• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Balaman
Sabri Balaman
TÜM YAZILARI
07 Mayıs 2019

Bu ülkenin evlatları Siyon protokolünün esiri olmamalıdır

ABD, ikinci dünya savaşı sonrası ve özellikle NATO sonrası İtalya’da da ortaya çıkarılan gladyo tipi yapılanmalarla birçok ülkeyi sömürdü ve yönetti. Hatta en iyimser tabirle bu ülkelerde istediği şekilde politika üretilmesini sağladı.

Türkiye’nin de durumu farklı değildi. Hatta Ortadoğu’daki rolü nedeniyle ABD’nin ipleri çok daha sıkı tuttuğunu söylemek mümkün... Bu süreçte yıllarca milliyetçi, muhafazakar, sol marjinal kesimler kullanılarak NATO-Atlantik istihbarat hücre sistemi işletilerek, bilgi iki ülkenin çıkarlarına hizmet etmiş, kalan NATO üyesi ülkeler, bu iki ülkenin istekleri üzerine eylemler organize etmiştir. 

ABD, ülkemin evlatlarını çok rahat kamplara bölmüş ve sosyal kültürel alanlarını iyi tespit etmiştir. Hatta ülkemizin ideolojik yapısını ülkemdeki siyasi liderlerden daha iyi tanıdığını söyleyebiliriz. Hangi cemaati kullanacağını iyi bilen, hangi siyasi partinin kendine yakın olduğunu veya kullanılmaya müsait olduğunu bilen bir ABD var. Hangi siyasetçilerin batı politikalarına hizmet edebileceğini, ailesi ve karakter yapısını günümüz teknolojisi sayesinde bilgi ve iletişim sistemleri ile veri depolama aracılığıyla hiçbir zorluk çekmeden amacına uygun bir şekilde ele geçiren bir ABD düşünün… 

Dünyayı istediği gibi kategorize eden ABD’nin, yeşil kuşak projesini başlatarak İslami terörü ve siyasal İslam’ı ortaya atması tesadüf değildir. 1940’lı yıllarda bugünkü ismi A.B olan bölge ve sahayı birbirine katan, çatıştıran ABD, batıyı çok yönlü eylemler kullanarak küçük devletçikler haline getirmiştir. Birkaç devlet kalsa da mevcut yönetim sistemleri ABD görüşüne yakın politikacılar tarafından yönetilmektedir. 

ABD yeşil kuşak olarak adlandırdığı İslam coğrafyasını tehdit olarak algılamaktadır, İslam dünyasını yeniden şekillendirmek için Suudi yönetimini kuşatmıştır. Mısır yönetiminin ipini kuklacı mantıkla İsrail için elinde tutmaktadır. Bütün bu olup bitenler ile yeni sömürgeci anlayışın temelleri atılmıştır. Dünyayı paylaşmak istemeyen ABD, CIA aracılığı ile ürettiği İslami terör örgütlerini bahane ederek, sözüm ona barış getirme adına bölgede pek çok ülkeye ve coğrafyaya çöreklendi. El Kaide-Işid üzerinden Afganistan, Suriye ve Irak’ın işgali bu şekilde gerçekleştirildi. Ne malum yarın Türkiye’nin de başına gelmeyeceği...

Bugün sıra İran ve Türkiye’ye gelmiştir. Büyük Ortadoğu Projesini ortaya atan ABD, bölgemizi eyalet sistemi kapsamında organize etmeye çalışmaktadır. Buna karşın son zamanlarda Rusya-Türkiye işbirliği ABD’nin politikalarını ve kirli siyaset yöntemini boşa çıkarmaktadır. 

Ne yazık ki içimizdeki bazı Atlantikçi yapıların arsız şekilde çanak tuttuklarını görmekteyiz. Bazı siyasi partilerin bilerek Sayın Erdoğan düşmanlığı üzerinden yeni kaotik planları devreye sokmasının sıradan bir durum olmadığını görmekteyiz. 

ABD’nin, Atlantik yapısı itibari ile Siyon protokollerine bağlı olduğunu unutmayalım. İçimizdeki bazı sosyalist çevreler, sözüm ona ‘’yurttaş’’ adı altında kimlere hizmet ettiğini bilmediği gibi; bilerek veya bilmeyerek ABD’nin esiri olduklarının farkında bile değildirler. 

ABD ve Kraliyet destekli yeni birtakım siyasi oluşumların başlatılmasının bölgemiz için çok riskli durum olarak okunması gerekir. Ülkemize yapılan bunca operasyonu görmezden gelen siyasi partiler gelecekte daha ağır bedelleri ödemeye hazır olsun. Bu ülkede solcu olmak, sağcı olmak, onurlu olmaktan geçer… Kapital sisteme ve Siyonizm’e hizmet etmenin şerefsizlik olduğunu herkes iyi bilmelidir. 

Ak Parti’yi bitirme operasyonunun başlatılmasının bazı siyasi partilerin iştahını kabarttığını görüyoruz. Tehlikeyi göremeyen bazı sözüm ona çok bilmişler de demokrasi sınırları dahilinde kalmalıdır. Sandıklarımızın bizim yegane irademiz olduğunu unutmayalım. Aksi takdirde ABD’nin yeşil kuşak projesi hepimizi o sandıklara gömecek ve hiçbir parti de bağımsız iktidar olamayacak. Gezi’deki provokasyonda “Mesele ağaç değil sen daha anlamadın mı” diyen kafa, hedefe Türkiye’nin özgüvenini ve liderliğini koymuştur.

Vesselam…

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23