler.” Kendi halimize bakalım, dininiz ve dualarınız dünya nimetlerine ulaşmak için mi bir basamak, yoksa dünya nimetlerini, imkanlarınızı ayaklarınızın altına alıp üzerinden ahiret nimetlerine ulaşmak için basamak olarak kullandığınız bir merdiven mi?

Kabine değişmiş ya da değişmemiş, ekonomi düzelmiş ya da düzelmemiş, “Fırat’ın doğusu” gitmiş ya da kalmış, dünya yıkılsa umurumda değil. Umurumda olan kötülüklerin önlenmesi için, emri bil maruf ve nehyi anil münker uğrunda mallarım, canlarım ve sevdiklerimle, kalbim, dilim, kalemim, elimle, bedenimle Allah yolunda Hak namına görevimi yapıp yapmadığımdır. Yoksa arkama bile bakmam! Allah bizi mallarımız, canlarımız ve sevdiklerimizle kimi zaman eksilterek kimi zaman artırarak imtihan ediyor. Kıyamete kadar böyle olacak. Dünya işlerinde, “bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir”. Ne Hızır kıssasından, ne Talut-Calud’dan, ne Hz. Musa, ne Salih peygamber, ne Hz. Lut ve Nuh ailesinden, ne Hz. İbrahim ailesinden, İmran ailesinin başına gelenlerden,  (Onlara selam olsun) ne Peygamberimizin yaşadığı dönemde olanlardan ve 4 halife döneminden ders alıyoruz.

İmam-ı Azam’ı kim niçin öldürdü. Ya da Hz. Osman, Ömer, Ali RA’ların başlarına gelenleri hatırlayalım. Taife giden Peygamberin örnekliği nerede kaldı. Hani Taife giden Peygamber gibi olacaktık. Bu öfke, bu kibir ve bu “ben’lik! Neyle mağrur olursanız ve neyi ihtirasla isterseniz Allah sizi o şeyle imtihan eder. Siyasilere söylüyorum. Bürokratlara söylüyorum. İşadamlarına söylüyorum. Kalem ehline, ilim, hikmet ve sanat erbabına söylüyorum, askerine, polisine, istihbaratçısına, trolüne, STK’cısına söylüyorum: Fe eyne tezhebu.. Bu gidiş nereye! Durun kalabalıklar bu sokak çıkmaz sokak. Yahu hani istişare ve şûra bize farz kılınmadı mı? Hatta savaş hattında, cephede, komutanlık eden kişi bir Peygamber. O soruyor ve gençler cevap veriyorlar. Peygamber bir şey söylüyor, gençler soruyor: Vahiy mi geldi, sizin fikriniz mi! Benim fikrim diyince, o zaman bizim fikrimiz de bu diye, aksi yönde görüş beyan ediyorlar. “Öl de ölelim, vur de vuralım” demiyorlar. Peygamber fikrinden vazgeçiyor, gençlerin dediği oluyor fakat sonuç bozgun. Gençler gelip özür diliyor: “Ey Resul Allah’a yemin olsun ki, bundan sonra sen bir şey söylersen, biz ağzımızı bile açmayacağız”. Ayet geliyor. Hayır Peygamber soracak, siz söyleyeceksiniz. Siz doğru yaptınız yine böyle yapacaksınız, ben bu işin böyle olmasını istedim anlamında haber geliyor. Bu olay cephede, askerle ve komutan arasında geçen bir olay, bir ayetin esbabı nüzulü. İşin aslını tefsirlerden okuyun, siyerde okuyun.

Bize ne oldu da, iman ettik dediğimiz şeyi unutuverdik..

Cuma namazında, emirel mü’minin halife adil Ömer hutbede. Hz. Ömer, “Mihrinizi düşük tutun da evlilik kolay olsun” der. Ne var bu sözde, Emir-el müminin bir nasihatta bulunuyor. Hayır! Bulunamaz. Biz bugün bunu mahalle camiinde imama bile söyleyemeyiz. Söyleseniz cemaat susturur sizi! Halimiz bu! Hadler vardır. Had aşılmamalıdır. Bir kadın kalkar Cumaya gelmiş. “Ey Ömer, müminlerin emiri. Allah’ın kitabında bir ölçü belirtmediği, Resulullahın bir nasihatte bulunmadığı ve bizimle istişare edip görüşümüzü almadığın bir konuda, Hutbede halife olarak beyanda bulunamazsın”. Hz. Ömer susar ve “Vallahi kadın Ömer’i susturdu” der. Ravi der ki, “Arkama dönüp kim bu kadın diye baktım. Uzun boylu, yüzü çopurlu, zenci bir kadındı”. O kadın bir köle kadın da olabilirdi. Biz bu gelenekten geliyoruz. Ve bu menkıbeleri anlatarak bugünlere geldik. Hutbede Hz. Ömer’e cübbesinin hesabını sorarlar. “Yoksa” derler, “seni dinlemeyiz!”

