• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Filistin-İsrail meselesinin üçüncü yüzü

13 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

haydar önal

Sayın ıdris yorumlarda osmanli tarihini güzel anlatmışlardı güzelce oku anla,osmanliyi kuranlar ayrı, osmanli yi yıkanlar ayrı ikiside padişah aradaki farkı anla.Prof.dr.Bingür Sönmez in sarikamis kitabını oku arap tarihini öğrenme yerine türk tarihini öğren
  • 1 Yıl Önce

Şevki

Düşman kapıya dayanmış içimizdekiler yok laik yok dinci kavgasını sürdürüyor biz içimizde birlik olmadıkça bu ateş bizi çok yakar beyler kavganızı bırakın karşımızda yedi düvel emperyalist siyonist kafir birlik olmuş gücünüzü aklınızı kafirlere saklayın
  • 1 Yıl Önce

ÖZCAN ŞAHİN

İYİ AKŞAMLAR ANLADIĞIM KADARIYLA FİLİSTİN YAVAŞ YAVAŞ ÜLKELERİN AYMAZLIĞI BAZI ÜLKELERİN UYANIKLIĞIYLA BİR YAHUDİ DEVLETİ KURULDU VE İNGİLTERENİN SONRADA AMERİKANIN DESTEĞİLE GENİŞLEDİ GENİŞLEDİ ŞİŞTİ AMA PATLATACAK ADAM YOK ETRAFINDAKİ ARAP DEVLETLERİ HEP USA NIN KONTROLUNDA ŞAHSİYETLERİNİ KAYBETMİŞ DEVLETLER OLANLAR HEP MASUM HALKA OLUYOR KALLEŞ ARAPLAR BİZİ ARKADAN VURMUŞTU ŞİMDİ CEZASINI ÇEKİYORLAR HAREKET YOK BAĞIR ÇAĞIR O KADAR EFENDİM
  • 1 Yıl Önce

