• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ülke tarihinin en ölümcül salgını: 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Ülke tarihinin en ölümcül salgını: 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti!

Ebola salgını, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde hızla büyüyerek ülke tarihinin en ölümcül salgını haline geldi. Ağustos itibarıyla 2 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği salgına neden olan Bundibugyo türüne karşı henüz onaylı bir aşı veya özel tedavi bulunmuyor

Ebola salgını, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde hızla büyüyerek ülke tarihinin en ölümcül salgını haline geldi. Ağustos itibarıyla 2 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği salgına neden olan Bundibugyo türüne karşı henüz onaylı bir aşı veya özel tedavi bulunmuyor

Kongo'nun en savunmasız bölgelerinden birinde meydana gelen salgın, hükümetin yayınladığı verilere göre 2.325 ölüm dahil 4.945 vakayla şimdiye kadarki en hızlı büyüyen Ebola salgını oldu.

Mayıs ayında ortaya çıkan ve kısa sürede ölümcül hale gelen Ebola salgını, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin yaşadığı 17’inci salgın. Yeni virüs, 3.481 vaka ve 2.299 ölümün kaydedildiği 2018-2020 salgınını şimdiden gölgede bıraktı.

Son veriler, son 24 saat içinde 101 yeni vaka ve 33 ölüm bildirildiğini gösteriyor. 1.000'den fazla kişi iyileşirken 730 kişi hastanelerde veya karantinada kalmaya devam ediyor. Salgın, tarihteki diğer tüm salgınlardan yüksek bir hızda daha fazla insana bulaştı ve öldürdü.


 

KAYITLARDAKİ EN ÖLÜMCÜL SALGINI GERİDE BIRAKACAĞI TAHMİN EDİLİYOR

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 11.000'den fazla ölümle kayıtlardaki en ölümcül salgın olan Batı Afrika'daki 2014-16 Ebola salgınını geride bırakma yolunda ilerlediğini söyledi.

Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (Médecins Sans Frontières- MSF) acil durum koordinatörü Trish Newport, salgına toplumsal katılımın sınırlı olmasının temel bir zorluk olmaya devam ettiğini söyledi.

Newport yaptığı açıklamada, "Toplumun salgın hakkında bilinçlendirilmesi gerekiyor. İnsanların müdahaleye dahil edilmesi, belirti ve semptomların ne olduğunu ve hastalandıklarında ne yapmaları gerektiğini bilmeleri gerekiyor” dedi.

Newport, salgının merkez üssü olan Ituri eyaletinde bazı ailelerin 15 kadar akrabasını kaybettiğini söyledi, “Daha fazla ölümün meydana gelmesini, daha fazla ailenin ve topluluğun etkilenmesini önleyebilmek için müdahaleyi hızla ölçeklendirmemiz gerekiyor" diye ekledi.


 

HENÜZ BİR AŞI YA DA TEDAVİ BULUNAMADI

Kongo'nun doğusundaki altı eyalette mevcut salgından sorumlu olan nadir Bundibugyo virüsü (Ebola hastalığına yol açan bir virüs) için onaylanmış bir aşı veya tedavi bulunmuyor. Aşı ve tedavi denemeleri Ituri'de devam ediyor.

Salgınla mücadele eden tıbbi ekiplerin karşılaştığı zorluklar arasında maaşı ödenmeyen bazı sağlık çalışanlarının grevleri, isyancı grupların tehditleri, toplulukların öfkesi, etkilenen tüm bölgelere ulaşmayı zorlaştıran kötü yollar ve Ebola'nın gerçek olmadığını iddia eden yanlış bilgiler yer alıyor.

WHO, salgını takip etme çabalarına rağmen virüsün hâlâ 'olağanüstü bir hızla' yayıldığını ve geçen hafta 579 vaka ve 304 ölümle haftalık rekor kırıldığını açıkladı.


 

ÜÇ HAFTALIK GECİKME VE PATLAYAN VAKA SAYILARI

Ebola salgınının ‘bilinen ilk kurbanı’ olduğu düşünülen bir sağlık çalışanı hayatını kaybettiğinde, hastalığın korkunç belirtileri aslında çoktan kendini göstermişti. Yerel yetkililerin aktardığına göre, Bunia kentinde görev yapan ve ismi açıklanmayan bu sağlık çalışanı, 24 Nisan'da yüksek ateş, kusma ve ciddi kanamalar neticesinde yaşamını yitirdi.

Ancak yetkililerin ölümcül virüsün varlığını resmi olarak doğrulaması ve uluslararası kamuoyu acil durumu ilan etmesi tam üç hafta sürdü. Bu kritik gecikme süresince virüs adeta infilak ederek ülkeyi tarihin en büyük Ebola salgınlarından biriyle karşı karşıya bıraktı.

Öte yandan uzmanlar, virüsün yetkililerin 15 Mayıs'ta salgın ilan etmesinden aylar önce, şubat ayı kadar erken bir tarihte madencilik kasabası Mongbwalu'da yayıldığına inanıyor.


 

TESTLER VİRÜSÜ TESPİT EDEMEDİ

WHO Bunia Temsilcisi Dr. Anne Ancia, ilk vakalar geldiğinde yerel hekimlerin Ebola testi yaptığını ancak sonuçların negatif çıktığını belirtti. Bunun sebebi, ellerindeki testlerin yalnızca ülkedeki geçmiş 17 salgının 15'inden sorumlu olan Zaire suşunu tespit edebilmesiydi. Testler negatif çıkınca sağlık ekipleri hastalığın sıtma ve salmonella enfeksiyonlarının bir kombinasyonu olduğunu varsaydı. Hastalarda beş günün ardından durmayan kanamalar görülmeye devam edince, örnekler daha gelişmiş laboratuvarlara gönderildi ve bölgede çok daha nadir görülen Bundibugyo suşu tespit edildi.


 

İNSANLAR HASTALIĞA İNANMIYOR

Hélène Akilimali, Ebola virüsüne yakalanmamak için halka açık yerlerde her zaman maske takmak da dahil olmak üzere her türlü önlemi aldığını söyledi. Ancak Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusunda, yani son salgının merkez üssünde kakao satıcılığı yapan Akilimali, işi gereği her gün insanlarla temas kurmak zorunda. Bu insanların bir kısmı hastalığın gerçekliğinden bile şüphe duyuyor.

Akilimali, yanlış bilgilerin, virüs hakkındaki efsanelerin ve rahat tavırların insanları öldürdüğünü vurgulayarak, "Ebola gerçek bir hastalık. İnsanların kendilerini kandırmayı bırakması gerekiyor. Ben her zaman maskemi takıyorum. Ama müşteriler geldiğinde maskeli de olabilirler, maskesiz de. Onlara bir şey söyleyemiyorum” dedi.

Salgından en ağır şekilde etkilenen iki eyalet olan Ituri ve Kuzey Kivu'daki yerel halk, sadece salgına müdahalede gecikilmesinden değil, aynı zamanda topluluklarındaki sağlık konusundaki yanlış bilgilerden ve maske kullanımına yönelik umursamaz tavırlardan da şikayetçi.


 

EBOLA’YI YENDİ, ÖLÜM TEHDİTLERİ ALIYOR

Etienne Ezo, Kongo’nun Ituri bölgesinin başkenti olan ve aylardır amansız bir salgının merkez üssü konumunda bulunan Bunia’daki en büyük hastanelerden birinde görev yapıyordu. Bulaşmayı önlemek için elinde sadece plastik eldivenler ve bir önlük olan Ezo, yakındaki bir altın madeni kasabası olan Mongbwalu’dan gelen ve durumları kritik olan bir grup hastayı tedavi ederken virüsü kaptı.

49 yaşındaki üç çocuk babası hemşire, henüz hangi virüs sebebiyle hasta oldukları kesinleşmeden önce, hastanedeki bir izolasyon koğuşuna yatırılan sekiz sağlık personelinden biriydi. Kesin sonuç için kan örneklerinin, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin başkenti Kinshasa’daki bir laboratuvara gönderilmesi gerekiyordu; yani yaklaşık 3.200 kilometre uzağa. Etienne’e yapılan on kan testinden ancak üçüncüsünde virüsü taşıdığı kesin olarak doğrulanabildi.

İzolasyon süreci boyunca dayanılmaz acılar çekmeye devam etmesine rağmen, Etienne’in semptomları daha da kötüye gitmedi. O günleri şöyle aktardı:

"Çevremdeki bazı insanların durumu çok daha kötüleşiyordu ama bende Ebola’nın göz kenarlarından kan gelmesi gibi en korkunç belirtisi olan kanamalar görülmedi. Yaklaşık bir hafta sonra durumum iyiye gitmeye başladı. Ebola, sanki en zayıf insanları seçip alıyor gibi."

Etienne, kendisiyle birlikte üç meslektaşının hayatta kalmasını, 2017 yılındaki başka bir salgın sırasında Ebola’nın daha yaygın olan ‘Zaire’ türüne karşı aşılanmış olmalarına bağlıyor. Etienne, "Aşı yaptırmayanların hepsi ölüyor” dedi.

İyileşen ve şu anda işinin başına dönen Etienne’i en çok zorlayan durumlardan biri ise virüsten kurtulmasına rağmen maruz kaldığı toplumsal baskı.

"En kötüsü de burada hâlâ pek çok insanın Ebola’ya inanmıyor olması. Bunun sahte bir hastalık olduğunu, yetkililer tarafından kendilerini yok etmek için uydurulduğunu düşünüyorlar” diyen Etienne şunları söyledi:

"Hastanede çalıştığımı bildikleri için beni de bu 'oyunun' bir parçası sanıyorlar ve beni tehdit ediyorlar. Her gün işe giderken sokakta tehdit ediliyorum, telefonuma öfkeli mesajlar geliyor."


 

AYLARCA HATTA YILLARCA GİZLENEBİLİYOR

Etienne, şimdi WHO tarafından yürütülen ve Bundibugyo türünden kurtulmayı başaran şanslı kişileri önümüzdeki 18 ay boyunca izleyecek olan bir ‘sağ kalanlar programına’ katılacak. Bu grup, vücutlarında hiç virüs kalmadığından emin olmak için düzenli testlere tabi tutulacak.

Ebola virüsü, hasta ilk etapta iyileştikten çok sonra bile vücudun belirli bölgelerinde, özellikle gözlerde, merkezi sinir sisteminde ve testislerde aylarca, hatta yıllarca gizlenebiliyor. Bu durum, hastalığın nüksetmesine veya cinsel yolla bulaşmasına neden olabiliyor.

Bunia’daki hastanede mesaisini bitiren 49 yaşındaki hemşire Etienne Ezo, her ihtimale karşı, her gece evinin dışındaki açık hava duşunda kendisini klor çözeltisiyle yıkamaya devam ediyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23