Ya Bekanızı Kurtarırsınız Ya Da Onursuzca Batı Uşağı Kalırsınız

26 Mart 2019 Salı

Nedir bu bekaya karşı vurdumduymazlık? Bekanın anlamını çarpıtarak sunarak; bekanın birçok anlamı olduğu gibi kalıcı var olma ve devamlılığı planlayan, gelecek tehlikelere karşı riskleri bertaraf etmeye yönelik planlamalar yapılması anlamına geldiğini görmezden geliyoruz. Ne yazık ki bu anlamların yanında muhalefetin halen bekayı bir şov kelimesi olarak sulandırması, durumun daha da vahim olduğu gerçeğini inkâr politikası ile sahada siyaset yapması vay halimize dedirtiyor… 

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan Bey’in son zamanlarda sık sık bekadan konu işlemesi, ortaya atılmış boş bir konu veya sözcük değildir. Ak Parti’nin 2002 yılından beri iktidar olması ve uzunca iktidarda kalmasına rağmen birçok vesayet kurumunu bertaraf etmekte sıkıntı yaşaması, bazı kurumların vesayetçi veya statükocu olması, kendini yasama ve yürütme üstünde görmesi beka sorunudur.

Gelin birkaç başlıkta bekamıza doğrudan tehdidi algılayalım…

İlk olarak 17 Mayıs 2006›da Ankara›da Avukat Alpaslan Arslan’ın gerçekleştirdiği, Danıştay 2. Dairesi Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’in katledildiği saldırıdan başlayalım. Tansel Çölaşan, katilin “Allah’ın askerleriyiz” diye bağırdığını iddia ederek, doğrudan iktidarı zan altında bırakmayı hedeflediği açıklamaları hatırlayın.

Cumhuriyet Mitingleri: Herkes, TBMM’de sayısal üstünlüğü elinde bulunduran AK Parti’nin önereceği adayın 11. Cumhurbaşkanı olarak seçileceğine kesin gözüyle bakarken, bazı çevreler Cumhuriyet Mitingleri ile bunu engellemeye çalıştı. Mitingler Ankara, İstanbul, Manisa, Çanakkale ve İzmir’de yapıldı.

27 Nisan Muhtırası: Türk demokrasi tarihine “e-muhtıra” olarak geçen 27 Nisan bildirisi de Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi milli iradeyi hedef alan bir girişim olarak akıllarda kaldı. Geri adım atmayan hükümet, Meclis›in Cumhurbaşkanlığı seçimini gerçekleştirdi.

Yargıtay Saldırısı: Ak Parti’yi iktidardan uzaklaştırmak için yargı içinde odaklanan vesayet çevreleri harekete geçirildi. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın hazırladığı ve Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 71 kişiye siyaset yasağı getirilmesi ile partinin kapatılmasını içeren bir dava açıldı.

Gezi Parkı: İstanbul Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya’nın 7 Şubat 2012’de MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da aralarında bulunduğu istihbarat görevlilerinin ifadeye çağrılmasıyla başlayan kriz, “Ağaç Kesimi Protestosu’’ bahanesiyle ortaya örgütlerin çıkmasına sebep oldu. Tüm Türkiye’de hükümeti yıkarak yatırımları durdurma amacına yönelik şiddet eylemleri başlatıldı. Yaklaşık 50 milyar dolar maliyeti olan eylemler Erdoğan’ın kararlı duruşuyla son buldu.

AK Parti, Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararı ile başlayan derin kriz sonrası Cumhurbaşkanı’nın doğrudan halk tarafından seçilmesine ilişkin Anayasa değişikliğini referanduma götürdü. Halkın yaklaşık yüzde 69’unun “evet” oyu vermesiyle Erdoğan, 2014 yılında doğrudan halk tarafından cumhurbaşkanı seçildi…

Haziran 2015’te Türkiye genel seçimleri sonrası PKK mensupları sık sık yol kesip, araç yakma ve şantiyeleri basma suçları işledi. 2015’te Suruç saldırısı ve son olarak Şanlıurfa’da PKK militanlarınca 2 polisimiz şehit edildi.

“Türkiye’ye karşı iç savaş yürütüyoruz”: Cizre Belediye Başkanı Leyla İmret, Vice News’e yaptığı açıklamada “Bir söz vardır, barış olacaksa Cizre’den başlayacaktır ve savaş olacaksa o da Cizre’den başlayacaktır” dedi ve “Türkiye’de bir iç savaş yürüttüğümüzü söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

FETÖ’nün son hamlesi 15 Temmuz: FETÖ, 7 Şubat MİT krizi ve 17-25 Aralık darbe girişiminin ardından 15 Temmuz›da bu kez topyekûn Türkiye›yi hedef alan bir işgal hareketine girişti. Tarihin en kanlı darbe girişimi, örgütün TSK içerisindeki üniformalı teröristleri aracılığıyla gerçekleştirildi.

15 Temmuz Darbesi sonrası ekonomiyi doğrudan hedef alan altı adet büyük operasyon çekilerek, FETÖ yapılanması talimatı ile başka ülkeler üzerinden hazinenin doğrudan iflas eşliğine sürüklenme denemesi… Ve halen devam eden ekonomik sosyal saldırılar “beka meselesi” değil de ne?

Sayılı günümüz kaldı… 31 Mart Yerel Seçimi doğrudan bir beka meselesidir. Birçok başlıkta ifade etmeye çalıştığım ve bekamıza doğrudan yapılan saldırıların tamamı emperyal güçlerin topyekûn saldırılarıdır. 

