• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Balaman
Sabri Balaman
TÜM YAZILARI

Yatakta basıp şafakta asacaklardı bazı soysuzlar…

13 Temmuz 2021


Sabri Balaman İletişim: [email protected]

İki gün sonra 15 Temmuz hain darbesinin sene-i devriyesinin gelmesiyle yine hüzün, acı ve o gece yaşadıklarımız gözlerimizin önünde canlanacak.

İçimiz buruk bir biçimde hainlere lanet edecek, beddualar okuyacağız, kolay unutulacak bir olay değil.

Ancak benim dikkat çekmek istediğim nokta, bu ülkenin hafızasına kazınan tarifsiz acının bedelini ödemesi gerekenlerin henüz sahnelerden inmemiş olması.

15 Temmuz hain darbe girişiminin siyaset ayağı, sanat ayağı ve bürokrasi ayağı ne yazık ki sorgulanmadı. Kısmen de olsa dinozor FETÖ tayfasına hiçbir şekilde hesap sorulmadı.

İçimizde halen FETÖ’cüler var mı? Kim kimleri kolluyor belli değil. Kafamızda kocaman soru işaretleriyle darbenin 5’inci yılını geride bıraktık. Bu sorular kafada dönmeye devam ettikçe, bu ülkenin vatandaşları rahat bir uyku uyuyamayacak. Bunun sorumluları hesaba çekildiğinde, kimse kusura bakmasın altında ezilecek çok isim olacaktır.

15 Temmuz darbe öncesi bukalemun suratların darbeye nasıl bir zeminle hazırlık yaptıklarını biraz masaya yatıralım… Belki biraz da olsa ışık olur. 

Darbe öncesi biz gazeteciler kötü bir kokunun peşine düşmüş ve her yerden bir ipucu yakalar mıyız diye bilgi toplamanın peşindeydik ancak zaman zaman FETÖ’ye yakın basın yayın organları üzerinden tehdit mesajları almaktaydık.

Pek de sır paylaşımı yapılmamaktaydı. Haşhaşiler/Alamut Kalesi iyi çalışmaktaydı. Her ne kadar mahrem imamların talimatı ile bir takım eylem talimatları aşikâr olsa da kimse net bir işaret yakalayamadı desek yeridir.

Ancak 29 Mart 2016 tarihinde ‘Derin darbenin piyonları’ yazısını, açık bir şekilde darbenin habercisi olarak kaleme almış ve kimlerin nasıl bir ittifaka girdiğini belirtmiştim. 

Gözlemlerimle birçok konuyu ifşa edecek şekilde durumu özetlemiştim. Dönemin FETÖ sözcüleri, hemen yazının ertesi günü olan 30 Mart sabahı şahsım hakkımda ağır sözler sarf ederek, ağır ithamlarda bulunmuştu.

TSK ve Milli Savunma Bakanlığı hakkımda kınama metni ve basın bildirisi yayınlamıştı. Bu ikiyüzlü satılık FETÖ ahalisi beni linç etmiş ve her yere beni haber konusu yapmışlardı… 

Bazı soysuzların söylemleri vardı ki, bunlardan birini örnek verelim… 

FETÖ’ye yakınlığıyla bilinen cibilliyetsiz gazeteci Tuncay Opçin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kastederek attığı Tweet’te şöyle diyor: “Yatakta basıp, şafakta asacaklar.”

Üstelik bu tweet tam olarak darbe teşebbüsünden 1 gün önce yani 14 Temmuz’da atılmıştı. Bu ahalinin halen umutlarını diri tutuklarını çok net görebiliyoruz.

Bu ahaliye karşı bizim gençliğin 15 Temmuz ve sonrasındaki pozitif rolü de büyük önem taşımaktadır. Önümüzdeki süreçte bir misyon olarak üstlenecekler mi? Buradan hareketle gençliğin ‘her türlü kaygıyı gereksiz kılacak iyi bir durumda olduğu çıkarımına ulaşma hususunda daha ihtiyatlı olma’ dayanaklarına ihtiyacı vardır. 

