• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Balaman
Sabri Balaman
TÜM YAZILARI
05 Kasım 2019

CHP’nin Kayığı ile Suya İnilmez

Dünden bugüne taşeron veya geçici personel sözleşmeleri Türkiye’nin gündeminde hep sorun olmaya devam etmiştir. Ne yazık ki tam da sorunlar çözüldü derken CHP‘nin ortaya attığı “herkese kadro” bombası ile işler sarpa sardı. İktidarın seçim çalışmalarına başlaması ile birlikte yoğun baskılar sonucu geçici personele kadro yolu açılmasına olanak ve geçişler sağlandı. Ancak ne yazık ki muhalefetin baskılarıyla girilen bu yolun sonu pek de tahmin edildiği gibi olmadı. Şu anda birçok kamu kurumu, plansız hareket sebebiyle başgösteren önemli sorunlarla karşı karşıya.

Başkan Erdoğan’ın 1994 yılında İBB Başkanı olduğu günden itibaren büyük hizmetlerini pratik iş gücünden aldığını ve geçici personel istihdamı sayesine önemli hizmetler sergilediğini İstanbul halkı iyi bilmektedir. 

Sendikaların marjinal yapısı itibarı ile siyasi karşıt yapılanması ve birçok sendikanın da işçi haklarından çok başka siyasi partilerin arka bahçesi olması çoğu kamu kurumunu işlevsiz hale getirmişti. Ak Parti, 2002 yılında iktidara gelmesiyle yereldeki deneyimlerini hükümet aklı ile birleştirerek bütün sorunları çözmeye çalışmış ve başarılı olmuştur. Bakanlıklara ciddi oranda personel tahsis edildiğini iyi bilenlerden biri olarak takdir ettiğimi söyleyebilirim. Tıkanmış siyaset aklını, kamu yönetim sistemini aktif hale getiren anlayışın AK Parti sayesinde ivme kazandığını kimse inkâr edemez. 

Birçok seçim geçiren muhalefet, başarısızlıklarını örtbas etmek için başarılı olan iktidarı belirli bir zaman diliminde yıpratmayı başarmış, işçi ve emekçi söylemleri ile milleti iktidara karşı iyi organize ederek zaman zaman puan elde etmiştir. Muhalefetin ve siyasi partilerin oy alabilmek için her türlü oyunu sergilemesi, iktidarı köşeye sıkıştırmada başarılı bir oyun sergilemelerini sağlamıştır. Ancak devlettin ilkesel olarak yaptığı eşit iş, eşit ücret mantığı birçok sıkıntıyı da beraberinde getirmiştir. Ekonomik şartların iyi olduğu dönemde kurumlarda oluşturulan kadro dışı yapılanmalar, iktidarın sırtında kambur olmuştur.

Ak Parti’nin yüz akı olan hastanelerde devrim niteliğinde hizmetler yapıldığını biliyoruz ancak son zamanlarda hastahanelerde büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Ak Parti’nin gözde bakanlıklarından olan Sağlık Bakanlığı, personel tahsisi yetersizliğinden dolayı kurumlarda sorunlar yaşamaktadır. Sıkıntıların baş gösterdiği en önemli birimler de hastane yönetimi ve başhekimliklerdir.

Bu sistemin beraberinde getirdiği sorunlardan birkaçını inceleyelim…

1. Taşeron işçiliğin kaldırılması ile kökten etkilenen kurumların başında “hastaneler” geliyor.

2. Hastanelerde 24 saat hizmet ve diğer bazı kriterlerin tutturulması gerekliliği nedeniyle diğer kurumlara kıyasla çok daha fazla temizlik görevlisi ve sekreter gibi eleman ihtiyacı doğuyor.

3. Yeni sistemde alımlar merkezi olarak yapılıyor ve işe atananların bir kısmı şehir dışından veya farklı ilçelerden geliyor. Hayatı idame güçlüğü doğuyor ve kısa süre içinde başlayanların bir kısmı istifa ediyor. 

4. Sağlık sektörü gibi dinamik kurumlarda her ay yeni bölümler açılıyor. Kapasite artırımına gidiliyor. Lakin bu durumu karşılayacak hızda eleman almak mümkün değil. Temizlik elemanı bulamadığı için yoğun bakım, servis açamayan hastaneler mevcut.

5. Temizlik elemanı ve sekreter sıkıntısını en üst düzeyde yaşayan hastaneler taşeron sisteminde bu çalışanların maaşını döner sermayeden karşılayarak genellikle yerel teşkilatlardan destek alarak mülakatla eleman almakta ve kişiler işini bilerek gelmekte idi. Genellikle kurumun bulunduğu ilçede yaşayan kişiler başvuruyordu. Günümüzde devlet işi diye İşkur kurasına girip atanan ve kısa sürede ayrılanlar olmaktadır.

6. Devlete ve millete düşmanca söylemi olan kişiler de İşkur ilanı ile atanabilmekte olup bu durum yerel teşkilatlarda sisteme karşı küskünlük vesilesi olmaya başlamıştır.

7. Sağlık gibi 24 saat hizmet veren ve çok sayıda hizmet personeli ihtiyacı olan kurumlarda hizmet alanı her geçen gün artmakta ve ihtiyaç da paralel olarak artmaktadır. Bu ihtiyacı mevcut sistemle gidermek mümkün değildir. Bu nedenle hizmet kalitesi her geçen gün düşmektedir.

8. Poliklinik hizmeti veren hekimlerin yanına mutlaka sekreter konulmalıdır. Memnuniyet oranlarını hekim açısından ve hasta için arttıracaktır. İstanbul ilinde hekimler poliklinikte sekretersiz çalışmaktadır.

9. Taşeron sistemine benzer dinamik bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır. Mevcut sistemde eleman teminin güçlüğü, çalışanların iş yükünün artışı nedeniyle huzursuzluklar meydana gelmektedir. Aynı zamanda eksik personel nedeniyle hizmet kalitesinin düşmesi hizmeti alanın da hoşnutsuzluğuna davetiye çıkarmaktadır ve hizmet alanlar açısından eksik personel nedeniyle düşen kalite ve açılamayan yeni alanlar nedeniyle hoşnutsuzluğa davetiye çıkarmaktadır. 

Ak Parti, CHP’nin ilkelerine değil, acilen hizmet ilkelerine geri dönmelidir. Anadolu’da bir deyim vardır: Kelin ilacı olsa kendi başına sürer… CHP, mantıklı bir yol çizseydi elli defa iktidar olmuştu. 

Vesselam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Murat murat

Kardeş bankamatik memuru doldurmaktan bu sıkıntılar oluyor liyakat olsa bu saydıkların olmazdı
  • Yanıtla

Gerçek

Chpnin Türk m illeti ne hizmet derdi olmaz işi gücü fitne fesat. Bu kk ve ekibini acilen tasfiye etmek gerekiyor. Normal bir insan herşeyi kotulermi akıl var mantık var. Hem cumhuriyet i kuran partiyiz diyor hemde milleti düşman ilan ediyor. Çok acilen kk ve tayfası tasfiye edilmeli.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23