• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI

Bilimde evrimci saplantı

11 Kasım 2023
A


Sefa Saygılı İletişim: [email protected]

BİLİMLERİN IŞIĞINDA YARATLIŞ KONGRESİ’nin 7.’si yapıldı. Kongrede tebliğ sunan bilim insanları konularını TEVHİDİ BAKIŞ AÇISI ile anlattılar, bilimde evrimcilik saplantısını kırdılar. Kongrede ben de tebliği sundum.

Evrimciler, her şey tesadüfen oluşmuş gibi anlatıyor; kâinatın niçin ve nasıl var olduğunu açıklayamıyorlar. Hâlbuki evrende muhteşem bir düzen var; fizik, kimya, biyoloji, coğrafya, astronomi bilimleri evrendeki harika sistemi anlatır. 

İnsan beyni evrendeki harika eserlerden en karmaşık ve mükemmeli, fevkalade bir mühendislik eseridir. Çok az yer kaplar; özlüdür, sürekli değişir, kendini günceller, milyarlarca bilgiyi aynı anda işleyebilir, âdeta canlı bir bilgisayardır ve üstelik bilinç sahibidir.

Bilinç nedir?

Gerald Schroeder, Tanrı’nın Saklı Yüzü isimli eserinde bilinç ile ilgili şöyle der:

“İndirgemeci eğilimlerimizi bir tarafa bırakıp parçaların toplama eşit olamayacağının farkına varmamız gerekir. Bilinç de evrenimizin indirgenemez ögelerinden biridir. Bilinçli mistik değil, metafiziktir, yani fiziksel alanın dışındadır.” (Tasarımın İhtişamı Evrimin Tutarsızlığı, Prof. Sefa Saygılı, s.117)

Nature dergisi yazarı John Maddox, Scientific American dergisine yazdığı makalede der ki:

Hiç kimse kararların nasıl alındığını veya hayal gücünün nasıl serbest bırakıldığını bilmiyor. Bilincin meydana gelişi ve tanımlaması da aynı derecede kafa karıştırıcıdır. Geçen yüz yılda nörobilimde kaydedilen göz alıcı başarılara rağmen beyindeki bilinçli işleyişleri (anlama, kavrama, anlatma, sezme yeteneğini) anlamaktan bundan yüz yıl öncesinde olduğu kadar uzağız.” (A.g.e, s.116) 

100 milyar nörondan meydana gelen beyin 25 milyon ciltlik kitap bilgisine sahip, 2,5 trilyon kelimeyi barındırabilir. 100 trilyon bilgiyi muhafaza eder.

Her saniye 1 katrilyon sinyal ve bağlantı gerçekleştirir. Dünyanın en hızlı bilgisayarı 109 (10 üzeri 9)zla işlem yapabilir; insan beyni 1015 hızla işlem yapar. (A.g.e, s.120)

Hayat mucize. Maddenin nasıl canlandığını evrimciler izah edemez. 

Beyindeki organizasyon müthiş ve oldukça şaşırtıcıdır. 100 milyar nöron arasında kargaşa olmadan gerçekleşen mükemmel düzenleme vardır. Beynimizi kullanırken bu harika organizasyonu fark etmeyiz ama beyin denen bu muhteşem canlı bilgisayarı çocuk-büyük, yaşlı- genç herkes kullanır. 

İnsan görür, işitir, hayal eder, düşünür, hisseder, fikir üretir, yürür, tehlikelere karşı tedbir alır, sevinir, üzülür. 

Son derece sistematik çalışan ve harika işler yapan beynimiz nasıl meydana geldi?

Görme, işitme, hissetme, anlama, kavrama, düşünme, fikir üretme, hayal kurma, tehlikelere karşı tedbir alma, düşündüklerini hayata geçirme becerilerini beyne kim öğretir?

Bilinç maddenin fizikî bir özelliği değil ve onun ötesinde bir şey” der Kuantum Bilinci kuramcısı Prof. Stuart Hameroff.

Prof. Hameroff’un bilincin kuantum boyutunu şöyle anlatır

“Quantum fizikçisi olarak maneviyat ve bilinci ciddiye almak zorundayız. Maneviyattan ne anladığıma gelince şu üç şeyin altını çizmek isterim:

Birincisi, canlılarla kâinatın bütünü arasında bir bağlantı var. Quantum bağlantı fenomeni dolayısıyla bu bağlantının mümkün olduğunu ortaya koydum. 

Parçacıkların (kuantlar) birbiri ile mekân ve zamanın normal sınırını aşan çok sıkı bağlantı kurma yeteneği var. 

İkincisi, zaman-mekân geometrisinin dayandığı temelde bizim irademize etki eden İlâhi iradenin sevki veya evrensel bilgelik söz konusu.

Üçüncü olarak, bedenimizin dışında ölümden sonra bilincin varlığını devam ettirme ihtimali söz konusu.  

Tefekkür iklimine dalmak gibi maneviyatın pratiği bize derinlere dalmaya ve platonik kuantum dünyasının bilgeliğine ve aydınlatıcılığına dalmaya izin veriyor. Her şeyin temeli, ister anlam ister madde olsun, Allah’a dayanıyor.” (Enlighten Next dergisi, yaz ve sonbahar özel sayısı, Kasım 2010, s. 48, Frankfurt)

Düşünen, anlayan, hayal kuran, fikir üreten bilgisayar henüz üretilmedi, bilgisayarlar cansızdır ve bilinçsizdir.

Bilgisayar programlarını yapan programcılar olduğu gibi beynimizi de yaratan ve programlayan bir YARATICI var.

MEB fen bilgisi ders kitapları yazarları; akla, bilime, İslam’a aykırı bir dil kullanıyor. 

Madde nasıl var oldu, cansız varlıklar nasıl canlandı, bilinç nasıl kazanılır? 

Evrimciler bu sorulara cevap veremez.

Evrenin yaratılışı, cansız elementlerin canlanması ve bilinç mucize; kendiliğinden olamaz.

MEB’in fen bilgisi kitapları yazarları, bunlar kendiliğinden veya tesadüfen olmuş gibi anlatıyor, çocuklarımıza materyalist düşünceyi empoze ediyor, adeta dayatıyorlar. İnançlı bilim adamlarını ve Müslüman halkımızın düşüncelerini yok sayıyorlar. 

Kıymetli Milli Eğitim Bakanımız Prof. Yusuf Tekin’den bu yanlışa son vermesini bekliyoruz.

KİTAP: Tasarımın İhtişamı Evrimin Tutarsızlığı adlı Çıra yayınları arasında çıkan kitabımı okuyucularımıza, özellikle fen bilimleri kitapları yazarlarına tavsiye ederim.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

fetösavar

evrim saçmalığı esasında kendi argümanında saklı. eğer uyumlular hayatta kalıyor olsaydı, darvinin etkilendiği bi sürü kuş çeşidi tek bir kuş çeşidi olur, türler bu kadar çok olmazdı. niye timsah habire sürünsün ki? milyon yıl geçmiş, çok mu memnun acaba sürünmekten. niye hareket kabiliyeti kazanıp, koşsa, uçsa... yani saçmalamayalım beyler... darvin saçmaladı diye herkesin saçmalamasnı beklemek yanlış; adam haklı olabilir, demiştir ulan tanrının oğlu oluyor, a da tanrı oluyor. madem buna insanlar inanıyor, ben daha iyi atarım be demiştir.. de bizim öyle bir derdimiz yok...

ALİ Erkan Kavaklı

Kıymetli hocam, Milli Eğitimin en önemli yarasına neşter vurmuşsunuz , tebrik ederim, fen bilimleri kitapları azgın azgınlığın işgalinden, istismarından kurtarılmalı, Müslüman çocuklarımıza ateizm telkin etmekten MEB vazgeçmeli.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23