• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI

Ders kitabında alkol olur mu?

03 Ekim 2020


Sefa Saygılı İletişim: [email protected]

Medyada çıkan habere göre; Milli Eğitim Bakanlığı, Almanca ders kitabının yeni baskısında Almanya’yı simgeleyen semboller arasında bulunan bira, şarap kadehi, içki festivali gibi ruh ve beden sağlığına ters düşen sembolleri kaldırmış.

Almanca ders kitabının girişindeki, “Araştırın. Almanya hakkında hangi bilgileri buldunuz? Sonuçları sınıfınızda tartışın” yazısının bulunduğu haritada, Almanya’da alkol gibi bazı bilgiler de sembolize edilmişmiş. Bu yıl, bu semboller arasında, geçen yıllarda yer alan gereksiz olan Münih kentinin üzerinde bulunan bira sembolü, Hamburg ve Hannover arasındaki bira şişesi ve Berlin›in üzerinde yer alan kadeh ve bira festivali görselleri kaldırılmış.

İnsanlarımızı özellikle çocukları ve gençleri alkolden korumak çok önemli bir koruyucu sağlık tedbiridir. Bu güzel ve alkışlanacak gayreti gösteren Bakanlığı tebrik etmek gerekirken maalesef sol ve alkol yanlısı bir gazete “Milli Eğitim Bakanlığı kadehi kırdı” başlığıyla söz konusu yararlı gelişmeyi eleştirmiş.

Hâlbuki alkolün insan sağlığına ve toplum hayatı üzerine saymakla bitmeyen bedeni, ruhsal ve toplumsal zararları vardır ve bunları sıralamak bir gazete yazısına elbette sığmaz. Ancak toplumu etkileyen bazılarından söz etmek istiyorum:

Sadece ABD’de yetişkin nüfusun % 10’unun alkolle problemi vardır. Alkol, cinayetlerin % 86’sında, şiddet suçlarının % 37’sinde, cinsel saldırganlığın % 60’ında, evlilikte şiddetin % 57 erkekte, % 27 kadında, çocuğa kaba kuvvetin % 13’ünde, hırsızlık ve çalma suçunun % 27’sinde sorumlu tutulmaktadır. Şiddet içeren suçlar ile alkol alımı arasındaki güçlü ilişki çok açıktır. Çeşitli ülkelerden on binleri aşan suç incelendiğinde, şiddet uygulayanların 2/3’ünün suç esnasında alkol almış olduğu ve mağdurların yaklaşık yarısının suça kurban gittikleri dönemde alkollü oldukları bildirilmiştir. Tedavi olmak için hastaneye yatışların (yetişkinler için)  % 20’si alkolle ilgili hastalıklar sebebiyledir. Sirozun % 32, dudak ve ağız boğaz kanserinin % 29, karaciğer kanserinin % 25, cinayetlerin % 20, intiharların % 11’i alkolden kaynaklandığı hesaplanmaktadır. Alkol kullanımından doğan problemlerin maliyeti ABD’de yıllık 400 milyar doları bulmaktadır. 

Yine İngiltere’nin yarıya yakını düzenli alkollü içki içmektedir ve bunların 2 milyonu aşırı kullanmakta, 1 milyonu ise alkole bağlı ciddi sorunlar yaşamaktadır. İstatistiklere göre bu ülkede; yangın sonucu ölümlerin % 80’inde, ciddi kafa travmalarının % 65’inde, cinayetlerin % 50’sinde, trafik kazalarının % 40’ında, ev kazalarının % 30’unda alkol tüketiminin etkisi söz konusudur.

Toronto Alkol Sağlığı ve Bağımlılık Merkezi uzmanları yaptıkları araştırmaya dayanarak şöyle konuşuyorlar:

“Alkolün kansere sebep olduğu bilinen bir gerçek. Alkolden kaynaklanan iş ve trafik kazaları, nöropsikiyatrik rahatsızlıklar ve alkole olan bağımlılık, her zaman öldürmese de insanları iş göremez hale getiriyor. Ancak baş ve boyun bölgesindeki habis tümörler, mide, kolon ve göğüs kanseri vakalarında alkolün olumsuz etkisi belirgin.”

Araştırma ekibinin verilerine göre; “Alkol, vücudumuzun hormonal dengesini bozarak ağız, boğaz, bağırsak ve meme gibi organlarda kanser oluşumuna yol açmaktadır. Halk alkolün bu zararlarına aldırış etmiyor. Aksine az miktar şarabın kalbe iyi geldiği gibi temelsiz görüş sık tekrarlanıyor. Hâlbuki içkinin insana hiç faydası yok. Üstelik az miktar derken kişiler giderek daha çok içiyorlar. Yararlı diye alkole başlamak ise cinayet.”

Alkol tüketimi özellikle Hindistan ve Çin gibi nüfusu çok yüksek ülkelerde hızla artmaktadır. Yine kadınlar giderek daha çok alkol tüketmektedir. Üretiminin artması ve dünya çapında pazarlama yöntemlerinin yaygınlaşması alkol felâketini içinden çıkılmaz hale getirmektedir.

Araştırmacılar, “Alkolün zararlarını önlemek için etkili hangi stratejileri kullanmak gerektiği bugün daha önem kazanmıştır. Ülke yöneticilerinin süratle bu tedbirleri uygulamaları gerekir. Böylelikle zarar azaltılabilir” diyor ve ekliyorlar:

“2000 yılında sigaranın zararları tavana vurduğunda bütün dünyada tütün aleyhtarı kampanyalar başladı ve kullanım geriletildi. Alkolün yol açtığı sağlık ve ekonomik felâketin şu anki durumu o seviyeye ulaşmıştır.” 

Araştırmacıların alkol afetine tedbir olarak söylediği sözler ilginç:

“Artık dünyada daha fazla insan alkolden uzak duruyor. Gelişmiş toplumlarda giderek alkol dağıtımının veya satışının yasak olduğu İslâm ülkelerindeki gibi alkole karşı çıkış ve tepki artıyor.  Alkolün hayatımız üzerindeki risklerini yeniden düşünmeye ihtiyacımız var. Şu aşamada alkolün yasaklanmasını talep edemeyiz ama hiçbir şey de sağlığımızdan önemli olamaz.”

Göründüğü gibi her bakımdan zararları olan alkol alışkanlığının tedavisi zordur ve en etkili yöntem korunmadan, yani alkollü içkilere hiç başlamamaktan geçmektedir. Bunun için de gençlerin alkole hiç yaklaşmaması önemlidir. Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerini bu gayretlerinden dolayı tebrik ediyoruz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

her içki yasağı işi çözer mi?

Kalplere imanı yerleştirirseniz, rakı şarap kendiliğinden defolup gider. Yoksa iran' da da içki yasak, ama iman yok, ne edeyim ben böyle yasağı?
  • Yanıtla

hhh

almanya birasi ile unludur bu sayfadan cikarman gencin onu ogrenmeyecegi anlamins gelmez Berlin festival hamburg bira .. bu konu o sehrin anlamini kaybettirmez
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23