Türkiye’de uygun koşullar bulunduğunda ülke aleyhine kullanılabilecek farklı ideolojik ve politik yönelimleri olan birçok gençlik grupları mevcut. Ülke yönetimini ele geçirme hususunda başarısız olsa da, FETÖ’nün uluslararası alanda Türkiye aleyhine yürüttüğü kara propagandanın yanı sıra 15 Temmuz darbe girişiminin toplum üzerinde de tahripkâr etkileri gözlenmeye devam etmektedir. 

İnsanlara ve kurumlara güven kaybı, birbirini etiketleme, “kripto FETÖ’cü” kavramının fırsatçılar ve bizzat FETÖ’cüler tarafından kullanılma eğilimi bu bağlamdaki en önemli sorunlar olarak görünmektedir. 

FETÖ’nün nasıl ülke güvenliğini ve sosyal barışı tehdit edecek kadar sömürdüğünü anlamak ve açıklamak Türk sosyal bilimcilerinin öncelikli görevlerinden olmalıdır. Bu bağlamda Batı dünyasının FETÖ’ye sağladığı her türlü desteğin araştırılması ve ifşa edilmesi gereklidir. 

Ancak bu yeterli değildir; sorunun kaynağını öz toplumsal dinamiklerde de aramak geleceğe yönelik dersler ve önlemler almak açısından mutlaka gereklidir. 

Devletin kendi yapması gereken eğitim, sağlık, güvenlik, din gibi hizmetleri kısmen veya tamamen cemaatlere ve sivil topluma havale etmesi uygun ve isabetli değildir. 

Cemaatlerin ve sivil toplum kuruluşlarının üyelik, gelir-giderler ve yıllık faaliyetleri şeffaf ve denetlenebilir olmaya zorlanmalı ve etkin bir şekilde denetlenmelidir. 

FETÖ’nün ve diğer tüm terör örgütlerinin “inlerine girmek” ve onları temizlemek mutlaka önemli ve gereklidir ama yeterli değildir. Kemalizmin ve FETÖ’cülüğün toplumda kurumsallaştırdığı beleşçilik kültürünün varlığına göz yumulduğu sürece toplumsal barış ve huzur mütemadiyen hasar göreceği gibi Türkiye’nin kalkınma ve küresel bir oyun kurucu olma hedefleri de baltalanacaktır. 

Bu ve buna benzer grupların bir daha milletin başına bela olmamaları için devletin kontrol mekanizması bütün cemaatleri yasal değerlerle barışık, inanç değerlerine saygılı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından izlenebilir, denetlenebilir bir yapıya kavuşturması gereklidir. 

Tekke ve Zaviyeler Kanunu yeniden düzenlenmelidir. Merdiven altı cemaatlerin değil, daha şeffaf cemaatlerin oluşumuna katkı sağlanmalıdır.  

Vesselam…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kehanet

"15 Temmuz hain darbe girişiminin siyaset ayağı, sanat ayağı ve bürokrasi ayağı ne yazık ki sorgulanmadı. Kısmen de olsa dinozor FETÖ tayfasına hiçbir şekilde hesap sorulmadı." TÜM HALKIN GENEL KANATI BU. BUNLAR HALA YERLERİNDE VE İCRAATLARINA DEVEM EDİP REİSİ YIPRATMAYA VE YANLIŞ KARARLAR ALDIRARAK İTİBARSIZLAŞTIRMAYA DEVAM EDİYORLAR. ayrıca darbe gündüzü darbenin yüz başı tarafından mit başkanına bildirildiği halde hiçbir tedbirin alınmaması ayrı bir muamma. değil mi?? darbe gecesi ak partililerin vekillerin bakanların meydanlarda olmaması ayrı bir soru işareti.
  • Yanıtla

Sayın sabri bey siz ve arkadaşlarına saygı sevigi sunuyom,

Bir ihanet nasıl rahat anlatılır, adını duymak tüylerimizi ayaga kaldırıyor ve kan tepemize çıkıyor. küçük bir kız çocugu henüz düyadan habersiz tacize ugrasa hafızasından çıkarmı. her hatırlayışında mutlu yaşarmı. dost uyur düşman uyumaz, bu hainlik kolay unutulmaz vatan için can veren şehitlerimize Allahdan rahmet hayatda olan gazilerimize saglık uzun ömür diliyom vatan onlara nice vatan müdafasında bulunanlara, şükranlarımı sunuyom ezan dinmez bayrak inmez, vatan bölünmez şehitler ölmez.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23