Adalet yoksa barış da yok. Adalet yoksa barış teslimiyettir. Devletlilerin İlahlık ve Rablik iddiası ve zulüm vardır o diyarda. Adalet ve barış yoksa hiçbir özgürlük güvende değil demektir. 5 temel emniyetten zaman içinde eser kalmaz. Müminlerin emiri cam evde oturmak zorundadır. Eminlik bunu gerektirir. Kapısı Mabedin kapısı gibi daim açık, makamının penceresi yere yakın olacaktır.

Şunu kabul edelim: Bizim boşa geçirecek bir saniye zamanımız yok. Boşa harcayacak bir kuruş paramız da yoktur. Feda edecek bir tek insanımız da yok. Biz, “Bizi öldürmeye gelenler, bizde dirilsinler” diyenlerdeniz. Firavun’a bile “güzel söz ve hikmetle hakkı tebliğ ile” emrolunduk.

Ali İmran 159’u aklımızdan hiç çıkarmayalım: “Sen onlara sırf Allah’ın lütfu sayesinde yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onların bağışlanmasını dile, iş hakkında onlara danış, karar verince de Allah’a güven, doğrusu Allah kendisine güvenenleri sever.”

Allah’ı yalanlayarak kimse zafer ve saadete ulaşamaz. 159, Resule uyarıdır. Resulün yolundan gitmeyenler gazaba uğrarlar. “Biz Allah’ın ipini bırakırsak, Allah da bizim ipimizi bırakır.Fasıklar ve cahiller, zalimler ve gasıplarla iş tutarsak, işin bereketi kalkar, Allah’ın yardımı kesilir ve ateş bize de dokunur. “Çünkü Allah cahil, zalim ve fasıklara yardım etmez.

“İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allahım” diye sıkça dua edenlerden olalım. Veda haccında Resulullahı hatırlayın, “kimin alacağı varsa gelsin istesin, kime vurdumsa gelsin hakkını alsın” der. Onun ümmeti ona benzemeli. İnsanlar bize bakıp Müslümanlıktan soğuyorlar. Bizden ayrılan ya da bizi eleştirenleri dışlıyoruz. Cemaat yapıları da öyle, dernekçiler de. Siyasetçisi de. Yanlış! Böyle bir yere gidemeyiz. Beka endişeniz gerçekleşir. Zaten Allah’tan başka bu kainatta baki olan hiçbir şey yoktur! Kul kendi yaptığını Allah’a nisbet edemez!

Neyse! Kimin ne yaptığı, ya da şu şöyle olursa bu böyle mi olur, benim umurumda değil. Ben aklımın erdiğince hakkı haykırmaya devam edeceğim. Hakkın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olacağım. Olacak olan ne varsa o olacak. Kimse onu hızlandıramaz ya da engelleyemez. Bu süreçte kim ne yapıyorsa, rızaya ya da gazaba uğrayanlardan olur. Benim duam, günde 40 defa tekrarladığımız, “Bana hakkı hak, batılı batıl göster, Hak’da toplanmamızı nasib et. Bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların değil” duası olacak ve bu duanın nefsime vacib kıldığı eylem üzere olmaktır. Bunun anlamı da Allah’a adanmış bir ömür ve O’nun rızasının tecellisinin vesilesi olma iradesine dayalı bir anlayıştır.. Sonuçtan değil seferden sorumluyuz. Seferin yönü, hedefi, şekli eğer rızaya uygun değilse, kaçtığımızı sandığımız şeye doğru koşuyor olabiliriz. “Ameller niyetlere göre” olsa da, bazan, bazı durumlarda “Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşeli” olabilir. Şeytan bizi (bu konuda da) Allah’la aldatmasın”. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(66)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

osman

8 Ekim 2019 02:09

metiner e sorsaydın her cuma allah ülkeyi akrabaya yagmalatmayı emrediyor ayetini öğretirdi .1.mekke yani muhalefetkenki ıslam senin dediğin şimdi iktidar 2.mekke dönemi yani metinerler yağmalatmak ve soygun iktidar islamını anlatma zamanı şimdi yoksa fetöcü yaparlar seni......

