• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

15 Mayıs 1174: Nûreddin Mahmud Zengî'nin vefatı (Eyyübi Sultanı)

Yeniakit Publisher
2024-05-15 05:22:00 -
15 Mayıs 1174: Nûreddin Mahmud Zengî'nin vefatı (Eyyübi Sultanı)

Onlar; yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Eyyübi Sultanı Nûreddin Mahmud Zengî'yi hayırla yâd ediyoruz.

1118’de Halep’te doğan Nûreddin Mahmud Zengî, babası, Musul Atabegi İmâdüddin Zengî’nin 541’de (1146) katledilmesi üzerine Musul Atabegliği’nin Halep şehri ve çevresine hâkim olmuştur. Nûreddin, Urfa’nın Haçlılar tarafından ikinci kez istilasının önüne geçmiş; “Halep Sahibi” olarak, Antakya Haçlı Prinkepsliği ve Trablus Haçlı Kontluğu üzerine akınlar düzenlemiş, Müslümanların Haçlılara karşı mücadelesinin liderliğine yükselmiştir.
Onun liderliğiyle, Haçlılara karşı mücadele, Müslümanların birliği sağlanarak Haçlı istilasına son verme stratejisine kavuşmuştur. Bu strateji, aynı zamanda Suriye ve çevresinde Müslüman toplumun yeniden inşası yönünde çok yönlü bir yenilenmeyi de kapsamıştır.



549’da (1154) Dımaşk’ı ele geçiren Nûreddin Mahmud, Tuğteginliler Atabegliği’nin topraklarını emirliğine katarak Şam’ın Suriye kısmının Haçlılara karşı bütünleşmesi yönünde en büyük atılımı yapmıştır. Bu başarısından sonra “Melik (Sultan)” olarak anılan Nûreddin, istila kabiliyetleri Müslümanların bölünmüşlüğünden kaynaklanan Haçlıların Kudüs’ten çıkarılmasını sağlayacak sürecin siyasî, askerî ve sosyal temellerini atmıştır.
Nûreddin, 558’de (1163), Esedüddin Şîrkûh komutasındaki bir birliği Mısır’a göndererek bu ülkenin siyasetinde söz sahibi olmaya başlamıştır. Mısır’la ilgili süreç Şîrkûh’un komutasında işlerken Nûreddin, kardeşi Musul Atabegi Kutbüddin Mevdûd’un ölümü üzerine 566’da (1170), Musul Atabegliği’ni kesin olarak merkezî idaresine katmıştır. Süreklilik arz eden bir siyasetle Mısır’a hâkim olan Nûreddin, 567’de (1171) Mısır’daki nâibi Selâhaddîn-i Eyyûbî üzerinden Fâtımî Hilafeti’ne son vermiş, İslam dünyasını yeniden tek halifelik çatısı altında toplamıştır.



Nûreddin, Mısır’ın zaptı ve sonrasında elde ettikleriyle “büyük sultan” konumuna çıkmış, devrinin İslam dünyasının en önemli hükümdarı olmuştur. Nûreddin, yaklaşık 28 yıllık iktidarının ardından 569’da (1174) Dımaşk’ta öldüğünde İran sınırından Libya’nın batısına uzanan ve sadece Haçlılarca bölünen büyük bir coğrafyaya hükmediyordu. Yemen ve Sudan’ın bir bölümü, onun hâkimiyeti altındaydı; Mekke ve Medine’de de adına hutbe okutuluyordu. Nûreddin, ülkesini hukukta ve malî düzenlemelerde bütünlük, devlet-toplum ilişkisinde adalet, toplumun yönlendirilmesinde eğitimden yararlanma esasları üzerinde yönetmiş, Suriye ve çevresinde gerçekleştirdiği çok yönlü kurumsallaşmayla devrinden sonrasını da etkileyen bir yenilenme gerçekleştirmiştir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

osmanlı kartalı

aynı zamanda ALLAH RESÜLÜNÜN NAAŞINI KAÇIRMAK İSTEYEN KEFERELERİ GEBERTMİŞTİR RESÜLÜLLAH ONUN RÜYASINA GELMİŞ KALK NURETTİN BENİ ÜÇ KŞİDEN KURTAR DİYEREK TEVECCÜHTE BULUNMUŞ BİR MÜSLÜMAN HAKANDIR RABBİM MAKAMINI CENNET ETSİN

Gültekin

BÜTÜN DÜNYALIK HASTALIĞI ALLAH RIZASI İÇİN ÇALIŞAN BU MUHTEREM DİN BÜYÜKLERİMİZ GENÇLERİMİZE HER YÖNÜ İLE ANLATMALIYIZ, MALESEF GENÇLERİMİZ GEÇMİŞİNİ BİLMİYOR BU YÜKSEK KARAKTERLERE SAHİP ATALARIMIZ MUTLAK TANITILMALIDIR.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23