YORUM

.. artık taraf olduğumuzu haykırma zamanı
  • 1 Yıl Önce

Sosyalist

 2. Abdülhamit 1876'da tahta çıktı. 5 yıl sonra Düyün-u Umumiye onun döneminde kuruldu. 2. Abdülhamit bunu kabul ederek Osmanlı Maliyesi'nin fiilen İngiliz, Fransız, İtalyan, Avusturyalı ve Alman devletinin eline geçmesine onay verdi. Bir düşünün, Osmanlı topraklarında toplanan vergilere, elde edilen gelirlere devletin borçlarına karşı el koyuyordu emperyalistler. Yani Osmanlı fiilen yarı sömürge bir ülke haline geldi. Görünüşte bağımsız ama gerçekte dış güçlerin hakimiyeti altında olan bir imparatorluğa dönüştürüldü. Böyle bir devletin başı olan 2. Abdülhamit neye direnmiş? Hepsi hikaye. 2. Abdülhamit'in kendinden önceki padişah Abdülaziz 1868'de yabancılara ve hükmi şahıs olarak kabul edilen Osmanlı uyruğundaki cemaatlere Hicaz vilayeti dışında taşınmaz mal edinmeyi mümkün kılan bir yasa çıkarmıştı. Tam ismi: “Uyruk-i Ecnebi yenin Emlaka Mutasarrıf Olmaları Hakkında Kanun”dur. Yahudiler bu yasadan faydalanarak Filistin'de toprak satın almaya başladılar. Rusya'da pogromdan kaçan 20 bin Yahudi bu yolla Filistin'e geldi. Bu yasa 1914 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. Yani 2. Abdülhamit'in 33 yıllık iktidarının 30 yılında bu kanun yürürlüktedir. Toprak satılmıştır, hatta Yahudi kökenli zamanının en zengin ailesi sayılan bankacı Rothschild'ler Filistin'de koloniler kurmuştur 2. Abdülhamit zamanında. Filistin’e Yahudi göçünün yoğunlaştığı 1890’larda yani 2. Abdülhamit'in tahta çıkışının 9. yılında iki defa Rothschild Ailesi’nden borç alınmıştır. Bu borçlar Rothschild Ailesinin İngiltere kolundan alınmıştır. 1891 yılında alınan borcun miktarı 6.316.920 sterlin ve süresi 60 yıldı. 1894 yılında alınan borcun tutarı da 8.212.340 sterlindir. Bu borç 61 senede geri ödenecektir. Bu bilgiler tarihçi Prof.Dr. Mustafa Balcıoğlu ile Doç. Dr.Sezai Balcı'nın Başbakanlık Osmanlı Arşivinde yaptığı uzun belge taramalarını kaynak olarak kullandığı "Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu" kitabında yazılıdır. 2. Abdülhamit ayrıca siyonist devlet fikrinin mimarı ve azgın takipçisi Theodor Herz'e 1. ve 3. dereceden iki kez Mecidiye Nişanı vermiştir. Evet tastamam öyle. Mecidiye nişanı "ilmiye ve askeriye mensuplarından üstün hizmet ve muvaffakıyet gösterenlere" verilirdi. 1. ve 2. dereceden nişanı padişah takardı. Yani 2. Abdülhamit siyonist devlet fikrinin liderine kendi eliyle üstün hizmet madalyası takmış. Bakın, başka sebepler yanında sadece bir aile saltanat hayatı sürdürsün, etrafındakiler de karun kadar zengin olsun diye kamu maliyesi iflas etmiştir. Böyle bir ülkede siyasi bağımsızlık mı kalır? Sağdan soldan borç bulmaya çalışırsınız. Daha bu yıl bizim Maliye Bakanı Mehmet Şimşek körfez ülkelerini ve Avrupa başkentlerini borç para bulmak için dolaşması gibi. Böylesi koşullar altında nasıl 2. Abdülhamit yabancı emellerin elinde oyuncak olduysa Türkiye'de şimdi benzer bir durumda. Filistin halkını toplama kampına soktuları yerlerde katleden alçak siyonist İsrail devletine ve onu arkalayan ağababası emperyalist Amerika'ya karşı bir şey yapamıyor iktidar. Görüntüyü kurtarmak için sözler söyleniyor ama icraat yok. Kov İsrail diplomatlarını, kov Amerikan üslerini, büyükelçisini. Alçak sürüsü defolup gitsin bu ülkeden. Ama yok, durumu idare ediyorlar. Kardeş devlet denip başüstünde tutulan Azerbaycan diktatörü Aliyev de dostu İsrail ırkçı devletine arka çıkıyor. Lanet olsun hepsine. Mazlum Filistin halkının yanında halkar var sadece, Hıristiyan'ı, Yahudisi, İslamcısı, sosyalisti dürüst, namuslu halk kitleleri sokaklarda Filistin Direnişi'ni destekliyor. Baştakilerin tek derdi ise kendi iktidarlarını korumak. İsrail'le kim ticari ilişkilerini sürdürüyor bir bakılsa neler çıkacak ortaya kimbilir. Birilerinin dini imanı para başka bir şey değil...
  • 1 Yıl Önce

Uğur

Her laikçi komünist avukat gibi müminlere zorbaca işkence ediyorsun, ama sonra mazlum adalet timsali gibi konuşuyorsun, çünkü sen sadece ama sadece kötü bir insansın.

Uğur

Sosyalist, galiba senin meslek (laikçi) avukatlık. Boş duyarlık taslayıp meseleyi bulandırmayı çok öğrenmişsin.

Uğur'a yanıt (Sosyalist)

Ben de seni merak ediyordum Uğur. Hemen geldin, beni yalnız bırakmadın sağolasın... Bir şey merak ediyorum, gerçekten halisane duygularla soruyorum. Bu saltanat sevdanız nereden geliyor? Sadece bir aileye mensup diye bir insanın sizi yönetmesini, bütün toprakların onu ait olmasını, haremler, saraylar içinde yaşamasını filan hiç dert etmiyor musunuz? Ali Kıran baş kesenleri, mafya babalarını, reisleri, başbuğları filan niye bu kadar seviyorsunuz? Kula kulluk etmek değil mi bu? Düşünüyorum işin içinden çıkamıyorum. Sözüm meclisten dışarı, acaba diyorum, koyun olarak yaşamanın dayanılmaz hafifliği mi bu? Maazallah Nazi döneminde Almanya'da yaşasaydın muhtemelen kolunda gamalı haç olacak ve Hitler'in ardından gidecektin. Baksana iman ve tövbe etmezsek başımıza neler getireceksin? "Erdoğan'dan seksen kat daha serti başınıza haklı şekilde bir âlî-kırân baş-kesen olarak çökecek." dediğine göre çok korkmalıyız öyle mi? Özgürlüğün bir bedeli varsa bunu öderiz Uğur. Filistinli direnişçiler gibi diz çökerek yaşamaktansa ayakta ölmek evladır. Son söz: senin gibilerinden korkan senin gibi olsun!..

