• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Akit TV'nin sorularını cevapladı: Aileyi güçlendirmek için neler yapılıyor?

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Akit TV'nin sorularını cevapladı: Aileyi güçlendirmek için neler yapılıyor?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş, Akit Özel yayınında Erkan Tan'ın gündemde merak edilen konulara ilişkin önemli sorularını cevapladı, aileyi güçlendirmek için yapılan çalışmaları anlattı...

Aileyi korumak ve güçlendirmek adına pek çok adımların atıldığını hatırlatan Bakan Göktaş, yapılan çalışmaları şöyle anlattı: "Biliyorsunuz bu bakanlığının ismi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve 2011'de kuruldu aslında. Ondan önce genel müdürlük sonra devlet bakanlığı ve bakanlık sonra çalışma bakanlığıyla birleşti, ayrıldı. 2023 yılından bu yana sosyal politikalar bakanlığı oldu. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak 6-7 genel müdürlüğümüz var. Bunların 1 tanesi aile ve toplum genel müdürlüğü sosyal hizmet merkezlerimiz var. Türkiye yine de bunları çalışıyoruz. İhtiyaç sahibi olan vatandaşlara eğitim programları da düzenliyoruz.

Çocuktan sorumluyuz, kadından sorumluyuz, ihtiyaç sahibi vatandaştan sorumluyuz, şehit ve gazdan sorumluyuz, kadından sorumluyuz. Ayrıca aile enstitümüzü kurduk. Şimdi bakanlıkta aslında baktığımız zaman pek çok alanda bizim eylem planlarımız var.

Çocuk kadın ancak aile konusunda aileyi merkeze alan bir eylem planımız yoktu. 2023 yılında biz 8. aile şuuramızı yaptık. En son 2019 yılında yapılmıştı ve ilki 1991'de yapılmış. Aile şuuramızda Türkiye genelinde 81'imizde 30 bine yakın vatandaşlarımızla bir araya gelip aileden beklentileriyle görüşüldü. Bununla beraber oradan alan çıktıkları aile şuurasını Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle ilan ettik. Buradan çıkan sonuçları aile eylem planı oluşturduk.


AİLEYİ KORUMA GÜÇLENDİRME EYLEM PLANI

Ailenin koruması ve güçlendirilmesi 2024-2028 dönemini kapsayan bir eylem planı oluşturduk. Burada çeşitli bakanlıklara görev verdik. Bununla beraber demografik biliyorsunuz yaşlanıyoruz, nüfusumuz yaşlanıyor.

Çocuk sayımız azalıyor, yaş boşanmalar artarken özellikle evlilik yaşımız da yükseliyor. İlk anne baba olma yaşı yükseliyor. Bununla beraber tabii maşallah artık sağlık sistemimizin de güçlenmesiyle daha uzun yaşıyoruz. Ancak doğurganlık hızımız da azalıyor. Bütün dünyada böyle. Dünyada şu anda ortalama 2.1 nüfusun kendini yenileme oranı.

Fakat dünyada şu anda ilk defa 2.1'in altına düştük. Dolayısıyla artık nüfus kendi yenileme değil, geriye doğru gitmeli. Dolayısıyla yaşlanıyoruz.

Genç ve dinamik nüfus yapımızı kaybediyoruz. Ancak biz ülke olarak, Türkiye olarak hala genç ve dinamik ülke yapısına sahibiz. Şimdi ülkemizde doğurganlık hızının azalmasını ve özellikle yaşlanmamızın pek çok sebebi var.

60'lı yıllara kadar Türkiye'de çocuk teşviği vardı. Ve her 7 çocuğa işte 5-6 çocuğa kadar çeşitli teşvikler veriyordu. Özellikle devlet tarafından.

1960'lı yıllardan sonra nüfus konseyi 3 ülke üzerinden çalışma yürütüyor. Biri Türkiye, biri Tunus, biri Kore. Şimdi baktığımız zaman bu 3 ülkede doğurganlığın azaltılmasına yönelik pek çok çalışmalar yürütüldü.


ERKEKLER KISIRLAŞTIRILDI BU ÜLKEDE

Köy köy dolaşıldı. Özellikle biliyorsunuz aile planlaması hayata geçirildi. Siz de hatırlarsanız o 90'lı yıllarında.

