• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Örnek hayatlar.... Musab B. Ümeyr

Yeniakit Publisher
2019-05-06 12:26:00 -
Örnek hayatlar.... Musab B. Ümeyr

Peygamberimizin, "Mekke'de Mus'ab bin Umeyr'den daha güzel giyinen, daha yakışıklı ve nimetler içinde yüzen başka bir genç görmedim." diyerek bahsettiği Musab B. Ümeyr'in örnek hayatı...

Kureyş gençlerinin gözbebeği, yakışıklı varlıklı bir ortamda dünyaya geldi. Giyimiyle herkesi imrendiriyordu. Sözlerinin güzelliği ve aklının üstünlüğü ile kendisine herkesi hayran bırakıyordu. İşitti ki, Allah’ın Elçisi ve Ona inananlar Sefa tepesindeki Erkam’ın evinde buluşuyordu. Bir akşam doğruca Darül Erkam’a gitti. Müslüman oldu, öylesine huzurla dolmuştu ki sanki kanatlanmış, uçuyordu... Musab’ın ailesinin bundan haberi yoktu. Annesi Hunnas bin Malik korkunç güçte bir şahsiyete sahipti.. Annesi Musab’ın Müslüman olduğunu öğrenince öfkeden kudurdu. Musab’ı zincire vurdurup hapsetti. Musab bir yolunu bulup zincirden kurtulup Müslümanlarla Habeşistan’a muhacir olarak gitti. Döndü annesinin şerrinden ikinci defa Habeşistan’a hicret etti. Döndüğünde annesi onu evlatlıktan reddetti. Çünkü İslam’dan vazgeçmesini istiyordu. O ise annesini İslam’a davet ediyordu. Musab annesiyle ipleri kopardı. Yalnız ve fakir kalmıştı.

Bir gün sahabilerin bulunduğu yere gittiğinde Müslümanlar şefkatle ona bakıp, gözlerini yere indirdiler. Herkesin gözleri yaşarmıştı. Çünkü bir zamanlar Mekke’nin en iyi giyinen ve en yakışıklısı olan Musab eski, döküntü bir elbise içerisindeydi. O bolluğu refahı bir tarafa itip, eski elbiselere ve bir gün tok bir gün aç kalmaya razı olmuştu. Efendimiz (sav) ona mühim bir görev verdi. Medine’ye elçi, muallim olarak gönderdi. O Medine’de İslamı öğretecek Medine’yi büyük hicret günü için hazırlayacaktı. Musab, Medine’de Es’ad bin Zürare’nin yanında kalıyordu. Birlikte evlerde toplantılar yapıyor, İslam’ı tebliğ ediyorlardı. Toplantı yaptıkları birgün Medine’nin en azılılarından  Üseyd bin Hudayr çıkageldi. Onu gören Medineliler dağılıp gitti.  Musab dimdik ayakta duruyordu. Useyd’e İslam’ı anlatmaya başladı. Usayd öfkeyle bağırdı, “Benden korkmuyor musun?” diye.   Musab “Allah’tan başkasından korkmam, beni dinler misin?” diye sakin bir şekilde cevap verdi. Musab’ın kararlı tavrından etkilenen Useyd, tamam diyerek kılıcını yere koydu ve oturdu “Anlat” dedi. Musab Kur’an’dan ayetler okuyup açıkladı. Useyd çok etkilenmişti. Kelime-i Şehadet getirip Müslüman oldu. Useyd bin Hudayr’ın Müslüman  olduğu duyulunca Medine’de İslam hızla yayıldı. Günler ve yıllar birbirini kovaladı, Allah’ın Resulu ve sahabesi Medine’ye hicret etti.

Bedir’de müşriklere iyi bir ders verilmişti. Rahat durmadılar, bu defa Uhud’da karşı karşıya gelindi. Efendimiz (sav) sancağı Musab bin Ümeyr’e teslim etti. Savaş kazanılıyordu ki, okçular Uhud tepesini terkedip, ganimet için savaş alanına koştular. Müşrikler, müslümanları arkadan kuşattı.

Musab sancağı var gücüyle havaya kaldırarak tekbirler getiriyor, düşmanı üzerine çekip onları Allah Resulü’nden uzaklaştırmayı istiyordu. Musab’ın sağ eli kesildi, sancağı sol eline aldı, sol eli de kesilince, iki pazusuyla sancağı göğsüne sıkıştırdı. Göğsüne mızrak sapladılar o yere düştü. Musab düştü, sancak düştü. Musab şehit olmuştu. Onu kefenleyecek çizgili bir bez parçasından başka bir şey yoktu. Başı örtüldüğünde ayakları, ayakları örtüldüğünde ise başı açıkta  kalıyordu. Efendimiz (sav) “Başından itibaren örtün, ayaklarından açık kalan yeri de ızhır otuyla örtersiniz” buyurdu.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23