--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bayram tatil değildir..

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
43

Hayat “oyun” ve “eğlence” olmadığı gibi, bayram da “tatil” değildir.

Ama oteller dolup taşıyor. Tatil bölgelerine bilet bulmak zor. “Bayram tatili” diye bir şey var artık. Madem 4 gün ek bir “tatil” günü var, insanlar da tatile gidiyor.

Aslında o tatil denilen iş arasının iyi değerlendirilip, “sılahi rahim” yapılsa, memlekete gidilse ne iyi olur. Ama olmuyor işte. Yazın gelenekte dağa çıkılır, yaylaya gidilir. Bizimkiler adalara, sahile koşuyor..

Zaten ilk gün bayram namazı var. Kurban kesimi ilk 2 gün yoğun, bir gün misafir bekleniyor, bir gün de bayramlaşmak için ziyarete gidiliyor.

Kurban kesmek “Hayvan haklarına aykırı” ya, “kesimsiz kurban” hizmeti veriyor bazı kuruluşlar. THK “Kesimsiz bağış” diye yeni bir “icat” çıkarttı. Biz de böyle icatlar çıkartıyoruz. “Bağış” bağıştır. Bağışın “kesimsiz”i, “kesimli”si olmaz ki! Bu “Kurban Bayramının Hacca denk gelmesi gibi bir şey”. Burada bir dolandırıcılık ya da açıkgözlülük yok bir memleket gerçeği olarak bunlardan çok daha vahim olarak toplumdaki din konusundaki cahilliği bir kenara not etmek gerek.

Okul, televizyon, gazetelerin ramazan sayfalarından öğrenilen Müslümanlıkla ancak bu kadar olurdu zaten. İşte onun için gidip FETÖ’ye kapaklanıyorlar, ya da Kalkancı oluyorlar, kimi de gidiyor DAEŞ oluyor. Bu iş bunlardan ibaret de değil. Bu durum kırsaldaki okumamışlarla ilgili bir sorun değil, akademik kariyer sahibi olup “Akaid”, “Siyer”, “Kelam” ne demek bilmeyen bir sürü “iyi aile çocuğu”, “eli yüzü temiz”, “başörtülü ya da sakallı” “Müslüman” genç var!?

Biz “iktidar şarkıları” söylerken, meğerse köprünün altından çok sular akmış.

İşin acı tarafı şu: Allah’ın dini yeri-göğü, ölümü ve hayatı açıklar, bizim yaşadığımız din, karı-koca, gelin-kaynana kavgasını bile çözmüyor. İkonalara, seremonilere ve ritüellere boğulmuş bir din var! Yıllar önce de demiştim, yine söylüyorum: Bu din benim dinim değil! Bu “Amerikano İslam”, “Euro İslam” ne derseniz deyin, kesinlikle bu ferdi planda vicdanlara, içtimai planda mabetlere hapsedilmeye çalışılan din “Allah’ın dini” değil.

Unutmamak gerekir ki, kim Allah’ın dinine bir şey ekler ya da ondan bir şey çıkarmaya kalkarsa, kimi eklediği ya da çıkarttığı ile baş başa kalır ve din aradan çekilir.

İşe bakar mısınız, ”Kesimsiz bağış”, “Allahsız İslam”, “Halksız demokrasi” gibi bir şey bu! Bu hangi sivri akıllının buluşu acaba! Bir sivri akıllı bunu buldu, o afişin tasarımını yapan bunun farkına varmadı mı? Hadi o da farkına varmadı, bu afişleri basan matbaacı, şöyle bir bakıp “ya hu böyle bir şey olmaz” demedi mi? Matbaacı bastı, bu afişleri sağa-sola asan, ya da derneklere asan hiçbir dernek yöneticisi bunun farkına varmadı mı?

Mesela şöyle yorumlar da var sosyal medyada: “Çağa ve bu çağın getirdiği ihtiyaçlara uygun yardım şeklidir. Şahsi görüşüm Allah’ın kurban kavramını bir yardım fırsatı olarak verdiği yönünde. Bu yüzden koyun-dana kestirmektense parasını ihtiyacı olanlara bağışlamayı daha mantıklı buluyorum. Mantıklı değilse de hesabını verecek olan benim. Kul ile Allah arasına girilmez.”

Konuyu hayvan hakları açısından gören de var. 

Bu arada; LÖSEV kurban derisi yanında kurban etini de satarak ihtiyaç sahiplerine maddi destek sağladığını yazıyor sitesinde, hem de “Diyanet İşleri Başkanlığının icazeti” ile notunu da düşerek.

ADD, internet sitesinde konuya şöyle girmiş. Soru: Kurban Bayramında Bağış Kabul Ediyor musunuz? Cevap:Kurban Bayramlarında ‘hayır’ için yapılan  bağışlarıöncelikle maddi sıkıntı içinde okumaya çalışan öğrencilere burs vermek amacıyla kullanmaktadır.” Kurban kesip kesmemekten söz etmiyor, “Kurban Bayramında hayır için yapılan bağışlar”!.. Ramazanda “Fitre” var da, Kurban Bayramında kurban dışında, kurbanla ilgili başka bir hayır var mı? Sadaka deseniz o her zaman verilebilir. 

Z. Beyaz “Horoz”dan kurban icat edecekti olmadı. Madem kansız olacak, kan yerine domates salçası kullanırsınız, “Soya etinden kurbanlık kuzu”. ‘Meeee’ diye ses efekti de yapılır. Hijyenik, organik nasıl isterseniz. Çağdaş! Koç istersen koç, 7 kişilik olsun dersen, al sana soya danası!

Y. Nuri yaşasaydı, yılbaşında kesilen hindiyi kurban yerine geçerli ilan eder miydi bilmiyorum. Hac mevsiminin zamanını değiştirmek istiyordu, o zaman miladi yılbaşına fiksledik mi, olur biterdi bu iş! Hatırlayın hiç kimse yılbaşında hindi keserken elini kesiyor mu ya da kaçan hindi haberi duydunuz mu! 

Birileri her bayramda Müslümanları üzmek için mutlaka bir şeyler yapıyor. Malum medya mutlaka bir yolunu bulup bu işi sulandırıyor. Dini magazinleştirmekle kalmıyorlar, din üzerine polemik, saçma sapan tartışmalarla zihinleri bulandırmaya çalışıyorlar..

Eskiden her Kurban Bayramı sonrası Suriye’de mutlaka kolera çıkardı. Hacdan gelirken getirilen hurmalarda, zemzemde mikrop bulunur dökülür, hatta hacılar günlerce karantinada tutulurdu.

Başörtü tartışması, irtica operasyonları tamam da, en komiği de kurban derisi operasyonları..

Bütün bunlar laiklik ve çağdaşlık adına yapılırdı. “Çağdaş yaşam” adına başörtüsüne karşı çıkılırdı.

Bugün bunların çoğu geride kaldı, ama başka sorunlarımız var. Dert bitmiyor. Şeytan görevini tam yapıyor. Bu ifsat hareketlerine artık içimizden birileri de ortak olmaya başladı. Dini yapılar STK’lar ve medya da bu tartışmaya bir şekilde bulaşmaya başladılar. Laikçilerden boşalan yeri bizim ılımlı İslamcılar aldı. Din üzerinden polemiğin adresi cemaat ve ilahiyatlar bugün ne yazık ki! Aileyi tartışıyoruz. Tartışmanın merkezinde “İstanbul Sözleşmesi” var ama maalesef çözüm üretemiyoruz. Giderek artan bir öfke var. Bu iş yarın çok farklı tepkilere sebep olabilir.

Paramız ve gücümüz arttı ama aklımız ve imanımız paramız ve gücümüzün gerisinde kaldı. Dini hayatın pratiklerine bakınca bunu hemen görüyorsunuz. Birileri bizi laikleştiremedi ama bizimkiler önce kendilerini, sonra da bizi sekülerleştirdiler. Müfredata bakın, belediyelerin kültür etkinliklerine bakın, bizim medyanın haline bakın, toplumun rol model olarak kabul ettiği politikacılar, iş adamları ve sanatçı takımına bakın, ne demek istediğimi görürsünüz.

İnandığımız gibi yaşamayınca, yaşadığımız gibi inanmaya başladık sanki. Aklımızı başımıza alalım ki Allah korusun. Yoksa halimiz yaman. Selam ve dua ile. 

