• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Balaman
Sabri Balaman
TÜM YAZILARI

NATO’dan Erdoğan’a tehdit

05 Nisan 2022
A


Sabri Balaman İletişim: [email protected]

Türkiye önümüzdeki günlerde çok zor bir karar vermek zorunda kalabilir. 

Yıllardır ABD ve Batı’nın içinde olduğu ittifakın yanında Avrasya bloğu, Türkiye’yi zor bir duruma sokabilir. Eskiden bir yanda Varşova Paktı bir yanda da NATO Paktı vardı. 

Türkiye bu iki anlaşma arasında kalınca tercihini Batı’dan yana yapmıştı. Şimdilerdeyse yeni bir dünya düzeni kuruluyor ve Türkiye, seçimini yapmak zorunda.

Batı mı? Yoksa Avrasya bloğu mu?

Türkiye’nin şu anda karşı karşıya kaldığı baskı ise ‘Tarafını seç’ baskısı… Dengeleri değiştiren Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında yeni bir rota çizmek, Türkiye’nin kaderi oldu.

Hızla gelişen dünya siyasetinde bir yandan bu kanlı savaş uzatılmaya çalışılırken, diğer yandan da yeni dizayna geçiş için savaş süreci kullanılmaya devam ediliyor.

Yeniden şekillenen bu küresel dizaynda dünyanın merak ettiği şey ise, Türkiye’nin nerede konumlanacağı.

Sürekli eski Türkiye yok diyoruz. Peki, eski Türkiye ile bugünün Türkiye’sinde değişen nedir? Klasik Batı çizgisindeki dış politikasını değiştiren, çıkarları gereği daha çok ülke ile işbirliği yapan, ABD-Batı ittifakından hoşlanmadığı için Çin ve Rusya ile yakınlaşan bir Türkiye var.

İşte tam olarak bu yüzden Türkiye’ye ‘Tarafını seç’ baskısı var.

Geçtiğimiz günlerde yapılan NATO zirvesinde Yunanistan Başbakanı Miçotakis, “Rusya’ya uygulanan yaptırımların etkili olabilmesi için NATO’ya üye olan tüm devletlerin bu yaptırımları faaliyete geçirmesi gerekir.” vurgusu yaptı. 

Bu taş, Türkiye’ydi.

Yine Hollanda Başbakanı’nın geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye yaptığı ziyarette de diplomatik bir dille aynı durum ifade edildi. “Türkiye, bu yaptırımlara eşlik etmek zorundadır” mesajları verildi.

Yine ABD ve İngiltere de bu düşünceye ortak. Türkiye’nin tarafsızlık politikalarından rahatsız olan Batılı devletler, NATO’yu gerekçe gösteriyor.

Türkiye’nin Batı ittifakı içerisinde olması, yeni bir sürece de dayanmıyor. Osmanlı dönemine kadar uzanan bu ittifaklar, Osmanlı’yı Batılılaştırmak için imzalanan Tanzimat Fermanı’yla taçlandırılmıştı.

Osmanlı döneminde uzun yıllar İstanbul Büyükelçiliği görevini yapan İngiliz Stratford Canning, Türkiye’yi Avrupa’ya üye yapmadan Avrupa’da tutabilme fikrini ortaya atan kişidir. 

Bugün Avrupa ile yaşanan sorunlar, Türkiye’nin geçmişinde yaşanan sorunlardan farksızdır. Nasıl ki bugün AB üyeliğine alınmadan AB ittifakı içerisinde konumlandırılıyorsak, tarihte de bu şekilde olmuştur.

Son yıllarda politikalarında değişikliğe giden Türkiye ile Batı-ABD bloğu arasından görünür bir gerginlik var. 15 Temmuz’da su üstüne çıkan bu gerginlik, müttefik(!) ABD’nin Türkiye’ye hasmane bir tutum sergilemesine neden oluyor.

Özellikle tırlarla Suriye’ye gönderilen silahlar ile sınırımızda kurulmak istenen terör devleti, bu tutumun açık resmidir. 

Yine Avrupa ülkelerinden olan Fransa da Türkiye’ye karşı Doğu Akdeniz politikalarında haksız bir tutum sergilemeyi denedi. İsrail, BAE ve Bahreyn’i örgütleyen Fransa, Türkiye’ye isteklerini yaptırabilmek için bloklaşma oluşturdu.

Ancak bugün Türkiye çıkarları neyi gösteriyorsa, o yana evrilebiliyor. NATO üyesiyken Çin ve Rusya ile ilişkilerini ilerletebiliyor, hatta S400 alabiliyor. 

Aslında Türkiye, en basit tabirle şunu göstermek istiyor: BEN, EGEMEN BİR DEVLETİM.

Türkiye’nin egemenliğini kabul etmeyen bu Batı-ABD bloğu, düşünceleri savaşla birlikte tekrar gün yüzüne çıkarmıştır. ABD Başkanı Biden’ın oluşacak yeni küresel dizaynın öncülüğünü yapmak istemesi de boşuna değildir. 

Sistemde tek kutuplu bir dünya beklentisinde olan İngiliz ve ABD aklı, gelişmelerle birlikte bir gerçekle karşılaşıyor; “Tek kutuplu bir dünya, artık mümkün değil.”

Çin’in yeni rezerv para oluşturması, doların rezerv para olma durumunun zayıflaması, Rusya’nın AB’ye sattığı gazın ticaretini ruble üzerinden yapmak istemesi, ABD hegemonyasına bir başkaldırıdır.

Daha önce ABD’den açık tehdit mektubu alan Pakistan, Çin ile kurduğu ilişkiler nedeniyle zora sokuldu. Pakistan bu tehdidin ilk halkası olmadığı gibi son halkası da olmayacak.

Peki, Türkiye bu çok kutuplu dünyada tercihini nereden yana kullanacak? Batı’nın tartıştığı bu konumlandırma, Türkiye’nin de kaderini çizecek. 

Vesselam…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kibrisli rumlari nato toplantisina davet eden, fetö-pkk-dhkpc-deas in hamisi, darbelerin patronu NATO/ABD EN BUYUK DUSMANIMIZDIR

.........

Süleyman Sırrı Dinçer

Kaleminize sağlık. Nato(ABD) VE aVRUPA DEVLETLERİ bize açık düşmanlık ediyor. PKK ya binlerce tır silah stinger füzeleri 15 temmuz PKK militanlarının avrupada ABD de kahraman gibi dolaşmaları vs... Şimdiki "Bıçak sırtı denge politikası" son ana kadar devam ettirmeliyiz, ve oyalama taktiği ile ipe un sermeliyiz(Seçimlere 12-13 ay kaldı biraz bekleyin falan) o zamana kadar bu günkü problemler YENİ SAFHAya gelecek. B planımız hazır olmalı. Yani kesinlikle taşın altına elimizi sokarak tuzağa düşmemeliyiz.Zaten rusların bize son günlerdekiövgü dolu mesajları şöyle diyor BU KAOSTA KENARDA KAL TÜRKİYE TUZAĞA DÜŞÜP BİZE CEPHE ALMA..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23