(I) Âşık, Türk halk edebiyatında XV. yüzyılın başından itibaren görülen şair tipidir. (II) Âşığın şairlik gücünü, rüyasında pirin sunduğu “aşk badesini” içmekle ve “sevgilisinin hayalini” görmekle kazandığına inanılır. (III) Rüyada genellikle âşık adayının karşısına bir sevgili veya saz çıkmaktadır. (IV) Rüyaların süsü ak sakallı bir derviş ve bazen bir bazen üç dolu bardaktır. (V) Ozanlara rüyada sunulan tasların içindeki mayilere “aşk dolusu” denir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra “Bardağın rüyada tas hâlinde görülmesine de sık sık rastlanır.” cümlesinin getirilmesi düşüncenin akışını bozmaz?