Batı son kozlarını oynarken, çok basit gördüğümüz 31 Mart Seçimleri ve sonuçları bir faciaya dönüşmemeli. Bugün farz edelim Millet İttifakı Ankara’yı veya İstanbul’u kazandı. Ertesi gün ilk sevinen İsrail ve Avrupalı vampirler olacaktır. Ve hatta iktidarı bile gayrimeşru ilan etme cüretinde bulunacaklardır. Çünkü bunların derdi demokrasi veya hak değil, Türkiye düşmanlığıdır. Ülkemizde halen bulunan “batının militan yapısı” ne yazık ki bu ülkenin evlatlarını kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışacaklardır. Allah bizleri hain şer ittifaklarından korusun. 

Vesselam…

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer2 ay önce
    Amin..Kaleminize..sağlık.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer2 ay önce
    Amin..Kaleminize..sağlık.
  • KorkuKorku2 ay önce
    Ayyyy çok korktum oyumu hemen cumhur ittifakına vereceğim.
  • mehmet mehmetoğlımehmet mehmetoğlı2 ay önce
    cenabı Allahın muradı neyse o olur..ayrıca beka sorunu türkler muslumasn millet için her zaman olmuştr..bu halk dışarı karşı tek yumruk her zaman olur..her milletin içinde hain vardr.et kemiksz olmaz...bu ülkenin askeri polisis yerinde olduktan sonra beka meka anlamayız.vız gelir tırıs gider...
  • BülentBülent2 ay önce
    belediye seçimlerinin beka ile ne alakası var. Yukarıda saydığınız tüm olaylar hangi iktidar döneminde oldu?
  • hakanhakan2 ay önce
    Nihayetinde her canlının, her topluluğunbir sonu var, değil mi ? Bu telaş niye? Yak sigaranı, bak keyfine. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan..
  • NihalNihal2 ay önce
    Zaten kapitalist batıya borçlanarak zaten oyuncak değilmiyiz.USD istedikleri gibi saniyeler içinde oynatıyorlar daha nasıl olacaktık sabah uyandığında herşey değişmiş oluyor. Bu ne iştir?
  • Aziz MetinAziz Metin2 ay önce
    Beka tehkikesi, yalan, iftira, yolsuzluk ve hırsızlıktadır, bu ittifakta değil. Hiç mi insanlık kırıntısı yok sizlerde? Bu fişlemelerle yola çıkarsak, baştakiler hepten yanmış. Geriye dönüp bir bakın, sonra başkalarını karalayın.
  • HTURK HTURK 2 ay önce
    Sabri Balaban, 1071 den beri Türklerin bekaa sorunu var ve sonsuza kadarda olacak. Ve bekaamızı AKP sağlayacaksa, sonsuza kadar Erdoğanı seçmeniz gerekecek, bir formülünü varmı, mesela hak vaki olursa sonra ne yapacağız, mumyalamayımı düşünüyorsunuz. Koca bir ülkenin kaderi bir kişiye bağlı ise o ülke zaten batsın. Hiç merak etmeyin Ankara yada İstanbul belediyesini CHP aldı diye ülke batmaz,hükümet 2023'e kadar devam edecektir. Ve sizi temin ederimki bu vatan daha çoook evlatlar çıkaracaktır, rahat olun. Ama endişeniz kendi bekaanız ise ona sözüm yok.
  • engineerengineer2 ay önce
    anonim şirketi iyi yönetemediler, kâr ettiremediler zarara ve borca soktular, borç 650milyar dolardan bir trilyon dolara doğru koşuyor, anonim şirket böyle yönetilirmi? kulüpler milyarlık borç batağında, şirketler vahim durumda, millet perperişan ama asıl sorun dünyalık değil ahretlik, ne yazıkki ahretlik birşeyimiz kalmadı, ahlak maneviyat sıfır, bu dünya öyle böyle geçer, aç ya da tok nasıl olsa faniyiz sonuçta o yolun yolcusuzuyuz Allah cc o yolun sonunda imdadeylesin, halimiz harap vesselam.
  • Koltuğun bekasıKoltuğun bekası2 ay önce
    Faiz ve rant sisteminin bekasımı tehlikedeymiş?
  • behnan taner behnan taner 2 ay önce
    sayın yazar, korku iklimi yaratmak için elinizden geleni yapmışsınız. bu ülke, askeriyle ve halkıyla güçlü bir ülkedir. içiniz rahat olsun.
  • SamiSami2 ay önce
    Biz rantçı olmayan koltuk değil de hizmet erbabı olan Başkan seçiyoruz.Şaha kalkıyoruz,şu bu laflarını da duyduk daha önceCizre’ye yapılan yatırım ortadaDoğunun kaçak elektriği de
  • murat canaydınmurat canaydın2 ay önce
    Akpartiye oy vermeyenler Onursuz demek hem çok büyük yanlıştır hem de haddiniz değildir. Maalesef küskünleri kurtarmak için hiç birşey yapılmadı aksine bu şekilde hakaret edilmesi seçimin akibeti için hiçte hayırlı olmuyor
  • AliAli2 ay önce
    Tamam anladık ama şunları da açıklayın:Eğitimin gençliğin nereye gittiğini,aile yasaları ile ailenin durumunu,bir tarafta yüksek vergiler ve zamlarla uğraşan vatandaş diğer tarafta koltuk kapınca devletin malı diyenler...

Günün Özeti