Bunu kanunlaştırdılar. Ve çok uzun süre ülkemizde özellikle 2000 yılında Türkiye'nin 100 milyon olacağını, dolayısıyla açlıkla karşı karşıya kalacağımızı ifade ettiler. Kıtlık, dünya olarak. Dolayısıyla az nüfus olsun, nitelikli nüfus olsun. Ve mümkünse 2 çocuktan fazla olmasın. Anlayışı yerleşti.

Ama bunu çok kapsamlı yapıldı. Devlet politikası haline getirildi. Erkekler kısırlaştırıldı bu ülkede.

Bunu unutmamak lazım. SGK ile ile. 1990'lı yıllarda. 

Manşetler yine benzer şekilde. İşte tesbihler dağıtıldı. Bazı vakıflar üzerinden bunun tamamen propagandası yapıldı.

Şimdi bakıyorsunuz Güney Kore 0.72 çöküşte. Bir sürü teşvik veriyor doğurganlığı artırmak için. Tunus benzer şekilde krizle karşı karşıya. 


NEDEN 3 ÇOCUK?

Ülkemiz bu politikaları çok uzun süre direnmiş. 2007 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız 3 çocuk politikasını özellikle vurgulamış. Şimdi 20 yıl geçti bu politikanın ne kadar önemli olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz.

Neden 3 çocuk? Çünkü nüfusun kendi yenileme oranı 2.1'in çok daha üstünde. Biz de aile eylem planımızla beraber bütün bakanlıklara görev verdik aslında. Hem aileyi koruma hem güçlendirme.

Aynı zamanda aile enstitümüzü kurduk. Kurumsal yapımızı güçlendirmek için. Bütün bu nüfus politikalarımıza yönelik çalışmalar yürütmek için nüfus politikaları kurulu oluşturduk.

Başkanlığını Cumhurbaşkanı amcamız Cevdet Yılmaz yapıyor. Ve pek çok bakanlığın olduğu aynı masa etrafında oluştuğu yılda 2 kere toplanan ad komisyonlarının olduğu akademik siyenlerden STK'lara birlikte çalıştığımız konuları özellikle nüfusu desteklemek aileyi desteklemek adına aile dostluk sistemi kurmak adına bu çalışmaları yürütüyoruz. Allah kolaylık versin tabi herkes de bunu konuşuyor.

Geçtiğimiz yıl 2025 yılını aile yılı olarak ilan ettik. Aile yılında neler yaptık? Özellikle Türkiye'de 18-29 yaş arasındaki genç çiftlerimize evlenme desteği sunduk. Aile ve gençlik fonumuzdan.

AİLE VE GENÇLİK FONU

Özellikle burada gabardan filyostan ve yeraltı madenlerden yüzde 20'ye kadar geliri aile ve gençlik fonumuza yatırıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu bu. Bu kapsamda da 18-29 yaş arasındaki gençlerimize 200-250 bin liralık çeşitli destekler sunuyoruz.

18-25 yaşındaysa iki gencimiz 250 bin. 26-29 yaş arasındaysa da 200 bin liralık bir destek. Tabi şöyle de yapıyoruz.

Bu çocuklarımıza, bu genç çiftlerimize evlendiklerinde 190 belediyemiz de bizlere katkı sundu. Nikah ücretlerini ücretsiz yapıyorlar. Salonları ücretsiz veren belediyelerimiz var.

2000'e yakın firmayla da anlaştık. 2046 firmayla. Baktık ki bir yıla yakın özellikle bu aile ve gençlik fonu çok rağbet gördü.

Bugüne kadar 222 bin 980 gencimizi evlendirdik aile ve gençlik fonuyla. Ve bu kapsamda 21 milyar 48 milyon liralık bir destek sunduk. Çocuk sahibi olduklarında 48 ay içerisinde bu kredinin 12 ayını erteliyoruz.

Çift çocuk sahibi olanlara ise bu krediyi tamamen hibe ediyoruz. Ve bu kapsamda 23.102 çiftimizin taksitleri ertelendi. Bu demek oluyor ki 23.102 bebeğimiz 1 oldu.

Artı 528 çiftimizin ikiz bebeği oldu. Dolayısıyla aslında 24.000'e yakın bebeğimiz var şu aşamada. Allah bağışlasın.

Ve bu grubumuzda şunu özellikle vurgulamak isterim. Bu grubumuzda anne ve baba yaşı daha düşük Türkiye geneline baktığımızda. 23.5 annelik yaşı, 25.5 babalık yaşı.

Oysa Türkiye genlerinde ilk anne olma yaşı 27, ilk baba olma yaşı 29. Dolayısıyla şunu görüyoruz. Gençlerimize yuva kurmak istediklerinde erken zamanda desteklediğimizde, ekonomik olarak desteklediğimizde, farklı şekillerde desteklediğimizde aslında bu politikanın başarılı olduğunu görüyoruz.

Bu gençlerimize özellikle evlenmeden önce 2 günlük evlilik öncesi eğitim programı mecburi kılıyoruz. O eğitim programına katılmayanlara bu krediyi vermiyoruz. Evlendikten sonra da onları yalnız bırakmıyoruz.

6 ay sonra yine destek oluyoruz. Telefonlaşıyoruz. Manevi desteklerden bahsediyoruz.

Maddi destek dışında. Tabii. Onunla beraber iş kaybı yaşadıklarında, ihtiyaç sahibi olduklarında iş kuruda bu gruba öncelik tanıyoruz.

Yine Türkiye'nin 100 yılı sosyal konut projesi kapsamında Çevre Şehircilik Bakanlığı'nın yürütü. Orada da bu gençlerimize özel bir kontenjan ayırdık. Ev sahibi olmak istedikleri takdirde.

Dolayısıyla biz çocuklarımıza sadece evlendirmekle kalmıyoruz. Ondan önceki süreçte ve ondan sonraki süreçte sağlıklı ve güçlü bir aile kurmalarına yönelik pek çok alanda destek olmaya devam ediyoruz. Ayrıca çocuk sahibi olan her çiftimize de bir destek sunuyoruz.

Yine 2025 yılında Ocak ayında aile yılları ile beraber başlattığımız bir program. İlk çocuğa 5000 liralık tek seferlik bir destek. İkinci çocuğa 1500 liralık tek seferlik, aylık bir destek.

Üç ve sonraki çocuklar için 5000 lira çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar annenin hesabına yatırdığımız bir desteğimiz var. Dolayısıyla düzenli destek ödediğimiz şu anda 788.573 çocuğa düzenli destek ödüyoruz aylık Türkiye genelinde. Ayrıca da 1.3 milyon anneye de bugüne kadar 27.6 milyar liralık ödeme gerçekleştirdik.

Şunu söylemek istiyorum biz aile sadece ekonomik desteklerle desteklenecek bir konu değil. Az önce bahsettiğim size 60 yıllık bunun bir geçmişi var. Dolayısıyla pek çok konu aslında zihinlerde bitiyor.

İzlediğimiz içeriklerde bizler sokaklara çıktığımızda çoklu aileler gördüğümüzde hemen niye bu kadar çocuğu arka arkaya yaptılar ki diye kendimiz bile sorgulayabiliyoruz. Aslında aile dostu ekosistemi sunmak, korumak ve onu güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğu. Dizi yapımlarından sosyal hayata kadar eğitim hayatından sağlık hayatına kadar biz bu güçlü aile dostu ekosistemi güçlendirmek adına pek çok çalışmayı önümüzdeki dönemlerde de sürdürmeye devam edeceğiz.

 

Allah kolaylık versin tabii hepimizin birer birer tek tek ödevde düşüyor bu politikaları desteklemek ve bu olumsuz algıyı, zihniyeti yenisiyle ve daha faydalı olanıyla değiştirme konusunda bize de görev düşüyor. Algımızı değiştirmeye çalışmamız lazım bizim de. Şimdi genç dinamik nüfus yapımız bizim gerçekten en önemli gücümüz.

 

Aile bizim için bir beka meselesi. Genç nüfus yapısı da aynı şekilde. Biz Avrupa'ya göre 10 yaş genç bir milletiz, 10 yaş.

 

Ancak hızla yaşlanıyoruz ve biz bu özellikle yaşlanmanın önüne geçmek hala öncelikle bu doğurganlık hızını durdurarak başarabiliriz. Dolayısıyla burada aslında herkesin üzerine düşen bir sorumluluk var. Ve aileyi korumak, güçlendirmek ülkemizin rekabetçi konumunu korumak adına da çok kıymetli.

 

Doğurganlık hızının yavaşlamasını mutlaka durdurmamız lazım.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23