• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Balaman
Sabri Balaman
TÜM YAZILARI
17 Eylül 2019

Eziklerin aklı değil iradenin gücü masada

Son zamanlarda İran ve Rusya sessiz bir şekilde Suriye’de sahada etkin olmaya başladı. Sahada aktör olarak bulunan Rusya, ABD, Türkiye ve İran kartlarını net olmamakla beraber açıyor. Çıkar odaklı jeopolitik bir yaklaşım içinde birbirlerini tartıyor. Her ülkenin alan hakimiyeti açısından sahada kontrol gücünü sağlamak adına masadaki yerini etkin kılacak hamleler sergilediğini görmekteyiz. Ancak her etkin gücün üstün olduğu anlamına gelmediğini de yakın zamanda göreceğiz.

Uluslararası komplo teorisyenlerinin olaylara bakışı ve Arap dünyası üzerinden üretilen birtakım gelişmeler Batı tarafından yeterince iyi okunmuyor ve Suriye etnitesi açısından batının bir yol ayrımında olduğunu söylemekte fayda var. Başta ABD olmak üzere Batı’nın İslam dünyasında bıraktığı kin ve nefret izlenimi, Arap ve İslam gençliğini ‘krallıklara’ rağmen bir uyanış hareketine yönlendiriyor. İslam dünyasında travma niteliğinde olan Batı barbarlığı, bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

Suriye iç savaşına ve tehdit oluşturan aktörlere biraz inelim… ABD ve Batı, Türkiye ve İran’ı baypas üzerinden gündemlerini yoğunlaştırırken, sessiz sedasız başarılı operasyonlar yapılıyor. Cumhuriyet tarihinin devrimleri nerdeyse yeniden yazılıyor. Türk istihbarat servisleri saha hakimiyeti açısından muhteşem oluşum, organizasyon ve operasyonlar yapmakta. Başarılı bir Erdoğan aklı ile dengeleşen Türkiye yönetiminin bunları başardığını, bu tabir birilerinin hoşuna gitmeyecek olsa da “eziklerin iktidarı olmadığını” söyleyebilirim.

Suriye’de özellikle El-Bab, Cerablus ve Afrin’de yeniden yapılandırma faaliyetleri, tespiti yapılan model çerçevesinde ele alınmalıdır. Böylece Türkiye’nin Suriye kuzeyinde icra ettiği askeri operasyonlar ve halkı merkeze alarak paralelinde yürüttüğü yeniden yapılandırma girişimlerinin arka planında işleyen “moral ve rasyonel akıl” irdelenebilir. Türkiye’nin Suriye’deki yeniden yapılandırma faaliyetlerinin hız alması ve masada etkin saha gücünü kullanması dosta-düşmana karşı zorunludur.

Türkiye karşıtı bazı oluşumların, Batı ile rejim yanlısı hareketlerin, Türkiye karşıtı eylemlerin masum olmadığı ve bazı bölge aktörlerinin oyunu olduğu aşikârdır. Suriye ordusu, Han Şeyhun’a girerek, Morek’teki Türk gözlem noktasını ablukaya almaya çalışarak tehditler savurmuştur. Hatta “Türk askeri Rusya’ya çalışıyor”, “Reyhanlı’ya gidiyoruz, onlara bizi nasıl satacaklarını öğreteceğiz” diye sloganlar atan rejim tetikçileri Erdoğan’ın posterini yakmışlardır. Yani kısacası Suriye üzerinden Türkiye’yi daraltmak ve kıskaca almak için her yolu denemekteler.

Başkan Erdoğan, Putin’le Soçi Mutabakatı’nın altına imza atarken terör örgütü sayılan grupların rehabilite edilebilecekleri ve buna direnen radikalleri tasfiye edebilecekleri öngörüsüne sahipti. Bunun için TSK’nın müttefiki ÖSO’nun aktif bir pozisyon alması gereklidir. Yerel halkın kendini daha etkin ve güvene dayalı eşit koşullar altına görmek istemesi muhtemeldir. Buna karşın bazı dengesizlikler zaman zaman masada tıkanıklığa sebep olmaktadır. Bunu aşacak oluşum Türkiye ve Rusya ikilisidir.  

Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyindeki yapılandırmaya yönelik aktör ve dinamikleri kapsayan resmi ortaya koyması, Türk Devlet sisteminin çatısı altında yerel unsurlarla iş birliği dahilinde çalışma yapması zorunludur. İstihbarat unsurları ile yerel veya milli güvenlik kuvvetlerinin sahada yaptığı araştırmalarda, Suriye’nin kuzeyinde yapılandırma faaliyetlerine etki edebilecek komşu illerin valiliklerinin koordinasyonuna da ihtiyaç duyulmaktadır. Böylece güvenlik odaklı resim çıkarılarak yardım ve yapılandırma gayretlerine yönelik riskler tespit edilebilir. Ayrıca demografik bilgilerin tespiti ve merkezi teşkilatın gayretlerinin yönlendirilmesine yönelik çabalar; geriye dönüş yapan Suriyeli göçmenlerin tespiti, yerinde sayım ve istatistiki bilgi toplanma alanları üzerinde durulmalıdır.

Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin yeniden yapılandırma gerçekleştirdiği bölgelerde asayiş olayları ve terör eylemlerinin nadir görülmesine ve tersine göçte yaşanan artış dikkate alındığında izlenen stratejinin olumlu sonuçlarına şahit olunmaktadır. Her ne kadar terör örgütleri ile Esed rejiminin muhalif söylemleri farklı bir görünümü iddia ediyor olsa da söz konusu iddiaların bölge halkının gerçekliğinden uzak olduğu görülmektedir. Barış koridorunu konuştuğumuz bir dönemde Rusya ve İran’ın Soçi mutabakatı çerçevesinde burada bulunması, Batının bütün bölge planlamalarını çürütmektedir ancak bu oyunlara karşı Türkiye soğukkanlılığını ve elindeki kartlarını iyi kullanmalıdır. 

Vesselam…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Irak işkalinde İngiliz geral ABD bizi aldattı bir kilo kimyasal silah bulamadık demişti. En büyük terörist ABD ve İsrail dir. SUCU İŞLER KENDİLERİNE UYMAYAN VE KURANIN DIŞINA CIKMAK İSTEMEYEN DEVLET İDARECİLERİNE SALDIRIR SONRA DA suclu ilan ederler. İngiliz komutan Irakta bir kilo kimyasal bulamadık kullanıldık aldatıldık. ABD Irakta bir milyon sivil öldürüldü büyük teröristler tarafından. ABD ve İsrailin yanında İran ve Suud yöneyimi var.
  • Yanıtla

Kocasolak

ABD Suriye’de pkk yı desteklese de zaman zaman rejile de kolkola olabilirliğini hissettiren davranışlar segileyebiliyor. Rusya’da rejimin yanında olmasına rağmen pkk ile de dirsek temasını hiç eksik etmiyor. Örneğin Tel Rıfat içindeki pkk Rusların hamiliğinde varlığını sürdürüyor. İran aynı şekilde hem rejimle hemide sahadaki guruplarla ikili bir temas ile Suriye’deki varlığını koruyor. Türkiye en haklı ülke olmasına ve milyonlarca Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan bir güç olmasına rağmen en zayıf halka olarak kalıyor. Bunun sebebi tek kanatla uçmaya çalışıyor, sadece muhaliflerle ittifak kurarak yol almaya çalışıyor. Türkiye Suriye’de sözünü geçirebilecek seviyeye gelmek istiyorsa, rejim ile alt tabakada masaya oturarak, mutabık olduğu BELLİ KONULARDA ortak hareket etmelidir. İran ve Rusya aracılığı ile kurulan temaslar SAĞLIKSIZ oluyor. Devletler küs olamaz. Sisi katil ve zalim bunda şüphe yok ama, küskün bir ülkedeki mazlumlara desdek olmak istiyorsak Mısır’da sisi ile de aynı şekilde münasebetler kurmalıyız.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı