Açıklamaya göre, klasik seralarda ısı genellikle üst bölgelerde birikiyor ve bu durum bitkilerin farklı sıcaklık koşullarında gelişmesine neden olarak verimi düşürüyor. Bu sistem ise bu sorunu ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Sera içerisine yerleştirilen boru hatları aracılığıyla doğrudan ısı transferi sağlanırken, hava da kontrollü şekilde ısıtılıyor. Böylece sera içerisindeki tüm hacimde dengeli bir sıcaklık dağılımı elde edilerek bitkiler için ideal ve stabil iklim koşulları oluşturuluyor. Yenilenebilir enerji entegrasyonu sistemin en dikkati çeken özelliği olarak öne çıkarken, projeye dahil edilen güneş enerjisi altyapısı sayesinde enerji ihtiyacının büyük kısmı karşılanabiliyor. Yaklaşık 1000 metrekarelik alana kurulabilen 200 kilovatpik gücündeki fotovoltaik sistem, Türkiye şartlarında yıllık ortalama 280-320 megavatsaat elektrik üretimi sağlıyor. Üretilen bu enerji, ısı pompası, sirkülasyon pompaları ve otomasyon sistemlerinin çalıştırılmasında kullanılarak işletme maliyetlerini ciddi oranda düşürüyor. Ayrıca sisteme entegre edilen batarya depolama ünitesi, enerji üretimindeki dalgalanmaları dengeleyerek kesintisiz çalışma ve operasyonel güvenlik sağlıyor. Etkinlikte ayrıca, modern seracılıkta sıkça karşılaşılan yüksek enerji maliyetleri ve dengesiz ısı dağılımı sorunlarına çözüm olarak geliştirilen "Akıllı Sera Enerji, Homojen Isıtma ve Yapay Zeka Destekli Kontrol Sistemi" de tanıtıldı. Bu sistem sayesinde hem enerji tasarrufu sağlandığı hem de üretim verimliliğinde önemli artış elde edildiği ifade edildi. - Jeotermal destekle yüzde 100 tasarruf Sistem, sığ jeotermal kaynaklar ile yüksek verimli ısı pompası teknolojisini bir araya getiriyor. Yer altındaki yıl boyunca sabit kalan sıcaklık, güvenilir bir enerji kaynağı sunarken, ısı pompası bu enerjiyi kullanılabilir seviyeye taşıyor. Yapılan saha uygulamaları ve akademik çalışmalara göre, sera içi hava sıcaklığında 6-8 derece artış, toprak sıcaklığında 8-12 derece artış, enerji tüketiminde ise yüzde 100 tasarruf sağlanıyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi, sistemin yeni olmadığını ve Avrupa'da uzun yıllardır kullanıldığına işaret ederek, "Bu sistem Avrupa'da yaklaşık 50 yıldır kullanılan ve yasal altyapısı olan bir enerji türüdür. Yerin 100 metreye kadar olan kısmında bulunan 14-20 derece arasındaki sıcaklığı borularla yüzeye taşıyarak ısıtma ve soğutmada kullanıyoruz." ifadelerini kullandı.