• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Evlilikte rıza meselesi ve İmam-ı Azam

23 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Sssss..

Ölümde sonunda gelecek sana ...yüreğim son bir kez atacak sana....bedenim toprakta yatacak ama....ben seni sevdikçe ölmeyeceğim....imam Gazali.....
  • 1 Yıl Önce

ESERİ

SEN NEDEN BAHSEDİYORSUN ÜFÜRÜKCÜ 15 000 ÇOCUK YAŞTA ANNE VAR HERYIL 200-300 KADIN NAMUS CİNAYETİ KURBAN OLUYOR KİM ARIYORMUŞ KIZIN ONAYINI BUNLAR İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE KARŞI ÇIKANLARIN ESERİ
  • 1 Yıl Önce

kyusuf

Allah razı olsun Hocam.Hakettiğine hakettiği şekilde cevap vermek gerekir.Tamam İslam nezaket dinidir ama gerekirse gerektiği gibi cevap vermek gerekir.Siz de gereğini yerine getirmişsiniz.Teşekkürler.
  • 1 Yıl Önce

Evetttt

Okurlarıyla kavgacl eden Akit yazarlarına Idris hocam da eklendi.
  • 1 Yıl Önce

Muhammet

Hocam bunlara niye cevap yaziyorsun. Boş ver gitsinler. Zamanini harcamana degmez.
  • 1 Yıl Önce

Kasım Varlı

Hocam, kaleminize sağlık.
  • 1 Yıl Önce

Ne yazmışta

Okurlarina firça çekmiş.

memduh

Hayırdır  ;bu güne kadar sormuyordunuz ne zamandır evlenecek kızlara fikrini sormaya başladınız..
  • 1 Yıl Önce

Ferhat

Hangi devirde yaşıyorsun

Nedim sarica

Allah razı olsun
  • 1 Yıl Önce

kilim icabı

zihinlerde islamın kadına verdiği değer getirdiği koruma kalkanı anlaşılmayınca ezberciliğe ve bir tür kaos kodlamasına esir düşülüyor mesela bir mühendis düşünelim önüne gelen bir projeye arkadaş burada rüzgarın yönü hiç hesap edimemiş ben bunu onaylıyamam der mi der ya sanane rüzgarın yönünden diyen pek çıkmaz şimdi birde nikah memuru düşünelim ben bu nikahı kıymam arkadaş deme ihtimali zihinlerde kaos olarak kodlanmışsa nikah memurluğunun vede nikahın önemi nasıl anlaşılabilirki yanlış anlaşılmasın nikah memurluğuda tıpkı mühendislik gibi bir meslektir diyen ben değilim meslek sayalım mı saydık gitti maaş verelim mi verdik gitti hatta belki grev hakkı falan bacanagına sorulunca bizim bacanak nikah memuru desin mi desin akşam eve gelince üf bugun yirmi nikah kıydım aferin bana desinmi desin noktasına gelinmişse bir nikah memurunun arkadaş evraklar tamam fakat gelin hanımın bakışlarında bir baskı hissediyorum bi defasında yine olmuştu aynı bunun gibi dalgın bakan bi gelin hanım nikahtan bir ay sonra intihar etmişti ben bu nikahı kıymam arkadaş demesi kaos olarak kodlanmış oluyormu olmuyormu gerçekten bir nikah memuru davetlilerin bir kısmı kanka erük dalı ne zaman çalacak şöle bi kurtları dökelim diye heyecanla beklerken böyle gelin hanımın üzerinde bi baskı hissediyorum derse ne olur bu ne diyo yaaa baskı maskı bu kim yaaa sahiden görevlimi kimliğini çıkartın şunun yav kesin bakırköyden kaçmıştır denilirmi denilmezmi
  • 1 Yıl Önce

Hüda partili

Yazılarınızı severek ve kulağa küpe yaparak okuyorum...Yolumuza devam edelim İdris abi!Hani bir tabir var ya .....kervan yürür!Onların imamı azamı yüceltmek gibi bir gayeleri yoktur ve sadece trollük ve terbiyesizlik yapıyorlar.Ben şafiiyim ve şafi olmaya da devam edeceğim.Ancak şafi, İmamı azamın 10da birlik tarafına denk gelmez.Bu şafi hazretlerini küçümsediğim anlamına gelmez ama hadisleri tefekkür etmeden,dirayete getirmeden taklidi olarak ve içtihattan uzak fıkıhla nasıl biz Kuranı açıklayacağız?Ancak imamı azamın dirayeti bizi kurtarır!
  • 1 Yıl Önce

GİBİ

İNSANLIĞA BİR YADASI VARMI BU ZINDIĞIN FLAMING GİBİ BOŞ BOŞ KONUŞMA

Adanalı Cumali..

İdris hoca, senin bahsettiğin kızlardan piyasada pek az kaldı. Büyükşehirde eczanede tanıdığın biri varsa lütfen ona bir sor bakalım, gencecik lise çağındaki kızlara günde kaç tane hamilelik testi çubuğu satıyorlar? Masumiyetler mazide kaldı. Açığı kapalısı farketmeksizin, nesil hiç olmadığı kadar iyicene dejenere olmuş.
  • 1 Yıl Önce

Okur

Türkiye'deki din adamları genellikle hayatın dışındaki fantazilerle meşgul olup, onlara kimsenin kabul etmeyeceği fetvalar yetiştirmeye çalışırlar. Diyanet ve bazı hocalara bir hususta sual yöneltmiştim, çoğu cevap vermekten sakındı, birkaçı da iktidara dolaylı hakaret sayıp azarlamadığı kaldı. Sualim şuydu: Fabrika suni yemlerine mezbaha biyolojik atıkları (kan, kemik, kıl, boynuz vs) dahil ediliyorlar. Fabrika suni yemleriyle beslenen ve eti dinen helal olan hayvani ürünlerden (et, süt, yoğurt, peynir, terayağı, yumurta) faydalanmak helal/caiz midir?
  • 1 Yıl Önce

Hakkı GÖZETEN

ZAMANLA IŞIKTA YAŞAMAYI ÖĞRENDİM. Sonsuz bir karanlığın içinde doğdum. Işığı gördüm korktum. Ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi. Ağladım. Yaşamayı öğrendim. Doğumun; hayatın bitmeye başladığı an olduğunu. Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim. Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla. Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim. İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu. Sonra da; her insanın içinde iyilik ve kötülük olduğunu öğrendim. Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi. Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu. Sevginin; güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim. İnsan tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu. Sonra da ruhun aslında tenin üzerinde olduğunu öğrendim. Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonra da evreni aydınlatabilmek için; Önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim. Ekmeği öğrendim. Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini. Sonra da ekmeği, hakça üleşmenin bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim. Okumayı öğrendim. Kendime yazıyı öğrettim sonra. Ve bir süre sonra yazı; Kendimi öğretti bana. Gitmeyi öğrendim. Sonra dayanamayıp dönmeyi. Daha sonra kendime rağmen gitmeyi. Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta. Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine kapıldım. Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiği fikrine vardım. Düşünmeyi öğrendim. Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Sonra sağlıklı düşünmenin; kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim. Namusun önemini öğrendim evde. Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu. Gerçek namusun; günah elinin altındayken; günaha el sürmemek olduğunu öğrendim. Gerçeği öğrendim bir gün. Ve gerçeğin acı olduğunu. Sonra dozunda acının, Yemeğe olduğu kadar, hayata da lezzet kattığını öğrendim. Her canlının ölümü tadacağını. Ama bazılarının hayatı tadacağını öğrendim. Ben dostlarımı ne kalbimle. Ne aklımla severim. Olur ya. Kalp durur, akıl unutur. Ben dostlarımı ruhumla severim. O ne durur. Ne de unutur...  Hz. MEVLANA Sayın yazar. İmam-ı Azam'ın babasının bir elma yüzünden yaşamış olduğu menkıbeyi duymuş olsaydı o sağır kulaklar, hiç o kötü kelimeleri biraraya getirirler miydi? Bu saatten sonra düzeleceğimizi zannediyorsanız boşa zaman harcarsınız. Her geçen gün bir öncekini aratır oldu. Özümüzü kaybettik vesselam. Yukarıda Rumi'ye ait olan beyit herşeyi anlatmakta. HAYATIN TA KENDİSİ !..
  • 1 Yıl Önce

Abdullah

Kaleminze sağlık tokat gibi yapıştırmışsınız.
  • 1 Yıl Önce

Adem

Namus'u kadınla ilişkilendirmek erkeklerin kadın üzerindeki tahakküm arzusunun uzantısıdır. Erkek kadını köleleştirmiş, namus kavramıyla da onu kendine bağlamıştır iyice. Evveliyatı kadının ikinci sınıf insan derecesine düşürülmesi kadar eskidir. Dinler bu toplumsal durumun üzerine "kutsal" bir kılıf geçirmişler ve onu iyice meşrulaştırmışlardır. Erkek üstünlüğünü pekiştirmişler, kadını iyice köleleştirmişlerdir. Olan budur. Bir başka konu, kadının rızasını almak ne demek? İşte burada da kadının erkeğe bağımlılaştırılması vardır. Yetişkin bir kadın kendi hayatına ilişkin kararları kendisi vermelidir. Hayatının önemli bölümünü birlikte geçireceği erkeğin kim olacağına babası da olsa başkasının karar vermesi adalatsizliğin,haksızlığın dik alası değil midir? Özgürlük, demokrasi gibi şeylerden haberiniz var mı sizin? Erkek üstünlüğü söz konusu ise gerisi teferruattır değil mi? Sevsinler sizin ahlakınızı, hayanızı. Öte yandan biliyoruz ki babaların verdiği çoğu evlilik kararında damat adayının kızlarına ve kendilerine rahat bir hayat sunabilecek maddi imkanlara sahip olması belirleyici olmaktadır. Yani baba kızını zengin damata vermektedir. Menfaat sağlayacağı düşüncesiyle kızını bir erkeğe vermek objektif olarak neye tekabül eder sayın yazar? Bir düşünün bulacaksınız, yüzünüz kızaracak eminim... Pardon son sözümü geri alıyorum, o kadar emin değilim.
  • 1 Yıl Önce

çamlı

anlamadığını, gene anlamazsın

AHMAK

çamlı. SEN NE ANLATMAYA ÇALIŞTIN

çamlı

anlamadan okumak, okumadan anlamak, anladım sanmak, illa da dine saldirmak, bizde buna güneş müftüsü, duvar dibi fetvacısı denir. hoppala yaşayan kızı müstamel edip sokağının başına bırakmışlar, barbar bağırıyor, iki paralık oldum, rahmetli sadri alışık ta annacın çıkmış, tam fiyatını buldun....bir filmden. baba karıştırılmamış....

Ferhat

Kızlar için söylenen herşey mümin erkekler için de geçerlidir. Bu müminleri bağlar. İnanmayanları ve menfaatçi günahkarları değil

çamlı

dizine indirmiş, umarım anlarlar
  • 1 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23