THY - İmaj

Medyanın 28 Şubat Kripto Kafası Neyin Peşinde?

13 Mart 2018 Salı

“Medya üzerinden yeni algı savaşları mı başladı?” sorusunu uzun bir süredir düşünüyorum. Değerli okuyucularım son iki aydır Doğan Medya Grubu görsel ve yazılı basın ile gündemi belirlemeye başladı. Çok ilginç tespitlerde bulunduklarını söylemek gerek ki haklarını da teslim edelim. “Nedir hakları?” diye soracak olursanız; millet ve devlet yararına olmadığını ifade edebilirim. Buyurun birlikte göz atalım… 

Doğan Grubu ile beraber ulusal medyanın son iki aydır cemaatleri gündeme getirdiğini ve cemaatler üzerinden İslam karşıtı bir oluşum ve taraftar oluşturduğu gözlerden kaçırılmamalı. 

Tek amacın İslam düşmanlığı adı altında yeni bloklar oluşturmak ve 28 şubat kafasının kripto yapılanmasının aslında devamını sağlamak olduğunu görmekteyiz.

Türkiye’de cemaatlerin hep birilerinin gözdesi olduğunu bilmekte fayda var. Cemaatlerin Türk toplumunun yaşamsal alanında önemli bir yere sahip olduğunu, feodal yapı itibari ile de bağlantılarda temel referans olduğu bilinmektedir. Türk cemaat yapılanmasının son zamanlarda Hasan Sabbah veya Kesnezani Tarikatı gibi FETÖ cemaat yapılanması gibi algılarla akla getirilmesi karanlık odakların Türkiye üzerinden yeniden bir operasyona tabi tutulduğu anlamını pekâlâ taşıyabilir. 

Yabancı istihbaratların zaman zaman Türkiye’deki cemaatleri kullandığını biliyoruz. Bunu tarihimizden kaynak olarak Menemen hadisesinin bir İngiliz istihbarat olayı olduğunu gösterebiliriz. Laik cumhuriyeti ayakta tutmak için Kubilay öldürülerek cemaatler hedefe koyulmuştur. 

1960’lı yıllarda Adnan Menderes’i cemaatler ile sıcak teması baltalamak için canından etmişlerdir. 

1985’lerden sonra Özal hedef alınarak öldürülmüştür. 1996 yılı itibari ile Necmettin Erbakan iktidardan indirilerek bedel ödetilmiştir. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımıza aynı tezgâhın kurulduğunu unutmayalım. Sayın Cumhurbaşkanı’nın İslami içtihadın güncellemesi” ifadesini kullanmasının ardından bütün şimşeklerin cemaatler üzerine topladığını görmekteyiz. Ancak karşı mahalle ittihadının İslam düşmanı olarak beklediğinin bilinmesi gerekir. 

Birileri çoktan tuzak mekanizmasını kurdu. Bu mekanizma iki üç aydır cemaatleri hedefe koyarak alt yapı hazırlıyor ve bu yapının nereye bağlı olduğunu herkes çok iyi bilir. Oda TV, Doğan Medya Grubu ve bazı ulusal yapı oluşumlarının fırsat kolladıkları anda birileri de hızlı bir şekilde malzeme sundu. Kimi toplulukların kendini cemaat kisvesinde görerek bazı uç açıklamalarda bulunması ve bazı ilahiyatçıların çelişkili konuşmaları cemaatleri ülke gündemine getirdi. 

Diyanet İşleri Başkanlığı bu konularda biraz daha etkin ve hızlı kararlarda bulunmalıdır. Diyanet Başkanlığı milletimizin çok hassas olduğu konularda İslami söylem veya fetva makamlarında güncel ve yerinde bir müdahale ile var olan sorunları bertaraf edecek yetkiye sahiptir. Şaibe ve söylemlerde bulunan kişilere itibar edilmemesi konusunda kamuoyunun aydınlatması gerekir. 

Aydın Doğan medyasının çokbilmiş çocuğu olarak bilinen Ahmet Hakan’ın kasıtlı olarak her akşam cemaat haberlerini gündeme taşıyarak açıklamalarda bulunması tesadüf değildir. Bunun yalnızca var olan 28 Şubat kafalarının devamı olduğunun ve görev dağılım sürecinin çok iyi yönetildiğinin bilinmesi gerekir.

Hükümet uyanık olmak zorundadır kardeşim! 

Bizim bu gibi tezgâhlara karnımız tok. 

Bu tezgâhları bazı soytarı TV kanallarının hazırladığını biliyoruz. 

Akit TV sunucumuzu hedefe koyan karanlık odakların ve maşaların bugün cemaatleri de hedefe koyduğunu ve birkaç soytarının kendini cemaat üstü görerek konuları saptırdığını, bazı millet ve devlet düşmanı oluşumların kendilerini cemaat diye tanımlayarak halkı kin ve nefret suçlarına ittiğini görüyoruz. 

Devletin yasal süreçleri takip etmesinden rahatsız olduğunun farkındayız. Milletimizi kışkırtma noktasına getirmek için özel bazı karanlık odakların kara propagandalarına da dikkat edilmesi gerekir.

Hükümetin devlet anlayışının ve yönetiminin, kimsenin gazına gelmemesi gerekir. Önümüzdeki 2019 seçimlerine ithafen büyük tuzaklar kurulduğunu ve AK Parti’yi yalnızlaştırma politikasına sürüklenmesi için birçok karanlık aklın devrede olduğunu görmekte yarar var. Muhafazakâr kanadın AK Parti’den uzaklaştırılma projesi fiilen devrededir. 

Buna karşın AK Parti’deki bazı kadroların, birilerinin değirmenine su taşımasının kuşkuyla izlendiğinin bilinmesi elzemdir. 

Vatanımız hakkında her şeyin hayırlısı olsun.

Vesselam…

İletişim için; Twitter: sabribalaman

Facebook: sabri.balaman

 

YORUM YAZ