ORHAN İNAN

13 Eylül 2019 14:39

ATALARIMIZIN DİNİ YÜCE ALLAH(CC) 'IN EMRETTİĞİ VE YÜCE RESÜL(SAV)'ÜN TEBLİĞ ETTİĞİ DİNDİR..YOLLARI, EHL İ SÜNNET'İN YOLUDUR.BİZ DE HAMD OLSUN,ONLARIN YOLUNDAYIZ..BUNDAN BİR MÜSLÜMAN NİÇİN GOCUNUR? ANLAYAMAM..AKIL AKIL DİYE DİYE KIT AKILLARININ DAR ÇERÇEVESİNDE HAPSETTİKLERİ DİNLERİ İLE ,MÜSLÜMANLARA NİZAM VERMEYE KALKANLARA YAZIKLAR OLSUN..

Fatma Akkaya

8 Eylül 2019 14:03

Bu ne guzel bir konu dilinize emeginize saglik. Ra bim dogru yoldan haktan sapanlara dogruyolu nasip etsin . Selam ve dua ile

Hasan aslan

7 Eylül 2019 22:17

Ben bazı müslümanların haline bakarak müslüman ların ve İslamın geleceğinden ümit kestim ve islamdan soğudum 25 yıldır islami düşünceye sahiptim bazı müslüman ların zalimlere meylettigini görünce ümidini yitirdim Hz Huseyininin kanı elinde olanlar kertenkeleyi tartisiyorlar yazık

Kürd kardeşiniz

7 Eylül 2019 19:06

Yeni eğitim öğretim dönemi başladı ve hala çocuklarımız kendi dilinde eğitim alamamakta

Ergin özçubukcu

7 Eylül 2019 14:10

Bu yazılar içerisinde hayır beslenen her toplulukda ses e dönüşsün. Sesler eyleme dönüşsün. Eylem hayata can olsun. Ama içerisinde hayır beslenen het toplulukda her toplulukta.

Mustafa

7 Eylül 2019 08:55

2 - İşte o kitap, bunda şüphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayet tir. 50 - Yoksa cahiliyye hükmünü mü arıyorlar? kesinlikle bilen bir toplum için Allah'tan daha güzel hüküm veren kim olabilir?

Mustafa

7 Eylül 2019 08:52

Kuran yetmez diyenlere. De ki “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” (21-Enbiya-45) Böylece biz seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete, sana vahyettiklerimizi okuman için gönderdik. (13-Rad-30) Bu Kuran, bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu. (6-Enam-19) Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda bizimle karşılaşmayı ummayanlar derler ki: “Bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir.” De ki: “Benim onu kendiliğimden değiştirmem asla mümkün değildir. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum. Eğer Rabbime isyan edersem büyük günün azabından korkarım.” (10-Yunus-15) Kur’an Detaylandırılmış ve Ayetleri Allah Tarafından Açıklanmıştır: Andolsun ki size açıklayıcı ayetler, sizden önce gelip geçenlerden örnekler ve korunup, sakınanlar için de bir öğüt indirdik. (24-Nur-34) Bunları Kuran’da türlü türlü şekillerde açıkladık ki öğüt alıp hatırlasınlar. Fakat bu sadece kaçışlarını artırıyor. (17-İsra-41) Andolsun bu Kuran’da her örnekten insanlar için türlü türlü açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise tanımamakta ayak diretmektedirler. (17-İsra Suresi-89) Bak iyice kavramaları için ayetleri nasıl türlü şekillerde açıklıyoruz. (6-Enam-65) Bilgiyle uzun uzadıya, etraflıca açıkladığımız, inanan bir toplum için doğruya iletici ve rahmet olan bir Kitab’ı onlara getirdik. (7-Araf-52) Bu bir kitaptır ki, Hakim ve Her şeyden Haberdar olan, ayetlerini hüküm ifade edici kılmış ve sonra detaylandırıp açıklamıştır. (11-Hud-1) Peygamberimizin Hesap Günü Ümmetinden Şikâyetçi Olma Sebebi: Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran’ı terk ettiler. (25-Furkan-30

