28 Şubat postmodern darbesi döneminde dindar kesime yönelik getirilen birçok yasak, AK Parti hükümeti tarafından kaldırıldı. Yasakların kaldırılmasıyla birlikte yaz aylarında camilerde Kur’an okumayı öğrenen çocuklar, Kur’an derslerini okullarda devam ettiremedikleri için kısa sürede unutuyor. Veliler, sadece 5, 6, 9 ve 10. sınıflarda okutulan Kur’an-ı Kerim ve siyer derslerinin anaokulundan itibaren başlamasını istiyor. Bununla ilgili yasada bir engelleme bulunmadığını belirten veliler, fiili olarak sürdürülen bu yasağın sonlandırılmasını talep ediyor.
28 Şubat postmodern darbesi döneminde dindar kesime yönelik getirilen birçok yasak, AK Parti hükümeti tarafından kaldırıldı. Yasakların kaldırılmasıyla birlikte yaz aylarında camilerde Kur’an okumayı öğrenen çocuklar, Kur’an derslerini okullarda devam ettiremedikleri için kısa sürede unutuyor. Veliler, sadece 5, 6, 9 ve 10. sınıflarda okutulan Kur’an-ı Kerim ve siyer derslerinin anaokulundan itibaren başlamasını istiyor. Bununla ilgili yasada bir engel bulunmadığını belirten veliler, fiili olarak sürdürülen bu yasağın sonlandırılmasını talep ediyor.
VELİLER TÜM SINIFLARDA
OKUTULMASINI İSTİYOR
Camilerde serbest olan siyer ve Kur’an derslerinin anaokul ve ilkokullarda yasak olduğunu belirten veliler, Kur’an dersinin seçtirilmemesinin iradeye ipotek ve yasaya aykırı olduğuna dikkat çekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın geçen yıl uygulamaya koyduğu yeni eğitim sistemi ile ortaokullarda sadece 5 ve 6, liselerde ise 9 ve 10. sınıf öğrencilerine verilen seçmeli Kur’an-ı Kerim ile Hz. Peygamberin Hayatı derslerinin 6287 sayılı yasanın 9. maddesine göre tüm sınıflarda okutulması gerektiğine vurgu yapan veliler, diğer sınıflardaki öğrencilere tercih hakkı verdirilmemesinin hak ihlali olduğuna dikkat çekti. Veliler, geçen seneden beri devam eden hukuksuzluk ve haksızlıktan vazgeçilmesini istedi.
MEB, YASAL DÜZENLEMEYE
AYKIRI DAVRANIYOR
Kur’an-ı Kerim ve siyer derslerinin son iki sınıfta tercih ettirilmeyip sadece ilk iki sınıfta okutulmasına tepki gösteren Kur’an’ı Anlama Platformu ve Kurtuluş Kur’an’da Platformu Genel Koordinatörü Adem Çevik, bu yapılanın büyük bir yanlış olduğuna dikkat çekti. Yanlıştan dönülmesi için imza kampanyası başlattıklarını belirten Çevik, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yasal düzenlemeye aykırı davranarak, seçmeli dersleri sadece iki sınıfla sınırlandırmasına tepki gösterdi. Çevik, Kur’an-ı Kerim ve siyer derslerinin diğer sınıflarda da yasal olarak okutulması gerektiğini söyledi. Kur’an ve siyer derslerinin bütün sınıflarda okutulması için mahkemeye başvuracaklarını söyleyen Çevik, “4+4+4 eğitim sistemini kapsayan kanunu uygulamamak suç. Bununla ilgili Danıştay’a, idare mahkemesine, Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız. TBMM, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a dilekçe gönderdik” dedi.
İLKOKULLARDA
KUR’AN DERSİ HÂLÂ YASAK
MEB’in bunu dersleri ilk iki sınıfla sınırlamaya gittiğini hatırlatan Çevik, seçmeli derslerin 7, 8, 11 ve 12’nci sınıflarda da okutulması için mücadele edeceklerini söyledi. Çevik, “Kur’an ve İslam Peygamberi dersi tüm sınıflarda hatta ilkokullarda bile okutulmalıdır. İlkokullarda Kur’an derslerinin serbest olmaması yasak anlamı taşımaktadır. Bir nevi 12 yaş öncesi Kur’an yasağı camilerde serbest olurken, ilkokullarda yasaklanmaktadır. 28 Şubat’ta 12 yaş öncesine uygulanan Kur’an eğitimi yasağı şimdi de 10 yaş öncesine uygulanmaktadır” diye konuştu.
KUR’AN DERSİ ŞART
Kur’an ve siyer derslerinin sevdirilmesi için velilerin çocuklarına bu dersin önemini anlatması, evlerde de ailecek Kur’an okunması gerektiğini aktaran Çevik, “Öğrencilerin derse olan katılımı ve sevgileri bu derslerin daha çok verimli hale gelmesini sağlar. Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin Hayatı, ilkokuldan hatta anaokulundan başlayarak, lise sona kadar seçmeli ders olarak alınabilmeli. Çünkü uyuşturucu yaşının ilkokullara indiği bir dönemdeyiz, karanlıktan aydınlığa çıkmak, Kur’an neslini oluşturmak ve geleceğimizi kurtarmak için bu hikmetli ve ibretli dersler şart. Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin örnek ahlâkı ile tanışmayan bir gençlik, fıtratından, öz değerlerinden uzaklaşarak her türlü batıl ve sapık düşünceye açık hale gelecek ve kendini, ailesini ve de geleceğimizi tehlikeye atacaktır” dedi.