TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Irak ve Suriye yönetimlerinin kendi çıkarları için ülkelerini ateşe attıklarını belirterek, “Siyasi çıkarları için toplumsal kutuplaşmaları körükleyen bu yöneticiler tarih önünde hesap verecekler” dedi
HASAN ÖNAL / TBMM BÜROSU - TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Irak ve Suriye’de yaşanan insanlık dramının sorumlularının mevcut yönetimleri olduğuna dikkat çekti. Irak ve Suriye yönetimlerinin kendi çıkarları için ülkelerini ateşe attıklarını belirten Bozkır, siyasi çıkarları için toplumsal kutuplaşmaları körükleyen bu yöneticilerin tarih önünde hesap vereceklerini kaydetti. Bozkır, Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta barış ve istikrarın tesisi için üzerine düşeni yapmaya devam edeceğinin altını çizdi.
Irak’ta son günlerde tam bir dram yaşandığını ifade eden Bozkır, “Ülke, 2013 işgalinin ve 2007-2008 iç savaşının ardından en büyük krizle karşı karşıyadır. Irak ve Suriye’de yıllardır devam eden siyasi kriz ortamından yararlanan ve bölgede ortaya çıkan siyasi boşluğu kendi yöntemleriyle doldurmaya çalışan bir örgüt söz konusudur. Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı örgüt, Irak Hükümeti ve Suriye’deki rejimin yanlış ve yetersiz politikaları sonucunda bugünkü gücüne ulaşmıştır. Yaşadığı ülkenin yöneticilerince siyaseten dışlanan, baskı altına alınan ve meşru taleplerine kulak tıkanan halk kitleleri, nihayetinde bu örgütün istismarına açık hâle gelmiştir. Bunun sonucunda, iki yıldır devam eden zulüm yüzünden bu bölgeler IŞİD’in yöneticilerine âdeta altın tepside sunulmuştur.” diye konuştu.
SİYASİ ÇIKARLARI GEREĞİ ÜLKEYİ ATEŞE ATTILAR
Bölgede yaşanan gelişmelerin uzun vadeli dönüşümler yaratabilecek nitelikte olduğunu dile getiren Bozkır, “Tabiatıyla, ortaya çıkan çatışma ve vahşet görüntüleri kabul edilebilir değildir. Ancak, Irak ve Suriye’nin neden bu duruma geldiği de dikkatle incelenmeli ve hatırlanmalıdır. Kadim medeniyetlerin beşiği olan bu ülkelerin kaos ortamının içine düşmelerinin başlıca sorumlusu bugünkü yöneticileridir. Siyasi çıkarları gereği toplumsal kutuplaşmaları körükleyen bu yöneticiler elbette tarih önünde hesap vereceklerdir. Ülkemiz ise komşularımız Suriye ve Irak’ta barış ve istikrarın tesisi için üzerine düşeni yapmaya devam edecektir” diye konuştu.
TÜRKİYE UYARILARINDA HAKLI ÇIKTI
Musul’da 50 bin askerden oluşan ordu birliklerinin, birkaç bin olduğu tahmin edilen IŞİD unsurlarıyla çatışmaya girmek yerine Musul’dan çekilmelerinin dikkat çekici bir gelişme olduğunu belirten Bozkır, “Bir örgütün Irak’ın en büyük vilayetlerini iki, üç gün içinde ve yerel halkın da desteğiyle tamamen ele geçirmesi başka türlü izah edilemez. Irak’ta giderek derinleşen ayrımlar, gerginlikler konusunda iki yıldan fazla bir süredir ısrarla yaptığımız uyarılar maalesef dikkate alınmamıştır. Uyarılarımızda haklı çıkmış olmaktan dolayı da üzüntü duyuyoruz.” dedi.
IŞİD, HEDEFLERİNİ TEK TEK GERÇEKLEŞTİRİYOR
Irak’ın Sünni bölgelerinin büyük çoğunluğunun IŞİD’in kontrolü altında olduğunu hatırlatan Bozkır, “Söz konusu örgütün hedefi, Irak ve Suriye’nin büyük bir bölümünü içerecek şekilde sözde bir İslam devleti kurulmasıdır. Son bir hafta içerisinde Irak’taki ilerleyişi, IŞİD’in söz konusu hedefine doğru ilerlemekte olduğunu ve Bağdat’a saldırmayı planladığını da göstermektedir. Bu gelişmeler, Irak’ın, 2007-2008 döneminden daha da kanlı bir mezhep savaşına sürüklendiğine işaret etmektedir. Bu riski Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere ilgili tüm aktörlerin dikkatine getiriyoruz.” dedi.
HÜKÜMETİMİZ TÜRKMEN SOYDAŞLARIMIZA SAHİP ÇIKIYOR
Irak’taki Türkmenlerin bu krizden olumsuz şekilde etkilendiğini belirten Bozkır, “Özellikle Telafer’deki soydaşlarımız son günlerde büyük bir mücadele vermişlerdir. Neticede Telafer de IŞİD hâkimiyeti altına girmiştir. Bunun hemen öncesinde şehri terk eden ve Kürtlerin hâkimiyetindeki Sincar bölgesine sığınmak zorunda kalan 100 binin üzerinde olduğunu anladığımız Şii Türkmen soydaşlarımıza acil insani yardım yapılması için Hükümetimiz derhâl harekete geçmiştir. AFAD tarafından gereken çalışma derhâl başlatılmıştır. Esasen, Musul’dan geçen hafta Irak Kürt bölgesine sığınmak zorunda kalan 500 bin kadar Iraklı kardeşimiz için de benzer insani yardımlar süratle yerine ulaştırılmıştır. Bu son olaylar, ülkemizin, herhangi bir mezhep veya etnik aidiyete bakılmaksızın, zulme uğrayanların, zor durumda kalanların daima yanında olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Irak’taki tüm soydaşlarımızın durumlarını yakından takip etmeye devam edeceğiz.” dedi.