Uğur

Aferin, Sultan II. Abdülhamid hakkındaki efsanelere iyi cevap vermişsin. Ama yazıklar olsun, ondan sonra yine atıp tutmuşsun ve gerçekleri kasten ters yüz etmişsin. Sultan Abdülhamid öyleydi de siz laikçilerin önderleri olan, "mübarek modernleşmeci laikleşmeci paşalarınız" saydığınız Tanzimat paşaları farklı mıydı? Hayır, tam aksine, bu fenalıkları onlar başlattı. Hatta bizzat Sultan Abdülhamid'in kendi paşaları aslında hâlâ büyük ölçüde sizin laikçi Zilletçi paşalarınız değil miydi? Elbette öyleydiler. Hatta 1868'deki fenalık diye alıntılamışsın. 1868'de ülkeyi gerçekte Sultan Aziz değil, siz laikçi Zilletçi kesimin önderlerinden Fuad ve Âlî paşalar yönetiyordu. Fuad Paşa 1869'da, Mehmed Emin Âlî Paşa 1871'de ölecekti. Verdiğin o bilgi sahihse demek ki bu laikçi Zilletçi üst bürokrat ikilinin 1868'de uluslararası kafir zenginlere arazi satın alma izni vererek korkunç bir çığırı açmalarından kısa süre sonra Allah onların sonlarını getirmiş. Yani lanetlediğin o kötülüğü hanedan ve birtakım geleneksel adamlardan ziyade, bizzat siz laikçiler ve Zilletçiler, sizin o zamanki üst bürokratlarınız yapmıştı! İşte birçok güzel ve doğru bilgi içine büyük yalanları ve propagandayı böyle gizliyorsun, gizliyorsunuz. Siz laikçiler müminleri kandırmaya çalışıyorsunuz, ama Allah sizi kandırıyor da taşkınlığınız içinde oyalatıyor. Sizin "mübarek laik bürokrasi önderi" saydığınız o iki kodaman paşa ölünce Sultan Abdülaziz ipleri eline alıp devleti Erbakan hoca gibi Müslümanca yönetmeye çalıştı, bunun üzerine büyük devletler yani aslında uluslararası aşağılık burjuvazi devletin başına korkunç çoraplar ördü. O zamanın Sorosları özellikle Rumeli'nde Hristiyanlar arasında kargaşa çıkarttırıp devleti çıkmaza soktu. Böylece sadece 5 sene içinde, 1876'da sizin laikçi Zilletçi üst bürokrat önderleriniz Sultan Aziz'i katlettiler ve ardından aşağılık Rus Çarlığı 93 Harbini (1877-8 harbini) çıkardı. Sizin laikleşmeci paşa önderlerinizin yanlış ordu ve devlet yönetimi yüzünden o harp büyük bir felaketle sonuçlandı. Benim bütün 5. kuşak atalarım o harpten dolayı bugünkü kuzey sözde-Bulgaristan'da bulunan Deliorman'ımızdan o zaman hicret etti. Ama Allah atalarımın ve daha sonraki Rumelili muhacirlerin intikamını Rus Çarlık kodamanlarından sert ve küçük düşürücü şekilde aldı, şöyle ki devletleri 40 sene daha yaşamadı ve kendileri en korkunç şekilde helak oldu. Allah üstlerine Bolşevikleri saldı da ipsiz sapsız Bolşevikler gibi zibidiler bile onları kolayca kesip kesip doğrayıp doğrayıp atabildi. Eski âlimler dermiş ki zalim Allah'ın kılıcıdır, onunla intikam alır, sonra ondan da intikam alır. Nihayet zaten Sultan Abdülhamid de Erdoğan ve biz kadar dindar biri değildi, siz Zilletçilerin suç ortağınız olan Gülizabeth ve Davutson ekolündeki liboş muhafazakârlara da zihniyetçe bayağı yakındı. Veya hakkını yemeyeyim, bizimle onların (sizin liboş muhafazakârların) ortasında bir yerdeydi, belki Ak Parti içinde kalmış olan liboş-muhafazakârlar gibiydi, onlar ki ben aslında onlardan da uzağım ve onlar yüzünden bu seçimde artık Ak Parti yerine başka partiye (Yeniden Refah'a) oy verdim. Keza şunu da çok dile getiregeldim ki Reis Sultan Abdülhamid gibi Zilletçi liboş muhafazakârlara uymak yanlışından sakınmalıdır. Bu durumda onu Sultan Aziz gibi bertaraf etmek ve Türkiye'yi de 1875-1878 harbindeki gibi tekrar tahrip etmek isteyeceklerdir. Buna karşı ise başka önlemler düşünülmelidir, daha doğrusu topyekun kavurucu bir devrim başlatılmalıdır. Fakat bunu yapmak için Reis'in yaşı artık fazla büyük. Bu ancak 2030'larda başka bir ekipçe başarılabilir. Merak etmeyin, Erdoğan'ı mumla arayacaksınız, eğer iman ve tevbe etmezseniz. Zannediyorum ki ondan seksen kat daha serti başınıza haklı şekilde bir âlî-kırân baş-kesen olarak çökecek. Ve her ne olursa olsun, ahıretteki ceza daha da büyüktür ve Allah'ın tepkisi serttir.

İlber ortaylı

Türkiye musti kemal erbakan hc gibi deha olmalı ....
  • 1 Yıl Önce

Güney Doğulu

BOYKOT BOTKOT BOYKOT BOTKOT ......... İSRAİL ÜRÜNLERİNİN TAM LİSTESİ! TÜRKİYE'DE SATILAN İSRAİL ÜRÜNLERİ HANGİLERİ? İŞTE İSRAİL MARKALI ÜRÜNLER… İsrail markalı ürünlerin listesi: ......... Giyim: ..... Tommy Hilfiger, Nike, Adidas, Vakko, Polo, Ralph Lauren, Berk Çorap, Parizyen, Müjde, Hugo Boss, Calvin Klein, Levi’s, Timberland, Lumberjack, Giorgio Armani Gıda: ........ Danone, Maggi, Nestle, Nescafé, Nesquik, Jacobs, Banana, McDonald’s, Burger King, Knorr, Calve, Komili, Becel, Sırma, Rama, Sana, First Sakız, Falım Sakız, Mis, Elittepe Kahve İçecek: ......... Coca Cola, Sprite, Fanta, Schweppes, Turkuaz Su, Cappy Meyve Suyu, Sensun Temizlik: ......... Pedo, Can Bebe, Prima, Orkid, Signal, İpana, Alo, Ariel, Mintax, Vim, Omo, Cif, Yumoş, Rinso, Lux Kozmetik: ........ . Mac, Revlon, L’Oréal,Calvin Klein, Ralph Lauren, Giorgio Armani, Elida, Wichy, Gilette Medya:......... Fox Tv, Cnbc, Cnbc-e, National Geographic, Cnn, Power Fm 100 Teknoloji: .......... IBM, Intel, Dell, Nokia, Icq Otomotiv: ....... Opel, Ford, Mazda, Volvo, Chevrolet, Pontiac, Saab Sigara: ....... Phillips Morris, Parlement, Marlboro, Parliament Reserve, Parliament Uzun Kutu , Parliament Super Slims, Parliament Kısa Kutu, Murattı, Chesterfield, L&M Kısa, L&M Uzun, Lark Kısa, Lark Uzun, Bond Street Kısa, Bond Street, Uzun, Lider Akaryakıt: ....... Bp, Shell Diğer: ......... Carrefour, Alarko Jeneratör, Alarko Klima, Kiwi Ayakkabı Ürünleri, 20th Century Fox Filmcilik, Astel Bant, Citibank, Kodak, La Roche
  • 1 Yıl Önce

Uğur

Cem Erdem, uluslararası deccal (sahtekar) zenginlere eklenmlenmiş adı Müslümanlar mümin değildir. Onlar da düşmanın içindedir, onlar da uluslararası zenginlerdendir. Hatta Münafıkun Suresinin başlarında Allah bildiriyor ki kendi içimizdeki işte bu münafıklar düşmanın ta kendisidir. "Hepsi münafık değil" denirse, bilmiyorum ki münafık olmadan insan bu uluslararası deccal zenginlere katılabilir mi. Çok nadir istisnalarla olabilir, ama öyleleri de kesinlikle mal ve salak ve dangalaktır, onların dangalaklığının sorumluluğunu biz taşıyacak değiliz.

Cem Erdem

Yazdıklarının yarısından fazlası çok uluslu, içlerinde müslüman ortaklarında olduğu kurumlar..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23