• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Siyonistin ağzına bakıp milletini üzme

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Siyonistin ağzına bakıp milletini üzme

Siyonist aklın peşine takılarak, okullarda başörtüsünü yasaklayan Azerbaycan’a, Türkiye’deki siyasetçi ve STK’lardan, “Siyonistin ağzına bakıp milletini üzme” uyarısı geldi.

MUHAMMET KUTLU  ANKARA

Azerbaycan’da ilk ve ortaöğretim kurumlarında uygulanan kılık-kıyafet yönetmelikleri kapsamındaki başörtüsü kısıtlamaları, Türkiye’nin 29 yıl önce yaşadığı 28 Şubat sürecini hatırlatırken, kardeş ülkede yaşananlara sivil toplum kuruluşları, siyasetçiler ve sosyal medya kullanıcılarından tepkiler yükseldi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderliğini yaptığı iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), Türkiye’deki iktidar çevrelerini Azerbaycan’ın içişlerine müdahale etmekle eleştirerek, “AK Parti iktidarını bu zararlı siyasetten kaçınmaya çağırıyoruz” açıklamasını yaptı. Türkiye’den okullarda başörtüsü yasağına gelen eleştirilere Bakü’den verilen sert karşılık, “Tek millet, iki devlet” düsturuyla hareket eden Türkiye ve Azerbaycan arasında hiç istenmeyen bir gerilimi tetikledi. Akit’e konuşan uzmanlar, kardeş Azerbaycan’ın, Türkiye’nin 30 yıl önce yaşadığı ve inananların büyük haksızlıklara uğradığı dönemde yaşanan hatalara düşmemesi gerektiğini vurguladılar.


 

“AZERBAYCAN’IN 28 ŞUBAT’TAN DERS ÇIKARMASI GEREKİR”

Akit’e konuşan, 28 Şubat dönemini özel doktoru ve milletvekili olarak merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın en yakınında yaşayan 19 ve 20. Dönem Refah Partisi Tokat Milletvekili Ahmet Feyzi İnceöz; “Hırsız içeride olunca kapı kilit tutmaz diye bir laf var ya, Azerbaycan’da yaşananlar da, aynen öyle. Şimdi Azerbaycan’ın içerisinde İsrail yanlısı ve İsrail kökenli olanlar var. Ve maalesef en son BM 81. Genel Kurulu’nda da bunların yüzlerini gördük. Netanyahu konuşurken, Azerbaycan heyeti genel kurul salonunda kaldılar, taraflarını belli ettiler. Yani ‘kişi sevdikleriyle beraberdir’ Hadis-i Şerifi’ndeki gibi, onlar kiminle beraber olduklarını gösterdiler. Her toplumda olduğu gibi orada da münafıklar var. Ve her dönemde de bunlar milletin başına bela olmuşlar, çok devletlerin yıkılmasına sebep olmuşlardır. Şimdi tabii burada herkes birbirini çok iyi tanıyor. İnşallah biz bunların tuzağına düşmeyeceğiz. Dostlarımızı düşmanlarımızı çok iyi tanıyıp ona göre davranmamız gerektiğini elbette büyüklerimiz de değerlendiriyor diye düşünüyorum. Azerbaycan yönetiminin 28 Şubat döneminde Türkiye’nin yaşadıklarından ders çıkarmaları gerekir. Türkiye’de siyonistlerin kışkırtmasıyla inananlara türlü zulümler yapıldı. Ama sonunda Erbakan Hoca’nın yanında yetişen bir kadro Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde iktidara geldi. Yaşananlardan ders çıkarmak lazımdır. Dua edeceğiz birbirimize inşallah. Dua müminin en güzel silahıdır. Azerbaycanlı kardeşlerimize de dua ediyorum. Azerbaycan yönetimine Allah hidayet versin” ifadelerini kullandı.


 

“AZERBAYCAN’I İSRAİL BİR ÜS OLARAK KULLANMAYA BAŞLADI”

28 Şubat döneminde Başbakan Necmettin Erbakan’ın danışmanı ve Refah Partisi MYK Üyesi olarak yaşananlara tanıklık eden Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin de şunları söyledi: “Aslında Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev İsrail’in güdümünde yeni hareket ediyor değildir. 1990’lı yıllarda Sovyetler dağılıp, Azerbaycan devleti kurulduktan sonra özellikle orada kayıp Yahudi kabilesi olarak adlandırılan Hazara’daki Yahudi topluluğunu ön plana alarak, Azerbaycan’ı İsrail bir üs olarak kullanmaya başladı. Netanyahu oraya defalarca gitti ziyaret etti. Altyapıyı oluşturdular orada. Tabii Azerbaycan’la Türkiye’nin yakınlaşması bazı odakları rahatsız ediyor. Özellikle de mütedeyyin insanlar üzerinden bu tip operasyonlarla Azerbaycan’la Türkiye’yi karşı karşıya getirmek istiyorlar. Bu konuda daha temkinli hareket etmede fayda var. Erbakan Hoca bunu yaşamış bir lider olarak ve onun yakınında en yakında olan bir kişi olarak bunu ifade ediyorum. Ki o dönem şimdiki mevcut Cumhurbaşkanımız da 28 Şubat mağduruydu. Çocuklarını okullara gönderemedi, mecbur kaldı, yurt dışında okuttu. O dönemlerde birçok insan bu mağduriyetleri yaşadı. Ve bazıları bunu sokağa dökmek istiyorlardı. Erbakan’ın sert açıklamalar yaparak gençlerin sokağa dökülmesini arzu eden mihraklar vardı. Erbakan çok akıllı politikayla bunu sükûnet içerisinde geçirdi. Ve bunun üzerine tabii yavaş yavaş toplum da hazırlandı. Ve onun sonucu olarak da Türkiye’de tabii bu tip engeller yavaş yavaş kaldırıldı. Şu anda kamuda tesettürlü hanımlar yer alıyor ve Meclis’te tesettürlü milletvekillerimiz bulunuyor. Ecevit döneminde. ‘Burası meydan okuma yeri değil’ diye Fazilet Partili milletvekilini Meclis’ten çıkarmışlardı. Fakat gelinen süre içerisinde şükürler olsun bunlar kalmadı. Türkiye’de bazı kuruluşlar ve şahısların Azerbaycan yönetimine yönelik sert açıklamalar yapması sadece bazı küresel güçlerin hesabına gelir. Ve bunlar devam ettiği müddetçe ilişkiler daha da kopma noktasına gelir. Bunun önünü alabilmek için devlet ricalinin ikili ilişkilerle bu sorunun yavaş yavaş soğutularak, yumuşatılarak bunun ortak akılla çözüme kavuşturulması en güzel adım olacaktır. Azerbaycan da ister istemez aynı şekilde mukabele etmiş olacak. Nitekim de orada da bazı yetkililer yavaş yavaş sert söylemlerle Türkiye’yi adeta hedef almaya başladılar. Azerbaycan yönetiminin, Türkiye’de 28 Şubat döneminde yaşanan acıları halka yaşatmaması gerekir. Bu tecrübenin de büyük kısmını yaşayan bir lider olarak Sayın Cumhurbaşkanı’nın konu üzerinde hassasiyetle durup, Aliyev nezdinde gerekli adımları atması son derece büyük önem taşımaktadır.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

okur

Aliyev yeni Esad olmasın
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23