• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Çanakkale’de medeniyetin maskesi düştü

12 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Hakkı

Sayın yazar, "... Bir yıl, iki ay, 6 gün Allah ile savaştılar ve yenildiler. " ifadesi yerine "Bir yıl, iki ay, 6 gün Allah'ın desteklediği bir ordu ile savaştılar ve yenildiler." ifadesini kullansaydı daha uygun olurdu diye düşünüyorum.
  • 2 Yıl Önce

Seda

Çok güzel
  • 2 Yıl Önce

Hikaye

Hikaye anlatmaktan yorulmadiniz
  • 2 Yıl Önce

Hakan

Çanakkale geçilmez
  • 2 Yıl Önce

turgut ertav

CENNETLİKLER HAKKINDA: EL-BAKARA suresi,25.ayet:'' İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine âit olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.'' ÂL-İ İMRÂN suresi, 107.ayet: ''Yüzleri ağaranlara gelince, (onlar) ALLÂH'ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.'' 
  • 2 Yıl Önce

Mardinli

Sayın Ali bey dilinize sağlık.Canakkale zaferi saf müslümanların kanı ile kazandı.orda şehit olanlar Allah CC katında makam kazandılar.Ama sonunda millet kayib etti devleti ele geçirilenler müslümanlara zulm ettiler camileri kapattılar kuranı kerimi okumasını yasakladılar.Millet bunlar için canı malı fada ettiler Ama gel gör bu zalimler ne yaptılar.Ginede Çanakkale zaferi müslümanların zaferidir azız şehitlerin ruhları şad olsun mekanların cennet olsun inşaallah emin
  • 2 Yıl Önce

turgut ertav

ÖLÜM HAKKINDA Arapça’da mevt, vefât, helâk gibi kelimelerle ifade edilen ölüm hayâtın karşıtı olup sözlükte “hayatın sona ermesi” anlamına gelir. Genellikle “ruhun bedenden ayrılması suretiyle kişinin maddî hayat kaynağını yitirmesi” şeklinde tanımlanan ölüm ve ölüm sonrası hakkındaki algılama, inanış ve uygulamalar kültürden kültüre, devirden devire değişmektedir. Daha çok günah ve yargı kavramlarıyla birlikte tasavvur edilmeye çalışılan ölüm fikri ve ölüm korkusu ile kurtuluş ve ölümsüzlük ümidi dinin ve felsefenin en tartışmalı konularından olmuştur. İslâm Dışındaki Dinlerde Ölüm. Çeşitli geleneklerce ölümün sebepleri hakkında farklı açıklamalar yapılmıştır. Özellikle ilkel toplumlarda ölüm tabii bir durum kabul edilmeyip tanrıların gazabı, ruhun bedenden kurtulmak istemesi ya da yaygın biçimde büyü sonucu ortaya çıkan bir durum olarak algılanmıştır. Ölümün bir geçiş olarak görüldüğü, bedenin ya da ruhun çeşitli biçimlerde hayatını sürdürdüğü inancının yanı sıra ölümü kesin bir son şeklinde kabul eden inanışlar da vardır.Kaynak:İslam Ansiklopedisi,Müellif:Salime Leyla Gürkan. İnsanı iyiliklerle; adalet,  merhamet ve barış ile tanıştırmak, yeryüzünü imar ve ıslah ederek güzelleştirmek İslam’ın hedefiydi. İnsanın mutluluğu dinin amacıydı. Ancak bu hedef ve amaç insana ölümün, hesabın, ahiret, cennet ve cehennemin hatırlatılması ile mümkün olabilecekti. "Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin O’ndan başka tanrınız yoktur. O sizi topraktan var etti ve size orayı mamur hale getirme görevi verdi.” (Hud suresi,61.ayet). Hâlbuki onlar, “Hayat ancak bu dünyada yaşadığımızdan ibarettir; biz bir daha diriltilecek değiliz” diye düşünüyorlardı. (Enam suresi,29.ayet) .Aslında işlerine gelen, menfaatlerine uygun olan da buydu. Doymak bilmeyen heva ve hevesleri ile hak-hukuk demeden dünyayı talan etmek isteyenler, ölüm ötesi hayatı inkâr etmek zorundadırlar.  Bu yüzden bir türlü inanmak istemedikleri bu hakikati, kendilerine sürekli ölümün, cennet ve cehennemin hatırlatılmasını “Nebe” olarak isimlendirdiler. Bu, yaşadıkları serkeş hayatı kendilerine zehir eden önemli bir bilgi idi.  “Birbirlerine neyi soruyorlar? Hakkında ayrılığa düştükleri büyük haberi mi? Hayır! İleride bilecekler. Hayır hayır! Yakında bilecekler!” (Nebe suresi,1-2-3-4-5.ayetler). Ölümü ve sonrasındaki ahiret hayatını hiçe sayan insanın karşılaşacağı tek gerçek, cehenneme dönen bir dünya ve cehennemle neticelenecek bir ahiretten başka ne olabilir?  “Sizi sırf boş yere yarattığımızı ve sizin artık huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?” (Müminun suresi, 115.ayet). Öldüğümüzde yolun sonuna gelmiş olacağız. Ancak yolun sonuna gelişimiz, Yaratıcımızın yeni bir başlangıç için bizleri tekrar diriltmeyeceği anlamına asla gelmiyor. Bu dünyada amel var. Ahirette amel yok, hesap var. İslam inancında ölüm bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Herkes öldükten sonra dirilecek ve dünyada yapması gerekirken yapmadıklarından, yapmaması gerekirken yaptıklarından hesaba çekilecektir. (Zilzal suresi, 7-8.ayetler). “O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.” (Mülk suresi, 2.ayet). “Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, "Rabbim! Beni geri gönder de geride bıraktığım dünyada iyi işler yapayım" der. Hayır! Onun söylediği bu söz boş laftan ibarettir. Önlerinde, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.” (Müminun suresi,99-100.ayetler). '‘Rabbim! Ne olur bana azıcık daha süre tanısan da gönüllü yardımlarda bulunsam ve iyi kişilerden olsam!’ diye yalvarmadan önce size verdiğimiz rızıklardan başkaları için de harcayın. Allah, eceli gelince hiç kimsenin ölümünü ertelemez. Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır.” (Münafikun suresi, 9-10-11.ayetler). Konu hakkında hadisler: “Gaflete dalarak gülüp oynayan, ölümü, kabirleri ve toprak altında çürümeyi unutan kul ne kadar bedbahttır!” (Tirmizi, Sıfatu’l-Kıyame, 17) . “Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü sık hatırlayın.'' (Tirmizi, Zühd, 4). Kaynak:Mustafa SOYKÖK ,DİB Diyanet İşleri Uzmanı. Sual: Bir kimse, ölürken küfre sokucu söz söyleyip ölse kâfir olarak mı ölmüş olur? CEVAP Hayır, ölüm hâlindeyken küfre sebep olan şey söyleyen kimse, mümin kabul edilir, çünkü o anda aklı başında değildir. (S. Ebediyye) ÖLÜM tadıldığı anda kişi bir süre çevresindeki dünyayı algılamaya devam eder... Çevresinde olup bitenleri, yapılan konuşmaları, üzüntü ve feryatları aynen biyolojik bedenle yaşıyormuşcasına algılar. Bu devrede âdeta bitkisel hayattaki bir insan gibidir... Dışarıda tüm olup bitenleri algılar, fakat dışarıya hiçbir mesaj veremez. Kişi, ÖLÜMÜ TATTIKTAN sonra ya kendi kabir âleminde ya da mertebesine göre berzah âleminde yaşamına devam eder. Kaynak:Ölüm Nedir?/AHMED HULÛSİ. Ölüm anında önemli olan bir hususta imanla bu dünyadan göçebilmektir. Hep son nefesteKelime-i şehadet getirerek ruhunu teslim etme isteği Müslümanlar tarafından dile getirilmiş, bunun için Cenâb-ı Allah‟tan yardım istenmiştir.Bütün bir hayatın neticelendiği ve son anın bu kadar önem kazandığı bir durumda ölüm hadisesi daha da dikkat çekici bir hâle gelmektedir. Yüce Allah mü‟minleri ölüm hususunda sık, sık ikaz ederek uyanık olmaya ve hazırlıklı bulunmaya davet etmektedir. Dünya hayatının zevk ve eğlencesine dalan insan gayesini hedefini unutup vazifelerini yerine getiremez bir duruma düşmektedir. Ölüm bir son ve yok oluş değil yeni bir hayatın başlangıcı ve dünya hayatında yapılan işlerden hesaba çekilmenin habercisidir. Ölüm ahirete hazır olmayanlar için korkulacak bir durumdur. Bu dünya ahiretin kazanıldığı, insanların imtihan edildiği, yapılan işlerin iyi ve kötü olarak sınıflandırılarak kaydedildiği bir mekândır. Ahiret azığı burada elde edilir, hazırlıklar burada yapılır. Kendini her türlü sınavlara hazırlayan başarılı olan kazançlı olacaktır. Aksi durumda ise, insan hiç istemediği yerlere ve hâllere düşmesi söz konusudur. İnsanın ölüm esnasında aklı başına gelir, olayları ve gerçekleri fark eder ama iş işten geçmiştir. O zamana dek ölüm kendini hissettirmek için her şeyi yapmıştır. Ama insan gafletinden dolayı bi haber kalmıştır.(Mevlânâ, Celâleddin Rûmî, Mesnevî,ter. Veled İzbudak, MEBY, İstanbul 1995, c.I, s. 64). Kaynak:SUFİLERİN ÖLÜME YAKLAŞIMI/Dr. İhsan SOYSALDI. Saygılar.
  • 2 Yıl Önce

Rabia

Euzubillahiminesseytanirracimbismillahirrahmanirrahim 6 Ey insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın.7 Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,8 O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek,9 Ve kendi yakınlarına da sevinç içinde dönmüş olacaktır.inşikak süresi ayetleri elhamdülillah. Sayın Kavaklı nasılsınız? Hayır konuşup hayır bulmak için âcizane bizde ayette belirtildiği gibi bir yarış içindeyiz.ve sonunda dönüşümüz Allaha olacaktır. Çanakkale zaferi 105 yıl önce de bağımsızlığımızı kazandığımız her yönüyle tefekküre namzet bir zaferdir.çanakkale ogün geçilemedi .bugünde geçilemeyecek inşaallah .koronayı konustuğumuzbu günler de çanakkaleyi daha çok anlıyoruz.hikayelerinin mübarekligi şahitligini yaptığımız bu günlerde sevince garkediyor bizleri.elhamdulillah.Saygılar selâm ve dua ile Allaha emanet olun hasbinallahu ve nimel vekil deriz. Teşekkürler
  • 2 Yıl Önce

ZAHİRİ

biz hala Çanakkale yi anlamış ve onun ruhuyla ruh lanmış değiliz. Hala yanlış anlatılıyor. rahmetli Özal a japonlar hiroşima sayesinde biz bugün bu durumdayız, sizinde çanakkaleniz var" demişlerdi. Eğer anlasaydık bu gün düşmanlarımız dost dostlarımız düşman bilmez, kahramanlarımızı hain hainleri kahraman yapmaz, memleketimiz geri kalmış olmazdı. Tabi Çanakkalede düşmanı istanbula sokmadık ama beyin takımımızı bel kemiğimizi kaybettik. Gavur yine hedefine vardı Burada bizim gençlerimizi ve anzakları imha edip, Avusturalyanın İstanbulun işgalini rahatça yaptı.
  • 2 Yıl Önce

ali

centilmenler savasi...diyerek kendilerinin bilerek hastahane, sivil bombardimani yaptigi gercegini, bugun suriyede yaptiklari gibi kendi menfaatleri icin somurgeleri olan anzaklari dunyanin obur yerinden olume-oldurmeye getirdiklerini diger pekcok mezalimlerini unutturacaklarini zannediyor alcak kaatiller... bu savasta tek centilmen, kahraman, insanoglu insan vardi: imkani olmasa da imani en yuksek seviyede olan vatansever Osmanli ordusu. bu nedenle centilmenler savasi DEGIL olsa olsa CENTILMEN. ILE SAVAS denebilir. Allah hepsinden razi olsun, rahmet eylesin
  • 2 Yıl Önce

bozeren

ya 100 küsur sene oldu o savaş olalı.. 
  • 2 Yıl Önce

Ayvaz DEDE

Ahmed Cahidi Hazretleri ile Cevat Paşanın karşılaşması ve Cevat Paşanın rüyasını bir makalenizde lütfederseniz sevinirim muhterem yazar. Muhtemeldir ki, Seyit Onbaşı diye biri yoktur kelamı sarfedebilen kafalar bunlara da itiraz edebilir. Cehennemin dibine kadar yolları var.
  • 2 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23