Hac görevimizi ifa etmek için, kutsal topraklardayız. 25 Eylül günü sabah erkenden, otelimizde İHRAMA girip, Medine’nin Zulhuleyfe bölgesindeki MİKAT mahallinde, 2 Rekat Umre Namazını kılıp Umre’ye niyetlenerek, Mekke’ye yöneldik.
Bu sitemizin, BU AYIN ŞEHİDLERİ diye bir bölümü vardır. O ay içerisindeki şehidlerimizi, alfabetik sırayla bu bölümde yayınlamaktayız. Ekim ayı şehidlerimizi, 2 Ekim günü ilave ettiğimde; şahsen tanıdığım Mustafa Sevim ve Şeyhmus Durgun, dikkatimi hemen çektiler.
İstanbul grubu içerisinde yer alan hacı arkadaşlarımızdan, Alican Köse ile İstanbul’da Sıla Turizm’in Fatih’teki bürosunda tanışmıştık. Alican Köse ile hemen kaynaşmıştık. Alican kardeşimiz de benim gibi, bir yanlışlık karşısında çok çabuk parlayan ve hemen tepkisini veren, bir kardeşimiz. Haksızlığa ve yanlışlığa hiç tahammülü yok. Bir yanlışlık veya haksızlık gördü mü, hemen tepkisini ortaya koyuveriyor ve gidermeye çalışıyor. Alican Sanayi Mahallesi’nde oturuyorum deyince, Mustafa Sevim Hoca’yı tanıyıp tanımadığını sorduğumda, bana ‘Bizler onu çok iyi tanıyoruz. Hocamızı sen nereden tanıyorsun’ diye sorduğunda; Akıncılar döneminden tanışıklığımı özetle anlatmıştım.Alican Köse ve arkadaşlarına, otelin yemekhanesinde bir karşılaşmamızda ‘7 Ekim Pazartesi günü Mustafa Sevim Hoca’nın şehadet yıldönümü. Pazartesi günü öğle namazında Kâbe’de Mustafa kardeşimiz için Kur’an okuyup dua edelim’ diye teklif ettiğimde, hepsi birden ‘Tamam hocam yapalım’ dediler.
7 Ekim 2013 Pazartesi günü öğle namazını otelimizin mescidinde kıldıktan sonra, Alican Köse, Hayrettin Gündoğdu, Zekeriya Çakır, Mecit Balyedi ve hanımlar ile birlikte Harem’e (Kâbe’ye) gittik. Merve Tepesi bölümünden, Hareme girdik ve Safa tepesini takip ederek, Hz. İsmail kapısı tarafından, Kâbe alanına girdik ve Yeşil ışık bölgesinin hemen arkasında bulduğumuz, uygun bir yerde oturduk. Herkes kendisi, bir miktar Kur’an okudu. Ben de içimden Yasin okudum. Kur’an okumayı tamamladıktan sonra, ben kısaca Mustafa Hoca ve Ekim ayı şehidlerimizden Şeyhmus Durgun, Bilal Yaldızcı, Mustafa Gümüş ve Yusuf Yayla hakkında bilgiler verdikten sonra, dua edip ve Fatiha okuduk. Hep birlikte kalktık ve TAVAF yaptık. Böylece Rabbimizin yoluna kurban verdiğimiz şehidlerimizin birkaçını, Kâbe’de anmış olduk.