--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Deprem

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
46

Uzmanlar, bu depremin asıl o büyük deprem olmadığını söylüyorlar. O da her an olabilir ve çok daha büyük, şiddetli yıkıcı olabilir.

Peki, depreme hazır mıyız?

Hayır! Değil. Yönetim de hazır değil, toplum da.. Korkulan olursa, mal ve can yanında bilgi, toplumun ortak hafızası da enkaz altında kalacak. Mal ve canın kurtarılması pahalı, zaman alıcı ve zor. Oysa bilginin enkaz altında kalmasını önlemek mümkün. Bu maliyeti bugüne kadar ödemediğimiz için her yıl çok daha fazla bir bedel ödemeye devam ediyoruz. Zaten deprem olmasa da bunu yapmamız gerekiyor. Milli Bilgi Bankası, süper bilgisayar, milli yazılım güvenliği, milli işlemim sistemi, milli arama motoru, milli ağ ve kopyalama ve lokal ağların kurulması şart. Bu olmayınca bilgilerimiz çalınıyor, tehdit artıyor ve Türkiye HW ve SW çöplüğü olduğu gibi bilgi çöplüğüne dönüyor.

Bakın, büyük İstanbul depremi için, deprem afet setlerinin şimdiden hazırlanıp, KDV ve Kurumlar Vergisi muafiyeti ile hazırlanıp, ev ve işyerlerine dağıtılması gerek. Yarın elinizde olsa bile, bedava dağıtacak da olsanız dağıtamazsınız.

Kesinlikle, hava, kara, deniz ve demir yolu ulaşımının güvenliği, milletlerarası transit güzergâhının ve bu güzergâhtaki alt ve üst geçişlerde muhtemel bir çökmeye karşı alternatif yolların güvenliğinin yeniden gözden geçirilmesi gerek.

Deprem durumunda İstanbul girişinin Sakarya’da durdurularak regüle edilmesi ve kontrollü geçiş sağlanması gerekir. Valilik, il ve ilçe belediyeleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili olarak İstanbul’a insan yardımı giriş ve insan, araç çıkışlarında kontrolün Sakarya’dan itibaren ve Sakarya’ya kadar sağlanması gerek. Aynı durum Tekirdağ için de geçerli. Öte yandan; Bursa ve Yalova yanında İzmit’in de deprem konusunda kendi aralarında bir oryantasyon merkezi oluşturmaları gerek.

Diğer bir konu, haberleşme, itfaiye, sağlık, gıda üretimi, güvenlik gibi hayati kuruluşların ve stratejik öneme sahip diğer kurum ve kuruluşlar, diplomatik merkezlerle, belli sayıda personel çalıştıran kuruluşlar, mekteplerdeki insanların güvenli yerlere taşınması, yaralı, kayıp ve kurtarma faaliyetlerinde bulunacak insani yardım örgütlerinin İK, depolarındaki gıda, sağlık ve barında malzemelerinin stok durumu faaliyet gösterebilecekleri alan ile ilgili bir envanter çalışmasına ihtiyaç var.

Düşünüyorum da 28 Şubat’ta “Deprem bir ilahi ikazdır” dediği için yargılanan gazeteciler vardı. “Öyledir” demem ama öyle de olabilir! Riba, zulüm, zina, malın, paranın ve zamanın bereketini giderir. Deprem, sel başta, bazı hastalıklar aynı şekilde alenen işlenen bazı günahlarla da ilgili olabilir. Lût kavminin başına gelenleri biliyoruz. “Fil suresi” de bir başka ilahi cezadır.

Olaya dini açıdan baktığımızda bu bir ceza olabileceği gibi, kıyamet alametleri arasında kıyamete doğru deprem, şimşek ve hastalıkların artacağı da söyleniyor. Dikkat edelim. İnternetten bakarsanız afet olarak, deprem, sel baskınları, salgın hastalıklar ile günah ve azap/gazap ilişkilerini sorgulayabilirsiniz. Hem zaten değil mi ki, bu dünyada yaptığınız her şeyin, yapmanız gerekirken yapmadığınız her şeyin bu dünyada ve elbette ahirette de bir karşılığı vardır.

Şunu da unutmayın. Deprem ve afet yakamıza yapışınca son pişmanlık fayda sağlamaz. Biz kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. O zaman sivili, siyasalı, âlimi, ümmisi ayağımızı denk alalım. Haram mal sahipleri, kul hakkına girenler, fasıklar düşünsün. Mal, can ve sevdiklerimiz enkaz altında kaldıktan sonra yapacak bir şey yok. Aksine aleyhimize bir sonuç var. Bir de çaldığınız, israf ettiğiniz, artık size faydası olmayan bir malın hesabını vereceksiniz.

Öyle anlaşılıyor ki, sarsıntılar devam ediyor. Hem İstanbul, hem de çevre illerde yerküredeki hareketlilik devam ediyor. Yeni bir deprem daha olabilir, o da hasar görmüş yapıların yıkılmasına sebep olabilir. Bu uyarılardan ders alıp tedbir almamız gerekiyor. İnşallah bu deprem aklımızı başımıza getirmiştir. Bazı şeyler yapılmadı değil, ama birçok şey de yapılmadı. Bundan sonra o yüksek yapılar konusunda düşünmeliyiz. O üst kattakiler depremi 5.8 hissetmediler. Asansör kullanamadılar, merdivenlerden inemediler. Çok katlı ev ve işyerlerine talep azalacaktır. Bu akılsızlığa nasıl izin verildi ve insanlar nasıl buralara koştu, anlamak zor.

Ah-vah etmenin de bu saatten sonra bir faydası yok, kuşkusuz. Önce acil işlere bakmak ve bu süreçte aksayan yönlerimizi gözden geçirmemiz şart. Yalan haber ve söylentiler, müfsit çevrelerin yangına körükle giden tavırları karşısında herkesin dikkatli olması gerekiyor. Ha bu durum bizlere ders olsun.

Afetlerin toplumu birbirine yaklaştıran etkisi de vardır. Yarın enkaz başında birbirimizi teselli etmeden önce şu aramızdaki, siyaset, ideoloji, etnik ayrılıklar ve kanaat farklılıklarına dayalı öfkeli söylemlerden de vazgeçelim artık. Çok uzadı, tadı kaçtı.

Bakın İstanbul büyük bir depremle dizüstü düşerse, onu bütün Türkiye zor kaldırır. İstanbul Türkiye’dir. İnşallah biz aklımızı başımıza toplarız da, Allah da bizi böyle bir durumdan muhafaza buyurur. Ama bilelim ki, Allah cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez. Aksine başlarına pislik yağdırır ve onların işlerini sarp dağlara sardırır. Bu cahil ve zalimlere karşı çıkmayanlar, seslerini kısanlar, onların söz ve makam sahibi olması karşısında hiçbir şey yapmayanlar da, kendileri o haltları yemeseler bile desinler ki, “içimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allahım.” 

Rabbim bizi bağışla. Biz de hakkı hak, batılı batıl bilip Hakk’ta toplananlardan olalım ki bizi nimet verilenlerin yoluna iletsin, gazaba uğrayanların değil. 

Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(46)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yusuf

1 Ekim 2019 09:15

Ne kadar cahil var bu ülkede. Cehalet böyle kaldığı sürece iflah olmayız. Daha çook depremeler yıkar gider. Depremi, seli, yangını salgının suçunu Allah'a yükleyen gerici yobaz kafa islah olmaz. Çünkü beyni hurafe dolu. Yazık bu ülekye buülkenin insanlaraına

Egeli

29 Eylül 2019 21:58

Halimiz içler acısı.rabbim korusun eğer çok yıkıcı deprem olursa korkarım bağımsızlığımızı tümden yitiririz.abuk sabuk yatırımlarla miras yiyici gibi har vurup harman savurarak üstüne yarım trilyon dolar borç yaparak varacağımız nokta pek iç açıçı değil.gözü aç olanın karnı doymazmış sözünü haklı çıkardılar.umarım toprağımız da bir mezarımız olur.

Heye

29 Eylül 2019 13:54

Birde şu depremden etkilenmeyen Japonya'yı da anlatsanız bi zahmet...?

Maraşlı

29 Eylül 2019 11:31

Yazının özü bu sözde saklı : Ama bilelim ki, Allah cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez. Aksine başlarına pislik yağdırır ve onların işlerini sarp dağlara sardırır. Bu cahil ve zalimlere karşı çıkmayanlar, seslerini kısanlar, onların söz ve makam sahibi olması karşısında hiçbir şey yapmayanlar da, kendileri o haltları yemeseler bile desinler ki, “içimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allahım.”

Peki Japonya'nın durumu ne?

29 Eylül 2019 10:12

Japonya'da surekli hem de yüksek şiddetli depremler olur. Günahları çok Allah onlar çok fazla uyarı mı gönderiyor demek oluyor bu. Ama sürekli yuksek şiddette depreme ragmen insanlarin burnu bile kanamıyor. Onu nasil yorumlayalım

mina

29 Eylül 2019 00:54

Yer kabuğu bile kaldıramaz oldu artık bukadar kötülüğü haksızlığı Durmuyor sarsıntılar artık bu saatten sonrada durmasını beklemesin insanlar,depremden önce hazırlık değil mesele ahırete kimin ne hazırlığı var acaba,herkes birbirinin kötülüğünü istiyor,hadsizlik diz boyu ne olacak son biliyormusunuz Akıllanmıyorsa eğer insan durmaz artık afetler kendinize gelin haddinizi Rabbinizi bilin diye bu son uyariydi benden söylemesi son pişmanlık fayda vermez kabirde...

Adem

29 Eylül 2019 00:04

Soruyorum Bilimcilere 3 5 6 7 şiddetinde sarsıntı ve bu ayari veren kim niye 8 10 14 vs değil düşünen varlık insan

Sefer sıvacı

28 Eylül 2019 23:39

35 milyar nerede?

Ünal

28 Eylül 2019 18:33

Tüm insanı dini vicdani değerlerin erozyona uğrayıp sadece bilmem kaç numaralı mükellef yani vatandaşın olduğu ülkede tüm değerler parayla satılırken deprem olmuş cok mu asıl deprem insanların beyninde ve maneviyatinda yıkılan bina yapılır peki yaşarken kaybolan ruhlar yapilirmi arzın merkezi para olursa insan promosyon olur

Abdülkadir

28 Eylül 2019 18:03

Sayın Dilipak 1999 daki çınarcık depremi amerikalıların deprem silahıyla oluşturulan bir suni depremdi.Amerikalıların fransanın ve rusyanın elinde deprem çıkarabilecek silahlar var. Bu komplo teorisi değil.O depremde abd başkanı clinton herhangi bir programında olmamasına rağmen Türkiyeye gelmiş ve gölcüğü ziyaret etmişti. Bu sarsıntıların da onların işi olabileceği aşikar. Bu sıralarda orada sismik araştırma yapan fransız abd ingiliz gemileri varsa işte o gemiler yalandan sismik araştırma yapıyoruz ayağına silizri açıklarında büyük ölçekli bir deprem oluşturmaya çalışıyor olabilirler.Lütfen bunu araştırın derim.Çünkü o sismik araştırma ayağı ile bölgedeki deprem faylarının yerlerini ve kırılma özellikleri araştırıyorlardır.Bunların amacı 1999 daki gibi büyük can kaybı olacak bir deprem üretmek olabilir. Lütfen bu yorumumu dikkate alıp silivri bölgesindeki yabancı gemilerin ne yaptıklarını öğrenmelisiniz.İş İşten geçmeden.Amerikalılar bizi böyle perişan edip kendilerine bağlı kalmamızı sağlayabilirler.Büyük bir deprem demek hem büyük bir can kaybı demek hem de büyük bir ekonomik sıkıntı demektir.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle