KADIN İLE ERKEĞİ AYRIŞTIRMAMAYA VE ÖTEKİLEŞTİRMEMEYE ÖZEN GÖSTERMEK ZORUNDAYIZ: İslam'ın, ailenin temeline sevgi, şefkat, adalet ve merhamet gibi değerleri yerleştirdiğini, aile içerisindeki ilişkilerin emanet bilinciyle, hakkaniyet ekseninde sürdürülmesini istediğini aktaran Arpaguş, şöyle devam etti: "Bugün ne yazık ki aile kurumunu itibarsızlaştıran ve kadının hakkını savunmak adına kategorik olarak erkeği ötekileştiren sığ bir yaklaşıma şahit oluyoruz. Bu bağlamda çeşitli medya araçları üzerinden yapılan özensiz yayınlar, aile içi şiddet meselesinin makul ve gerçekçi bir çözüme kavuşturulmasını daha da zorlaştırmaktadır. Esasen insanı ayrıştıran bu yaklaşım, toplumsal psikolojide ciddi bir tahribata da sebep olmaktadır. Dolayısıyla kadını ikinci sınıf addeden, onun onurunu inciten ve ona her türlü baskıyı, zulmü ve şiddeti reva gören anlayışlara karşı kararlı bir şekilde mücadele ederken, kadın ile erkeği ayrıştırmamaya ve ötekileştirmemeye de özen göstermek zorundayız." Kadın ve erkeğin birbirinin rakibi değil, bilakis birbirini tamamlayan, destekleyen ve güçlendiren iki ana unsur olduğunu vurgulayan Arpaguş, önceliğin kadınıyla, erkeğiyle, ebeveyniyle, çocuğuyla ve diğer tüm unsurlarıyla bir bütünlük içinde aileyi güçlendirmek olması gerektiğini söyledi.