• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
12 Aralık 2020

Süresiz nafaka ve nafaka hapsi kaldırılmalıdır

Ilımlı feministlerin dahi haksızlık olarak gördüğü süresiz nafaka ve nafaka hapsini maalesef içimizdeki taklitçi feministler hararetle savunmaktadırlar. Özellikle son yirmi yılda, 3. dalga feminist ideoloji taraftarları yasaların değiştirilmesine doğrudan etki etmişlerdir. Medeni Kanun, Ceza Kanunu ve dünyada eşi ve benzeri bulunmayan 6284 sayılı yasa feminist önderlerin çıkarttırdıklarını iddia ettikleri yasalardır. Yeni devrim yasalarının uygulama sonuçları olarak aileler dağıldığını, boşanmalar ile şiddetin artarak devam ettiğini görüyoruz.

Anayasa’da ailenin korunması başlığı altında  “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır” (m. 41) ilkesi getirilmiştir. Ancak, 2002 yılında yürürlüğe giren Yeni Medeni Kanun, 2005 yılında yürürlüğü giren Ceza Kanunu, 2010 yılında referandumla Anayasanın 10. maddesinde yapılan değişiklikle kabul edilen pozitif ayrımcılık ilkesi, yargıda “kadının beyanı esastır” anlayış ve uygulaması, 2011 yılında imzalanan İstanbul Sözleşmesi ve 2012 yılında yürürlüğü giren 6284 sayılı özel ceza yasasının ilgili bölümleri aile kurumunun insicamını bozmuş, disiplini sağlanamaz hale getirmiştir.

Yoksulluk nafakası (Medeni kanun 175. m) evli eşler arasında geçerli olan ve boşanmadan sonra karar verilen nafakadır. Yoksulluk nafakası 1988 yılından önce bir yıl olarak uygulanmasına rağmen Türk Medeni Kanun’unda 12 Mayıs 1988 yılında yapılan değişiklikle SÜRESİZ hale getirilmiştir. 2002 yılında kabul edilen yeni Türk Medeni Kanun’unda da aynı görüş kabul edilerek süresiz nafaka uygulaması devam ettirilmektedir. Yoksulluk nafakası ile birlikte boşanma aşamasında TEDBİR NAFAKASI ve müşterek çocuklar için İŞTİRAK nafakası düzenlenmiştir. Nafaka yükümlülüklerini yerine getirmeyen nafaka borçlusu hakkında nafaka alacaklısının şikâyeti üzerine İcra ve İflas kanunu 344. m. gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilmektedir.

Süresiz yoksulluk nafakası (MK. 175. M.) ve ödenmemesi halinde 3 aya kadar tazyik hapsi cezası (İ.İ.K. 344. m.) sebepsiz zenginleşmeye, emeksiz ücrete neden olduğu gibi yoksulluk nafakası bağlanan bir kısım kadınlar süresiz nafaka haklarının ortadan kalkmaması için kayıtdışı (sigortasız) çalışmakta, mal varlıklarını ve gelirlerini gizlemektedirler. Süresiz nafaka almaya devam etmek amacıyla yeni resmi bir evlilikten kaçınarak evlilik dışı ilişkilerin yaşandığı örneklerle karşılaşmaktayız. Nafaka ödeyen eş ise gelir yetersizliğinden yeni bir evlilik imkânını kaybetmektedir. Bu uygulamalar sonuç itibariyle ahlaki çöküntüye, husumet ve şiddetin artmasına sebebiyet vermektedir. 

Yürürlükte bulunan yasa ve yerleşik yargı kararları bu şekilde devam ettiği takdirde, süresiz nafaka ile tazyik hapsi kararları karşısında ödeme güçlüğüne düşenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi mümkün olamayacaktır. İşini kaybeden, ödeme güçlüğüne düşerek nafaka bedellerini ödeyemeyenler hapis cezası ile karşılaşmaktadırlar. Dünyada en katı ve keskin olarak ülkemizde uygulanan, adeta bir zulme dönüşmüş olan süresiz nafaka ve tazyik hapsinin kaldırılması elzemdir.

TÜİK verilerine göre, evlilikler azalmakta boşanmalar artmaktadır. Edinilmiş mallara katılma yasal rejimi, maddi ve manevi tazminat kararları, süresiz nafaka, tazyik hapsi cezaları ve özellikle 6284 sayılı yasa birlikte değerlendirildiğinde boşanma bir kısım kadınlar bakımından cazip hale gelmiştir. Pozitif ayrımcılık ve kadının istihdamı teşvik politikaları karşısında yoksulluk nafakası azami bir yıl ile sınırlandırılmalıdır.

Çocuklar adına hükmedilen iştirak nafakası da, nafakaya karar veren mahkeme veya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının İl Müdürlüklerinde oluşturulacak birimler aracılığı ile her yıl alınan nafaka bedellerinin harcama dökümlerinin sunulmasının sağlanarak denetim altına alınmalıdır. Nafaka bedelini amacına aykırı kullanan hakkında cezai yaptırım uygulanarak çocukların istismarı engellenmelidir. Süresiz nafaka ve iştirak nafakasının denetimsiz bırakılması telafisi imkânsız mağduriyetler doğurmaktadır. 

Amaç; kolay boşanma ve boşanan eşler arasındaki hukuki ihtilafların bitirilerek sağlıklı evliliklerin önünü açmak suretiyle şiddetin ortadan kaldırılması olmalıdır. Siyaset, bu denli derin toplumsal yaraya çözüm üretememektedir. Teklifler, çare ve çözümler radikal feminist örgütlerin muhalefeti karşısında dinlenmemektedir. Asıl olan, ailenin dağılmaması, çocukların korunması ve şiddetin önlenmesidir.

HÜSEYİN HARPUTOĞLU HOCAMIZ

Sakarya Akyazı’nın manevi dinamiklerinden, kendini İslam’a hizmete adamış, binlerce talebe yetiştiren muhterem Hüseyin Harputoğlu hocamız Hakka yürüdü. Rabbimiz rahmetiyle muamele buyursun, bizleri de şefaatine nail eylesin…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmed 61

Hergeçengün artan boşanma olaylarının ve evliliklerin azalmasının enbüyük nedeni NAFAKADIR.
  • Yanıtla

Metin Serbesoglu

Çift Nafaka Çift kira çift elektirik çift su çift gaz Çift aidat bende olmayan ve hiç gösterilmeyen çocuğumun üst baş ve oyuncak kırtasiye si / kart borçları / 1 aylık geçim vd ödüyorum.Önce ki eş kürtaj için imza istedi.Vermedim. O gün boşadı .Cocuklar yine de fail m öldü.Şimdi evladım ruh hastası elinde.Ne diyor feminist ; " ortalama nafaka 270 tl imiş bundan kaçıyor lar mış.Ben emekliyim.Bu da daha kitabın adı
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23