• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

Yaşasın Tosun Paşa!

04 Ekim 2015


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

Memurlar, vesaireler, hem Yahudilerin hem Hıristiyanların “mübarek” günlerinde tatil yapıyor, haftada iki gün, ohhh suyundan da koy.

Ve dahi...

Müslümanın “mübarek” gününde çoğumuz “izin”li değiliz, “batı” böyle istediği için!

Bizim durum ise büsbütün berbat; Cuma, Cumartesi, Pazar, Arife, Bayram, Kandil “paso” mesai...

Gazeteci milletinin Ankara’da görev yapanları, uzun yıllardır “demokrasi” denilen dışı albenili içi kanserli rejimin oyunlarını takip etmekten harap ve de bitap.

Bütün tersanelerine de girilmiş vaziyette!...

Seçim, kriz, seçim, kriz...

Ne mahallisi biter, ne geneli, ne minisi, ne irisi!..

Sandık kutsaldır, hakimiyet milletindir...

Partiler çekişir, aileler çekişir...

Kavga “Yeşil Vadi” üzerinedir.

Başkalarının milim toprağında gözümüz yoktur, toprağımıza göz dikenin gözünü oyar, duvarını al kanlara boyarız...

(Mesela dedik!)

Vatan sana canım feda, her Türk asker doğar, çıkarlar ölmez vatan bölünmez!..

Taraflar “Yeşil Vadi”yi ele geçirmeye taliptir.

Ne var ki...

“Nerede bu dağlar taşlar, yürüyelim arkadaşlar” güzellemelerine muhatap “Yeşil Vadi”, uğruna kavga eden taraflardan birine kalmaz sonunda.

Yeşil Vadi’yi de “kızı” da Tosun Paşa alır!

Yaşasın Tosun Paşa!..

Aileler birbirini yer bitirirken, bir “darbe” yapar Tosun Paşa; vadi kıza, kız paşaya...

Sonra kız ıskartaya, Vadi paşaya!..

Siz filmin devamını tahayyül edin;

Dâver Bey’in cilveli kızı Müjde Ar’a mı kalacaktı Yeşil Vâdi?.. 

Ne yaparsın ki oyun böyle kurulmuş...

Şener Şen, Kemal Sunal, hamamda “Yeşil Vadi” için göbek yarıştıran hatunlar ve ille de bu curcunayı seyredecek milyonlar!..

Koy filmi tekrar tekrar izlesinler!..

Bizler de gazeteciler olarak bu oyunun içinde bir rol kapmış bulunuyoruz, bizimki de bir nevi “küçük enişte” rolü...

“Ulan ben senin gelmişin geçmişini...”

-Adamı fena benzettim!

-Belli, ağzını burnunu iyi dağıtmışlar küçük eniştenin!

-Sen öbürlerinin haline gördün mü de konuşuyon!..

-(Pis bir gülüş!)

Nice seçim gördük; hepsi, herbirisi tarihin en önemli seçimiydi.

Her biri hayati önemde olan seçimlerden bir türlü kurtulamadık!..

Bir “normal” seçim görsek de öyle göçsek şu fani dünyadan!..

Bizde laflar parlak;

“Birlik ve beraberliğe her zamankinden fazla muhtaç olduğumuz şu kritik günlerde!” yollu laflar hiç bitmedi.

Her günümüz “Birlik ve beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğumuz gün!” oldu.

Buradaki “her zaman”ın ne zaman olduğunu anladımsa ne olayım!..

Her seçim hayati, ödenen her kuruş vergi kutsal, kravat kutsal, saygı duruşu kutsal, çok önemli çok, bildiğin gibi değil, bu Ankara çok mühim bir yer.

Yalan mı, tuhaf mı, yoksa inanmadın mı!..

Her ideolojinin kutsal partisi var.

Rejimi kim kurdu? 

CE HA PE.

En Türk ME HA PE, en Kürt HA DE PE...

Bir de en flaş:

 İş Aş Haydar Baş!..

Krizi de kerizi de bitmez memleketin; kazananlar değişir, kaybedenlerin değişmemesi temel kaidedir!..

Bizi bu sesler oyalar, aldırma gönül aldırma!..

Oyunu yazan mı olacaksın, yazılan oyun da figüran mı?..

Bizler bu oyunun “seyircileri” olarak, Cumartesi günleri Yahudi’nin, Pazar günleri de ‘Hıristiyan’ın tatilinden istifade edebilmişsek, mutlu oluyoruz...

Oh  haftada iki gün tatil, yılda 104 eder, şusu busu, yılda 200 gün!...

Herbiri çeyrek porsiyon 165 gün çalıştım mı bir yıl içinde...

“Bereket” versin yeter!..

Her şey vatan için!..

Ye, iç, yat, lüküs hayat;

Göbekler inmez, tatil bölünmez!..

“Ya inandığın gibi yaşarsın, ya da yaşadığın gibi inanır.”

Yaşadığın gibi inanma yolculuğuna çıktın mı bir kere, nice yol bulursun, hedefe giden her yol mubah olur, paralelci olursun!..

İlle de “o yapı” içinde olman gerekmez, “paralelcilik” bir ruh halidir, her yerde, her mekanda temsil edilir!..

“Her mekânda” dedik, üzerinde tefekkür:

“Her mekânda!”

İnancımızı durumlara uydurmaya çalıştıkça, o durumlar sizi alıp bambaşka yerlere götürür. 

Özü kaybeder...

Aptallaşırsınız!..

Hani saatlerce tartışırsınız da birileriyle...

Sonunda “Arkadaşlar konu neydi?” sorusu dağıtır her şeyi.

Hararetle kavga edenler birbirlerine bakar,

“Sahi ya, konu neydi!”

Birbirimizi yiyoruz da eni konu...

Sahi...

“Konu”yu hatırlayan var mı dostlar?..

Ne için çıkmıştık yola!..

Neyin mücadelesi bu!..

Hedef ne?.. 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23