THY - Orta Avrupa Eylül

Cevat Ayhan’ın ardından (2)

22 Mayıs 2018 Salı

Bakanlıktan ayrıldıktan sonra sohbet ediyoruz. Bir gün CHP’li bazı milletvekilleri demiş ki, “Çok araştırdık, bir açığını bulabilir miyiz, diye, bulamadık. Bulabilseydik canına okuyacaktık”.

Deprem inşaatları çok su götüren bir iştir. İhalesiz iş veriyorsun. Eğer o tarakta bezin varsa suiistimal etmek için kapı ardına kadar açıktır.

Açık kalplilikle şunu ifade etmeliyim ki bizim bu grup, kaya gibi sağlam bir gruptur. İçimizden çürük yumurta çıkmadı. Ayrıca hepsi de adam gibi adamdır. Onlara Amerikan hazinesini bile teslim edebilirsin. Hiçbirimiz akçeli işlere bulaşmamıştır.

Gazeteci yazar Kemal Öztürk’ün Yeni Şafak’ta Cevat Ayhan’la ilgili bir yazısı çıktı. Başlık şöyle: “Siyasetçi olacaksan Cevat gibi ol”. Kemal Öztürk Ak Parti döneminde Adapazarı’ndan milletvekili adaylığına soyunur. Gerçi adaylık sıralamasına bile giremez ama, kanaat önderlerinden bir büyüğü,  Dr. Sadık Canlı, ona şu tavsiyede bulunur. “Olacaksan Cevat Ayhan gibi siyasetçi ol o zaman”. Cevat Ayhan, herkesin dilinde ve gönlünde olan bir insandı. Sakarya’da siyaset konuşulduğunda, siyasetteki çirkinliklerden, ayrışmalardan bahsedildiğinde, ‘Ama Cevat Ayhan öyle değildi. Herkesin derdine derman olurdu’ denirdi (9 Mayıs 2018). 

Milletvekilinin kapısını genellikle en garibanlar çalar. Zaten zengin arabasını dağdan aşırır.

Her insan önce adam yerine konmak ister. Kendisinin ciddi olarak muhatap alınmasını ister. Sen de onu ciddi olarak dinlersin, ciddi olarak adamın derdine derman olmak istersin. İşini yapabilirsin veya yapamazsın, o ayrı mesele. Hiçbir şey yapamazsan bile sadece onu adam yerine koymak, ona yeter.

Ben milletvekili olduğumda arkadaşlarımın çoğu genel müdürdü. Onlara şöyle derdim: Gönderdiğim adamın işini yapamıyorsanız bile, adamı ciddiye alın, dinleyin, bir çay ısmarlayın, gönlünü az, çok hoş edin, gönderin. Arkadaşlarım, eksik olmasınlar, hep böyle yapmışlardır. Onun için Çorum’da hiç kimse benden şikâyetçi olmamıştır.

Seçimlerden önce milletvekili adayları seçmenlere çok şirin görünmeye çalışır. Seçimden sonra birisi geldiğinde milletvekili adamın yüzüne karşı oh, puf ediyorsa, işte bu olmaz. Seçmen de bunu görür ve unutmaz, bir yerlere yazar. Zamanı gelince de hesabını sorar.

İşte bu, gelen kim olursa olsun, karşındakini adam yerine koyarak, derdini adam gibi dinlemek, pek farkında olmayız ama, her şeyden önce insanın asalet göstergesidir, kalite göstergesidir. Böyle bir asalete sahip olmayanlar hep of, puf eder, içinden de bu da şimdi nereden çıktı, der durur.

Bütün bunların dışında şahıs olarak da Cevat’a bir can borcum var. Ankara Mamak’ta askerliğimi yapıyorum. Bir pazar nöbette rahatsızlandım. Eve geldim yatıyorum. Perşembe günü Cevat’la rahmetli Hakkı Akın ziyaretime geldiler. Cevat dedi ki, böyle yatmakla olmaz. Dr. Emin Acar ağabeyi çağıralım. Yahu boş verin. Önemli bir şey değil, dedimse de, Cuma öğleden sonra Emin ağabeyi getirdiler. Emin ağabey bir muayene etti, seninki akut apandisit, hemen hastaneye yatman lazım, dedi. Bir şeyim yok dedimse de dinlemediler, Gülhane Askeri Hastanesine yatırdılar. Bir ay yattım, dört ameliyat oldum.. Ziyaret saati olmasa bile Cevat sık sık ziyaretime gelirdi. Yahu, nasıl geldin, derdim. O.. Asker selam bile verdi, derdi. Elde çanta, kendinden emin, rap rap gelince nöbetçi Cevat’ı doktor zannedip, selama duruyormuş.

Cevat’la Hakkı gelmese ve Emin ağabeyi getirmeselerdi, bir hafta önce patlayan apandisit beni birkaç gün içerisinde mutlaka götürürdü. Doktorlar da zaten ilk ameliyattan umutlu değillerdi. Benim vakam o senenin en kritik iki vakasından birisi imiş.

Üniversite son sınıfta Arı Yıllığında benimle ilgili yazıyı Cevat Ayhan yazmıştı. Çok ilginç tespitleri vardı. Okuyunca şaşırdım doğrusu. Onunkini kim yazdı bilmiyorum. Yazan dostu yazının sonunu şöyle bağlamış: “Allah selamet versin. Mü’min kardeşlerimizdendir”. Bu aslında Cevat’ın o zamanlar sık sık kullandığı bir tabirdir. Bu yazı 1963 senesinde yazıldı. Bu yıllık 1963 senesinde çıktı. Elli beş sene sonra biz de bugün, 2018’in Mayısında onun için gönül rahatlığıyla, “Şahidiz, mü’min kardeşimizdi. Allah rahmet eylesin, cennet mekânı olsun” diyoruz.

 

YORUM YAZ

  • HukukçuHukukçu14 gün önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.
  • Remzi hoca Remzi hoca 4 ay önce
    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah