• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI
17 Temmuz 2015

“Recep Tayyip Erdoğan KOALİSYON İŞLERİNE karışmasın”mış!..

“Kemal” Bey, böyle diyor;

“Recep Tayyip Erdoğan koalisyon işlerine karışmasın, onun bu konuda laf söylemeye hakkı yok!”

Zamanın Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’e, “Cumhuriyet Halt Partisi’nin işlerine karışmayacaksın” demek gibi bir şey bu.

Nasıl karışmaz?..

Ruhunu, şeklini, şemalini, her şeyini o vermiş.

Recep Tayyip Erdoğan millet iradesinin arkasında olduğunu 9 seçim boyunca ve en bariz olarak da “Devlet Başkanlığı” seçiminde ispatladığından, Mustafa Kemal’den de güçlü konumdadır.

Recep Tayyip Erdoğan bu ülkenin, kendisinden öncekilerin tamamından çok daha fazla “meşru” Başkomutanıdır; konumu tartışmasızdır, sonuçları üzerinde hiçbir tartışmanın yapılmadığı bir halk oylamasının ardından, hem de ilk turda “Devlet Başkanı” seçilmiştir.

Karşısında neredeyse bütün partilerin “ortak adayı” olarak öne çıkartılan ve arkasında “uluslararası bilumum şer odakları”nın desteği bulunan bir adaya karşı, büyük bir zafer elde etmiştir.

Demokrasilerde meşruiyetin kaynağı “Milli İrade”dir.

Recep Tayyip Erdoğan, milli iradenin doğrudan tercihiyle seçilmiş ilk “Devlet Başkanı” olarak ve mevcut Anayasa’ya göre de çok geniş –neredeyse sınırsız- yetkileri olan bir “Başkomutan” olarak, koalisyona da bal gibi karışma hakkına sahiptir.

Dolayısıyla Kemal Bey,

Sayın Erdoğan ile Sayın Davutoğlu arasına, “Koalisyon görüşmelerinde karar verecek olacak Sayın Davutoğlu’dur, öyleyse iradesini ortaya koymalıdır” yollu “fitne” lakırdılarından sonuç alma imkânına sahip değildir!.

Ya arkasında çok güçlü bir “halk desteği” bulunan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu ülkenin lideri”, “Önderi” olduğunu kabul edecek…

Ya da silinip gidecektir!..

Evet, böyle olacaktır.

Meslektaşımız Mehmet Acet, geçtiğimiz günlerde, “çok ön plânda yer alan” bir CHP Kurmayı ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını vermişti.

Diyordu ki Kurmay –özetle-,

“Kemal Kılıçdaroğlu¸ koalisyonda yer alamadığında  CHP içindeki ‘liderlik’ tartışması alevlenecektir.

CHP bu seçimlerden kesin mağlubiyetle çıkmıştır.

Sayın Genel Başkan, mağlubiyeti gözlerden saklamak için ‘AKP’yi devirdik’ propagandası yapmıştır.

Nereye devirdin, 16 puan fark yemişsin!

CHP, kendisini başkalarının aldığı sonuçlar üzerinden anlatmak durumunda değildir.

Sayın Genel Başkan seçimlerde ‘tek başına iktidar’ hedefi bir yana, ‘birincilik’ hedefini bile koyamamıştır.

Bu hâl, taban tarafından dikkatle izlenmektedir.

Sayın Genel Başkan, koalisyonda yer alabilirse ‘koltuk ömrünü’ uzatır, alamazsa tartışma hemen alevlenir!”

Demek oluyor ki “Kemal Bey”, Sayın Cumhurbaşkanı’nın seçimler boyu büyük zaferler elde ederek geldiği makamın çok çok uzağında.

“Koltuk” derdi var; son derece “başarısız” bir genel başkan, tabanı onu yeterli bir “Lider” olarak görmüyor, bir “kaset” dalgasına genel başkan olabilmiş, sıradan bir bürokrat!..

Sen önce rüştünü ispat edeceksin…

Arkanda hiçbir seçim başarısı yok, partinin oyunu –hem de yedi düvelin desteği arkanda olduğu halde- arttıramamışsın, girdiğin her seçimden hezimetle çıkmışsın…

Sen busun, bu kadarsın!..

CHP seçmeninin bile, kahir ekseriyetle yetersiz bulduğu bir isim, tutacak Recep Tayyip Erdoğan’a hareket alanı, konum, hareket tarzı dayatacak!..

Sen kimsin!..

Haddini bil!..

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN HATALARI YOK MU?

Böyle yazınca, kimileri “haklı” olarak soruyor: “Birader, tamam da Sayın Erdoğan’ın hiç mi hatası yok!”

Olmaz mı!

Bunlara, Gezi olaylarından önce defalarca dikkat çektik, vaktinde dostane uyarılarda bulunduk.

Sayın Erdoğan’ın bizi “yanlış” anladığı da olmuştur vaktinde.

O günlerde, liberali, paralelcisi, İslamcısı, laikçisi Recep Tayyip Erdoğan karşısında el pençe divan dururdu.

Özellikle liberaller ve paralelciler bir dediğini iki etmez, yalakalıkta sınır tanımazlardı.

Biz o “zor” günlerde “Kardeşlik Hukuku”nun gereğini yerine getirdik, gerekli uyarılarda bulunduk.

Birileri, bunları bizim aleyhimizde kullandı.

Hatta, “Milliyet”, -eski- Akşam gibi gazeteler, “Arseven’den Erdoğan’a ağır eleştiri” yollu haberlerle “gammazlama” faaliyetinde bulundu.

Biz vaktinde uyarırız, kamyon devrilmeden uyarırız, bunun için hesap-kitap yapmayız, icabında zararı göze alır doğru bildiğimizi söyleriz.

Şimdi…

Milli İradeye sahip çıkma vakti.

Şer odaklarının hedefindeki kardeşime sahip çıkmak, inancımın gereğidir!..

O bize vaktinde sahip çıkmış çıkmamış, bu tür hesaplar  delikanlı adama yakışmaz!..

O kadar!..

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23