 

Yorumlar

(43)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ferhat

12 Ağustos 2019 23:52

Tavsiyeci rumuzlu kardeş, anladığım kadarı ile söylemek istediğinizle galiba şunu kast ediyorsunuz,RTE Hz. Mehdinin ve Mesihin gelişine zemin hazirliyor ve olacakları anladiğım kadariyla şimdiden biliyor. Umarim dünyamızdaki ve yurdumuzdaki Liberalizm odakli Düzeni vesayeti altinda tutan Kabalist siyonistlerin de Mesih in gelişine zemin hazırladıklarının farkindasinizdir inşallah. Fakat onların getirmek istedikleri Mesih in bizim inandığımız Tevhid nizamını yaymak için çaba göstermeyeceğinin farkındasınızdır umarım. Zira Kabalistlerin inancina göre babil devrinde dağılan toplukukları tek kultür tek millet ve tek devlet ve tek inanç çatısı altinda toplamak gerekiyor. Dolayısıyla onların inandiği ve zuhur etmesini bekledikleri Mehdi ve Mesih dagilan bu topluluklari tekrar tek cati altinda toplamasi gerekiyor. Nitekim bunun gerçeklesebilmesi içinde evvela insanlik zilletin karanliğna çekilmesi gerekiyor. Kısacası önce ademoğullarını karanlığa itecekler sonra aynı deccalizmin süvarileri tarafindan Mesih zuhur ettirilerek sözüm ona insanlığı kurtaracaklar. Hz. Mehdi eğer irandan vede Mesih in itrailden cikmasi bizi hic şaşırtmasin. Dolayısıyla masonik ve kabalist güclerin kurguladiklari vizyonun proje taşları yavaş yavaş misyonerleri tarafindan döşenmekte. Merkelin ve Ab nin bizim yerli misyonerler gibi DECCALIZME dayanan NEW WORLD ORDER için misyonerlik yaptikları yeni bir bilgi değil. Sadece aklımızı kiraya vermeyi bırakalım ve gercekleri görelim. Söyledikleriniz kismen doğru, fakat savundugunuz zat Allah'a mı tevekkül ediyor yoksa deccalizmi kurguladığı vuzyonlara misyonerlikmi yapiyor, bunada kendinuz cevap verin lütfen.

ŞAMİL yücel

12 Ağustos 2019 23:30

DEİZM İNANCINA SAHİP ŞAMİL YÜCEL DİYOR Kİ: ALLAH’A SAYGI İÇİN PAYLAŞIN.. SAYIN DİNDAR CUMHURBAŞKANI TAYYİP ERDOĞAN VE DİYANET BAŞKANI ALİ ERBAŞ DUYDUM Kİ, DEİZM İNANCINA SAHİP OLAN İNSANLARLA MÜCADELEYE HAZIRLIK YAPIYOR MUŞSUNUZ. YAZIKTIR VE GÜNAHTIR. BUNCA MASRAFA BUNCA EMEĞE GEREK YOK. DEİZM İNANCINA SAHİP BİR İNSAN OLARAK DİYORUM Kİ, EN TEMİZ, EN AHLAKİ, AKLA EN UYGUN VE ARACISIZ, İNANÇ SİSTEMİ DEİZM İNANÇ SİSTEMİDİR. DİN VE LAİKLİK ÇATIŞMASI YOKTUR. BİR BEŞERİN CİNSEL ARCULARINA SECDE YOK. EKONOMİ YIKIM YOKTUR. . ALLAH’LA ALDATAN VAMPİRLER YOKTUR. YARATICI İLE YARATILAN ARASINDA: NE ELÇİ. NEDE BİR KİTAP VAR. DİN ADINA ÖLMEK VE ÖLDÜRMEK YOK. DİĞER BİR DEYİŞLE İÇERİSİ HEZEYANLARLA DOLU BEŞERİN DÖRT KİTABI YOKTUR ZARARDAN BAŞKA BİR İŞE YARAMAYAN TARİKATLAR YOK. BU AKIL DIŞI AYETLERİ KALDIRIP LAİKLİK İLKESİNİ KOYAN BÜYÜK DEVRİMCİ ATATÜRK’E HAKARETLER YOK. BU FAKİR MİLLETİN HACCA GİDİP PARALARINI BU REZİL ARAPLARA YEDİRME YOKTUR. ALLAH ALDATAN REZİLLER YOK. ŞİRKLER YUVASI CAMİLER YOK. BOŞA GİDEN DUALAR ÇOK. AMA AŞAĞIDAKİ REZİL AYETLERDE BUNLARIN TÜMÜ VAR. ALLAH SİZLERİ ISLAH ETSİN. ÇÜNKÜ ISLAHA MUHTAÇSINIZ. KURAN MÜSLÜMAN’LIĞINDA KUTSALLIK YOKTUR. DEİZM DE KUTSALLIK VARDIR. DEİZM İNANCINDA KURAN’DA OLDUĞU GİBİ BİRLERİNİN CİNSEL ARZULARINA DEĞİL SADECE ALLAH'A SECDE EDİLİR. DEİZM İNANCINDA BU HURAFELERİN DOĞDUĞU TOPRAKLARA DEĞİL ANITKABİR'E GİDİLİP LAİKLİK İLKESİNİ KOYARAK BİZLERİ BUNCA GÜNAHLARIMIZDAN ARINDIRAN ATATÜRK’E MİNNET VE ŞÜKRAN DUYGULARI SUNULUR. DAHA, DAHA ÖNEMLİSİ NE ALLAH’A İFTİRA NEDE ALLAH’A SAYGISIZLIK VAR. ALLAH’IN TEK VE EVRENSEL OLAN BİR KİTABI VAR. ODA AKILDIR. ONUN İÇİN DİNİNDEN BİHABER BAŞTA SİZ OLMAK ÜZERE KURAN MÜSLÜMANLARINI YÜCE ALLAH’A SAYGIYA. EDEBE, AKLA VE ATATÜRK DEVRİMLERİNE VE LAİKLİK İLKESİNE YAKIŞAN DEİZM İNANCINA DAVET EDİYORUM. ŞAMİL YÜCEL DİYOR Kİ: SANA SIĞINIRIM, SENSİN YARATAN, DİNLERİ ELÇİYİ ATTIM ARADAN. KURAN’, İNCİL’İ, SORSAN TEVRAT’I, KİTABIN AKLIMDIR BENİ YARATAN. AYIPTIR, YAZIKTIR VE GÜNAHTIR. ÇÜNKÜ YÜCE ALLAH Kullarına salât etmez( Ahzap 56 )Kuluna beddua etmez.( Lehep süresi) Kullarına hayvan demez( Araf 179) Önce dinde zorlama yoktur deyip. ( Bakara 256) Arkadan kim ki, İslamiyet ten başka bir dine yönelirse onun ki kabul edilmeyecektir demez..(Ali imran 85) Allah katında tek din İslam’dır. Demez.( Ali imran 19) Dileseydi onlar puta tapmazlardı. Demez. ( Enam 107) Puta tapanları bulduğunuz yerde öldürün. Demez. ( Tevbe 5) Allah ve Melekleri Muhammed’de salât ederler. Demez( Ahza 55) Allah senin gelmiş ve geçmiş günahlarını bağışlasın. Demez. ( (Muhammed 2) Her ümmet kendi kitabıyla çağrılır. Söylemez. ( Casiye26) Kadınları dövün. Demez. ( Nisa 34) Mirasta erkeğe iki kadına bir verin. Demez. (Nisa 11)Kadınlar sizin tarlanızdır dilediğiniz yerden varın. Söylemez.(Bakara 223)Zina eden kadınlarınız için dört tanık çağrın. Demez.(Nisa 15) İki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine bedeldir. Söylemez. ( Bakara 282) Bana ve Peygamber’e karşı gelenlerin ellerini ve ayaklarını çaprazlama olarak kesin. Demez ( Maide 33) Pusu kurun namaz kılmayanları ve zekât vermeyenleri öldürün. Demez.( Tevbe 5) Dişe diş, göze göz, kulağa kulağı farz kıldık. Demez. ( Made 45) Suçluların suçları kendilerinden sorulmaz. Söylemez. ( Kasas 78) ) Müslümanların canlarını ve mallarını cennet vermek suretiyle satın aldım. Demez. (Tevbe 111) Ebu lehe bin elleri kursun. Demez. ( Lehep 1) Ey Peygamber şu kadınlar sana helal diğerlerine haram kıldım. Ayıptır. Söylemez. ( Ahzab 50,51? Ey Peygamber evlatlığın Zeyd eşinden ayrıldı onun eşini sana helal kıldım. Demez. Bundan sonra Müslümanlar evlatlıklarının boşadığı kadınları eş olarak alabilirler. Söylemez. ( Ahzab 37) Kullarına Merkep gibidirler. Demez.( Cuma 5) Allah sekiz çift hayvan yarattım. Demez. (Enam 143) Onlar hayvan gibidirler. Söylemez.( Araf 179) (şura 51) Kırk yanşa gelince Allah’a yönelin. Demez. ( Ahkaf 15 ) Dağlara taşlara koşan atlara yemin olsun. Demez. ( Adiyat 1 ) Şeytan haklı çıktı kulları mı yoldan çıkardı. Söylemez. ( Sebe 20 ) Evlatlığının eşini sana helal, ama senin eşlerini ona haram kıldım. Demez(Ahzab 53 ) Namaz, iki, üç ve dört vakittir. Rum SORUYORUM. BU AYETLERDE: VARLIĞINA İNANDIĞINIZ ALLAH’A SAYGI, AKIL, İLAHİ AHLAK, MANTIK, KADIN HAKLARI, ÖZGÜRLÜK, DEMOKRASİ İNSANA SAYGI, EDEP, HOŞGÖRÜ, HUKUK, VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ, İNSAN ONURU, ADALET VE EŞİTLİK, ÇAĞDAŞLIK, UTANMA DUYGUSU VE YÜCE ALLAH’IN SIFATLARIYLA BAĞDAŞAN BİR ŞEY VAR MI? BU DİNİN EKONOMİK YIKIMDAN VE GÜNAHIMIZDAN BAŞAK BİZ TÜRKLERE NE YARARI VAR? ŞAMİL YÜCEL

Nurullah

12 Ağustos 2019 23:13

"Abuzer", "Malkoç", "Sancar", "ilbeyhan" akıl dolu yorumlarda bulunmuş...

Asafhan

12 Ağustos 2019 22:48

Selamun aleyküm hocam Allah sizden razı olsun Allah nurunu 14 Asır evvel tamamladı O nur ki 18 bin alemi kuşatır İnsanlar 14 asırdır kendi nisbetlerinde yaşasalarda imtihanın sırrı zaten burada gizlidir Din gününün sahibi o gün geldiğinde insanların yaşantılarını din terazisinde tartacak Bu terazi mizan denilen aslında İslamın ta kendisidir Siz mahşerde kurulacak teraziyi ne zannediyorsunuz ki! İnsanlar İslamı kendilerine göre yorumlamaktan ne zaman ki kaçınıp kendilerini İslama göre yorumladıklarında kurtuluşa ereceklerdir! "Asra yemin olsun ki insan ziyandadır" Yoksa vay o insanların haline!... Selam ve dua ile...

Ahmet

12 Ağustos 2019 20:19

Malkoç tebrik ederim

Abuzer

12 Ağustos 2019 19:37

Sayın DİLİPAK kesimsiz kurban hizmeti verenler, daha dürüst! Hiç olmazsa yalan söyleyip, kurban kestim diye mesaj atıp parayı cebe atan bzim cemaat, vakıf, dernek, tarikatçılar gibi değiller.. Ülkede yaşanan dinin İslam olmadığını yenimi keşfettin. A. OKTAR gibi yaşayan AKP liler yok mu. Yakın bir arkadaş anlatıyor.Kadın kolları üyesi bazı bayan ve AKP li erkekler ilişkileri var. Bunu üstü kapalı sizde yazdınız.. AKP iktidardan Recep bey tahtından insin.. Bu ülkede yıllarca konuşulacak malzeme ortaya dökülecek. Biz zat Şahid olduğun iki olay var, bir kuruma 3 bayan sözleşmeli elman alınıyor talimatla. Şu an kadrolu oldular. Müfettişe verdiği ifadede ben daha önce AKP vekilinin bürosunda çalışıyordum.. Bunlar daha önce piyasada bilinen işi yapanlar... İkincisi Daire Başkanı. İnsanların bacısı, eşi, ablası, annesi vb bayanlar her kurumda çalışır..Bu herif başkanlık nüfuz ve yetksini kullanarak bayanlara şantaj, tehdit ile tacizde bulunuyor. Ve şikayet ediliyor. Somut delil var. Adamada cüret o biçim mesaj, whatşhapdan yazıyor. Şikayet adliyeue taşınma dan önce disiplin soruşturması açıldı. 10 lar a bayan şikayetçi. Ve bu adamı tenzili makam ile unvanı düşürüldü. Ne yaptı. İstifa etti soruşturma düştü.. Yüz kızartıcı sabıkası olmasın diye.. Kısa bir süre sonra yine devlet kurumunda bir iş buldu açıktan atama ile daire başkanı oldu.. Ben 35 yılı aşkın kamu hizmetim var. Kaç iktidar gördüm. Böyle rezil kepaze adamlara AKP kadar kol kanat gerdiğini görmedim.. Rüşvet, işaret, yolsuzluk, hırsızlık, tecavüz cürümlerini pervasızca işleyip sonra Allah, peygamber, dava tafrası yapan bu tiplerin, eğer Allah cezasını vermeyecek ise,insanlar Allah hakkında şüpheye düşer. Buna Allah razı olmaz... İnancım bu.. Daha öncekileri nasıl rezil etti ise sıra bizimkilerde...

Ferhat

12 Ağustos 2019 19:11

19. Yüzyilda topraklarımızda kurulmuş olan Liberalizm/Siyonizm merkezli düzenin borsaları ile, merkez bankası ile, sapkin feminist odaklı aile politikaları ile, sapkın eğitim müfredatı ile, serbest piyasalı ekonomisi ile bizim ölçü ve degerlerimize zıt oldugundan da bahs edermisiniz. Bu gerçekleri göz ardı etmek ve iblisin varislerinin kurduğu düzen dahilinde hayatinimizin tüm alanlarina müdehale edilmesine sessiz kalmak küfre göğüs açmak demektir.

Malkoç

12 Ağustos 2019 18:16

# ORMANLARIMDAN DAL KESENİN , BAŞINI KESERİM # demişti FATİH SULTAN MEHMET.... Yaşasaydı baş üstünde baş kalmazdı heralde...

TAVSİYECİ

12 Ağustos 2019 17:36

Abdulkadir gardaş senin de düşündüğün şeye bak. Zaten yakında Yecüc Mecüc çıkacak, insanların yarısını yese kalır dört milyar. Ama dikkat et seni de yemesinler.

TAVSİYECİ

12 Ağustos 2019 17:23

Bak, Malkoç rümuzlu kardeşim: Sen kaç yaşındasın bilmiyorum ama biz müslümanlar olarak geçmişte çok büyük acılar yaşadık. Yıllarca müslüman olmayan hatta mason olan siyasetçiler tarafından yönetildik. Dinsiz, imansız hatta inançsız nesiller yetişti. Kur'an'ı, Ezan'ı hatta Allah demeyi bile yasakladılar. Medreseleri, İmam Hatip'leri hatta camileri bile kapattılar. Başörtülü bacılarımıza ağıza alınmayacak küfürler ettiler. Kendi vatanımızda sığıntı gibi yaşadık. Bizi sürekli hor gördüler, aşağıladılar. Oysa biz, Selâhaddin'in, Alparslan'ın, Fatih'in, Abdulhamid'in torunlarıydık. İşte bundan dolayı siyaset yapmalıyız. Siyasetten uzak duramayız. Nur içinde yatsın, rahmetli Necmettin Erbakan'ın çok çok önemli bir sözü vardır: " Siyaseti önemsemeyen müslümanlar, müslümanları önemsemeyen siyasetçiler tarafından yönetilir." Bu söz herşeyi o kadar güzel özetliyor ki. Onun için herşeyin bir anda düzeleceğini düşünmeyin. Bu diriliş elbette ki zaman alacak. Belkide onlarca yıl sürecek. İşte bu büyük dirilişin yolu siyasetten geçiyor. "Allah nurunu elbette ki tamamlayacaktır.' Sabır, sabır, sabır. Başka çaremiz yok sabretmek zorundayız. Hedefimize ulaşmak için kademe kademe ilerlemeliyiz. Menderes gitti Özal geldi, Özal gitti Erbakan geldi, Erbakan gitti Erdoğan geldi, Erdoğan gidecek bir başkası gelecek. Ama Erdoğan gerçekten çok büyük işler yaptı. Çok büyük adımlar attı, bunu inkâr edemeyiz. Bence elinden gelenin en iyisini yaptı. Ama O'nun da gücünün bir sınırı var. Bundan dolayı, O'ndan yapamayacağı şeyleri beklemeyin. Bence Erdoğan, Hz Mehdi'ye zemin hazırlayan adamdır. Ve bence, artık Mehdi'nin gelişine kendimizi hazırlamalıyız. Çünkü ortalık gerçekten çok ısındı ve sular fokur fokur kaynıyor. Dünya büyük bir savaşa hazırlanıyor. Bu savaşa hazırlıklı olmalıyız ve Erdoğan'da bunun farkında. (Allah'a emanet olun).

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle