Tıp dünyasının saygın isimlerinden biri, edebiyatın ise güçlü kalemlerinden… Peki, Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi kimdir, hayatı boyunca hangi çalışmalara imza attı?
Türkiye’de hem tıp hem de edebiyat alanında iz bırakan isimlerden Hasan Hüsrev Hatemi, 88 yaşında hayatını kaybetti. Vefat haberi Dergah Yayınları tarafından yapılan açıklamayla duyurulurken, Hatemi’nin yaşamı ve çalışmaları yeniden dikkat çekti. Peki, Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi kimdir?
Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi kimdir?
12 Aralık 1938’de İstanbul’da dünyaya gelen Hasan Hüsrev Hatemi, eğitim hayatını İstanbul’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi aldı ve mezuniyetinin ardından akademik kariyerine burada devam etti.
İç hastalıkları uzmanı olarak görev yapan Hatemi, özellikle endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları alanında çalışmalar yürüttü. 1971 yılında doçent, 1978 yılında profesör unvanını aldı. Uzun yıllar öğretim üyeliği yaparak çok sayıda öğrenci yetiştirdi ve tıp eğitimine katkı sundu.
Hatemi, İran’ın Salmas şehrinde doğan Ali Asgar Hatemi Bey ile Azerbaycan göçmeni Cemile Hanım’ın oğlu olarak dünyaya geldi. İkiz kardeşi Hüseyin Hatemi de akademisyen olarak hukuk alanında tanındı.
1959 yılında tanıştığı Sezer Göze ile 1963’te evlenen Hatemi’nin bu evlilikten iki çocuğu oldu. 2006 yılında yaş haddinden emekli olduktan sonra da mesleki çalışmalarını sürdürdü.
Hasan Hüsrev Hatemi yalnızca bir hekim değil, aynı zamanda güçlü bir edebiyatçıydı. Şiir, deneme ve hatıra türlerinde eserler kaleme aldı. Yazılarında insan, hayat, ölüm, kader ve inanç gibi temaları işledi.
Eserleri arasında “Yozlaşmadan Uzlaşmak”, “Kelimeler Kitabı”, “N'etti Bu Yunus N'etti”, “Kuşlar ve Zaman”, “Gelin Tanış Olalım” ve “Ömür Süvarisi” yer aldı.
1988 ve 1994 yıllarında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından ödüllendirilen Hatemi,şiirlerinde özellikle hasta-doktor ilişkisi ve hastalık kavramına da yer verdi.
2007 yılında kolon kanseri teşhisi konulan Hatemi, buna rağmen üretmeye ve yazmaya devam etti. Hem akademik hem edebi yönüyle iz bırakan isim, yaşamı boyunca birçok öğrencinin ve okurun hayatına dokundu.
Vefatıyla birlikte Türkiye, hem önemli bir hekimi hem de derinlikli bir kalemi kaybetmiş oldu.