• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Balaman
Sabri Balaman
TÜM YAZILARI
02 Haziran 2020

Hak ve adalet insanlık onurudur…

“Adalet, hiçbir ayrım gözetilmeksizin herkes için, hatta ona inanmayan ve değer vermeyenler için bile talep edilir ve aranır ama herkesle aranmaz! Çünkü bir yola hangi amaçla çıktığınız kadar, o yolda kimlerle yürüdüğünüz de önemlidir. Çünkü yollar yürümekle aşınmaz ama belli ilkeleriniz ve tutarlılığınız yoksa amaçlar ve içerik aşınır!”

Tabela partilerinin bazı kerameti kendinden menkul “Zübük rolüne soyunmuş” sözde genel başkanları, ”kasaba politikacıları” ile “sosyal medya-internet kahramanları”… Yani bu yürüyüşten kendileri için bir siyasi rant ve ikbal elde etmeye çalışan siyaset tüccarları ve yatırımcıları… Nefesleri buram buram popülizm ve ucuz politika kokan “kahraman”lar! Günlük gelişmelere göre sürekli görüş değiştirip yalpalayan şakşakçılar Kılıçdaroğlu’nun peşine takılıyor. Bunlar durumdan vazife çıkarmaya çalışan rantiyecilerdir…

Eğer fiziksel olarak bir yürüyüşte boy göstermemek, «adalet istememe” veya “korkma” olarak nitelendirilebiliyorsa adaletten hiçbir şey anlaşılmamış demektir. Bu durumda da ucuz kahramanlık ve siyasi rant peşindeki bu zat-ı muhteremlerin katıldığı veya desteklediği şey de sadece bir “yürüyüş”, üstelik de kendi “ikbal yürüyüşü” olmaktadır! Bu gibiler, adaleti bir yürüyüşe veya ona katılmaya indirgeyecek kadar adaletin ne olduğundan bihaber olduğu gibi, buradan hareketle lidere yaranmayı, kendi siyasi konumu ve geleceği için rant elde etmeyi mubah görür. Bunu da sığ bir popülizmle ve ucuz kahramanlıkla, abartılı övgü veya yergilerle örtmeye çalışır. Başka bir ifadeyle, bu gibiler için böylesi durumlar bulunmaz bir ucuz kahramanlık gösterisi fırsatıdır. Bunlar şov yaparak göz boyamaya çalışırlar ve de tribünlere oynarlar…

Sözüm ona hak, adalet arayışı ile yaptığınız söylemler sadece iktidar karşıtı olmak için olmamalı. İnsanlık adına, evrensel değerler üzerine olmalı… Yani mazlumdan yana olmalı. Sn. Kılıçdaroğlu 28 Şubat mağdurlarını kaç defa gündeme getirmiştir. Hak ve adalet arayışı, gençlik üzerinden militan oluşumlara zemin olmamalı. Bu ülkenin kaliteli fikirlerle, insan odaklı, herkesi kucaklayacak değerler üzerinden okunması gerekir.

Sn. Kılıçdaroğlu, son bir hafta içinde yaptığınız bütün paylaşımları ve sosyal medya hesaplarınızı incelediğimizde, ülke bütünlüğünden çok bölücü faaliyet odaklı paylaşımlarınız ön plana çıkıyor. Bu ülkenin insanına faydadan ziyade, zihniyet sorunu taşıyan içerikler mevcut… Gezi eylemlerini meşru göstererek, bu ülkenin kamu kaynaklarına ve özel mülkiyetlere, en önemlisi de ülkenin itibarına ve bütünlüğüne zarar veren bir eylem biçimini desteklemek, bir genel başkan olarak yakışık olmayan bir duruştur. Eylem, yürüyüş yapmak yasal bir hak olabilir ancak bu ülkenin zararı yönünde ilerleyen vandalizmin topluma bir bayram gibi anlatılması ve olaylarda ölen insanların sırtından prim kasılması gayreti bir acizlik örneğidir. Devletin kaynaklarına savaş açmak bir hak meselesi değildir, haksızlık karşısında duran değil de, hakları gasp eden isyancı bir toplum oluşumuna zemin hazırlamak ihanetin tâ kendisidir.

Sn. Kılıçdaroğlu ABD’deki güncel eylemler için üzüntülerini acaba paylaştı mı? Veya siyahiler için, hak, hukuk için, uluslararası insan hakları örgütlerine ABD faşizmine uyarıda bulunmak adına bir açıklamada bulundu mu? Tabii ki hayır! Ne de olsa Pensilvanya gerçeği karşımızda… Ne yazık ki bazı liderler yalnızca büyük baronların güdümünde siyasi bir figür olarak liderliğini koruyabilir.

Son bir ay içinde CHP adına eylemlerde bulunup, Vefa Grubuna saldıranlar, camilerden yükselen ezan sesine müdahalede bulunanlar veya bazı milletvekillerinden, meclis üyelerinden Başkan Erdoğan’a saldıranlar, tabii ki gezi zekalı odakların işi olduğu kadar bir organizasyonun da temeliydi. 

Sn. Kılıçdaroğlu, şunu açık bir şekilde yazmayı hepimizin açık çağrısı olması adına önemsiyorum. Bu ülke yalnızca iktidarın değil herkesin, hepimizin ülkesidir. Bunu sizlere hatırlatmak dönem dönem şart oluyor. 

Bu ülkede olup biten her şey milleti bağladığı kadar sizi de bağlamaktadır. Yani yasadışı eylemlerin karargahı olmaktan kendinizi arındırın. Bu milleti sağduyuya çağırın! Yeri geldiğinde hak ve özgürlükler adına, 28 Şubat mağdurları adına da yürüyüş yapın. Şehit polis ve askerler adına yürüyüş yapın, FETÖ’nün işlediği cinayetler adına yürüyüş yapın, Mavi Marmara’da şehit olanlar için de yürüyüş yapın… Almanya’da katledilen yurttaşlarımız için yürüyüş yapın. İslami değerlere saldıran hadsizlere karşı yürüyüş yapın. Şehit edilen Müslümanlar adına yürüyüş yapın. Darbecilere karşı yürüyüş yapın. Sosyal demokratlık dine ve İslam’a düşman olmak olmamalı… Yeri geldiğinde insanlık adına tepkinizi gösterin. Bu ülke de adam gibi bir muhalefet görsün azizim. Polyannacılık primden ziyade sizi yarınlar adına zarar ve ziyana sevk edecektir.  Kısacası adalet yürüyüşü siyasi rant için veya birilerinin talimatına göre olmamalı… Milli irade adına olmalı! Bu ülkenin sağlam temellere ihtiyacı var. Bir gün bu ülkeye başkan olursanız, milli irade size adaletin kaç bucak olduğunu hatırlatmasın… 

Vesselam…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Müh.

Sayın yazar kardeşim kılıçdaroğlu senin dediklerini yaparsa esas işi olan puştluğu kim yapacak .söyler misin yeni bir puşt mu bulacağız.
  • Yanıtla

turgut ertav

Hak ve adalet AKP nin ön adı olarak kaldıkça,hak ve adalet bir kesimin elişnde gasp edildikçe insanlık onuru aramayın.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı