• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kültür emperyalizmi

47 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

MSP

Başı ayağı belli olmayan aptalca bir yorum. Hiç mi bitmeyecek bu Erbakan Hoca ya karşı kin ve düşmanlığın.? Tahmin ve zanla iftira yöntemi
  • 2 Yıl Önce

Yolcu

Kim mit kim bilmem ne bilmiyoruz. Fakat herzaman olan garip gurabaya oluyor. Mücahit deyu gelip müteahhit olanlar zengin ddha zengin fakir daha fakir oldu ülkemizde. Sen Dilipak ikide bir yazıyorsun sonrası malum aynen mavimarmara gemisinden inip unutuyorsun herşeyi. Zalım olmaktansa mazlum olmayı tercih ederim. İyiki ölüm var ahiret elhamdülillah.
  • 2 Yıl Önce

ZIR DELI

Tata tonga,gercekten de kara kalpli bir ameleyle ugrasmak zor bir zenaat basstan soyledigim gibi.Adam kara kafali da olsa kendini gelistirmeye birazcik acik olmali degil mi?Sonra da ben niye geri kaldim in felsefik cakasini satmaya kalkar herkese okuma yazmasi olmadigini israrla inkar ederek.Garip bir dunya.....
  • 2 Yıl Önce

Mazlum Aslan

Toplumun elit bir kısmının içerde olduğu, ister istemez kırılmaları yaşandığı bir toplumdan daha fazla bir şey beklenemez. Kardeşlik, birlik beraberlik edebiyat olmuş. İçerdeki insanlar işsiz güçsüz açlık sefalet içindeyken biz dünya müslümanlarının (Suriyelilere yardım ev bark yapma ) davasındayız. Varsa paran bu ülke insanına ev yap fakirliğine çare ol. Toplum temperli camın kırılmış yani tuz buz olmuş halı gibi. Birileri kendi ikballeri için toplumu atomlarına hatta atom altı parçacıklarına ayırma çabasında. Toplum cahiliye toplumundan bin beter durumda. Bunlara çare üretme makamında olanlar ise ahu Efkan ve eninleri ney gibi dinlemekte. İşimiz Allah'a kalmış.....
  • 2 Yıl Önce

Tata Tonga - zırdeli

Divan edebiyatından sonra bir de mezartaşı edebiyatı varmış... başla hangi edebiyatlar var?
  • 2 Yıl Önce

ZIR DELI

Tata Tonga isimli yorumcu! Bence kavrayis ve zeka duzeyinizi fazla abartmissiniz.Cahil birakildiniz ama bu maddi gercegi kabullenmek istemiyorsunuz.Bunu ortaya cikarmak icin cok basit bir test oneriyorum size: Londraya gidin ve herhangi bir ingiliz amelesini bulun ve Londranin suburbunda bir eski mezarliga gidin ve eski bir mezar tasindaki olumle ilgili pismanliklari/aglasmalari o ameleye okutun,hepsini anlar.Sonra ameleyi hemen birakmyin,oradan direk kraliyet kutuphanesine goturun ameleyi,15 veya 16. veya17,18,19 yuzyillardan kalma herhangi bir kitabi ( sosyal bilimler ya da doga bilimleri ile ilgili de olabilir) raflardan rastgele cekin ve ameleye verin,amele şıkır şıkır okur.Simdi don kendi ulkene,en deger verdigin bir profesoru alin yaniniza( hatta bu prof mit i bitirmis olsun)ve Suleymaniye camisinin avlusuna gidin,oradaki mezar taslarinindaki hikayeleri okuyun ve okutun sevgili profesorunuze,sonra gidin topkapi sarayindaki osmanli devlet arsivine,herhangi bir evragi vaya kitabi rast gele cekin ve okuyun ve okutun sevgili profesorunuze.Her iki durumda da gak guk tan fazla laf cikmayacak agzinizdan ve bir ingiliz amelesine denk olmadiginizi anlayacaksiniz.Ama yine de cahil birakildiginizi kabullenmeyeceksiniz.Cunku yedi sulalenizde maddi gercekleri gak guk demeden kabullenebilecek bir erkek cikmadigindan size de boyle bir karakter aktarilmadi.Gunesin dogudan dogup batida battigi maddi gercegine bile karsi cikar sizin gibi fazla bilmis tipler biraz cesaret ve firsat bulsalar.Ve sizin gibi milyarlarca kara kafali ok ara kalpli insan bu gezegenmizii isgal etmis durumdalar.
  • 2 Yıl Önce

Tata Tonga

Ben Kuzey Kutbu'ndan (Ölürsem Antartika'ya gömün beni) "Hani bize “kültür” diye yutturulan şey aslında bir felaket, felaket olmasına da, bir de “Kültür” diye beynimize “Kültür emperyalizmi” dedikleri şeyi boca etmiyorlar mı. Bize ait ne varsa aşağılanıyor, alay konusu ediliyor." ben de bundan muzdaribim. elime alıyorum telefonu ben üretmişim. "telefon" un kökenine bakıyorum "Osmanlıca téléphone "sesi uzağa iletme aracı" sözcüğünden alıntıdır." otomobile biniyorum Arapça automobile "1. kendinden hareket eden, 2. motorlu nakil aracı" sözcüğünden alıntıdır.elektriği açıp lambaları yakıyorum. elektrik farsça "electric" kelimesi kökeninden geliyor. lamba da bildiğimiz türkçe "lamp" kelimesinden. sokağa bakıyorum örfümüz adetlerimiz herşeyimiz batılı ama kullandığımız bütün ürünlerin menşesi ya türk ya arap ya fars. çok kültür emperyalizmine uğramışız çok. bizi bir gecede cahil bırakmışlar abi. inan suriyeye, arabistana, irana, mısır gidiyorum. adamlar mucizeler yaratmışlar. bir ileriler bir ileriler. harf inkilabı yapmışlar bir gecede cahil kalmışız bizi cahil bırakmışlar abi.
  • 2 Yıl Önce

Mustafa

Abbasiler Roma eserlerini Kurana aykırı imana ters herşeyi tercüme ettirdiler. Kültür Yıkımı başladı,
  • 2 Yıl Önce

Tata Tonga

bir gecede cahil kaldım abi... babamın anlattığına göre dedem marsa yaptığı seyrü seferinde meydana gelen vakıaları suhufa dercetmiş. harf inkilabı olmuş ertesi günü dedemin suhufunu okuyamamış. cahil kalmış abi. ayrıca dedimin bir kütüphanesi mevcutmuş. o kütüpanede envai çeşit kitaplar olup harf inkilabı olduğunun ertesi günü kitapları okuyamamış. dedem bir gecede cahil kalmış. memlekettin her yerinde medreseler varmış. ingilizi, almanı, fransızı, japonu, çinlisi arabı dünyanın evvai çeşitli memleketlerindeki insanlar akın akın bu medreselere tahsil görmek için geliyormuş. harf inkilabı olmuş ertesi günü medreselerde okuyan öğrenciler yeni gelen harfleri tanımamışlar. hepsi de ülkelerine dönmüşler. bir gecede cahil kalmışız abi biz. bii cahil bırakmışlar...
  • 2 Yıl Önce

Hangi Kulturun emperyalizmi

Batıya çok gittim, merak etmeyin bugünkü Batı'ya hiç benzemiyoruz biz, asla benzeyemeyiz zaten. Onlar o külturu olusturmak icin 200 yıl oturup aristo, ibni haldun, ibni sina'dan başlayarak okudular, dusunduler, sorguladilar, yazdilar, urettiler, sonra yine okudular, düsünduker, yazdılar, urettiler. Ama bir kultur emperyalizmine maruz kaldigimiz dogru
  • 2 Yıl Önce

Ferhat

Sınır ötesindeki tehlike ve tuzakları karşı ya Allah bismillah diyerek sefere çıkıyoruz lakin sınırımızın içinde iblis cirit atiyor. Zira sınırımızın içinde iblis bize hile içinde hile kurmakta ve müminler ise hayra koşar gibi şerre koşuyoruz malesef. İstanbul sözleşmesi kapsaminda Aile bakanlığı tarafindan uygulamaya konulan ve KADEM ve MOR ÇATI gibi sivil toplum örgütleri tarafindan desteklenen hakka isyan nitelindeki feminist yasa ve projeler kanunlar kimin hayrına uygulamaya konuldu ? Istanbul sözleşmesi kapsaminda Eğitim bakanlığı tarafindan uygulamaya konulan hakka isyan niteliginde cinsiyetler arası eşitlik gibi ve LGBT ve feminist sivil toplum örgütleri tarafindan desteklenen bu sapkin yasa ve projeler kimin hayrina uygulamaya kinulmakta?
  • 2 Yıl Önce

Kızını Vatikanda Okutan Biri

Kuran manamıdır, lafız mıdır tartışması çok eski bir tartışma dır. Hanefilik ekseriyetle mana olduğu kanaatindedir. Kuranı arapçayla eşitlemek İslamı araplaştırmaya yol açar. Arapçanın kutsal bir dil ve Arap milletinin seçilmiş kavim olduğuyla ilgili bütün hadisler mevzudur. Evrensel olan bir dini araplığa mahkum etmek bu dine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Cennetlikler Arapça konuşacakmışmış peki ya cehennemlik ler nece konuşur. mevzu hadisler cenneti bile adeta araplaştırıyorlar. Arap aşıklarına duyurulur.
  • 2 Yıl Önce

Ben Fransa'dan (Medine'de ölüp ölmemem fark etmez)

Herkese selam, "culture" latince bir kelimedir, "toprağı yetiştirmek" demektir. Bu kelime daha sonra genişleyip, sosiyologlar "bir toplumun yaşam tarzı" diye kullandılar. "kültürlü birisi" deyince, buna hangi çerçeveden bakarsak ona göre olur. Kimisine göre, kültürlü kişi, batı medeniyeti gören kişi olabilir (kostüm kravat, etek jüp, sağ elle bıcak sol elle çatal tutmak vesaire gibi). Kimisine görede orta doğu medeniyeti gören kişi, buda genelde islam medeniyeti (sağ elle yemek, besmele çekmek vesaire gibi). Bu, hangi çerçeveden bakmamıza bağlı. Kimisine göre sağ elle yemeyen, besmele çekmeyen, kültürsüz, görgüsüz olur. Kimisine görede, kostüm kravat, etek jüp giymeyen, sağ elle bıçağı sol elle çatalı tutmayan görgüsüz olur. Değişken geometrik bir tanım. Herkes kendi kültürünü benimser. Bu "culture" kelimeden de "culte de la personnalité" meydana geldi, yani "kişiliğin ibadeti". Bu ise, bir kişiyi yüceltmek, zirveleştirmek, taa ki tanrılaştırmak. Bu durum, batı medeniyetinde sıkca görülür, medyanın aracılıyla, propaganda aracılıyla, "beyinleri yıkaya yıkaya", bir insanı, bir leader'i, yüceltmek, tanrılaştırmak. İlk kes bu "cult of personality" kelimesini nikita khrouchtchev kullandı Stalinizm hakkında. Bu "cult of personality", "kişiliğin ibadeti", bir insanı aşırı bir derecede, taparcasına gönül vermek, kısacası tanrılaştırmak, Mao Zedong, Hitler ve Mustafa Kemal gibi kişiler, ki bunlar hakkında "toplumun atası" denildi. Mao Zedong için "çinlerin atası", Hitler için "aryenlerin atası", Mustafa Kemal için "türklerin atası" dedirtildi. Ama şükür biz türkler, bu tür paranormal düşüncelerden uzakız. Bizim atamız Adem as, Peygamber efendimiz Rasulullah sav ve Rabbimiz'de Allah cc. Biz bu "cult of personality"yi bilmeyiz. Ne medyalar, ne propagandalar, nede diğer baskı ve zorlamaların bize gücü yetmez. Bizim kültürümüz "islam kültürü" "Rasulullah sav'ın yolu "sünneti". Selametle
  • 2 Yıl Önce

Cemal Hüseyin Çağlar

Sevgili Yazarımız; Ölmüşüz de ağlayanımız yok.Dün ve bugün Türkiye'nin bütün il ve ilçelerinde yer yerinde oynamalıydı.Katliamcı olan da hırsız olan da işgalci olan da kendisi, şu ABD midir, nedir. Yaptırım yağmuruna tutuyor milletleri, dünden beri de bizi...Bir tek büyük miting, bir tek büyük protesto, şöyle hakkından gelecek birkaç yazı var mı, yok!..Vatanına sahip çıkmayan milletlerin, vatanını, elinden alırlar.Birliğini, dirliğini muhafaza etmeyen milletler tarih sahnesinden silinirler.Elektrikli Traktör meselesine gelince,sizler basını izleyensiniz,Fuat Uğur yazarımızın hakkını yemeyin.Bu konuya sahip çıkan tek gazeteci.Hükümet kanadından 'tetikçi' çıkışına maruz kaldı ve yazmaya iki hafta kadar ara vermek zorunda kaldı."Hani şu elektrikli traktör ve otomobili yapan Önder Yol’un adını niye kimse duymuyor, kimse röportaj yapmıyor." Milli Şuur/Milli Bilinç yerlerde...Bu gidişin sonu da hayra alamet değil.Selam ve saygılarımla efendim...
  • 2 Yıl Önce

hasan bağnaz

EĞİTİM SORUNUMUZ..! Herkesin "sorun var" diyerek başlayıp "eğitim sistemimiz ezberci" ezberinden öteye geçemeyerek sorunun canlı örneğini oluşturduğu güzel ülkemdeki "eğitim" sisteminin bazı sorunlarını yazayım dedim :) 1: Zorunlu olması: Zorunluluk sorun doğurur. Zor, baskı ve şiddet gayedeki hikmeti öldürür. 1: Asla yerli ve milli olmaması: Okuyan her kişi irfanını bulamadan kültürleniyor ve ülkesinin lehine düşünemiyor. 2: Eğitim dilinin türkçe olmaması: Dilini kaybeden dinini de kaybeder. 3: Detay kirliliği: Derslerin "dostlar alışverişte görsün" kaygısı yüzünden çok gereksiz ve faydasız detaylarla şişirilmesi faydalı olan bilgilerinde yitip gitmesine sebep oluyor. 4: Bilimsel olmayan konuları bilimselmiş gibi sunması. 5: Uygulama gereken konularda uygulamasız olması. 6: Eğitimsizliği (okulsuzluğu) yaşatmaya çalışmadığı için eğitimlilere yakın gelecekte kötü sürprizler hazırlıyor olması. 7: Gelir dağılımındaki adaletsizliğin çirkin yüzüne çekilen ipek bir maske olarak kullanılıyor olması. 8: Erken yaşta başlaması ve insanların çocukluklarını yeyip bitirecek kadar uzun olması. 9: Batının değer yargılarının aşı aracı olan "sosyoloji, psikoloji, pedegoji, felsefe..." gibi misyonerlik faaliyetlerinin "sosyal bilimler" adı altında genç beyinleri felç ediyor olması.
  • 2 Yıl Önce

hasan bağnaz

Kelimeler at başlıkları gibidirler. Hangi milletin kelimelerini kullanıyorsanız o milleti sırtınızda taşıyan atsınızdır. At sahibine göre kişner. Bana kelimelerini söyle, sana kimin atı olduğunu söyleyim. Ağzında İngilizin, Fransızın, Almanın kelimesiyle insanımızı anlama ve açıklama iddiasındaki "akademisyenler" İngilizlerin, Fransızların ve Almanların üzerimize üzerimize koşan atlarıdırlar.
  • 2 Yıl Önce

hasan bağnaz

İslam veya islam medeniyeti üzerine televizyonlarda konuşan "muhafazakar aydınların" dinle, diyanetle, islamla ne kadar mesafeli oldukları hep dikkatimi çekmiştir. Bu insanların ortak özellikleri tefekkürden mahrum felsefeye mağlup olmuş olmalarıdır. 
  • 2 Yıl Önce

turgut ertav

Kur an alfabesi isimli bir alfabe var mı? Kur’an-ı Kerim’in kitap haline getirilmesi ise peygamberin vefatından sonra gerçekleşmiştir. Mus’haf (sayfalar haline getirilmiş) olarak anılan kitap şeklini alana kadar hafızların ezberinde muhafaza edilen Kur’an, dönemin hâlifesi olan Ebu Bekir ve Ömer bin Hattab, Osman bin Affan, Zeyd bin Sâbit, Abdullah bin Zübeyr, Sa’d bin Ebi Vakkas ve Abdurrahman bin Haris bin Hişâm gibi isimlerin çabalarıyla yazılı hale getirilmiştir. Kur an Arapça indirilimiş ve Arapça yazıya geçirilmiştir.İlk Kur’an yazılışında kullanılan Arap Alfabesi, 22 harfi karşılayan 15 farklı noktalama işaretsiz karakterden oluşmaktaydı. Bugün Arap Alfabesinde ve Kur’an Alfabesi olarak isimlendirilen alfabede bulunan 28 harfe karşılık gelen bu karakter vardır. "Biz onların, Peygamber hakkında: “Mutlaka ona öğreten bir insan vardır!” dediklerini pek iyi biliyoruz. Hakikatten uzaklaşarak tahminle kendisine yöneldikleri şahsın dili, yabancı bir dildir, halbuki bu Kur’ân, açık bir Arapça ifadedir." (Nahl, suresi,103.ayet) “Şüphesiz O, alemlerin Rabbı tarafından indirilmiştir. Onu Ruhu’l-emin (Cebrail), uyarıcılardan olasın diye, senin kalbine apaçık Arap diliyle indirdi.” (Şuara suresi, 192-195.ayetler) “Böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Ta-Ha suresi, 113.ayet) “Korunsunlar diye dosdoğru Arapça bir Kur’an indirdik.” (Zümer suresi, 28.ayet) “Bu bilen bir toplum için, ayetleri Arapça bir Kur’an olmak üzere ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır.” (Fussilet suresi, 3.ayet) Kur an nın tam 10 terinde Arapça olduğuna dair ayet vardır. Netice: Kuran alfabesi isimli bir alfabe çeşidi yoktur.Arapça alfabesi vardır.Osmanlılar dahil birçok bölgede Arapça alfabe kullanılmıştır,kullanılmaktadır.Saygılar.
  • 2 Yıl Önce

Serkan aydin

Osmanlicanin yasaklanip kaldirilmasina yerine latin alfabesinin getirilmesine karşıyım fakat sunlari belirtmektede fayda var..latin alfabesinin osmanlı ya girişi intisabi ve kullanılması belli ölçüde konuşulması ve yazılması aslinda ataturktn cok önce olan bir vaka.osmanlinin son zamanları latin alfabesi osmanlı ya sirayet ettirilmiş ve belli alanlarda da kullanılmış hatta latin alfabesine temelli geçiş olması üzerine tartisilmistir yani ataturkten önceleri. ..yine osmanlı döneminde ozellikle son donemlerinde istiklal savasi vermeden onceki periyotta malesef halkın okuma yazma oranı son derece düşüktür..halkin çoğu okuma yazma bilmiyor ve cahil kalmıştır..aslinda osmanlı cok cahil kalmıştır son 300-200senesi osmanlı da pozitif bilimlere dair hiç bir katkı bir üretim bir yenilik bir akim olmadığı gibi milli türk ve osmanli edebiyat ve sanattindada kayda değer nitelikli bir ilerleme olmamıştır.osmanliya ilk jeofizik kitabı ornegi 1800 lu yılların sonunda girmiş, batıda ki bir jeofizik bilim adamına ait olan fakat batı da 2.sinif derecede önemli ,siradan kabul gören kitabı tercüme edilmiştir..batida bu alanda cok daha nitelikli kitaplar vardır ama osmanlı daha cok sıradan kitaplari ithal etmiş ve çevirmiştir..tarihimiz diyoruz da osmanlı zamanı bilime ne kadar katkı yaptık yön verdik ne kadar bilim adamı çıkardık hatta osmanlıca ne kadar bilim kitabı çevirdik arsivledik önce bunu araştıralım..yani dilin latinceye cewrilmesinden dolayı türk bilimine dair kaybettiğimiz pek bisi olduğunu sanmıyorum fakat derin bir tarih derin bir hukuk yargı ve kendimize ait olan edebiyatımız din ve dine ait eserlerde yani bu gbi alanlarda ewet kaybımız olmustur..aslinda türkler tarih boyunca çoğu zaman kendi öznel özgün dillerini bırakıp etkilendikleri diğer milletlerin kültürlerinden etkilenip kendi kültür gelenek orf ve adetlerine nüfuz ettirmislerdir..mesela selçuklular zamanında farscadan cok etkilenilmis farsça türkçenin çok ötesine geçmiştir.keza osmanlıca da ağırlıklı olarak farsça ve arapcadan müteşekkil dir ..yine cumhuriyet döneminde zorla zalimce yaptirilan şapka devrimi bati ozentisi kıyafet devrimini zamanında 2.mahmutta zorla taktirilmasi sureti ile fes devriminde yapmıştır ki feste batıdan özenti bir aksesuardir .yine selçuklu ve osmanlı döneminde türk gelenekleri giyim kuşamı ikinci plana atılmış daha cok araplasma olmus kılık kıyafette dilde araplasma on plana cikmistir.. e şimdi bunlarida görmek lazim..yani turkler defalarca dis milletler in kültürlerinden etkilenmislerdir turkluklerinden turk motif ve izlerinden zaman zaman feragat etmislerdir.bu diğer türk kavimleri içinde geçerlidir.. kimi budist olmuş çin kültürü altına girmis kimi sovyet dönemi dinsizlesmis rus kültürü altında ruslasmis kimi yahudi olmus konu bulgar ve pecenekliler gbi hıristiyan olup avrupalasmis..
  • 2 Yıl Önce

Timur

Zayif topluluklar ancak baskalarinin kültürüyle yasar, kücüklük kompleksleri olduklari icin. Osmanli giyim ve kusamda batiya özendi ve onlar gibi oldu. Niye bati osmanliya özenipte biz gibi olmadi? Cumhuriyeti kuranlar zaten baticiydilar. Osmanliyi melek cumhuriyetcileride seytan göstermekten vaz gecin lütfen. Lozan ve Serv, pekala Kapitulasyonlar, ayricaliklar osmanlinin Fransaya, Ingiltereye verdigi. Tarih bütün olarak ele alinirsa anlasilir, yoksa yüz yil sonrada ayni yerde sayarsiniz.
  • 2 Yıl Önce

Mehmet Ay

Sayin dilipak, kültür emperyalizmi icimize kadar giriyorsa, bizler onun karsisinda neyi cikarabiliyoruz? Kendi kendimizi kandirmayalim, calismadan üretmeden birikim yapmadan hic seyle mücadele edemeyiz, Bol Bol aglariz, dis gücler diye. Ikinci konu harf devrimi, Latin alfabesinden önce ülke güllük gülistanlik degildi. Osmanlida okuma yazma orani yüzde sekiz veya ondu. Saray ile halk arasi kopuktu. Tekkelerde ögretilende ezbere dayanan metotdu. Sizin tek nedeniniz, elinizde din siyaseti alininca suda cikmis baliga döndünüz.
  • 2 Yıl Önce

şenay doğan

geçen bir tartışma programı vardı cumhuriyet kadını tabiri tartışılıyordu sağ kesim sol kesimle canhıraş cumhuriyet insanı olma yarışındaydı anneme kapat şu programı dayanamayacağım dedim sonra ne oldu bilmiyorum aslında türkiyeye bakınca tahmin etmek zor olmasa gerek allaha emanet olun ya habiballah
  • 2 Yıl Önce

Egeli

Siz osmanlı tarihini bir daha okuyun.fransız kültürünün etkisi alman kültürünün tkisi ingiliz kültürunün etkisi ne zamandan beri varmış görün.osmanlinin kültürü neymiş acep.
  • 2 Yıl Önce

Arsen

1920 leri çok savunanlara soruyorum: ( Kemalistlere) LOZANDA ortada bir taninmiş ( OSMANLİ devleti varken,neden devlet olarak taninmamiş ,TÜRKİYE cumhuriyetiyle masaya oturdiler?
  • 2 Yıl Önce

Burak

Yazınızda harf inkılabını kötülediğiniz kesimde bahsettiğiniz Osmanlı "çöküş" dönemini yaşayan, koca bir imparatorluktan sonra elinde toprakların neredeyse tamamını kaybetmiş, 13. ve 14. yy içinde ki günlerini mumla arayan Osmanlı mı? Ya biraz cahil olsak, bize Osmanlı imparatorluğunun sadece fatihten ve kanuniden ibaret, dünya haritasının 3 te 2 sini feth etmişte, harf inkılabı yapıldıktan sonra bütün topraklarını kaybetmiş üstüne üstlük kültürünü de kaybetmiş olduğunu yutturacaksınız. Konuşurken dilin kemiği yok diyoruz laf ağızdan çıktıktan sonra geri alınamıyor ama en azından yazarken yahu ben ne yazıyorum diye iki kere düşünün.
  • 2 Yıl Önce

Tata Tonga

daha doğrusu ebussuud isimli şeyhülislamın medreselerde doğal ilimler (matematik, kimya, fizik, kimya ) derslerini zorunlu olmaktan çıkarmasından itibaren kültür emperyalizmine uğradık. fizik'in kimya'nın, biyolojinin girmediği medreseler medrese değil, tekkeler de tekke değildir. hurafe merkezleridir.
  • 2 Yıl Önce

ULUSLARARASI BOS KAFALILAR CEMIYETI

Sayin yazar,sanki birseyleri gizliyor gibisiniz.Kulturel emperyalizm ve isgal durup dururken olmuyor.Bunun Turkiyede ve dunyada biricik ve olmazsa olmaz on sarti fiziksel isgaldir.(Birinci dunya savasinda ingiliz ve fransiz atlarinin ayaginin degmedigi bir karis Osmanli topragi yoktur).Ilk once savasiyorsun,kaybediyorsun,basini ve onurunu eziyorlar,sonra nefes alarak hayatta kalma pahasina anlasmayi imzaliyorsun ve o anlasmada bundan sonra bin yil nasil yasayacaginin ana hatlari(emperyalist kultur ve yasam bicimi) yaziliyor,ve sen de bunu imzalayarak hayvan gibi nefes alip vermeye devam ediyorsun o emperyalistin senden bikip tiksinerek seni total olarak yok edecegi gune kadar.Emperyalismin gercek tanimi budur iste.
  • 2 Yıl Önce

Hasan Fazıl Çukur

SelamünAleyküm hocam. Yazılarınızı severek okuyorum. Allah razı olsun sizden. Değişik konulardan bahsediyorsunuz ki hepsi çok önemli muhakkak. Ama sizden beklentimiz bizi biz yapacak değerlerimizi hatırlatacak yazarların çok olmadığı bu dönemde sizin buna öncülük etmenizi istirham ediyoruz. Merhum Mehmet Şevket Eygi gibi, Yusuf Kaplan ve şahsınız gibi kaç tane daha var bize bizi anlatacak. İşte onun için sizden rica ediyorum. TV programınızı çığaltmanızı, diğer ulusal kanallarda görmek istediğimizi bildirir size Rabbimden sıhhat ve afiyet dileyerek Allah'a emanet olun değerli hocam.
  • 2 Yıl Önce

kemal

Bu yozlaşmanın nedenlerini uzaklarda aramaya gerek yok dini ve namusu olanların aç kalmaya mahkumdur diyen anlayışa bakmak yeter.
  • 2 Yıl Önce

Tata Tonga

hiç sanmıyorum... 1699 dan beri aynı...
  • 2 Yıl Önce

tuncay

NOT: Bugün harf inkılabının yıldönümü. Kur’an alfabesi yasaklandı. Böylece din ve tarihle, bin yıllık medeniyetle bağlarımız radikal bir şekilde kopartılmak istendi. Bir millet bir gecede dilsiz bırakıldı. İnkılaplarla yeni bir şey getirilmedi İslami olan yasaklandı. Din ve tarihle bağları kopartılan bir nesil mahvedildi. çok doğru. ondan sonra Cumhuriyete halkın yönetimi diyorlar. soruyorum bu yapılanların kaç tanesi halkın iradesiyle yapıldı. ingiliz kurlarının yapamadığını bizimkiler yapmış
  • 2 Yıl Önce

Adem

Bakıyorum yorum yazanlara Dilipak üzerinden sanki o günler yaşanmamış güya belliki bu dinin mensubu değiller ne beklersin
  • 2 Yıl Önce

turgut ertav

Hikmet nedir? Cevap:Hikmet, görünen suretin arkasındaki sırrı ve gerçekliği keşfedebilme firâsetidir ki, Mevlâmızın kullarından dilediklerine lütfettiği bir idrâk nurudur. Allah, hikmeti kime vereceğini çok iyi bilir. Onun kıymetini bilmeyecek olanlara da bu kapı açılmaz. Hikmet; eşyânın hakîkatini ve esrârını idrâk edebilmektir. Hikmet; hakîkatleri idrâk husûsunda akla aczini kavratmaktır. Akılla kavranamayan nice sırlar, ancak hikmetle çözülür. Kâinattaki ilâhî tecellîler de hikmet nazarıyla okunabilir. Hikmet pınarları, ancak tezkiye olmuş kalpte tecellî eder. Eğer hikmet olmasaydı, sırlar kapalı kalırdı. Şayet sırlar açılmasaydı, gönüller irfan iklîminden feyizlenemez; Hazret-i Mevlânâ, Abdülkâdir-i Geylânî, Yûnus Emre, Şâh-ı Nakşibend, Aziz Mahmud Hüdâyî ve emsâli Hak dostları, yani müʼmin gönüller için müstesnâ bir istikâmet ve takvâ miyârı olan büyük şahsiyetler yetişmezdi. “Andolsun ki Biz Lokmân’a; «Allâh’a şükret!» diyerek hikmet verdik…” (Lokman, 12) “(Allah) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.” (el-Bakara, 269) Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarından Hikmetler 1, Erkam Yayınları, 2013 “Hikmet: ilim ve onunla ameldir. Her ikisini cem edemeyene hakim denmez.” (Elmalılı Hamdi Yazır) İnsanın hikmet ehli olması, Rabbinin razı olduğu bir kul olmasına bağlı... O’nu razı etmedikten sonra, onun yarattığı varlıkları incelemek ve bunların insanlara faydalarını araştırıp ortaya çıkarmak hikmet ehli olmak için kâfi değil... Kur'an’daki gizli sırları anlayan, fakat hayatına tatbik etmeyen bir insan düşünelim. Bu insan âlimdir, ama hakîm değildir. Kâinat kitabını Allah namına okumayan ve ondan bu yönüyle faydalanmayan kimselerin hâli de berikilerden farklı değil... ilimle amel birlikte okutulur. Ve bu mektepte eşyanın hikmeti, doğrudan doğruya, o eşyanın yaratıcısından öğrenilir. Tahmine, faraziyeye, şahsî ve indî görüşlere gerek kalmaz. Nur Külliyatında eşyanın üç tane yüzü olduğundan bahsedilir: “Allah’ın esmasına ayine olan yüz”, “ahirete bakan yüz” ve “o mahlûkun kendi varlığına ve hayatına bakan yüz” “İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle davet et.” (Nahl, 16/125) fermanı, İslâm’ın tebliğiyle vazifeli kimselerin hikmet üzere bulunmaları gerektiğini ders verir. Kaynak:Prof Dr.Alaaddin Başar Tehânevî, bunların yanında “hikmet ilmi” (ilmü’l-hikme) tabirinin felsefe karşılığında kullanıldığını belirtmekte, hikmetin aklî gücün itidalini ifade eden tanımıyla tasavvufta kazandığı, “nefsin ve şeytanın âfetlerini ve bunlardan koruyucu mânevî riyâzet yollarını bilmek” şeklindeki anlamını da aktarmaktadır (Keşşâf, I, 370). İbn Abbas’tan rivayet edilene göre “Hikmet Kur’an’ı anlamaktır”. “Hikmet müminin yitiğidir, onu bulduğu yerde alır” (İbn Mâce, “Zühd”, 15; Tirmizî, “ʿİlim”, 19) meâlindeki hadis müslümanların, işlerine yarayan bilgiyi ve doğru sözü kimden ve nereden geldiğine bakmaksızın alabileceklerine işaret etmiş, bu durum dış kültürlerden uygun biçimde faydalanmaya meşruiyet kazandırmıştır. Kaynak:İslam ansiklopedisi. Hikmet nasıl kazanılır? Cevap: "HİKMET", TUTARLILIK VE SAĞLAMLIKTIR Hikmete nail olmuş kimselere “Hakîm” denir. Allah, hikmeti kime vereceğini çok iyi bilir. Onun kıymetini bilmeyecek olanlara da bu kapı açılmaz. Bu sebepledir ki, yukarıda meâlini bir bütün olarak verdiğimiz âyetin sonunun “Bu hikmet sermayesini, ancak ülü’l-elbâb (öz sahipleri, imanla aydınlanmış idrak melekesine sahip olanlar) anlayabilirler” “Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, doğrusu ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ama imanla aydınlanmış bir idrak melekesine sahip olanların (ülü’l-elbâb) dışında, kimse bunu düşünüp anlayamaz” (Bakara Sûresi, 269.ayet) Ülü'l Elbab nedir?Cevap:Aklı selimlerdir(akıl sahipleri). Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.(Bakara suresi ,179. ayet ) Dilediğine hikmet verir. Kendisine hikmet verilmiş olan bir kimse ise, muhakkak ona birçok hayır verilmiş olur. Ve bunu ancak halis akıl sahipleri tefekkür eder. (Bakara suresi ,197. ayet) De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah’tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz. (Maide suresi ,100. ayet) Dolayısıyla, tefekkür, ibret ve hikmet; acziyetin idrâk edildiği açlık ve hüzün hâlinde daha kolay elde edilir. Zira mide fazla dolunca, tefekkür âdeta uyuşur, gönlün hassâsiyet ve rikkati körelir. Şeyh Şiblî Hazretleri de âdeta bu hakîkati teʼyid sadedinde; “Ne zaman aç kaldıysam, kalbime hikmetten açılmış bir kapı buldum!” demiştir. Ebû Süleyman Dârânî -rahmetullâhi aleyh-ise şöyle der: “Her nesnenin pası vardır. Gönlün pası da çok yemektir. Kim çok yerse, şu altı çeşit belâ ile karşılaşır: 1) Kıldığı namazın tadını bulamaz. 2) Unutkan olur. 3) Şefkati az olur. Zira kendisi tok olduğu için başkalarını da tok zanneder. 4) Tâat ve ibadetlerde tembellik eder. 5) Şehveti gâlip olur. 6) Müslümanlar mescide gittiklerinde o, helâya gider.” Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarından Hikmetler-1, Erkam Yayınları Nitekim ilk sûfîlerden Hakîm et-Tirmizî hikmeti “kalbin ilâhî sırlara vâkıf olması”, Ebû Osman el-Mağribî “hak olanı söylemek” şeklinde tarif etmişlerdir. Hakîm et-Tirmizî’ye göre “hikmet-i ulyâ” veya “hikmet-i hikmet” denilen hikmet türü peygamberlere ve velîlere has bir ilimdir (Ḫatmü’l-evliyâʾ, s. 348, 362); bu anlamda hikmet keşf yoluyla ulaşılan tasavvufî bilgidir. Kuşeyrî sûfîlerin hikmeti açlıkta aradıklarını söyler. Ona göre günah ve cehaletin kaynağı tokluk, ilim ve hikmetin kaynağı açlıktır (Risâle, s. 236). Hikmet midesi boş olanlarda bulunur (a.g.e., s. 256). Bâyezîd-i Bistâmî, “Bu mârifete ne ile ulaştın?” sorusuna, “Boş mide ve çıplak bedenle” şeklinde cevap vermiştir. “Her gördüğün kişiyi Hızır bil, her geceyi Kadir bil”; “Herkes yahşi biz yaman, herkes buğday biz saman” şeklindeki özdeyişlerini bu hikmetlere örnek olarak göstermektedir (Reşehât Tercümesi, s. 18-19).Kaynak: İslam Ansiklopedisi. Mevlânâ şöyle der: “Ey kuyudan su çeken! Senin denize ulaşan bir deliğin var; kuyudan su çekmeye utanmıyor musun? Başının üstünde bir sepet dolusu ekmek var; sen hâlâ şuraya buraya koşup ekmek dileniyorsun. Şaşkın mısın ne? Kendi başına uzan. Neden her kapıyı dövüp duruyorsun. Yürü, gönül kapısını döv. Dizine kadar dereye girmişsin de kendinden gafilsin. Şundan bundan su isteyip duruyorsun.”  “Şunu iyi bil ki açlık, ilâçların şâhıdır. Açlığı canla başla benimse, onu hor görme! Nice hastalık, açlıkla iyileşir. Güzel yemekler bile, acıkmadıkça hoşa gitmez!” İslama davet hikmetle olur. Rabbimiz, kullarını kendi yoluna davet eden tebliğ ve irşad erbabına şu hatırlatmada bulunur: “Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et; onlarla mücadeleni en güzel şekilde yap” (en-Nahl suresi,125.ayet) Saygılar.
  • 2 Yıl Önce

Harf degisimi

Arapcadan latinceye geçmeden önce, arapca harfleri bilen toplumun yaklaşik yüzde dokuzuydu. Ama latine geçtikte sonra kim bilir kaç on yillar sonra bu istatistiğe ulaşıldı. Mesele bu milleti bağlarıyla kopartmakti, ne yazik ki başardılar.
  • 2 Yıl Önce

Mehmet Öztopuz

Rahmetli dedem bir gecede cahil birakilmiştik derdi nasil bir cahillikse arapca yazar ve okurdu şimdi herkes okur yazar ama cahil nasil olsa gogul var yutub var sayin yszarin goruslerine katiliyorum mevzu turk milletini kur an dan koparmakti onuda bir nebze basardilar Allah in ipine yani Kur ana furkana sıkı sıkıya sarilalim insallah
  • 2 Yıl Önce

İLBEYHAN

JAPON ADALET BAKANI , 790 YTL , YAKLAŞIK 150 ABD DOLARI USULSÜZLÜK İDDİASI İÇİN İSTİFA ETMİŞ.... BEN DE ; BU JAPONLARI BİŞEY ZANNEDERDİM.... MANYAKMIDIR, ŞAPŞALMIDIR NEDİR... İSTİFA. NERDEN ÇIKTI... HELE HELE 790 YENİ TL İÇİN.... BU CAPONLAR TUHAF MİLLET.... GEL DE BİRAZ , DEVLET ADAMLIĞINI ÖĞRETELİM SANA... MANYAK...
  • 2 Yıl Önce

orhan inan

ELLERİNİZE SAĞLIK.DUANIZA AMİN DİYORUM.YÜCE ALLAH(CC) BÜTÜN MÜMİNLERİ KORUSUN VE EMİRLERİNE TABİİ KILSIN ,İNŞALLAH.
  • 2 Yıl Önce

Ezberlerinizi bozun!!!

Sanki oyle soyluyorsunuz ki alfabeyi degil de dili degistirdi. Biz Ataturk'ten once millet olarak Arapca konusurduk, Kuran' ı ana dilimiz arapçayla okurduk, anlardık da Ataturk geldi dili Turkce yaptı ve biz birden bire arapca yazilan tarihimizi, eserlerimizi, Kuran'ı okuyamaz, anlayamaz olduk mu diyorsunuz. Dediklerinizin bu anlama geldiginin farkinda misiniz????? alfabe degistirmeyi dil degistirmek gibi algiladiginizin ve anlattiginizin farkinda misiniz yıllardır??? O zaman hatirlatayim biz bu cografya da 1000 yildir Turkce konusuyoruz.
  • 2 Yıl Önce

engineer

evvelden kültür dört yerden besleniyordu, sokak-aile-okul-yaz Kuran kursları, şimdiki nesiller ise kültürü, internet-sosyal medya-instagram'dan alıyor, devleti yönetenler ise kanunları ab uyum yasaları adı altında batıdan alıp dayatıyor, bri hilkat garibesi çıktı ortaya, tv nesli gitti yerine internet nesli geldi hafazanallah, bundan sonra doktor diyor ki ne yersen ye, temel fıkrasını hatırlatırım, isanın papazı öptüğü devirdeyiz, din mi? 14-15 asır önceki hükümlerle olur mu? güncellemek gerek efendim.
  • 2 Yıl Önce

Naci Ergiden

Harf inkılabınn amacı neydi? Düşünmek lazım zevk için yapılmadı. Benim dedemin bir sepet dolusu kitabı vardı ölünce tanıdık bir amcaya verildi. Çünkü okuyan bir insan yoktu hepsi Osmanlıca yazılmış eserlerdi. Balkanlardan gelen kitaplardı.
  • 2 Yıl Önce

Bu arada

Bu ülkeyi seven, katkıda bulunan 1000 yıllık tarihimiz boyunca kim varsa kalbimizde sevgimiz minnetimiz bitmez. Onlarin icinde Mustafa Kemalin sevgisi, yeri ayri, mekani cennet olsun Insallah, Allahım gani gani rahmet eylesin. Kurtuluş savasindaki liderligini gectim, Cumhuriyeti kurmasini geçtim, Onun kurdugu fabrikaları satarak borçları oduyoruz, ayakta duruyoruz 30-40 yildir daha ne olsun. Bu arada evimin neredeyse her odasinda, arabamda Kuran ve seccade var mutlaka. Lisede Ihya'u Ulumuddin, universitede Fi Zilal'il Kuran'ı okumus, anlamis, sevmis biri olarak yaziyorum.
  • 2 Yıl Önce

Cahil

Kültür emperyalizmi emperyalizmin sadece bir koludur ancak emperyalist olmak öyle kolay değildir bilgi birikimi entellektüel birikim daha bir sürü birikim gerektirir ve emperyalizm kendisi var olmaz onu emperyalist yapan diğer ülkelerin korkaklığı tembelliği ve ihtiyaçlarını karsilayamamasindan kaynaklanır mesela TURKIYENIN haçlı armalı nato ya girmesi ve haçlı nato yandaşı olması dini bütün musluman kardeşlerimizden kaynaklanmıştır ve dini bütün kardeşlerimiz haçlı armalı nato nun TURKIYEDE tetikciligini yapmıştır şimdi sorarım nato TURKIYEYE zorla mi girdi ve nato uğruna binlerce insanı kore ye gönderen dini bütün siyasetçilerimiz degil midir mutlu musunuz natoyla olmaktan desem çoğunluğunu ıslamcı milletvekillerinin oluşturduğu meclisten evet mutluyuz sözü çıkar yani kısaca emperyalizm öyle birseydirki 550 milletvekilinin 410 tanesinin ıslamcı ve sağcı partilerden oluşan tbmm de imam hatiplerin kapatılmasını ve başörtü yasağını bile cikartirir emperyalizme karşı olmak için venezuella küba kore olmak gerekir özgür düşünen beyinler çoğunluk olmayıp emperyalizmin kirintisini lüks yaşam sayan imanin yerine para denilen putu koyanlar sadece emperyalizmin kullandığı figüran ve tetikciler olur
  • 2 Yıl Önce

Sayın Yazar ezberlerinizi bozun artık.

Benim köyümde zaten kimse okuma yazma bilmiyordu. Konustuklari dil özturkçeydi, Anadolunun çoğu da benim köyüm gibiydi, okur-yazar orani %5'ti Cumhuriyet kurulmadan önce. Dolayisiyla alfabeyi degistirmekle kimsenin gecmisle bagini koparmis olamiyorsunuz, zaten kimse okuma da yazma da bilmiyordu. Kimsenin okuma yazma bilmedigi bir yerde hangi alfabenin kullanildiginin da alfabe degistirmenin de onemi yoktur. Simdi okuma, yazma biliyorken bile okumuyan bir toplumun gecmisle baginin koparildigini söylüyorsunuz, nasil oluyor bu. Ayrıca yepyeni bir gelecek idealiniz varsa, üreten, güçlü, tam bagimsiz bir ulke idealiniz varsa boş oturamazdiniz birseyler yapmaniz gerekirdi doğal olarak, okuma yazma oranini hizla artirmaktan baslayarak ki öyle oldu. Selam ve dua ile.
  • 2 Yıl Önce

Akit

Güzel yazı
  • 2 Yıl Önce

sabah

önemli bir konu seçmişsiniz. daha da önemlisi allttaki not. maalesef bu bozulma devletin eliyle ve zorla yapıldı. çok bedeller ödendi. allah başımızdakilere akıl versin 20 yılda pekte bir şey yapılmadı.
  • 2 Yıl Önce

Zekeriya Gökçe

Zül Celal’i vel ikram olan yalnız Allah’tır. Ya Rab bizi korktuklarımızdan emin- umduklarımıza Nail eyle. Umduğunuz şeyleri bizim için hayırlı eyle. Bizleri islama hizmetkar eyle.
  • 2 Yıl Önce

Mehmet

Değerli hocam bence önce kendimizi çok iyi tanımamız lazım. Bunun için de tarihe övünmek veya yerinmek için değil ibret almak için yani olumlu bilgiler elde etmek maksadıyla bakmamız gerekir. Malesef görmek istediğimizi görüyoruz bakarken oysa hakka giden yol hakikatlerle örülüdür.Bazı gerçekler çoğu zaman acıdır.İlginç bir örnek vereyim hiç romalılardan kalan heykellere dikkatlice baktınız mı Anadoluda o fiziksel görüntüye sahip insanlara çokça rastlayabilirsiniz. Ben bunu anadolunun büyük bir zenginliği olarak görüyorum .Bunları yazınızla ilgili bir dip not olarak belirtmek istedim.Benim kafamı meşgul eden şey ise Mekkeyi feth ettiğinde peygamberimizin kendisi ve yanındakilere karşı amansızca savaşmış kişilere söylediği o söz "Canınız namusunuz ve malınız güvendedir "ve bu sözü pekiştiren samimi bir yaşantı büyük bir sabır ve büyük fedakarlıklar (Bütün gerçek değişimlerin arkasında bunlar yok mudur?) bunun sayesindedir ki putperestlik silinip gidiyor.
  • 2 Yıl Önce

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23