• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Borsa و kendine benzeyeni suçlamak!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Borsa و kendine benzeyeni suçlamak!

Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Borsa و kendine benzeyeni suçlamak!' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;

Borsa vugununda haksız kazanç elde edenler, vurgun yapanlar açısından da bir bakmak lazım.
Nasıl işte bir taraftan zarar görenler, mağdurlar, ahlar, vahlar.

Borsadaki bu manipülasyon üzerinden işlem adeta bir kumar, hatta şans oyunu. Hatta çoğu yönüyle hileli kumar, hileli bahis. Hilesizi bile, zaten standardı bile hatadır da bahisinde, kumarında.
Haramdır yani, şeytan işidir. Allah der ki onlar pis şeytan işleridir, bulaşmayın onlara. Yani alnınızın teriyle hak edişinizin, hakkaniliğin peşine düşün.

Böyle köşe dönmece, birini soyarak, soğana çevirerek az veya çok fark etmez. Az veya çok. İşte vurguna uğrayanlar da, ezilenler de, zarar görenler de aynı kafayla. Az kazanacağım diyor. Kazanayım. Parası az, çok olsa çok kazanacak. Ama az olduğu için azı koyuyor. Hepsinin niyeti aynı, karşıdakini ütmek. Birilerinin cebinden parayı cebine indirmek. Birileri kaybedecek ve o da oradan kazanacak.
Bir yerler düşecek, o fırlayacak falan mesela. Yani çoğu böyle haklı kazanç tarafı neredeyse yok denecek kadar. Ve tamamen manipülasyon.

Açık, özellikle şu borsa vurgunu olayı. Tamamen bir manipülasyon, bir müdahale, bir algı. Ondan sonra balon.Hop gitti. Peki buradaki vurgunu yapanlar zaten belli. Yani nihayetinde kapitalist sistem.


 

Yani sistem kapitalist sistem. Onlar da oyunu kuralına göre oynuyorlar. Kapitalist sisteme göre oynuyorlar. Liberal sisteme göre. Her teşebbüs hür. Soymak hür. Yani bu İslami değilmiş, gayri İslami, hakkani değilmiş, meşru değilmişe bakan var mı? Bunu devlet mi istiyor? Bunu şu andaki anlayış mı istiyor? Halk mı istiyor? Siyasiler mi istiyor? Medya mı istiyor? Çünkü kimsenin böyle bir meşruiyet derdi yok, bir hakkaniyet derdi yok. Önemli olan herkes cebe indirmek. Kim kimi soyabilirse, kim kimi çarpabilirse.

Kapitalist sistem bu, liberal sistem bu. Yani şu andaki İslam karşıtlığı, hakkaniyet karşıtlığı, meşruiyet karşıtlığı böyle bir sistem. Böyle bir sistem, serbest piyasa, bilmem ne vs.
Dünyanın dayattığı, niye dayatıyor dünya? Süper güçler niye dayatıyor? Niye bütün ülkeleri ütsünler, onları soysunlar, halkı soysunlar, devletleri soysunlar diye serbest piyasa. Yani istediği gibi at oynatsın. Güçlü ezsin diye.

Mazlumu mağduru kollayan bir sistem değil ki. Buradan ne bekleniyor? Buradan böyle vurgun beklenir zaten. Devletler devletleri soyar.
Yetmedi kendi içinde de, o ülkenin içinde de güçlü olanlar, varlıklı olanlar, piyasayı takip edenler, hile edenler, hileden haberdar olanlar, diğerlerini. İşte hileli kumar dedik ya, yani manipüle eder, şişirir borsayı sonra çekilir, karını kor cebine. Şu anda dolar üzerinden veya piyasadaki bu işte Trump'ın bile petrol üzerinden elde ettikleri manipülasyonlarla elde ettikleri bu kazançlar nedir? İşte bu kapitalist sistemi, liberal sistemi, serbest pazarın tezahürleri. Yani taşlar bağlı, itler serbest.


 

Bu felsefe, mantık bu. Böyle bir ortamda ezen de ezilen de aslında uzun vadede hakkaniyete karşı mahcup. Suç işliyorlar. Suç işliyorlar aslında, hepsi zarar ediyor. Ama bir oyun, eğlence. Şu anda biri kazanıyor, biri kaybediyor. Ve kazananlar da tabii ki çok büyük oynayanlar, büyük oyuncular. Tabii ki büyük oyuncu olmanın bir getirisi var, hem birikim olacak hem işte bu piyasa nasıl dönüyor onu bileceksin. Hem kollanacaksın, haberdar olacaksın. Birbirini kollar nihayetinde. İtler, çakallar hesabından. Böyle bir vahşi kapitalizmin içinde bunlar beklenen şeyler.

Orada ahlak mı arayacaksın, insanlık vicdan mı arayacaksın? İşin işleyişi bütün bunları geçtik de. Asıl benim kafama taktığım yine dönüp dönüp işte efendim Allah Allah diye aldatıp bilmem ne. İşte şu İslami bazi taamülleri de gündem ederek. Şunu yapan kalkıp bir de bu soygunu yapıyor, şöyle ediyor, böyle ediyor. Ya dur bakalım ya. Yani o haşa Allah mı böyle bir şey istedi? Bunu engelleyen Allah-u Teala, siz dinlemediniz. Onu taşladınız, dinini taşladınız, Allah'ın has kullarını taşladınız. Her türlü hakareti yaptınız, her türlü tehdidi yaptınız. Şimdi de kalkıp bir de böyle, ya bu hakikaten küstahlık, ükelalık.


 

Orada ne alaka sen onu dinlemediğin için buraya geldin? Ne devletin bunu dinliyor, ne serbest piyasan bunu dinliyor, ne partilerin, ne sözde akademisyenlerin, ne işte kanaat önderlerin. Ya hiçbirisinin Allah'ın tavsiyelerini kale aldığı yok. Ondan sonra bu nereden başımıza geldi? Bir de faturayı kalk koruyana kes. Bu ükelalık yani başka bir şey değil faturayı yine ona kesersin. Sen onu dinlemediğin için düştün. Velev ki bu vurgunu yapanlardan birileri de yine İslami hassasiyeti olan belli noktalarda böyle orayı da ihmal etmeyen yani nalına da mıhına da hesabından oradan da kazanmak isteyen birileri olabilir. Ama onu bu duruma sevk eden nedir? İslam mı? Allah mı? Veya onun bir İslami muhafazakarca ortaya koyduğu bazı güzel ameller mi? Ne alakalandırırsın bunu? Onlar yani Allah mı bunu istiyor? Haşa. Allah bunu yasaklıyor.

Bunlar nihayetinde mal gaspı, hırsızlık en temel haramlardan birisidir. Yetimin malına, hiç kimsenin malına göz dikmemek yani mal emniyeti İslam'ın temel düsturlarındandır. Kimsenin malını çalın der mi. Hatta kalkıp bir de yok çalanların eli kolu kesilirmiş şöyleymiş böyleymiş. Ya bu yaygarayı koparmadınız mı? Aynı kafalar.
Aynı kafalar. Ya hiç olmazsa eli kesilecek bilsin? Böyle bir şey yapmasın. Yani ortada fol yok, yumurta yokken bile bu yaygarayla sen hem o anlayışın hırsızlığa karşı koyduğu tavrı eleştir.
Zımnen onun aleyhinde tavır takın. Hem de kalkıp hırsızlık olunca, soygun olunca bu defa faturayı dönüp ona kes. Ya bu akıl karı değil hakikaten.
Bu zır cahillik ya. Sen bunu hak ettin yani. Böyle bir sistemi hak ediyorsun. Böyle bir düşmeyi hak ediyorsun. Soyulduysan soyulmayı hak ediyorsun. Çünkü sen bunu düzelten sisteme karşı duruyorsun.
Bu zır cahillik, akıl mantık neresinde bunun, kabul edilebilir bir şey değil. Ya sen kalkıp bir de o dini suçlayacaksın. Kaldı ki o din bunu tam önlüyorken önlemesine bile karşı çıkıyorsun.


 

Asıl suçlu sensin. Kapitalist sistemi, liberal sistemi, laik sistemi, işte gayri İslami sistemi, gayri meşru sistemleri, gayri hakkani sistemleri, haktan yana olmayan, şeriattan yana olmayan, islamsız, şeriatsız sistemleri savunan sizler ektiğinizi biçiyorsunuz. Kurunun yanısıra yaş ta yanıyor. Ektiğinizi biçiyorsunuz. Utanmadan, arlanmadan bir de size nasihat edenlere mi çıkışırsınız? Yok o işte İslami muhafazakar bile olsa, ya kardeşim o bu işi yaparken muhafazakarlıktan mı bunu yapıyor? Allah Resulü de buyuruyor, mümin mümin olarak zina etmez, mümin olduğu halde hırsızlık yapmaz. Yani o işi yaparken bile o imanın İslam'ın vasfı değil.
O işte beşeri batıl ideolojilere, şeytana veya şeytanlaşmış insanlara kanmak veya içinden dışından o iğvalara kanmakla oluyor, islamsızlaşmakla oluyor yani bunlar.

Bunlar İslam'dan değil, islamsızlaşmaktan. Yani biri işte sözde İslami muhafazakar bile olsa, böyle mi, İslami muhafazakar bile olsa, onun diğer amellerinde bir İslamilik olsa, muhafazakarlık olsa, belki yani hakikaten çok sıkı da olabilir.
Ama bu ameli onunla ilintili değil. Bu ameli nedir? İşte eleştirenlere diyorum, onlar da biliyorki bu İslam'dan değil. Eleştirenlerin çoğu da hakikaten olaya daha aklı selimle bakanlar, zaten Allah'la, İslam'la veya İslami muhafazakarlıkla bu tür şeyleri bağdaştırmazlar. Aynı yerde hırsızlıkla Allah aynı kalemde, aynı cümlede kullanılabilir mi? İşte bazı salih amellerini işleyenlerin bu salih amelleriyle, bu kötü ameller yan yana konabilir mi? Hakla batılı
niye birbirine karıştırırsınız? Hakla batılı giydirirsiniz. Yani onların bu tür amelleri İslamilikten değil, İslamsızlıktan. Şer'ilikten değil, şeriatsızlıktan.

Daha doğrusu bunları birlikte kullanarak bilinçaltına hitab, bu da şeytani bir tuşak. Yani aslında Allah'ı, İslam'ı ve salih amelleri de bu tür lekeli işlerle bir cümlede kullanarak aslında antipropaganda yapıyor. İslam'a karşı, Allah'a karşı, hakkaniyete karşı, hak hukuk dinlemeye karşı, hak edişe karşı, helal kazanca karşı bir şekilde burada bile bir hinlik var.


 

Bir şekilde karalıyor, bir yerde karalama kampanyası yürütüyor. Halbuki o kişi İslam'a uyarak değil, İslami bir salih amel neticesi veya salih amel olarak değil. Nihayetinde kendisi de iyi birisi olmaya çalışıyorsa bile bunu iyi birisi olarak değil, kötü birisi olarak yapıyor.

Bu işte şeytana veya o mihvalde insi şeytanlara, insanlardan şeytanlaşanlara, şeytana uşaklık edenlere benziyerek bunu yapıyor. Bu amel suçlanacaksa şeytan suçlanması lazım. Bu amel suçlanacaksa o suçlayanlar var ya, bu tür kumara, içkiye, bahise, kumarvari manipülasyonlara, borsaya, şuna buna kucak açan, ona itiraz edenlere itiraz eden, işte hangi çağdaşınız, gericisiniz, şusunuz, busunuz diye nasihat edenleri sevmeyenler, nasihati sevmeyenler var ya onlar suçlanmalı. Böyle bir ortamın müsebbibi tamamen onlar. Yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor. Diyelim ki kendini bu bataklıktan kurtarmaya çalışan birileri yine o bataklıktan lekelenebilir, bir şekilde kolunu bacağını kaptırabilir, nefsine kapılabilir.
Bu leke o bataklığın sonucu. Sen burada niye onun kurtulmaya çalışmasına ve yöneldiği kıbleye itiraz edersin? Neden kıblesine itiraz edersin? Ya bataklığa itiraz etsene, bataklığı kurutsana. Bire gafil zaten bunlar başına oradan geldi.

Hatta şuna da ben çok şaşırırım. Bu itiraz edenler yani biz işte bu tür gayri meşru kazanç sistemleri yasaklansın, bunlar haramdır dendiği zaman buna itiraz edenler, sen asıl bunu destekliyorsun. Öbürü en azından fikren buna taraftar değil karşısında ama insanlık hali o da hata ediyor veya kazanç haksız da olsa onu da kandırabiliyor. O da insan yani, onun da mayası çamurdan. Dolayısıyla o sana benziyor, senin savunduğun şeye benzemiş oluyor, öyle mi? Karşı durduğuna giderken senin savunduğun yola sapmış oluyor. Ya kına yak, sevinmen lazım.
Aslında burada bir gariplik var, sevinmen lazım. Bak ne güzel işte bizim savunduklarımıza geldi diye.


 

Ama demek ki, kendi dininden de emin değil, kendi savunduğundan da emin değil. Onun kötü olduğunu bile bile savunuyor. Bir başkası da oraya düşünce, o hataya, o kuyuya, o lağıma düşünce, bak işte o Allah adını kullanıyordu da, o işte namaz kılıyordu, oruç tutuyordu da, hacca gidiyordu da, hacıydı hocaydı da, efendim İslami muhafazakardı da falan. Müslüman kurtulmanın, ğayrısı batmanın adı. Sen bataklığı savunursun, o da kurtulmayı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23