Maden-İş Sendikası Ege Bölgesi Şubesi’ne sert çıkan madenciler, “Hayatında yeraltına inmemiş, işçinin halinden anlamayanı sendika temsilcisi, genel sekreter olarak dikiyorlar. O adam senin haklarını savunur mu?” dediler
EROL METİN / SOMA - Akit, Soma’daki mazlum maden işçilerinin sorunlarını aktarmaya devam ediyor. Emekliliğe hak kazanan ancak maden ocağında çalışmaya devam eden Mehmet Kuzu adlı işçi, çalışma koşullarının son derece kötü olduğunu kaydederek, “Haddinden fazla yoruyorlar bizi. Taşeron yok deniliyor fakat taşeron var. Asıl parayı onlar alıyor. Bizleri düşük maaşla çalıştırıyorlar. Sendikal haklarımız yok. Sendika işçilere sahip çıkmıyor. Sendikacı, patronlar tarafından adeta satın alınıyor” diyor. Bir başka maden emekçisi, mazlumları sömüren baronlarla işbirliği yapan yetkili Maden-İş Sendikası Ege Bölgesi Şubesi’ne sert çıkarak, “Hayatında yeraltına inmemiş, işçinin halinden anlamayanı sendika temsilcisi, genel sekreter olarak dikiyorlar. O adam senin haklarını savunur mu?” diye soruyor.
ALLAH’TAN KORKULARI YOK
Ocakları işleten şirket yetkililerinin imza attığı usulsüzlüklere dikkat çeken bir diğer işçi, şunları söylüyor: “Eğer kanunu uygulasalardı vardiya değişimi dışarıda olur. Ama bizde içeride değişim oluyor. İnsan yer üstünde, temiz havada yüzde 80 kapasiteyle çalışır. Ama yeraltında şartlar değişir. Çalışma kapasitesi yüzde 60’a düşer. Bunlar yer üstünde ulaşabilecekleri kapasiteyi yeraltında uygulamaya çalışıyorlar. Bir işçinin çalışma saati normalde haftada 45 saati geçmez. Ancak bizler sabah 7.30’da işe giriyoruz, çıkış saat 16.00’da. Normalde günde 7 buçuk saat çalışmamız gerekirken, 8 buçuk saat çalışıyoruz. Her gün bir saat zorunlu mesai yaptırıyorlar. Bunu da normal çalışma saati olarak gösteriyorlar. Hem günde bir saat fazla çalıştırıyorlar hem de bir saatten 5 dakika erken çıkarsan yevmiyeyi kesip cezai işlem uyguluyorlar.”
“BUGÜN NİYE AZ YAPTIN” SORGUSU
Facianın yaşandığı ocakta çalışan ancak o gün izinli olan madenci de işletmecilerin doymak bilmeyen iştahına vurgu yaparak, “İş güvenliği diye bir şey yok. Sürekli üretim! Gelsin mal, gitsin mal. Emniyet her zaman ikinci plandadır. Tek çözüm devletin bu işe el atmasıdır. Memurlar oraya gelip çay içmeyecek” diyor. Bir başkası, “Bize her zaman ‘çok iş yap ama emniyetli yap’ diyorlar. Ancak ikisi bir arada olmuyor. Çok çalışınca risk artıyor. Devlette ise, ‘işi az yap ama emniyetli yap, kaza olmasın’ diyorlardı. Özelde, ‘sen dün 8 kasa yaptın, bugün niye 4 kasa yaptın’ diye hesap soruyorlar” şeklinde sıkıntılarını aktarıyor.
“KENDİMİZ TEDARİK EDİYORUZ”
Ceplerini dolduran maden baronlarının çalışana değer vermediğini dile getiren bir işçi, şu bilgileri veriyor: “İlk bir ay çizmelerini, işçi üstünü kendin tedarik edersin. Eğer kaçmazsan, yılmazsan o zaman madencisin. Çizmen de verilir, elbisen de verilir. Oldu ki iş bıraktın çizmen de alınır, elbisen de. Sürüne sürüne çamurlu yerlerden geçiyoruz. Yükümüz ağır oluyor. Bu yüzden baya zorluk çekiyoruz. Ölüm riski her an var.”
Soma için ‘Araştırma Komisyonu’ kuruldu
TBMM’de Soma’da meydana gelen maden kazasının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına karar verildi. Soma’da meydana gelen maden kazasından sonra parlamentoda grubu bulunan 4 parti tarafından verilen araştırma önergelerinin birleştirilmesinden sonra Genel Kurul’da yapılan görüşmeler tamamlandı. Meclis araştırması açılıp açılmaması konusunda yapılan oylamada milletvekillerinin tamamı el kaldırarak araştırma komisyonu kurulmasını onayladı. Ayrıca; komisyonun 17 üyeden oluşması, komisyonun çalışma süresinin komisyonun oluşmasından sonra 3 ay olması, komisyonun gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilmesi oylanarak kabul edildi.