Ali Eren

7 Eylül 2019 05:39

aAbdurrahman Bey! 1- Her iki-üç yazınızda kullandığınız bir kaideyi devamlı yanlış yazıyorsunuz. Bu kaidenin doğrusu, "Efradını cami ağyarını mani" şeklindedir. 2- İla cehennemüzzümera yazarsanız, arapçaya yeni başlayan talebeler bile güler, gülüyorlar. 3- Kaç keredir Lut Aleyhisselam'ın karısı ve çocuklarının imansız olduklarını yazıyorsunuz. Hayır öyle değil. Oğlu yoktu, kızları vardı ve hepsi de iman etmişlerdi. Sadece karısı inanmamıştı. Siz çocuklarının inanmadıklarını yazmakla, müslümanlara imansız demiş oluyorsunuz. Bunun çooook büyük vebali var. 4- Bu yazınızda da ayeti, Fe eyne tezhebü yazmışsınız. Yine bu da yanlış. Yazıda ayetin arapçasını yazmaya mecbur muyuz? Yazmaya kalkışıyoruz ama yanlış yazıyoruz. Bilmediğimiz, üstesinden gelemeyeceğimiz meselelere girmesek daha iyi olmaz mı? Hala ve israrla atalar dini diye bir mechülden bahsediyoruz. İslam geleli 14.5 asır oldu. Hala atalar dinine mensup olanlar varsa bu atalar dini hangi din? Bu ümmetin şu anda kabul etmiş olduğu din mi atalar dini? Atalar dini, sadece yanlış ve sapık bir din olduğu zaman kötülenir. Eğer ataların dinini kabul etmek sapıklıksa, siz, biz niçin dedemizin kabul ettiği ve bize öğrettikleri bu dini kabul ettik? Bizim atalarımızın dini de İslam. Atalar dini kötüyse bunu atalım ama hangi dini kabul edeceğiz? Diyelim ki attık atalarımızın öğrettikleri İslamı, hangi dine gireceğiz? "Efendim ben onu demek istemedim" diyeceğinizi biliyorum. Öyleyse ne demek istediğinizi herkesin anlayacağı şekilde yazmalısınız ki, "atalar dini" ifadenizden İslamı kasdetmediğinizi okuyucular anlasınlar. Atalar dinini terk edeceksek, 14 asırdır İslam hakkında yazılan eserleri de atmamız lazım. Atalım mı? Öyle ya, onlar bizi sapıklığa götüren kitaplar olduğuna göre?... Alınmayacağınızı bildiğim için kelimeleri zorlanarak seçmedim. Çünkü biz birbirimiz biliyoruz. Velhasıl, okuyucunun anlaması için net yazsak daha iyi olur.

mert

7 Eylül 2019 01:35

sayın dilipak güzel yazılarınız var müslümanların farkında olmadan yaşadıklarıları hayat kendimde dahil gidişatmız yani rotamızı kaybediyoruz.Kimi 5 adım önde ama bizde geriden farkında olmadan savruluyoruz.Bize kaleminizle öz eleştirimizi yaparak hatırlatmanız yerinde. Ayrıca sizden bir araştırma yapmanızı isterim bilim teknik alanında ülkenin gençleri.Yani beyin göçü gibi politkalar.Mesela devlet beyin göçünü tersine çevirmek için çok iyi ücretler burslar araştırma fonlarıyla destekliyor.Şart yurtdışında çalışan öğrenci hocalar araştırmacılar için. İki soru soracam. Güzelde millet çok iyi diyor fakat bunlar tersine dönerken içerde mevcut devam eden hoca öğrenci araştırmacılara cüzi rakamlar yada bişi yok denecek kadar rakamlarla öteleniyor.Sonuç tersine yurtdışından ülkeye dönüş fakat yurt içinde yetişmişlerde bu adaletsizliği görünce yurtdışına gidiyor bu nasıl iyileştirme. Elindekininde koru kıymetini bil. Diğeri yurtdışına giden her adam liyakatli mi ki geri dön diyorsun.Sonra her sene meb yurtdışına yetiştrmek üzere milyonlarca tl harcayıp öğrenci gönderiyor.Güzel görünüyor.Fakat bu sistem en az 50 seneden fazladır uygulanıyor bu yetişip dönenlerin ülkeye bilime tekniğe katkısı nedir.kısır döngü var.Performans değerlendirmesi varmı yoksa ünilerde yer mi kaplıyorlar. Yani buradanda bir yazı olabilir.Mesela tubitak ne yapıyor ileri kağıt üstünde çok şey var çok para destek veriliyor bakınca ama kaçı yerini buluyor geri dönütü ne oluyor.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle