--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Buhara’daydım

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
39

MÜSİAD’dan bir grup işadamı ile birlikte Özbekistan’da Taşkent’i ziyaret ettik. Buhara ve Semerkand’da önemli yerler ve kuruluşları ziyaret ettik. Nakşibendi hazretlerinin dediği gibi kardeşlerimizin eli işte, gönülleri Allah dostları ile idi.

Buraları çok ihmal etmişiz ve yapacak o kadar çok işimiz var ki! 

Başkentte Emir Timur müzesini gezerken, orada, benim 40 yıl önce yayınladığım “Tüzükat-ı Timurin” kitabını gördük, özel bir vitrinde. Timur burada saygın bir kişi. Türkiye’de, Türkçe böyle bir kitabı bulup sergiye koymuşlar.

Bir zamanlar yayıncılık yapıyordum. “Doğu Devlet Yapılarına Giriş” diye bir dizi kitap yayınlamak istiyordum. Timur’dan sonra, Kanuni devri, Osmanlı-Hind Müslümanları münasebetlerini yayınladım. Daha sonra Uzakdoğu’da bir Filistin: Moro, Orta Afrika Dosyası gibi kitaplar yazdım.

Rehberimiz, İmam-ı Buhari ile ilgili ilginç bir menakıb anlattı. Halife Buhara’ya bir vali tayin ediyor. Vali, İmam-ı Buhari’nin şöhretini duymuş, Buhara’ya gelince İmam-ı Buhari’yi saraya davet ediyor. Sarayda bugünkü anlamda VIP olan Ayan’a Hadis sohbetleri yapması, çocuklarına ise hadis dersi vermesi için davet eder. Gelen davetçi İmam-ı Buhari’ye bu haberi verince İmam “Hadis dersleri bu medresede verilmektedir. Vali bey hadis derslerine katılmak isterse buyursun, çocukları Hadis dersi almak isterlerse Mekteb’e kayıtlarını yaptırıp başlayabilir. Kendisine selam söyleyin, âlim amirin ayağına gitmez bizim geleneğimizde”.

Vali öfkelenir ve 3 gün içinde şehri terk etmesi için haber gönderir. İmam-ı Buhari, Buhara’dan ayrılıp Semerkand’a gider. Ama valinin Buhari’den şehri terk etmesini istediği haberi Semerkand’a ulaşır. Semerkand’da halk buna tepki gösterir ve çok büyük bir kalabalık Buhari’yi şehrin girişinde karşılar. Karşılayanlar arasında Semerkand Valisi de vardır. İmam’a şehrin dilediği yerinde medrese açabileceğini, kendisine her türlü desteğin verileceğini söyler. Aşırı teveccüh ve ziyaret karşısında Semerkand’da ziyaretlerden derse vakit bulamayacağını, şehrin dışında, akrabalarının bulunduğu bir karyede medrese yapacağını söyler. Kalsa, yaşanan tatsız olay halk arasında tartışılmaya devam edecek, belki halk içinde husumete sebep olacak, iki vali arasına fitne girecektir. Yani kendisine yönelik öfkeden uzaklaşırken, aşırı muhabbet de onu ilim tedrisi konusunda endişelendirmiş ve ilim namına uzleti seçmiştir.

Ha bu menkıbe bizim ulema ve ümeraya ders olsun!

Burada Buhari, Nakşibendi, Maturidi, İbni Sina, Ali Şir Nevai gibi nice âlimlerin ayak izlerini görürsünüz.

Buhara, Semarkand’da adım başı tarihi eser var. Bir medeniyetin ayak izlerini görebilirsiniz ama maalesef bugün biz bu medeniyetin derinliğini pek anlatamıyoruz. Gelen insanların yatak ve yemek, turistik eşya satışından elde edeceğimiz gelire odaklanıyoruz. O olsun da, biz Urfa’da Halil ur Rahman’ı ne yaptık. Orası artık bir kültür park. Urfa Viranşehir, Eyyub Nebi de öyle. Turistik mekânlar. İnsanlar pikniğe gidiyor, çiğköfte partisi, sıra geceleri nargile, arabesk-pop karışımı “hava”lar. Cola, hamburger.. İşporta malı folklorik hediyelik eşya!

Ayasofya ile Mevlana türbesi artık sadece müze. Sema artık bir gösteri. Ney ve sema “Show business” kadın ve erkek semazenlerimiz de var, neyzenlerimiz de. Rengârenk elbiseleri ile ücretini verip özel gösteri talep edebilirsiniz.

Kerbela’ya gidenler bilir. Orası yeni bir hac mekânı olmuş sanki Şiiler için. Para ile ağıtçı da tutabilirsiniz, Kerbela için ağlayacak. Sizi de ağlatırlar. Göz kuruluğuna da şifadır(!?). Ağlayacağız ki su yükselsin, belki kurtulur gemi!

Hindistan ve Pakistan’daki İmam-ı Rabbani geleneğinin türbe ziyaretine yüklediği anlam Şia’nın Kerbela’sından neredeyse hiç de farklı değil. İnsanlar “Haccetme”ye gidiyorlar türbe ziyaretine. “Meded ya Ali”, ya da “Meded ya Şeyh” aynı ifsaddan besleniyor sanki. Liderlerini, örgütlerini, ideolojilerini şeyhlerini İlah ve Rab edinen bir sürü insan.. Bizde mezarlıklarda Kur’an okuyanlar var, burada türbelerde. Zaviyeler yapmışlar. Hoca kürsüde. Yan tarafta yapıp getirenlerin ikramları ücretsiz. Okuyucu amatör bir rehber gibi bilgi veriyor. Türbede yatanın birkaç sözünü aktarıyor, dua ederken o din büyükleri yanında ailenizden birilerinin de adını söylüyorsunuz, anıyor, bir bahşiş-hediye veriyorsunuz gidiyorsunuz.

Bu işler böyle olmamalı. Üniversitelerde o âlimlerin eserleri tartışılmalı, belgeseller yapılmalı, çocuklar için çizgi filmler olmalı. Urfa Belediyesi çocuklar için Hz. İbrahim’in çocukluğunu anlatan bir çocuk kitabı yapmış mesela. Çocuklarımıza Buhari’yi nasıl anlatacağız mesela ya da Şeyh Nakşibendi’yi.

Mesela Buhara tıp, Hadis, Tasavvuf’ta, Astronomi’de, Tarih’te önemli bir merkez. Ama bunu dünyaya yeterince tanıtamıyoruz. Filmlerde göremiyorsunuz. Unutulmuş bir uygarlık coğrafyasından söz ediyoruz. Hind, Çin, İran, Rus ve Kafkasların orta yerinde bir ülkeden söz ediyoruz.

Restorasyon çalışmaları devam ediyor. Özellikle Buhari türbesinin çevresi ile ilgili ciddi bir düzenleme yapılmış. Bir de el yazması eser kütüphanesi var. Müzesi var. Ama buraları kültür park, ziyaretgâh, türbe/anıt mezar, müze, kütüphaneden daha fazla bir anlam ifade etmeli. Bugün Sufizmi tartışıyoruz, Hadisleri tartışıyoruz. Buna Buhara mektebinin katkısı ne olacak. Onlarca ilahiyat fakültesinde Buhari ve hadisler üzerine yüzlerce akademik çalışma yapılıyor. Bunların bir kısmında bazı yanlışlıklar da söz konusu. Bunların incelenmesi ve tartışılması gerek. Burada ilmi toplantılar yapılması gerek. Bu mekânlar plato olarak kullanılarak insanlara o dönemi anlatmamız gerek. Nakşibendilik için de aynı şey söz konusu.. Oraya gelen insanların itikâfa girebilmesi, çilehanede bir gece geçirebilmesi, zikir ve sohbet halkalarına fiilen katılabilmesi, bu konudaki eleştirilere cevap verilmesi, özeleştiri de yapılması gerekir. Sapmaların önüne geçmek için ciddi bir takım çalışmalar yapılması gerekir. Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(39)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ezo

4 Ekim 2019 17:34

Hocam hepsi doğru evet finimizde ağıt yok, belli bir kabir adabı var v.s. fakat ölülere Kuran okumanın faydası olmaz mı demek istediniz "mezarda türbede Kuran okunması"nı zemmederken ,orasını anlamadım. Eğer öyleyse Kuranı diriyken okuyup ona göre yaşamak elbette gerekir. Fakat bu hz. Peygamberin uygulamalarına da bakarak söylersek ölülere dua etmenin Kuran okumanın haşa işe yaramaz olduğunu da göstermez. Umarım hadislere ve ehli sünnete , ziyaretine gittiğiniz İmam Buhariye İmam Rabbaniye ters olan bu fikrinizi tashih edersiniz. İmam Buhariden gelen bir çok hadis bize sizin fikrinizin tam aksini söyler. Teşekkürler

Yılmaz

3 Ekim 2019 17:25

Sayenizde hayatımda görüp görebileceğim en saçma tespiti görmüş oldum çok teşekkürler hocam başarısızlıklarınızın devamını diliyor ve gazetecilik tarihinden silinmenizi diliyorum

ÇİLE

2 Ekim 2019 00:09

Bütün bir insanlık yalana teslim.

Adem

30 Eylül 2019 21:10

Bu arada elektrik büyük zam yapıldı dolar düşüyor altın keza bu zam hemde yüzde onbeş in uzeri

İLBEYHAN

30 Eylül 2019 19:59

1800 YIL ÖNCE ROMALILAR, BİNALARI DEPREME , DAYANIKLI YAPMIŞLAR..... KAFİR İŞTE , NE OLACAK.... ALLAHA TESLİM, OLSA TEDBİRE GEREK YOK.... ŞIH OKUYUP , ÜFLER... TAMAM.......

Mehmed güneş

30 Eylül 2019 19:46

İslamın maddi muhafızı abbasi selçuklu osmanlı manevi muhafızı nakşi. Marsa şu anki teknolojiyle gidilemez. Marifetnamede gezegenlerin özelliği yazılmış. Kaç yüzyıl önce yazılmış. Müslüman alim yazmış

tr 31

30 Eylül 2019 19:46

sayın dilipak Tbmm 2.5 ay tatil yapmasi çok acı verdi bana bir ay nelerine yetmiyor ,yoksa Tbmm gerek kalmadi mı?

murat yazgan

30 Eylül 2019 19:26

1976 da aya gittim diyen yalanci lar 2019 teknolojisiyle aya gidemiyorlar aya marsa gitti yalanina inanan arkadaslarda millete ayar vermeye calisiyor aya marsa gidebilen yok bunlari arastirin

Malkoç

30 Eylül 2019 19:25

SONER POLAT AMİRAL HAKKA KAVUŞTU..... MAVİ VATAN , ÖKSÜZ KALDI.... MEKANI CENNET OLSUN.... VATAN DEDİ , BAŞKA BİŞEY DEMEDİ , VATANIN BİR PULUNU YEMEDİ , ÇALMADI , ÇALDIRTMADI... KURSAĞINA HARAM LOKMA , GİRMEDİ... ALLAHDA , BİZDE ŞAHİDİZ...

İLBEYHAN

30 Eylül 2019 19:21

ÜSTTEKİLER PARAYA , ORTADAKİLER LİDERE , ALTTAKİLER TANRI'YA TAPAR..... by from , EİNSTEİN.... SANKİ , BİZE DE UYUYOR.....

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle